istenen - Türkçe İngilizce Sözlük

istenen

"istenen" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
istenen asked f.
That is why we asked the Turkish government to take action.
Bu nedenle Türk hükümetinden harekete geçmesini istedik.

More Sentences
istenen solicited s.
He solicited our votes.
Oylarımızı istedi.

More Sentences
istenen desirable s.
Rise your resume for desirable job offers.
İstenilen iş teklifleri için özgeçmişinizi yükseltin.

More Sentences
istenen desired s.
Your behavior is not conducive to the desired environment.
Davranışlarınız istenen ortama elverişli değil.

More Sentences
Bilgisayar
istenen wanted s.
Lola admits she never felt wanted by her parents.
Lola, ailesinde hiçbir zaman istenen biri gibi hissetmediğini itiraf ediyor.

More Sentences
istenen prompt s.
After installing the app for the first time, you'll generally be prompted to create a PIN.
Uygulamayı ilk kez yükledikten sonra, genellikle bir PIN oluşturmanız istenir.

More Sentences
Genel
istenen willed s.
istenen requested s.
istenen coveted s.
istenen wished s.
istenen needed s.
istenen preferred s.
istenen petitive s.
istenen ambitioned s.
istenen wishable s.
istenen hoped-for s.
istenen looked-for s.
istenen fancied s.
istenen feather-bed s.
istenen featherbed s.
istenen plummy s.
istenen supposed s.
istenen sperable s.
Konuşma Dili
istenen succulent s.
Siyasal
istenen persona grata s.
Teknik
istenen required s.

