kurutmak - Turco Inglés Diccionario

kurutmak

Significados de "kurutmak" en diccionario inglés turco : 44 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kurutmak dry v.
Don't you want to dry apples in the proper hygienic way?
Elmaları uygun hijyenik şekilde kurutmak istemez misiniz?

More Sentences
General
kurutmak drain v.
And in the south of Iraq, he has drained the historic Iraqi marshlands.
O, Irak'ın güneyinde ise tarihi Irak bataklıklarını kuruttu.

More Sentences
kurutmak dry v.
Don't you want to dry apples in the proper hygienic way?
Elmaları uygun hijyenik şekilde kurutmak istemez misiniz?

More Sentences
kurutmak scorch v.
The strong wind scorched the tree's leaves.
Şiddetli rüzgar ağacın yapraklarını kurutmuş.

More Sentences
Technical
kurutmak scorch v.
The strong wind scorched the tree's leaves.
Şiddetli rüzgar ağacın yapraklarını kurutmuş.

More Sentences
General
kurutmak exhaust v.
kurutmak air v.
kurutmak make dry v.
kurutmak beath v.
kurutmak shrivel v.
kurutmak dry up v.
kurutmak parch v.
kurutmak wither v.
kurutmak deplete v.
kurutmak dessicate v.
kurutmak cure v.
kurutmak season v.
kurutmak weather v.
kurutmak desiccate v.
kurutmak exsiccate v.
kurutmak torrefy v.
kurutmak blight v.
kurutmak bake v.
kurutmak dehydrate v.
kurutmak evaporate v.
kurutmak unwater v.
kurutmak cake v.
kurutmak arefy v.
kurutmak birsle [scotland] v.
kurutmak hazle v.
kurutmak desicate v.
kurutmak overempty v.
kurutmak siccate v.
kurutmak sop v.
Phrasals
kurutmak dry something out v.
kurutmak dry something off v.
kurutmak dry up v.
Technical
kurutmak blot v.
kurutmak wizen v.
kurutmak dehumidify v.
kurutmak dehydrate v.
kurutmak desiccate v.
kurutmak sear v.
Pharmaceutics
kurutmak exsiccate v.

