drop - Türkçe İngilizce Sözlük

drop

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

drop — Definition

Anlamı ve Tanımı:
düşürmek, bırakmak, damla, bırakmak/azalmak
Okunuş (IPA):
(AmE /drɑːp/ – BrE /drɒp/)
Terim Türü:
İsim: drop (drops); Fiil: drop (drops – dropped – dropping)
Bir şeyi aşağı düşürmeyi veya bırakmayı; isim olarak damlayı; ayrıca seviyenin azalmasını ve bir şeyden vazgeçmeyi anlatan çok işlevli kelimedir. Eski Germen köklerinden gelen “düşme” ailesine dayanır; modern İngilizcede drop, “drop prices”, “drop out”, “drop a hint” gibi yüzlerce kalıp içinde ekonomik, sosyal ve dilsel bir merkez fiil hâline gelmiştir.
Eş Anlamlılar:
fall, release
Zıt Anlamlılar:
lift, raise

"drop" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
drop i. düşüş
There was a dramatic drop in temperatures throughout the country.
Ülke genelinde sıcaklıklarda çarpıcı bir düşüş yaşandı.

More Sentences
drop i. düşme
This phone can survive a 15-meter drop.
Bu telefon 15 metreden düşmeye dayanıklıdır.

More Sentences
drop i. damla
A drop of sweat ran down his forehead.
Alnından bir damla ter aktı.

More Sentences
drop f. düşmek
In recent years our number of miners has dropped from twenty-four thousand to around eight thousand.
Son yıllarda madenci sayımız yirmi dört binden sekiz bin civarına düşmüştür.

More Sentences
drop f. düşürmek
He accidentally dropped his phone and broke it.
Yanlışlıkla telefonunu düşürüp kırmış.

More Sentences
Genel
drop i. azalma
This has led to a drop in consumption by 31%.
Bu da tüketimin %31 oranında azalmasına yol açmıştır.

More Sentences
drop i. damla
A drop of sweat ran down his forehead.
Alnından bir damla ter aktı.

More Sentences
drop f. indirmek
Just drop me off on the corner of 5th and Broadway.
Beni 5. Cadde ile Broadway'in köşesinde indir.

More Sentences
drop f. vazgeçmek
Our opinion was thus dropped at the time.
Bu nedenle o zamanki görüşümüzden vazgeçtik.

More Sentences
drop f. çıkarmak
He asked that his name be dropped from the list.
İsminin listeden çıkarılmasını istedi.

More Sentences
drop f. alçaltmak
He dropped his voice.
O, sesini alçalttı.

More Sentences
drop f. kesilmek
Some network settings and behaviors might cause the wireless connection to drop.
Bazı ağ ayarları ve davranışları kablosuz bağlantının kesilmesine neden olabilir.

More Sentences
drop f. damlatmak
She dropped lemon juice into her tea.
O, çayına limon suyu damlattı.

More Sentences
drop f. atmak
Over the next three days, more than 3,900 tons of high-explosive bombs and incendiary devices are dropped on the city.
Önümüzdeki üç gün içinde şehre 3.900 tondan fazla yüksek patlayıcı bomba ve yangın çıkarıcı cihaz atıldı.

More Sentences
drop f. çıkmak
The new album, Ghost Stories drops May 19.
Yeni albüm Ghost Stories 19 Mayıs'ta çıkıyor.

More Sentences
drop f. alçalmak
The path dropped away into the lush woods.
Yol yemyeşil ormana doğru alçalıyordu.

More Sentences
drop f. düşürmek
He accidentally dropped his phone and broke it.
Yanlışlıkla telefonunu düşürüp kırmış.

More Sentences
drop f. bırakmak
It's been more than ten years, just drop it already!
On yıldan fazla oldu, bırak artık şunu ya!

More Sentences
drop f. damlamak
Drop by drop, the lake fills.
Damlaya damlaya göl olur.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
drop i. azalma
This has led to a drop in consumption by 31%.
Bu da tüketimin %31 oranında azalmasına yol açmıştır.

More Sentences
drop f. azalmak
The interest in real estate dropped sharply.
Gayrimenkule olan ilgi hızla azaldı.

More Sentences
Gıda
drop i. damla
A drop of sweat ran down his forehead.
Alnından bir damla ter aktı.

