weakness - Türkçe İngilizce Sözlük

weakness

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

weakness — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zayıflık
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈwiːknəs/ – BrE /ˈwiːknəs/)
Terim Türü:
İsim: weakness (weaknesses)
Güçsüzlük durumu ya da zaaf noktası. Weak kökünden isimleşmiştir. Kişisel değerlendirme ve stratejik analizlerde kritik unsur olarak görülür.
Eş Anlamlılar:
frailty, vulnerability
Zıt Anlamlılar:
strength, resilience

"weakness" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
weakness i. halsizlik
Weight loss and general weakness are common.
Kilo kaybı ve genel halsizlik yaygındır.

More Sentences
weakness i. zaaf
Once under pressure from more competition, these weaknesses might pose a real problem.
Daha büyük bir rekabetin baskısı altına girdiklerinde, bu zaaflar gerçek bir sorun yaratabilir.

More Sentences
weakness i. güçsüzlük
You're taking advantage of her weakness.
Onun güçsüzlüğünden yararlanıyorsunuz.

More Sentences
weakness i. zayıflık
His main problem is his weakness of character.
Asıl sorunu karakterinin zayıflığı.

More Sentences
weakness i. kuvvetsizlik
weakness i. dayanıksızlık
weakness i. cansızlık
Genel
weakness i. zayıflık
His main problem is his weakness of character.
Asıl sorunu karakterinin zayıflığı.

More Sentences
weakness i. halsizlik
Weight loss and general weakness are common.
Kilo kaybı ve genel halsizlik yaygındır.

More Sentences
weakness i. güçsüzlük
You're taking advantage of her weakness.
Onun güçsüzlüğünden yararlanıyorsunuz.

More Sentences
weakness i. zafiyet
The company is troubled by the weakness in customer service.
Şirket, müşteri hizmetlerindeki zafiyetten rahatsız.

More Sentences
weakness i. zaaf
Once under pressure from more competition, these weaknesses might pose a real problem.
Daha büyük bir rekabetin baskısı altına girdiklerinde, bu zaaflar gerçek bir sorun yaratabilir.

More Sentences
weakness i. dermansızlık
The weakness in her foot didn't let her exercise.
Ayağındaki dermansızlık egzersiz yapmasına izin vermiyordu.

More Sentences
weakness i. zayıf nokta
Honestly, pasta is my weakness.
Dürüst olmak gerekirse, makarna benim zayıf noktam.

More Sentences
weakness i. (para) değer kaybetme
There are some worries about the weakness of the dollar.
Doların değer kaybetmesi konusunda bazı endişeler var.

More Sentences
Spor
weakness i. zayıflık
His main problem is his weakness of character.
Asıl sorunu karakterinin zayıflığı.

More Sentences
Genel
weakness i. kofluk
weakness i. inginlik
weakness i. sönüklük
weakness i. aciz
weakness i. cılızlık
weakness i. iktidarsızlık
weakness i. kuvvetsizlik
weakness i. cansızlık
weakness i. dayanıksızlık
weakness i. kırıklık
weakness i. hasta oluş
weakness i. acziyet
weakness i. takatsizlik
weakness i. iradesizlik
weakness i. irade zayıflığı
weakness i. düşkünlük
weakness i. aşırı ilgi
weakness i. zaaf duyulan şey
weakness i. yumuşak karın
weakness i. çok istenen şey
Teknik
weakness i. yeğnilik
Spor
weakness i. kuvvetsizlik

"weakness" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 67 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
weakness of will i. iradesizlik
minimize a weakness i. zayıflığı gidermek
ruling weakness i. yönetim zafiyeti
management weakness i. yönetim zafiyeti
weakness and strength i. zayıf ve güçlü yan
security weakness i. güvenlik zaafiyeti
security weakness i. güvenlik zaafı
weakness of faith i. inanç zayıflığı
the biggest weakness i. en büyük zayıflık
the greatest weakness i. en büyük zayıflık
intelligence weakness i. istihbarat zaafı
show weakness f. zaafiyet göstermek
show weakness f. zayıflık göstermek
reveal weakness f. zayıflık göstermek
reveal weakness f. zaafiyet göstermek
overcome a weakness f. bakiyesi olmak
İfadeler
strength grows from weakness i. güç zayıflıktan doğar
Konuşma Dili
everyone has a weakness expr. herkesin bir zaafı vardır
in a moment of weakness expr. bir zayıflık anında
in a moment of weakness expr. şuursuz bir anında
in a moment of weakness expr. güçsüzlük anında
in a moment of weakness expr. boşluğuna/dalgınlığına gelen bir anda
in a moment of weakness expr. doğru muhakeme yapamadığı bir anda
in a moment of weakness expr. güçsüz bir anında
in a moment of weakness expr. bir şuursuzluk anında
in a moment of weakness expr. doğru düşünemediği/karar veremediği bir anda
in a moment of weakness expr. zayıf bir anında
Deyim
a moment of weakness i. zayıf bir an
a moment of weakness i. aciz bir an
a moment of weakness i. zayıf bir an
a moment of weakness i. düşünmeden/hızlıca karar verilen bir an
a moment of weakness i. boşluğuna denk gelen bir an
have a weakness for f. bir şeye karşı zayıflığı olmak
have a weakness for f. zayıf olmak
have a weakness for f. bir şeye zaafı olmak
have a weakness for someone or something f. (birine/bir şeye) zaafı olmak
have a weakness for someone or something f. (birine/bir şeye) karşı zaafı olmak
Konuşma
that's your only weakness expr. bu senin tek zayıf yanın
don't give in to weakness expr. zaafa düşme
Ticaret/Ekonomi
demand weakness i. talep yetersizliği
weakness in demand i. talep yetersizliği
demand weakness i. talep eksikliği
weakness in demand i. talep eksikliği
economic weakness i. ekonomik güçsüzlük
Hukuk
weakness of mind i. akıl ve fehimin zayıflığı
weakness of mind i. akıl zayıflığı
Teknik
inherent weakness failure i. yapısal zayıflıktan işgörmezlik
inherent weakness i. yapısal zayıflık
İnşaat
plane of weakness i. zayıflık düzlemi
Havacılık
inherent weakness failure i. malzeme yapısal hatası
Medikal
diaphragmatic weakness i. diyafragmatik zayıflık
focal muscle weakness i. fokal kas zafiyeti
weakness of hands i. ellerde güçsüzlük
weakness of the radial group of fingers i. radiyal taraf parmaklarında güçsüzlük
isolated hand weakness i. izole el güçsüzlüğü
atrophy and weakness of the intrinsic hand muscles i. intrensek el kaslarında atrofi ve kuvvetsizlik
weakness on left side i. sol tarafta güçsüzlük
weakness in the arms and legs i. kol ve bacaklarda güçsüzlük
neck extensor weakness i. boyun kaslarının ekstensör güçsüzlüğü
weakness on right side i. sağ tarafta güçsüzlük
symmetric proximal muscle weakness i. simetrik proksimal kas zayıflığı
symmetrical muscle weakness i. simetrik kas güçsüzlüğü
muscle pain and weakness i. kas ağrısı ve zayıflığı
muscle weakness i. kas güçsüzlüğü
muscle weakness i. kas zayıflığı
muscle weakness i. kas yorgunluğu
bladder weakness i. mesane zayıflığı