breathing - Turco Inglés Diccionario

breathing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

breathing — Definition

Significado:
nefes alma, nefes alan
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈbriːðɪŋ/ – BrE /ˈbriːðɪŋ/)
Categoría gramatical:
İsim/Sıfat: breathing

Significados de "breathing" en diccionario turco inglés : 25 resultado(s)

Inglés Turco
General
breathing n. nefes
I could feel the breathing of the kitten.
Kedi yavrusunun nefesini hissedebiliyordum.

More Sentences
breathing n. nefes alma
Unfortunately, this doesn't mean that simply breathing deeply will help us lose weight.
Ne yazık ki bu, sadece derin nefes almanın kilo vermemize yardımcı olacağı anlamına gelmez.

More Sentences
breathing n. soluma
breathing n. soluk
breathing n. teneffüs
breathing n. an
breathing n. söyleme
breathing n. hasret
breathing n. teneffüs etme
breathing n. soluk alma
breathing n. yunancada soluklu okumanın olup olmadığını gösteren iki işaretten her biri
breathing n. yunancada iki işaretle gösterilen soluklu okumanın varlığı veya yokluğu
breathing n. (özellikle hava) yumuşak bir hareket
breathing n. duraksama
breathing n. mola
breathing n. konuşma
breathing n. kelimeler
breathing n. şiddetli egzersiz sonucu nefes nefese kalma
breathing adj. nefes alan
Technical
breathing n. soluk
breathing n. tendon
Aeronautic
breathing n. paraşütte gerilme
breathing n. hacim değişimi nedeniyle aerostata hava giriş çıkışı
Chemistry
breathing n. nefeslendirme
breathing n. depolama tanklarındaki gaz hareketi

