succulent - Türkçe İngilizce Sözlük

succulent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

succulent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sulu, etli, lezzetli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsʌkjələnt/ – BrE /ˈsʌkjʊlənt/)
Terim Türü:
Sıfat: succulent
Nem oranı yüksek dokuyu; mecazi bağlamda iştah açıcı niteliği ifade eder. Latince succulentus kökü, “özsuyu bol” fikrini botanikten mutfak diline taşır.
Eş Anlamlılar:
juicy, lush
Zıt Anlamlılar:
dry, bland

"succulent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
succulent s. etli
Genel
succulent s. sulu
The chicken was succulent and well-cooked.
Tavuk sulu ve iyi pişmişti.

More Sentences
Botanik
succulent i. sukulent bitkisi
The fruit of this succulent is edible.
Bu sukulent bitkisinin meyvesi yenebiliyor.

More Sentences
Genel
succulent i. bitkiden yapılan taze gıda veya sulu yiyecek
succulent i. bitkinin özlü meyvesi
succulent i. bitkinin etli yaprakları
succulent i. silaj
succulent i. yem
succulent s. kart olmayan (et)
succulent s. özlü
succulent s. dinç
succulent s. dolgun
succulent s. taze ve sulu (meyve vb)
succulent s. lezzetli
succulent s. (meyve vb) sulu
succulent s. hayat dolu
succulent s. cıvıl cıvıl
succulent s. enerjik
succulent s. ferahlatan
succulent s. iç açan
succulent s. zengin
succulent s. bereketli
Konuşma Dili
succulent s. dikkat uyandıran
succulent s. ilgi çeken
succulent s. arzulanan
succulent s. istenen
Medikal
succulent s. sukulent
Botanik
succulent i. etli bitki
succulent s. etli yapraklı

"succulent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Botanik
succulent stems i. sukkulent gövdeler
succulent leaves i. etli yapraklar
Hayvancılık
succulent feed i. sulu yem