"istenen" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
istenen şey desideratum i.
bir yazıda anlatılmak istenen konuyu tamamen karşılayan ifade thesis statement i.
yemek tarifinde istenen call for i.
belirtilmek istenen anlam purport i.
çok istenen şey prize i.
istenen kısa çizgi hard hyphen i.
istenen vatandaşlık intended citizenship i.
şiddetle istenen şey ambition i.
istenen özelliklere uygunluk suitability to the requirements i.
istenen miktar requested amount i.
istenen sıcaklık desired temperature i.
istenen ısı desired temperature i.
iş veya toplantı için en çok istenen veya sevilen kişilerin listesi a list i.
toplumsal açıdan en çok istenen seviye a list i.
istenen şeye ulaşma aracı ticket i.
istenen sonucu verebilme efficaciousness i.
istenen sonuca ulaşmak için kullanılan araç key i.
parayla tutulan bir kimsenin kutlanması istenen kişiyi öpmesiyle verilen bir kutlama hizmeti kissagram i.
istenen sonuca ulaşma veya ulaştırma olasılığı olan kimse, şey veya eylem bet i.
istenen veya seçilen bir uygulamanın sona ermesi volition i.
istenen şey wish i.
çok istenen şey weakness i.
avı istenen yöne döndürmek için konumlandırılmış kimse veya nesne blancher [obsolete] i.
birbirlerine doğru yaklaştırıldıklarında bir nesneye istenen şekli veren veya bir objenin üzerine istenen damgayı basan kesme veya şekillendirme aleti çifti matrix i.
işe alınmak istenen gerçek veya olası çalışanların listesi white list i.
ötesinde veya altındayken bir şeyin istenen şekilde olmadığı sınır margent i.
ulaşmak istenen hedef mecca i.
gitmek istenen yer mecca i.
istenen şey desideration i.
istenen şey desiderate [obsolete] i.
istenen şey desirable i.
ipi istenen pozisyonda tutması için olta çubuğuna takılan halka benzeri alet guide i.
istenen şey oont [dialect] i.
yazı tipini istenen hale getirerek basıma hazırlayan kişinin altında çalışan bir grup dizgici companionship [uk] i.
istenen şeyden bolca bulunan yer goldmine i.
saçı istenen şekilde tarama comb-out i.
uçan aracı istenen şekle ya da yere sokan kimse driver i.
(istenen duruma gelmek için) yol doorway i.
boru teçhizatı için istenen para pipage i.
ilgilenilmesi istenen şey contemplation [obsolete] i.
kapatılmak istenen konu crow to pick i.
kapatılmak istenen konu crow to pull i.
tekrarlanan işlemlerin istenen sonuca yaklaştırdığı süreç iteration i.
istenen sonucu veren uyaran positive stimulus i.
verilmek istenen mesaj core i.
elde edilmek istenen netice final cause i.
istenen özellik plus sign i.
hedef kitlede istenen etkinin yaratılması için kullanılan dil semantics i.
istenen makam stand-in i.
(verilmek istenen) mesaj meaning i.
istenen sonuçlar results i.
istenen ölçülerde olmak measure up f.
istenen şekilde gerçekleşmek materialize as desired f.
istenen şekilde gerçekleşmek come true as desired f.
istenen şekilde gerçekleşmek come true as expected f.
istenen şekilde gerçekleşmek materialize as required f.
istenen şekilde gerçekleşmek materialize as expected f.
istenen şekilde gerçekleşmek come true as hoped f.
istenen şekilde gerçekleşmek come true as required f.
istenen şekilde gerçekleşmek come true as wished f.
istenen şekilde gerçekleşmek materialize as hoped f.
istenen kaliteye ulaşmak reach the desirable quality f.
istenen standartlara sahip olmak have the required standards f.
istenen standartlara sahip olmak meet all the required standards f.
istenen sonucu elde edememek misfire f.
istenen şekilde gerçekleşmek happen/take place as expected f.
özel bir işlemle istenen dokuyu vermek texturize f.
özel bir işlemle istenen dokuyu vermek texturise f.
istenen sona ulaştırmak tickle it [obsolete] f.
eylemin istenen şekilde gerçekleşmesi için (mekanik parçayı) kurmak time f.
saça istenen şekli vermek train f.
saçı istenen şekilde uzatmak train f.
istenen şekle sokmak true f.
istenen şekilde hareket ettirilebilir hale gelmek come f.
istenen hali almak come f.
istenen verimlilik standardına getirmek make f.
istenen bir özelliğe sahip olmak boast f.
istenen konumda kalmak hold f.
istenen cevabı almak için (soru) sormak load f.
istenen sonucu güvenceye almak için önceden ayarlamak rig f.
(istenen bir şeyi) başarmak hit f.
istenen etkiyi oluşturmak operate f.
(verilmek istenen asıl mesajı yok etmek için) gerekenden fazlasını yazmak overwrite f.
(istenen eyleme) sevk etmek coax f.
(av hayvanları) istenen yöne sürmek drive f.
istenen rüzgar veya akıntıyla gitmek drop f.
istenen sonucu verecek şekilde yapısını değiştirmek pack f.
istenen sonuca ulaşmak için söylemek plant f.
özel uygulamayla istenen amaca uyarlamak doctor f.
uygun veya istenen düzene getirmek ordinate f.
iğneleyerek istenen konuma getirmek prick [obsolete] f.
geriye posa bırakarak (malzemeden) istenen bileşeni çıkarmak scalp f.
dolgu kullanarak istenen yüksekliğe veya yüzeye ulaştırmak shim f.
tekrar edilmesi istenen parça encored s.
en çok istenen most desirable s.
istenen sonucu veren efficacious s.
istenen sonucu veren effectual s.
çok istenen covetable s.
çok istenen craved s.
istenen şartlara sahip olmayan unqualifiable s.
istenen şartlara sahip olan qualifiable s.
istenen şekilde pütürlü (kağıt) toothy s.
istenen nitelikte au fait [french] s.
istenen yetenek ve niteliklere sahip olmayan underendowed s.
en çok istenen hot s.
istenen sonucu elde etmek için ilgili ögelerin miktarında tasarruflu olan oeconomical s.
istenen renkten farklı off-colour s.
(boruda, filtrede) istenen yönde hareket eden onstream s.
en çok istenen optimal s.
(mevcut şartlarda) en çok istenen optimum s.
istenen sonuca götüren good s.
haksız yere istenen coveted s.
istenen hale veya şekle getirilmesi imkansız irreducible s.
istenen unsurlarla dolu fat s.
kendi özellikleriyle istenen intrinsic s.
istenen belgenin kart deliğinden yansıyan ışık ile tanımlandığı (belge kurtarma sistemi) peekaboo s.
istenen belgenin kart deliğinden yansıyan ışık ile tanımlandığı (belge kurtarma sistemi) peek–a–boo s.
istenen etkiyi yaratmak için farklı maddeleri karıştıran shotgun s.
çok istenen superhot s.
istenen şekilde olan fulfilling s.
Öbek Fiiller
istenen etkiyi yaratmak come off f.
yetenekli, istenen, uygun kişileri aradan seçmek winnow from (something) f.
yetenekli, istenen, uygun kişileri seçip diğerlerini ayırmak/elemek winnow from (something) f.
yetenekli, istenen, uygun kişileri diğerlerinden ayırmak winnow from (something) f.
(birinden/bir şeyden) yerine getirmesi istenen (bazı şeyler) olmak require (something) of (someone or something) f.
(bir şeyi bir şeyle) karıştırıp istenen kıvama getirmek temper (something) with (something) f.
hayal edilen, planlanan, istenen bir şeyin olduğunu görmek live out f.
hayal edilen, planlanan, istenen bir şeyi yaşamak/gerçekten tecrübe etmek live out f.
istenen kriteri karşılamak measure up f.
beklenen veya istenen yolu takip etmek go off f.
istenen anlamı vermek come over f.
istenen etkiyi yaratmak come over f.
istenen izlenimi uyandırmak come over f.
İfadeler
istenen etkiye/sonuca ulaşmayan of no effect expr.
istenen etkiye/sonuca ulaşmayan to no effect expr.
Konuşma Dili
istenen şey the ticket [obsolete] i.
başarılmak ve kazanılmak istenen çok önemli bir şey big one i.
eşten/partnerden yapması istenen ev işleri honey-do list i.
istenen sonuca ulaşmayan şey fail i.
istenen hedef holy grail i.
istenen amaç holy grail i.
beyaz topun istenen topa çarpmasından sonra geri dönüp gelmesini sağlayan vuruşu yapmak put some reverse english on it f.
tam istenen şey olmak be just the thing f.
tam da istenen şey olmak be just the job f.
bir şey yapması istenen supposed to do something s.
beklenenden veya istenen standarttan düşük less-than-stellar s.
verilmek istenen izlenimden/mesajdan sapmış off message expr.
verilmek istenen izlenimin/mesajın dışında off message expr.
verilmek istenen izlenime/mesaja uyan on message expr.
verilmek istenen izlenime/mesaja uygun on message expr.