hayal - Turco Inglés Diccionario

hayal

Significados de "hayal" en diccionario inglés turco : 54 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hayal dream n.
Easton has a dream of becoming a famous designer.
Easton ünlü bir tasarımcı olma hayali kuruyor.

More Sentences
hayal imagination n.
In my own fevered imagination, I have always equated stakeholders with Count Dracula.
Kendi hayal dünyamda paydaşları her zaman Kont Drakula ile bir tutmuşumdur.

More Sentences
General
hayal reverie n.
He fell into a reverie about the future.
Gelecekle ilgili bir hayale daldı.

More Sentences
hayal imagination n.
In my own fevered imagination, I have always equated stakeholders with Count Dracula.
Kendi hayal dünyamda paydaşları her zaman Kont Drakula ile bir tutmuşumdur.

More Sentences
hayal vision n.
Tom laughed at Mary's vision of the future, but cried when it came true.
Tom, Mary'nin gelecek hayaline güldü ama gerçekleştiğinde ağladı.

More Sentences
hayal castle n.
He built castles in the air all day.
Bütün gün hayaller aleminde gezdi.

More Sentences
hayal pipe dream n.
It's a pipe dream.
Boş bir hayaldi.

More Sentences
hayal fancy n.
She sometimes mixes up fancies with realities.
O bazen hayal ve gerçeği karıştırır.

More Sentences
hayal illusion n.
That is inconceivable, it would never work, and we should not therefore have any such illusions.
Bu düşünülemez, asla işe yaramaz ve bu nedenle böyle hayallere kapılmamalıyız.

More Sentences
hayal flight of fancy n.
Therefore, please will you forgive me my customary digression, for I cannot stop my flights of fancy.
Bu nedenle, lütfen alışılagelmiş konu dışına çıkışımı bağışlayın, zira hayallerime engel olamıyorum.

More Sentences
hayal delusion n.
We do not harbour any such delusions.
Böyle bir hayalimiz yok.

More Sentences
hayal fantasy n.
The young girl lived in a world of fantasy.
Genç kız bir hayal dünyasında yaşıyordu.

More Sentences
hayal phantom n.
Unfortunately, my fears were not mere phantoms of my youthful imagination.
Ne yazık ki korkularım gençlik hayallerimden ibaret değildi.

More Sentences
hayal fantasy n.
The young girl lived in a world of fantasy.
Genç kız bir hayal dünyasında yaşıyordu.

More Sentences
hayal shape n.
hayal presence n.
hayal phantasy n.
hayal image n.
hayal shadow n.
hayal figment n.
hayal bubble n.
hayal reflection n.
hayal specter n.
hayal fiction n.
hayal phantasm n.
hayal castle in the air n.
hayal spectre n.
hayal simulacrum n.
hayal species n.
hayal make-believe n.
hayal wishful thinking n.
hayal daydream n.
hayal hallucination n.
hayal whim-wham n.
hayal revery n.
hayal dreaming n.
hayal fantom n.
hayal simulacher n.
hayal pretence n.
hayal pretense n.
hayal speculation n.
hayal dreamy adj.
Colloquial
hayal castle in spain n.
hayal air castle n.
Idioms
hayal day dream n.
hayal the end of the rainbow n.
Technical
hayal ghost image n.
Television
hayal ghost image n.
Psychology
hayal imagery n.
hayal daydream n.
Linguistics
hayal image n.
Archaic
hayal fantasm n.
hayal simulacre n.
British Slang
hayal headtrip n.