Significados de "kurutmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 139 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kökünü kurutmak eradicate v.
General
balık veya peynir kurutmak için kullanılan ızgara hack n.
balığı kurutmak veya hazırlamak için kullanılan zemin, platform veya hazne flake n.
otları çevirerek kurutmak ted v.
güneşte kurutmak sundry v.
kökünü kurutmak extirpate v.
sobada kurutmak stove v.
sıkmadan askıya asarak kurutmak drip dry v.
otu biçip kurutmak hay v.
kökünü kurutmak eradicate v.
bataklığı kurutmak drain v.
iyice kurutmak dry up v.
iliğini kurutmak make somebody sick and tired v.
biçilmiş otları altüst edip kurutmak için yaymak ted v.
kurutma kağıdı ile kurutmak blot v.
kurutma makinesinde kurutmak machine dry v.
kökünü kurutmak eat up v.
tütsüleyip kurutmak kipper v.
kökünü kurutmak exterminate v.
uzakta kurutmak (bir giysiyi güneş vb'den) dry away v.
kurutmak için ot biçmek hay v.
ot kurutmak make hay v.
dumana maruz bırakarak kurutmak dry by exposing to smoke v.
dumana maruz bırakarak kurutmak infumate v.
toz serperek kurutmak pounce v.
neslini kurutmak lead to one's extinction v.
soyunu kurutmak cause one's extinction v.
neslini kurutmak cause one's extinction v.
soyunu kurutmak lead to one's extinction v.
saç kurutmak dry hair v.
ocakta kurutmak kiln-dry v.
çamaşırı sıkmadan askıda kurutmak drip-dry v.
dondurarak kurutmak freeze-dry v.
güneşte kurutmak sun-dry v.
kurutma makinesinde kurutmak spin-dry v.
saç kurutma makinesi ile kurutmak blow-dry v.
kurutma makinesiyle saçı kurutmak blow-dry v.
yaprak kurutmak dry a leaf v.
saçını kurutmak dry one's hair v.
tekrar/yeniden kurutmak redry v.
havada kurutmak air dry v.
kurutma kağıdıyla kurutmak blot v.
bitkileri kurutmak defoliate v.
bataklık kurutmak drain swamp v.
otları kurutmak ted v.
bulaşıkları kurutmak dry the dishes v.
soyunu kurutmak cause extinction v.
neslini kurutmak drive something to extinction v.
soyunu kurutmak drive something to extinction v.
neslini kurutmak cause extinction v.
terini kurutmak unsweat v.
kökünü kurutmak extermine [obsolete] v.
kökünü kurutmak demolish v.
aşırı kurutmak overdry v.
güneşte kurutmak rizzor [scotland] v.
güneşte kurutmak rizzar [scotland] v.
kökünü kurutmak dispeople [obsolete] v.
(gölü, bataklığı) tamamen kurutmak drain v.
(çekirdek, tahıl) ısı ile kurutmak parch v.
soğukta kurutmak parch v.
(parmakları aralarından geçirerek) saçı kurutmak finger-dry v.
önceden kurutmak predry v.
(sütü, yumurtayı veya sabunu) sprey tekniği ile kurutmak spray-dry v.
iliğini kurutmak spunge [obsolete] v.
(et vb.) kurutmak cure v.
üzüm kurutmak passulate v.
iliğini kurutmak sponge [obsolete] v.
iyice kurutmak sweat v.
Phrasals
kökünü kurutmak pluck up v.
(birinden/bir şeyden bir şeyin) kökünü kurutmak stamp out (something) from (someone or something) v.
kökünü kurutmak eat up v.
kaynağını kurutmak tap out v.
kökünü/kaynağını kurutmak wipe out v.
bir kaynağı kurutmak deplete something of something v.
bir kaynağın içindekileri kurutmak deplete something of something v.
bir kaynağı kurutmak deplete of v.
-in içindekileri kurutmak deplete of v.
bir şeyi kurutmak dry something up v.
birini/bir şeyi kurutmak dry someone or something off v.
bir yerde balıkların kökünü kurutmak fish out v.
Phrases
iliğini kurutmak suck dry v.
iliğini kurutmak suck the blood of v.
Colloquial
bir şeyin kökünü kurutmak milk something dry v.
bir şeyin kökünü kurutmak milk it dry v.
kökünü kurutmak zap out v.
kaynaklarını kurutmak burn v.
(bir şeyi) tuzlayıp kurutmak salt (something) down v.
Idioms
(birinin) iliğini kurutmak get run off (one's) feet v.
(birinin) iliğini kurutmak get rushed off (one's) feet v.
kökünü kurutmak strike at the roots of (something) v.
kökünü kurutmak strike at the root of (something) v.
iliğini kurutmak milk (something) for all (something) is worth v.
birinin/bir şeyin iliğini kurutmak milk somebody/something dry v.
birinin/bir şeyin iliğini kurutmak suck somebody/something dry v.
(birinin) iliğini kurutmak run (one's) feet off v.
iliğini kurutmak run feet off v.
(birinin) iliğini kurutmak run (one) off (one's) feet v.
(birinin/bir şeyin) elindekini avucundakini/kaynaklarını kurutmak suck (someone or something) dry v.
(birinin/bir şeyin) iflahını kurutmak suck (someone or something) dry v.
(bir şeyin) kökünü kurutmak wipe (something) off the map v.
(birinin/bir şeyin) kökünü kurutmak wipe (someone or something) off the map v.
Industry
hangarda kurutmak için tütünleri çubuklara asan veya bağlayan kimse looper n.
Technical
hububat tanesi veya kireç kurutmak, yakmak ya da pişirmekte kullanılan fırın veya ocak kiln n.
tuzlamak ve kurutmak (gıda) dry-salt n.
ham madde kurutmak için kullanılan ocak veya döner fırın dryer n.
nemini alarak kurutmak desiccate v.
kurutmak (gıda) desiccate v.
fırında kurutmak yakmak veya pişirmek kiln v.
hava etkisi ile kurutmak air-dry v.
nem ile kurutmak damp-dry v.
kurutucuda kurutmak scorch v.
(kumaş boyasını) hava ile kurutmak sky v.
Mechanic
bir şeyi kurutmak için kullanılan santrifüj cihazı whizzer n.
Textile
kıyafetleri tamburlu kurutucu ile kurutmak tumble-dry v.
hafif nemli kalacak şekilde kurutmak damp-dry v.
(kıyafet veya kumaş) kurutmak rough-dry v.
(çamaşırı) kurutmak roughdry v.
Medical
dondurarak kurutmak freze-dry v.
Printing
(kağıt üretiminde) kağıt kurutmak için kullanılan çerçeve tribble n.
Food Engineering
sığır etini dilimledikten sonra güneşte kurutmak jerk v.
Gastronomy
kavrularak çok kurutmak parch v.
eti şeritler halinde kesip güneşte kurutmak jerk v.
(tahıl) kabuğuyla kurutmak graddan v.
(balığı) kurutmak pine v.
Biochemistry
dondurarak kurutmak lyophilize v.
dondurarak kurutmak freeze-dry v.
dondurarak kurutmak lyophilise v.
Botanic
herbaryum numunelerini kurutmak için kullanılan kağıt parçası dryer n.
Agriculture
(tahılı) iyi öğütülebilmesi için kurutmak temper v.
güneşte ve havayla kurutmak (tahıl, saman, torf) win v.
yem yapmak için (çim, çiçek) kesip kurutmak ve saklamak hay v.
otu biçip kurutmak hays v.
kurutmak için ot biçmek hays v.
(çimlenmiş tahılı) kurutmak üzere fırına aktarmak load v.
Tobacco
(tütünü) kurutmak fire-cure v.
Fishery
(deniz hayvanlarını) aşırı avlanmayla kurutmak overfish v.
Archaic
(kağıt veya parşömen) tozlayarak kurutmak pounce v.
Slang
(birinin) elindekini avucundakini/kaynaklarını kurutmak suck (one) dry v.
(birinin) elindekini avucundakini/kaynaklarını kurutmak suck someone dry v.