wet - Turco Inglés Diccionario

wet

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wet — Definition

Significado:
ıslak
Pronunciación (IPA):
(AmE /wɛt/ – BrE /wet/)
Categoría gramatical:
Sıfat/Fiil: wet (wets – wet/wetted – wetting)
Sinónimo:
damp, moist
Antónimos:
dry, arid

Significados de "wet" en diccionario turco inglés : 44 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wet v. ıslatmak
Wet the surface before implementing the mixture.
Karışımı uygulamadan önce yüzeyi ıslatınız.

More Sentences
wet adj. ıslak
Let's look if your nappy is wet, sweetheart.
Bakalım bezin ıslak mı, tatlım.

More Sentences
wet adj. yaş
General
wet n. aşırı muhafazakar
The minister talked about the wets at her party.
Bakan, partisindeki aşırı muhafazakarlardan bahsetti.

More Sentences
wet n. uydum akıllı
Don't be such a wet and say no to them.
Bu kadar uydum akıllı biri olma ve onlara hayır de.

More Sentences
wet v. işemek
I almost wet myself as there were no toilets.
Tuvalet olmadığı için neredeyse altıma işeyecektim.

More Sentences
wet v. ıslanmak
No one can dry another's tears without wetting his own hands.
Hiç kimse kendi ellerini ıslatmadan başkasının gözyaşlarını kurulayamaz.

More Sentences
wet v. ıslatmak
Wet the surface before implementing the mixture.
Karışımı uygulamadan önce yüzeyi ıslatınız.

More Sentences
wet adj. nemli
Finland's wet climate and rocky soils are ideal for forests.
Finlandiya'nın nemli iklimi ve kayalık toprakları ormanlar için idealdir.

More Sentences
wet adj. yağmurlu
You should take your umbrella as it's wet outside.
Dışarısı yağmurlu olduğu için şemsiyenizi yanınıza almalısınız.

More Sentences
wet adj. yağışlı
Tropical rainforests are located near the equator, where it's almost always warm and wet.
Tropikal yağmur ormanları, neredeyse her zaman sıcak ve yağışlı olan ekvatorun yakınında yer alır.

More Sentences
wet adj. ıslak
Let's look if your nappy is wet, sweetheart.
Bakalım bezin ıslak mı, tatlım.

More Sentences
wet adj. (boya) kurumamış
The paint on the walls is still wet, so please don't touch them.
Duvarlardaki boya hala kurumamış, bu yüzden lütfen onlara dokunmayın.

More Sentences
wet adj. uydum akıllı
Wet people generally can't say no to anything.
Uydum akıllı insanlar genellikle hiçbir şeye hayır diyemezler.

More Sentences
Technical
wet v. ıslatmak
Wet the surface before implementing the mixture.
Karışımı uygulamadan önce yüzeyi ıslatınız.

More Sentences
wet adj. ıslak
Let's look if your nappy is wet, sweetheart.
Bakalım bezin ıslak mı, tatlım.

More Sentences
Textile
wet v. ıslatmak
Wet the surface before implementing the mixture.
Karışımı uygulamadan önce yüzeyi ıslatınız.

More Sentences
wet adj. ıslak
Let's look if your nappy is wet, sweetheart.
Bakalım bezin ıslak mı, tatlım.

More Sentences
General
wet n. içki
wet n. martavalcı
wet n. yaşlık
wet n. rutubet
wet n. içki yasağı karşıtı
wet n. nem
wet n. su
wet n. yağmur
wet n. yağmurlu hava
wet n. ıslaklık
wet n. içkinin serbest olduğu
wet v. ıslamak
wet v. -e işemek
wet adj. içkili
wet adj. hatalı
wet adj. sulu
wet adj. isteksiz
wet adj. yaş
Irregular Verb
wet v. wet/wetted - wet/wetted
Technical
wet adj. rutubetli
wet adj. yaş
Chemistry
wet adj. sulu
Slang
wet n. sarhoş
wet adj. azmış (kadın)
wet adj. çakırkeyif
wet adj. kafası dumanlı

