rain - Turco Inglés Diccionario

rain

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rain — Definition

Significado:
yağmur, yağmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /reɪn/ – BrE /reɪn/)
Categoría gramatical:
İsim: rain (uncountable); Fiil: rain (rains – rained – raining)
Sinónimo:
precipitation
Antónimos:
drought

Significados de "rain" en diccionario turco inglés : 27 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
rain n. yağmur
Mr. Walsham runs four miles in the early morning, rain or shine.
Bay Walsham sabahın erken saatlerinde yağmur çamur demeden dört mil koşuyor.

More Sentences
rain v. yağmur yağmak
It would be absurd to deny that it is raining outside.
Dışarıda yağmur yağdığını inkar etmek saçma olur.

More Sentences
General
rain n. yağış
They have less rain in Egypt than in Japan.
Mısır'da Japonya'dakinden daha az yağış var.

More Sentences
rain n. yağmur
Mr. Walsham runs four miles in the early morning, rain or shine.
Bay Walsham sabahın erken saatlerinde yağmur çamur demeden dört mil koşuyor.

More Sentences
rain n. yağmurlu hava
I'm sad when it rains.
Yağmurlu havalarda hüzünleniyorum.

More Sentences
rain v. yağmak
It rained nonstop.
Hiç durmadan yağdı.

More Sentences
rain v. yağdırmak
If the security hadn't stopped her, she would have rained blows on the man.
Eğer güvenlik onu durdurmasaydı, adamın üzerine darbeler yağdıracaktı.

More Sentences
Geography
rain n. yağmur
Mr. Walsham runs four miles in the early morning, rain or shine.
Bay Walsham sabahın erken saatlerinde yağmur çamur demeden dört mil koşuyor.

More Sentences
General
rain n. bereket
rain n. baran
rain n. rahmet
rain n. sağanak
rain n. yağışlı hava
rain n. yağmur sezonu
rain n. yağmur suyu
rain n. sağanak yağmur
rain n. yağmur mevsimi
rain n. mevsimlik yağış
rain n. muson yağmurları
rain v. yağmur gibi boşanmak
rain v. yağmur gibi yağdırmak
rain v. yağmuruna tutmak
rain v. (yağmur) yağmak
rain v. sağanak yağmur yağmak
rain v. şakır şakır yağmak
rain v. bardaktan boşanırcasına yağmak
rain v. bardaktan boşalırcasına yağmak

