sulu - Türkçe İngilizce Sözlük

sulu

"sulu" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
Sosyal Bilimler
sulu i. fiji'nin ulusal kıyafetini oluşturan uniseks bir giysi
sulu i. çoğunlukla sulu takımadaları'nda yaşayan moroların en kalabalık kabilesinden olan kimse

"sulu" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 66 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
sulu juicy s.
The orange was so juicy and delicious.
Portakal çok sulu ve lezzetliydi.

More Sentences
sulu aqueous s.
Cola is an aqueous solution.
Kola sulu bir çözeltidir.

More Sentences
sulu watery s.
This soup is watery.
Bu çorba sulu.

More Sentences
Genel
sulu succulent s.
The chicken was succulent and well-cooked.
Tavuk sulu ve iyi pişmişti.

More Sentences
sulu weak s.
The prices are better at this pub, but they serve weak beer.
Bu barda fiyatlar daha iyi ama sulu bira servis ediyorlar.

More Sentences
sulu runny s.
Warm the honey until it becomes runny.
Balı sulu hale gelene kadar ısıtın.

More Sentences
sulu watery s.
This soup is watery.
Bu çorba sulu.

More Sentences
Teknik
sulu watery s.
This soup is watery.
Bu çorba sulu.

More Sentences
sulu aqueous s.
Cola is an aqueous solution.
Kola sulu bir çözeltidir.

More Sentences
sulu loose s.
Consuming figs in excess could cause loose stools.
Fazla incir tüketmek sulu dışkıya sebep olabilir.

More Sentences
Gıda
sulu aqueous s.
Cola is an aqueous solution.
Kola sulu bir çözeltidir.

More Sentences
Kimya
sulu watery s.
This soup is watery.
Bu çorba sulu.

More Sentences
sulu aqueous s.
Cola is an aqueous solution.
Kola sulu bir çözeltidir.

More Sentences
Genel
sulu sloppy s.
sulu hydrous s.
sulu swimming s.
sulu smarmy s.
sulu wishywashy s.
sulu wet s.
sulu pappy s.
sulu facetious s.
sulu thin s.
sulu saucy s.
sulu washy s.
sulu sassy s.
sulu slushy s.
sulu lush s.
sulu ripe s.
sulu soft s.
sulu dilute s.
sulu soupy s.
sulu familiar s.
sulu moist s.
sulu irriguous s.
sulu wishy-washy s.
sulu fluid s.
sulu watered s.
sulu mellow s.
sulu pert s.
sulu sloshy s.
sulu soupy s.
sulu aquose [obsolete] s.
sulu juiced s.
sulu malmy [dialect] [uk] s.
sulu liquid s.
sulu hoity-toity s.
sulu humoristic [obsolete] s.
sulu humourous [obsolete] s.
sulu sick s.
sulu slashy s.
sulu slutchy s.
sulu subriguous s.
sulu succose s.
sulu succous s.
sulu succulently s.
sulu swashy s.
sulu saucily zf.
Konuşma Dili
sulu twity s.
Teknik
sulu slushy s.
sulu hydrous s.
Medikal
sulu ichorous s.
Kimya
sulu wet s.
Biyoloji
sulu hydatoid s.
Biyokimya
sulu hydrated s.
Kısaltma
sulu aq. s.
Eski Kullanım
sulu sposhy [us] s.