Significados de "wet" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
get wet v. ıslanmak
General
wet nurse n. sütnine
wet ground n. ıslak zemin
intermediate wet n. ara ıslatımlı
wet brain n. beyin ödemi
wet nurse n. sütanne
a wet day n. yağmurlu bir gün
wet surfaces n. ıslak zeminler
wet floor n. ıslak zemin
wet dream n. erotik rüya
wet blanket n. mızıkçı
wet clay n. balçık
wet dream n. uykuda boşalma
wet surface n. ıslak yüzey
wet fly n. su sineği
the wet n. yağmur
wet dock n. yüzer havuz
wet fog n. ıslak sis
wet sponge n. ıslak sünger
wet cloth n. nemli bez
wet rag n. nemli bez
wet napkin n. ıslak mendil
wet suit n. dalgıç kıyafeti
wet-nurse n. sütanne
wet environment n. ıslak ortam
wet market n. pazar
wet market n. meyve sebze satılan pazar
wet blanket n. oyunbozan
wet food n. yaş mama
wet place n. ıslak mekan/yer
wet towel n. ıslak mendil
wet wipe n. ıslak mendil
wet nap n. ıslak mendil
wet weather n. yağmurlu hava
wet paint n. ıslak boya
wet-on-wet painting technique n. ıslak boya üstüne ıslak boya kullanma tekniği
wet vac n. ıslak elektrik süpürgesi
wet-nurse n. sütana
wet nurse n. sütana
wet nurse n. süt anne
wet-nurse n. süt anne
wet bell n. dalma çanı
wet room n. küvetsiz/duş teknesiz banyo
wet room n. düz ayak duş
wet-erase pen n. ıslak silinen kalem
wet sand color n. ıslak kum rengi
wet cake n. ıslak kek
wet-look n. (saç) ıslak görünüm
get wet through v. sırsıklam olmak
make wet v. nemlendirmek
be soaking wet v. sırılsıklam olmak
wet through v. sırılsıklam etmek
become wet v. yaşarmak
wet one's clothes v. altını ıslatmak
wet oneself v. altına işemek
wet one's bed v. altını ıslatmak
wet one's nappies v. altını doldurmak
wet one's bed v. yatağını ıslatmak
get wet through v. sucuk gibi ıslanmak
wet one's underclothes v. altına işemek
be a wet blanket v. oyunbozanlık etmek
wet one's clothes/bed v. altını ıslatmak
get wet through v. sucuk gibi olmak
wet nurse v. süt annelik yapmak
wet or soil one's clothes v. altına yapmak
get wet in the rain v. yağmur yemek
wet one's underpants v. donuna etmek
wet one's whistle v. içki içmek
wet one's bed v. yatağına işemek
wet the bed v. yatağa işemek
wet the bed v. yatağını ıslatmak
wet someone's whistle v. kafayı çekmek
wet-nurse v. -e özenle bakmak
wet-nurse v. -e sütninelik etmek
wet-nurse v. emzirmek
wet oneself v. altını ıslatmak
wet the bed v. yatağı ıslatmak
get wet through v. sırılsıklam olmak
get wet in the rain v. yağmurda ıslanmak
wet the end of a cigarette v. sigaranın filtresini ıslatmak
have a wet dream v. hamamcı olmak
have a wet dream v. uykuda boşalmak
wet oneself v. altına yapmak
wet-nurse v. özenle ilgilenmek
wet-nurse v. özenle tedavi etmek
be wet v. ıslatılmak
soaking wet adj. sırılsıklam
as wet as adj. kadar ıslak
sopping wet adj. sırsıklam
dripping wet adj. sırılsıklam
soaking wet adj. sırsıklam
wringing wet adj. sucuk gibi
wringing wet adj. sırılsıklam
wringing wet adj. sırsıklam
dripping wet adj. sırsıklam
soaking wet adj. su gibi
sopping wet adj. ıpıslak
wet through adj. sırılsıklam
wet to the skin adj. iliklerine kadar ıslanmış
wet enough adj. yeterince ıslak
sopping wet adj. sırılsıklam
wringing-wet adj. sırılsıklam
completely wet adj. ıpıslak
wet-shod adj. ıslak ayaklı olan
wet-shod adj. ıslak ayakkabılı olan
Phrasals
wet someone or something down v. yüzeyini tamamen ıslatmak
wet someone or something down v. ıslatıp düzeltmek/düzleştirmek
wet someone or something down v. birini veya bir şeyi ıslatmak
wet down v. ıslatıp düzeltmek/düzleştirmek
wet someone or something down v. suyla/bir sıvıyla yatıştırmak
wet someone or something down v. suyla/bir sıvıyla düzleştirmek
wet someone or something down v. tepeden aşağı ıslatmak
wet down v. suyla/bir sıvıyla düzleştirmek
wet down v. suyla/bir sıvıyla yatıştırmak
wet back v. ıslatarak yapıştırmak
wet back v. ıslatıp düzleştirmek
Phrases
caution wet floor expr. dikkat ıslak zemin
caution wet floor expr. dikkat zemin ıslak
Proverb
the cat would eat fish, but would not wet her feet başarı yolu taşlıdır/zorludur
the cat would eat fish, but would not wet her feet ekmek yemek isteyen elini hamura bulaştırır
the cat would eat fish, but would not wet her feet istediğini elde etmek için bazı zorluklara katlanman gerekebilir
the cat would eat fish, but would not wet her feet istediğini elde etmek için bazı zorluklara katlanman gerekebilir
the cat would eat fish, but would not wet her feet başarı yolu taşlıdır/zorludur
the cat would eat fish, but would not wet her feet ekmek yemek isteyen elini hamura bulaştırır
the cat would eat fish, but would not wet her feet aç elini kora sokar
the cat would eat fish, but would not wet her feet istediğine ulaşmak için risk almaktan korkmamalısın
the cat would eat fish, but would not wet her feet istediğine ulaşmak için sıkıntılara/zorluklara katlanmalısın
the cat would eat fish, but would not wet her feet istediğine ulaşmak için elini taşın altına sokmalısın
Colloquial
a wet blanket n. tatsız kimse
a wet blanket n. sıkıntı veren tip
a wet blanket n. rahatsızlık yaratan tip
the wet n. yağmur
the wet n. yağmurlu hava
wet dream n. uykuda boşalma
wet dream n. ıslak rüya
wet work n. kirli işler (cinayet/kan dökme)
wet one n. soğuk bir bira
wet (one's) pants v. altına yapmak
wet (one's) pants v. altına kaçırmak
wet (one's) pants v. gülmekten altına işemek
wet (one's) pants v. çişini kaçırmak
wet (one's) pants v. altını ıslatmak
wet (one's) pants v. altına işemek
wet (one's) pants v. heyecandan altına işemek
all wet adj. tamamen ıslak/ıslanmış
all wet adj. sırılsıklam
all wet adj. tamamen ıslak/ıslanmış
all wet adj. sırılsıklam
is water wet? expr. heralde yani
is water wet? expr. bu da soru mu?