Significados de "rain" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
rain forest n. tropik bölgelerdeki gür cangıllar
rain check n. çekici bulunan bir davetin reddedilmesi
rain shower n. sağanak
driving rain n. şiddetli yağmur
golden rain tree n. sarısalkım
rain gauge n. yağışölçer
convectional rain n. yerel yağmur
tropical rain forest n. selva
rain fall n. yağmur
rain forest n. yağmur ormanı
rain cloud n. yağmur bulutu
rain check n. yağmur yüzünden iptal edilen maç
light drizzle (of rain) n. ahmak ıslatan
soaking rain n. toprağı derinlemesine ıslatan yağmur
tropical rain forest n. tropik yağmur ormanları
rain prayer n. yağmur duası
rain check n. gösteri veya konser vb yerine ilerisi için verilen bilet
heavy rain n. şiddetli yağmur
rain hood n. börkenek
rain dance n. yağmur dansı
summer rain n. yaz yağmuru
rain shadow n. yağmur perdesi
rain area n. yağmur bölgesi
rain water n. yağmur suyu
rain gauge n. yağmurölçer
rain clouds n. yağmur bulutları
heavy rain n. yoğun yağış
rain water n. yağmur suları
rain forests n. yağmur ormanları
pouring rain n. şiddetli yağmur
torrential rain n. şiddetli yağmur
lashing rain n. şiddetli yağmur
rain boot n. yağmur çizmesi
rain mixed with snow n. karla karışık yağmur
monsoon rain n. muson yağmuru
rain-making n. yağmur miktarını artırma
rain-water n. yağmur suyu
rain-making n. yapay olarak yağmur yağdırma
mountain rain n. dağ yağmuru
rain forest n. tropikal orman
confetti rain n. konfeti yağmuru
april rain n. nisan yağmuru
rain gear n. yağmurluk
rain coat n. yağmurluk
november rain n. kasım yağmuru
rain jacket n. yağmurluk
rain storms n. yağmur fırtınaları
silver rain n. gümüş yağmur
risk of rain n. yağmur riski/olasılığı
salt rain n. tuz yağmuru
desert rain n. çöl yağmuru
rain check n. ertelenen gösteri için seyirciye verilen bilet
rain check n. konser/gösteri izleme hakkını daha sonra kullanma hakkı
spring rain n. bahar yağmuru
lack of rain n. yağış eksikliği
lack of rain n. yağmur eksikliği
lack of rain n. yağmur yokluğu
lack of rain n. kuraklık
lack of rain n. yağmursuzluk
rain-laden clouds n. yağmur taşıyan bulutlar
rain-bearing clouds n. yağmur yüklü bulutlar
rain-laden clouds n. yağmur yüklü bulutlar
rain-bearing clouds n. yağmur taşıyan bulutlar
a night with heavy rain n. sağanak yağışlı gece
a night of heavy rain n. sağanak yağışlı gece
smell of rain n. yağmur kokusu
scent of rain n. yağmur kokusu
intermittent rain n. aralıklı yağış
sound of the rain n. yağmurun sesi
rain barrel n. yağmur varili
fox rain n. bulutsuz havada yağmur yağması
fox rain n. tilki yağmuru
rain patter n. yağmur sesi
patter of rain n. yağmur sesi
rain dance n. yağmur dansı
rain cats and dogs v. gök delinmek
rain cats and dogs v. şakır şakır yağmak
rain buckets v. şakır şakır yağmak
rain cats and dogs v. yağmur boşanmak
rain cats and dogs v. bardaktan boşanırcasına yağmur yağmak
rain down on v. yağmak
rain in torrents v. bardaktan boşanırcasına yağmak
rain cats and dogs v. bardaktan boşanırcasına yağmak
be caught in the rain v. yağmura yakalanmak
get wet in the rain v. yağmur yemek
receive rain v. yağış almak
seek shelter from the rain v. yağmurdan korunacak yer aramak
rain a lot v. çok yağmur yağmak
rain heavily v. bardaktan boşanırcasına yağmak
pour with rain v. (yağmur) şiddetli yağmak
pour with rain v. şiddetli yağmur yağmak
rain come down hard v. yağmur şiddetli yağmak
seek shelter from the rain v. yağmurdan korunmak
come in out of the rain v. yağmurdan korunmak
get wet in the rain v. yağmurda ıslanmak
keep the rain out v. yağmuru dışarıda tutmak
rain down v. bol bol yağdırmak
take a rain check v. ertelenme dolayısıyla daha başka bir zamanda bilet almayı kabul etmek
rain down v. yağmur gibi yağmak
rain down v. yağmur yağmak
rain down v. akın etmek
without rain adj. yağışsız
rain-induced adj. yağmur kaynaklı
rain-soaked adj. yağmurla sırılsıklam olmuş
rain-speckled adj. yağmur benekli
rain-drenched adj. yağmurun ıslattığı
rain-drenched adj. yağmurdan ıslanmış
rain-tight adj. yağmur geçirmez
rain-tight adj. yağmur geçmez
rain or shine adv. her halükarda
before the rain adv. yağmur öncesi
rain or shine adv. ne olursa olsun
Phrasals
rain upon someone v. üzerilerine yağmak
rain on someone v. üzerine yağmak
rain on someone v. üzerilerine yağmak
rain upon someone v. üzerine yağmak
rain in on v. (pencereden) içeriye yağmak
rain out v. iptal etmek
rain out v. yağmur nedeniyle ertelemek veya iptal etmek (maç, oyun, açık hava etkinliği vb. gibi)
rain off v. yağmur nedeniyle ertelemek veya iptal etmek (maç, oyun, açık hava etkinliği vb. gibi)
rain in v. yağmur yağdığı için çıkamamak
rain in v. yağmur yağdığı için içeri taşımak
rain in v. yağmurdan dolayı içeri almak
rain in v. yağmurdan dolayı kapalı alanda olmak
rain in v. yağmurdan dolayı içeride kalmak
rain in v. yağmurdan dolayı içeride olmak
rain down on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine yağdırmak/dökmek
rain down on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine yağmak
rain down on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine bir şeyler atmak/fırlatmak
rain on (someone) v. (birini) bir şeye boğmak
rain on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine dökülmek
rain down on (someone) v. (birine) bir şeyler yağdırmak
rain on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine yağdırmak/dökmek
rain down on (someone) v. (birini) bir şeye boğmak
rain on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine düşmek
rain in on (someone or something) v. (bir yerden birinin/bir şeyin) üstüne yağmak
rain on v. üzerine yağmak
rain on (someone) v. (birine) bir şeyler yağdırmak
rain on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine yağmak
Phrases
rain or shine expr. hava iyi de olsa kötü de olsa
before rain expr. yağmur öncesi
Proverb
if a dog's prayers were answered, bones would rain from the sky köpeğin duası kabul olsaydı gökten kemik yağardı
small rain lays great dust damlaya damlaya göl olur
there's always a rainbow after the rain her yağmurdan sonra gökkuşağı çıkar
after rain comes sunshine her gecenin bir sabahı vardır
Colloquial
right as rain n. bomba gibi sağlam
right as rain n. sapasağlam
right as rain n. turp gibi sağlam
pelting rain n. sağanak yağmur
rain stop v. yağmur dinmek