"sulu" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
sulu kar slush i.
sulu kar sleet i.
sulu sepken sleet i.
tadı yavan olan sulu yemek slop i.
küçük sulu ve taneli meyve berry i.
sulu çamur ooze i.
yemek artıklarından oluşan sulu yiyecek (hayvana verilen) slop i.
sulu çamur slush i.
sulu kar soft hail i.
etli/sebzeli sulu yemek stew i.
köpek maması (sulu) lap i.
sulu maden özü pulp i.
sulu çamur sludge i.
kötü sulu yemek wash i.
sulu çamur slosh i.
sulu yulaf vb lapası gruel i.
sulu çamur slurrying i.
sulu kar ya da çamur ile ıslatma slushing i.
sulu kar yağması sleeting i.
sulu karlı slushiness i.
sulu boya watermark i.
sulu gıdalar liquid foods i.
sulu gıdalar fluid foods i.
sulu sis waterfog i.
sulu gıda liquid food i.
sulu gıda liquid diet i.
sulu madde aqueous vehicle i.
sulu çözelti aqueous solution i.
sulu gözlü kimse cry-baby i.
sulu komedi farce i.
sulu şekilsiz madde pulp i.
hafif sulu nükleer reaktör light water nuclear reactor i.
sulu boya watercolor paint i.
sulu boya water color i.
sulu boya tempera i.
sulu boya resim tempera i.
(meyve için) sulu olma/sululuk succulence i.
(meyve için) sulu olma/sululuk juiciness i.
sulu gözlü kimse crybaby i.
sulu ortam watery environment i.
sulu elma juicy apple i.
sulu şeftali juicy peach i.
sulu baskın deluge i.
sulu takımadalarında konuşulan dil tausug i.
sulu gıda lap i.
sulu yemek lap i.
sulu sıvı blash i.
mantarlar nedeniyle oluşan yumuşak, sulu sebze veya meyve küfü leak i.
sulu komedi harlequinade i.
sulu çamur mudge [scotland] i.
sulu arazi rosland i.
sulu kale hendeği rundel i.
sulu gözler watercolor eyes i.
sulu gözler teary eyes i.
sulu sepkenlik sleetiness i.
sulu vıcık vıcık kitle slub [dialect] [uk] i.
sulu kara benzeyen madde slush i.
sulu kar snow pellet i.
sulu kar snow-broth i.
(sulu veya çamurlu bir yerde yürürken çıkan) vıç vıç sesi squash i.
(sulu veya çamurlu bir yerde yürürken çıkan) şlap sesi squash i.
bitkiden yapılan taze gıda veya sulu yiyecek succulent i.
bir bitkiden elde edilen sulu yiyecek succulency i.
bir bitkiden elde edilen sulu yiyecek succulence i.
sulu kitle pash [dialect] [uk] i.
sulu kitle pash [dialect] [uk] i.
sulu sepken yağmak sleet f.
sulu alkol içmek grog f.
sulu boya yapmak paint watercolor f.
taze ve sulu (meyve vb) succulent s.
en sulu wateriest s.
fazla sulu watery s.
pek sulu toprak soggy s.
çok sulu lush s.
daha sulu waterier s.
taptaze ve sulu (meyve/sebze) crispy s.
taptaze ve sulu (meyve/sebze) crisp s.
sulu kar haline gelmiş slushed s.
sulu kar ile kaplanmış slushed s.
sulu kar ile kaplı sleeted s.
sulu kar gibi sleety s.
sulu (kimse) frivolous s.
(meyve vb) sulu succulent s.
sulu (kimse) featherbrained s.
sulu (kimse) giddy s.
sulu (kimse) empty-headed s.
sulu (kimse) light-headed s.
sulu (kimse) dizzy s.
sulu (kimse) airheaded s.
sulu (kimse) silly s.
sulu (kimse) lightheaded s.
sulu olmayan unwatery s.
çok sulu blashy s.
sulu (yiyecek) blashy [dialect] [uk] s.
sulu ortamda yetişen hydric s.
sulu ortam ile ilgili hydric s.
sulu ortama ait hydric s.
aşırı sulu overlush s.
fazla sulu sammy [dialect] s.
sulu karışımla yapılan slurry s.
çok sulu small s.
(arazi) sulu poachy s.
sulu kıvamlı fruity s.
sulu bir şekilde waterily zf.
sulu bir şekilde juicily zf.
sulu bir biçimde lushly zf.
sulu çamur oz (ooze) kısalt.
sulu yulaf gruel N.
sulu karışım slop N.
Öbek Fiiller
sulu kar/çamur ile kirlenmek slush up f.
yarı sulu hale getirmek slush up f.
Konuşma Dili
sulu çamur lota [italian] i.
sulu göz weeper i.
Deyim
sulu göz a cry baby i.
sulu olmak be wishy-washy f.
Konuşma
sulu kar yağıyor it is sleeting expr.
Ticaret/Ekonomi
sulu baz water based s.
Sanayi
sulu kağıt hamurundaki istenmeyen pembe mikrop kitlesi pink slime i.
(kağıt hamurunu) sulu makineden geçirmek decker f.
Teknik
kalsiyum hidroksitin sulu bir çözeltisi lime water i.
geç piriz yapan sulu çimento harcı nonsetting grouting mortar i.
sulu ayrışım hydrolysis i.
sulu sondaj wash drilling i.
sulu süspansiyon aqueous suspension i.
sulu çözelti aqueous solution i.
sulu fırçalama makinesi wet scrubbing machine i.
sulu demir fosfat vivianite i.
potasyum ve alüminyumun sulu silikatı pinite i.
sulu magnezyum ve potasyum klorür carnallite i.
sulu delgi wash boaring i.
sulu gömlek wet cylinder liner i.
sulu dispersiyon aqueous dispersion i.
sulu ekstrakt aqueous extract i.
sulu tuz salt hydrate i.
dimetiiamin sulu çözeltileri dimethylamine aqueous solutions i.
sulu boya water colour i.
sulu delme hydraulic drilling i.
mikanın başkalaşmasından oluşan sulu silikatlardan herhangi biri vermiculite i.
seryumun doğal sulu silikatı cerite i.
sulu delici hydraulic drill i.
sulu magnezyum sülfat kieserite i.
deniz sulu filtresi sea water filter i.
sulu bakır sülfat blue vitriol i.
sulu potasyum ve demir silikat jarosite i.
sulu delgi wash drilling i.
sulu kromik oksit viridian i.
sulu alüminyum fosfat wavellite i.
yapışkan ya da sulu çamur sludge i.
yapışkan ya da sulu çamur sludge i.
sıcak sulu ısıtma hot water heating i.