Significados de "hayal" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hayal gücü imagination n.
hayal kırıklığı disappointment n.
hayal kurmak dream v.
hayal kırıklığına uğratmak disappoint v.
hayal etmek imagine v.
hayal kırıklığına uğramış disappointed adj.
hayal gücü kuvvetli imaginative adj.
General
hayal kırıklığı frost n.
hayal gücü fantasy n.
hayal edilebilirlik imaginableness n.
hayal kırıklığı comedown n.
hayal meyal görüntü silhouette n.
edebiyatta hayal gücü imagination in literature n.
hayal mahsulü a figment of the imagination n.
hayal inkisarı disappointment n.
hayal ürünü figment n.
boş hayal pipe dream n.
hayal alemi the realm of the imaginary n.
hayal kırıklığı frustration n.
hayal gücü eksikliği dryness n.
sukutu hayal disappointment n.
hayal etme imagination n.
hayal kırıklığı letdown n.
hayal kırıklığı chagrin n.
hayal kurma escapism n.
hayal gücü fancy n.
hayal kırıklığına neden olan şey disappointment n.
hayal gücü phantasy n.
hayal kurma woolgathering n.
hayal alemi the world of dreams n.
hayal kurma flight of fancy n.
hayal ürünü a figment of the imagination n.
hayal oyunu fantasy game n.
hayal ürünü şey fiction n.
hayal gücü vision n.
hayal aleminden çıkarma disillusion n.
hayal doluluk dreamfulness n.
hayal inkisarı frustration n.
hayal peşinde koşan kimse rainbow chaser n.
hayal kırıklığı defeat n.
sınırsız hayal veya hayal gücü fantasy n.
hayal ürünü roman fiction n.
hayal meyal benzerlik simulacrum n.
hayal kırıklığı take in n.
hayal kırıklığı disillusion n.
hayal kırıklığı sell n.
hayal kırıklığı disillusionment n.
hayal kırıklığı non event n.
hayal kırıklığı failure n.
hayal eden imager n.
hayal kuran visualiser n.
uzak bir hayal a distant dream n.
gerçekleşecek bir hayal a dream come true n.
hayal görme phantasmata n.
hayal kırıklığına uğratan şey disappointment n.
hayal ürünü ya da uydurma şey figment n.
hayal ürünü make-believe n.
hayal ürünü cloud-cuckoo-land n.
hayal alemi cloud-cuckoo-land n.
hayal ülkesi never-never n.
hayal ülkesi shangri-la n.
ham hayal will-o-the-wisp n.
hayal gücü imagination n.
hayal kırıklılığı disappointment n.
rüyada olduğu gibi bir dizi tutarsız hayal phantasmagoria n.
hayal yorumlayıcı image interpreter n.
hayal kayması image displacement n.
ham hayal pipe dream n.
hayal mühendisi imagineer n.
hayal gücü kuvvetli insan imaginist n.
hayal mahsulü ödül pot of gold n.
hayal ürünü fiction n.
hayal edilen eş/ideal hayat arkadaşı dream partner n.
hayal etme concept n.
hayal kuran visualizer n.
hayal kurma wool-gathering n.
hayal dünyası imaginary world n.
hayal dünyası fantasy world n.
hayal dünyası dream world n.
hayal oyunları phantasmagoria n.
ertelenen bir hayal a dream deferred n.
hayal gücüne dayanarak kendimizi başkasının yerine koyabilme yeteneği ability to put ourselves imaginatively in another’s place n.
hayal panosu dream board n.
hayal ürünü yaratık imaginary creature n.
hayal kırıklığı yaşatan sonuç disappointing result n.
hayal kırıklığına neden olan sonuç disappointing result n.
hayal alemine dalan kimse castlebuilder n.
yüce hayal nirvana n.
hayal gücünün ürettiği zihinsel imge imagination image n.
hayal gücünün ürettiği zihinsel imge thought-image n.
hayal dünyası twilight zone n.
hayal gücü olmama unimaginativeness n.
hayal gücü kıt olma unimaginativeness n.
hayal kırıklığı balk n.
hayal kırıklığı let-down n.
kötü cazibeyle hayal kırıklığına uğrama excantation n.
hayal ürünü fabrication n.
sözle anlatılan hayal kırıklığı vent n.
hayal meyal anı blur n.
hayal kırıklığı mesprise n.
gerçekleşmesi imkansız hayal reverie n.
hayal meyal durum borderland n.
hayal gücü canlılığı brilliancy n.
hayal gücü canlılığı brilliance n.
düşüncelere dalıp hayal dünyasında gezinme moonery n.
düşüncelere dalıp hayal dünyasında gezinme moony n.
hayal ürünü reverie n.
hayal kuran kimse reverist n.
hayal kuran kimse reveuse n.
hayal kuran kimse reveur n.
çocukları anlamayan hayal gücünden yoksun yetişkin muggle n.
doğaüstü kişi veya olayların insanın hayal gücünden kaynaklandığını ileri süren görüşe bağlı kimse mythicist n.
bebeğin istenenden farklı cinsiyette olmasının yarattığı hayal kırıklığı gender disappointment n.
gerçekçi olmayan hayal chimera n.
gerçekçi olmayan hayal chimaera n.
bittiğini hayal etme designation [obsolete] n.
hayal ürünü ideality n.
hayal eden kimse imaginant [obsolete] n.
hayal ürünü olma imaginativeness n.
hayal ürünü imaginary [obsolete] n.
hayal edilebilir olma imaginability n.
hayal ürünleri imaginings n.
hayal ürünü imagery n.
hayal eden kimse imaginer n.
hayal gücü imaginary n.
hayal gücüyle bir araya getirme connection n.
hayal kırıklığına uğratan kimse disenchanter n.
hayal kırıklığına uğratan kadın disenchantress n.
hayal aleminden çıkma disillusionment n.
hayal kırıklığına uğrama dismayedness n.
hayal kırıklığı dismay n.
hayal dünyası cloudtown n.
hayal gücünün zayıflığından ötürü sadece fiziksel işlerle geçinen kimse drudge n.
hayal gücü kuvvetli kimse fancier n.
hayal dünyası fancy n.
hayal ürünü fancy n.
hayal ürünü fantom n.
hayal ürünü fantasm n.
hayal evreni fantasyland n.
çocukların hayal dünyası paracosm n.
birini hayal kırıklığına uğratma dashing hopes n.
hayal kırıklığına uğratan eylem dashing hopes n.
hayal ürünü phantasy n.
hayal gücü yüksek kimse phantasime n.
genellikle hayal gücünden yoksun olan, istikrarlı ve çalışkan işçi plugger n.
hayal kurma romanticization n.
hayal kurma romanticisation n.
hayal meyal benzerlik simulacher n.
hayal alemi ivory tower n.
hayal ürünü pretence n.