Significados de "breathing" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
breathing apparatus n. nefes alma cihazı
difficulty in breathing n. nefes darlığı
breathing device n. nefes alma cihazı
quack who claims to cure by breathing n. üfürükçü
breathing time n. teneffüs
breathing space n. nefes alacak yer
labored breathing n. zor nefes alma
breathing spell n. dinlenme
breathing-space n. mola
breathing-space n. dinlenme
breathing-space n. ara
breathing techniques n. nefes teknikleri
breathing by mouth n. ağızla solunum
mouth breathing n. ağızla solunum
mouth breathing n. ağızdan soluma
breathing by mouth n. ağızdan soluma
yogic breathing n. yogasal nefes alma
breathing exercises n. nefes egzersizleri
breathing exercises n. nefes alıp verme egzersizleri
yogic breathing n. yoga nefesi
skip-breathing technique n. nefes atlatma tekniği
breathing gas n. soluma gazı
breathing mask n. solunum maskesi
breathing barrier n. solunum maskesi
abdominal breathing n. diyafram nefesi
abdominal breathing n. karından nefes alma
breathing place n. kısa mola
breathing in n. soluma
breathing while n. an
breathing while n. kısa süre
breathing room n. boş yer
breathing while n. nefes almak için yeterli süre
breathing in n. nefes alma
breathing therapy n. nefes terapisi
breathing in n. (nefes alma sırasında) havayı içine çekme
breathing place n. soluklanma
breathing room n. dinlenme yeri
fire-breathing n. (akrobaside) ateş püskürtme
fire-breathing n. (akrobaside) ağızdan ateş çıkarma
fire-breathing n. sert konuşma
fire-breathing n. nefret dolu konuşma
fire-breathing n. nefret söylemi
breathing exercise n. nefes egzersizi
block breathing v. nefes almayı engellemek
stop breathing at the site of the accident v. kaza yerinde nefes alışverişi durmak
fire-breathing adj. ateş soluyan
air-breathing adj. hava soluyan
air-breathing adj. oksijen soluyan
incense-breathing adj. tütsü dumanı soluma
Colloquial
keep breathing like that expr. böyle nefes almaya devam et
excuse me for breathing! expr. ne diyorsun ya
excuse me for breathing! expr. onu da mı söylemeyeyim/yapmayayım
excuse me for breathing! expr. burada ben de varım/yaşıyorum herhalde
excuse me for breathing! expr. rahatsızlık verdiğim için özür dilerim (kinaye)
excuse me for breathing! expr. ne yapsam suç
excuse me for breathing! expr. nefes de almam bundan sonra (kinaye)
excuse me for breathing! expr. nefes de almayayım bari
excuse me for breathing! expr. kusura bakma rahatsız ettim (kinaye)
excuse me for breathing! expr. oldu olacak nefes de almayayım
excuse me for breathing! expr. kusura bakma bir daha olmaz (kinaye)
excuse me for breathing! expr. nefes almak bile suç
(well,) pardon me for breathing! exclam. varlığım bile çok geldi
(well,) pardon me for breathing! exclam. ne yapsam hata oluyor (oldu olacak nefes de almayalım bari)
(well,) pardon me for breathing! exclam. fazlalık olduğum için kusura bakma
(well,) pardon me for breathing! exclam. varlığım bile suç
(well,) pardon me for breathing! exclam. nefes almak bile suç
(well,) pardon me for breathing! exclam. rahatsız ettim
(well,) pardon me for breathing! exclam. kusura bakma
(well,) pardon me for breathing! exclam. ne yapsak suç
(well,) pardon me for breathing! exclam. öleyim bari
Idioms
breathing space n. soluklanma
breathing room n. mola
breathing space n. mola
breathing room n. soluklanma
a breathing space n. soluklanma/mola verme fırsatı
a breathing space n. bir dinlenme dönemi
a breathing space n. nefes alacak/soluklanacak bir vakit
a breathing space n. ara verme
breathing room n. nefes alacak/soluklanacak bir vakit
breathing room n. bir dinlenme dönemi
breathing spell n. nefes alacak/soluklanacak bir vakit
breathing room n. rahat hareket alanı
breathing room n. rahat nefes alma alanı
breathing spell n. mola
breathing room n. rahatlama
breathing room n. soluklanma/mola verme fırsatı
breathing spell n. durup dinlenme/düşünme
breathing spell n. soluklanma
breathing room n. nefes alacak yer
be breathing fire v. burnundan solumak
be breathing fire v. çok sinirli/öfkeli olmak
be breathing fire v. ateş püskürmek
be breathing fire v. sinirini/öfkesini sert bir şekilde dile getirmek
be breathing down someone's neck v. birine soluğunu ensesinde hissettirmek
be breathing down (one's) neck v. (birinin) ensesinde/tepesinde olmak
be breathing down someone's neck v. birinin tepesinden ayrılmamak
be breathing down someone's neck v. birinin tepesine/ensesine binmek
be breathing down someone's neck v. birinin ensesinde/tepesinde dikilmek
be breathing down (one's) neck v. (birine) soluğunu ensesinde hissettirmek
be breathing down (one's) neck v. (birinin) ensesinde boza pişirmek
be breathing down (one's) neck v. (birinin) tepesinden ayrılmamak
be breathing down someone's neck v. birinin ensesinde/tepesinde olmak
be breathing down (one's) neck v. (birinin) hemen arkasında olmak
be breathing down (one's) neck v. (birinin) tepesine/ensesine binmek
be breathing down (one's) neck v. (birinin) ensesinde/tepesinde dikilmek
be breathing down someone's neck v. birini yakından takip etmek
be breathing down someone's neck v. birinin ensesinde boza pişirmek
be breathing down someone's neck v. birinin hemen arkasında olmak
be breathing down (one's) neck v. (birini) yakından takip etmek
fire-breathing adj. dokunduran
fire-breathing adj. burnundan soluyan
fire-breathing adj. nefret söyleminde bulunan
fire-breathing adj. hararetli
fire-breathing adj. gözlerinden ateş çıkan
fire-breathing adj. iğneleyici
fire-breathing adj. (konuşma) sert
fire-breathing adj. hırslı
fire-breathing adj. coşkulu
fire-breathing adj. yakıcı
fire-breathing adj. nefret yayan
fire-breathing adj. ateşli
pardon me for breathing expr. ne yapsam hata oluyor (oldu olacak nefes de almayalım bari)
Speaking
is she/he breathing? expr. nefes alıyor mu?
he's still breathing expr. hala nefes alıyor
he's not breathing expr. nefes almıyor
she's not breathing expr. nefes almıyor
Technical
breathing apparatus n. solunum cihazı
capable of breathing n. nefes alabilir
breathing capability n. nefes alabilirlik
breathing hole n. havalandırma deliği
breathing mask n. soluk alma maskesi
self-breathing engine n. doğal emmeli ve otomatik solunumlu makine (dizel)
non-breathing n. solunum dışı
breathing cycle n. solunum çevrimi
breathing space n. serbest solunum için yeterli hacim
oxygen breathing apparatus n. oksijen solunum aparatı
pressure breathing n. basınçla solunum
pressure breathing n. basınçlı solunum
breathing circuit system n. soluk alıp verme devre sistemi
self-contained open-circuit compressed air breathing apparatus n. kendi kendine yeterli açık devreli sıkıştırılmış hava solunum cihazı
compressed air line breathing apparatus n. basınçlı hava hatlı solunum cihazı
fresh air hose breathing apparatus n. temiz havanın hortumla sağlandığı solunum cihazı
self contained closed-circuit breathing apparatus n. kendi kendine yeterli kapalı devre solunum cihazı
self-contained open circuit compressed air breathing apparatus n. kendi kendine yeterli açık devreli basınçlı hava solunum cihazı
compressed air line breathing apparatus incorporating a hood n. bir başlıkla birlikte basınçlı hava hatlı solunum cihazı
self contained underwater breathing apparatus n. kendiliğinden depolu su altı solunum cihazı
light duty construction compressed air line breathing apparatus n. hafif işlerde kullanılan sıkıştırılmış hava hatlı solunum cihazı
breathing system filters n. solunum sistemi filtreleri
determination of breathing resistance n. solunum direncinin tayini
breathing therapy devices n. nefes alma tedavi cihazları