More Sentences
Genel
drop i. eksilme
drop i. pano
drop i. iniş
drop i. az miktar
drop i. pek az miktar
drop i. pastil
drop i. şeker
drop i. katre
drop i. bir yudum
drop i. inme
drop i. düşürme
drop i. şut
drop i. içki
drop i. takas
drop i. darağacı
drop i. darağacında mahkumun üzerinde durduğu menteşeli platform
drop i. ayaklı seyyar merdiven
drop i. kullanışlı en küçük ölçü birimi
drop i. sıvı damlasına benzer şey
drop i. sallantılı takı
drop i. takılarda sallantılı parça
drop i. sallantılı küpe
drop i. damla küpe
drop i. ucunda sallantılı süs bulunan küpe
drop i. amerika'nın erken koloni dönemine ait evlerde öne doğru çıkıntı yapan ikinci katın altındaki dikey kalasın ucu
drop i. (hanedan armalarında) armut biçimli küçük motif
drop i. yavrulama
drop i. yavru
drop i. denizcilikte bir derinlik ölçüsü
drop i. yükseklikler arası fark
drop i. bir şeyin alçalma mesafesi
drop i. düşme mesafesi
drop i. dik yamaç
drop i. sarp yokuş
drop i. içine bir şey atılması için bırakılmış açıklık
drop i. içine bir şey atılan delik
drop i. nesnenin içine bırakıldığı kutu
drop i. döllenmemiş olup yere düşen ham meyve
drop i. yere düşmüş hastalıklı ham meyve
drop i. yere düşmüş sağlıklı ve olgun meyve
drop i. kanala zarar vermeksizin fazla suyu daha düşük seviyeye tahliye edebilen açık su kanalı yapısı
drop i. düşmanı silahla ateş altına alma avantajı
drop i. rakibe karşı kazanılan üstünlük
drop f. (arabadan) indirmek
drop f. son vermek
drop f. dalmak
drop f. tutulmak
drop f. salıvermek
drop f. yavrulamak
drop f. dokundurmak
drop f. ilişkisini kesmek
drop f. yıkılmak
drop f. eksilmek
drop f. görüşmemek
drop f. kesmek
drop f. çıkagelmek
drop f. dirsek çevirmek
drop f. serpmek
drop f. ekmek
drop f. söylemek
drop f. alçalmak (ses)
drop f. alçaltmak (sesi)
drop f. öldürmek
drop f. bitmek
drop f. sarkmak
drop f. (fiyat) kırmak
drop f. bırakıp düşmek
drop zf. hemen
Ticaret/Ekonomi
drop i. faiz oranının düşmesi
drop i. malların dağıtım veya nakil için getirildiği depo
Teknik
drop i. kum düşüğü
drop i. bileşik buhar makinesinde buhar basıncının düşmesi
drop i. voltaj düşmesi
drop i. mekanik bir aracın şaft ekseninin kelepçenin tabanına olan uzaklığı
drop i. saat pandülündeki serbest dişli tekerin paletlerden kurtulunca aldığı mesafe
drop i. kilidin anahtar deliğini kapatmaya yarayan hareketli plaka
drop i. serbest düşmeli tokmak
drop i. salma şahmerdan
drop i. delme presi
drop i. zımba presi
drop i. elektrikli uyarı cihazının devre kapalı olduğunda düşen kapağı
drop i. güç devresini veya telefon hattını direkten binaya uzatmak için kullanılan kablo grubu
Bilgisayar
drop f. iptal etmek
drop expr. bırak
drop expr. düşür
drop expr. iptal et
Mimarlık
drop i. dor stili saçaklıklarda bir tür süsleme
Otomotiv
drop i. ani düşüş
Havacılık
drop i. atlama
drop i. paraşütle iniş
drop i. paraşütle aşağı bırakılan insanlar
drop i. paraşütle aşağı bırakılan malzeme
Askeri
drop i. (tüfek veya av çiftesinde) dipçiğin namlunun tepesindeki çizgiye olan mesafesi
Spor
drop i. düşürme vuruş
Beysbol
drop i. rotadan saparak sağlak atıcının uzağına düşen topun kavisi
Osmanlıca
drop f. sukut etmek
Argo
drop i. birine karşı sahip olunan avantaj/üstünlük
drop i. az miktarda içki
drop i. asit almak
drop i. tek seferde içilen içki
drop i. çalıntı malların saklanıp dağıtıldığı mekan
drop f. haplanmak
drop f. birini bırakmak
drop f. arkadaşlığını sonlandırmak
drop f. arkadaşlık ilişkisini kesmek
drop f. yumrukla yere düşürmek
drop f. yumrukla yere sermek
drop f. birini öldürmek
drop f. işini bitirmek
drop f. birini öldürmek
drop f. işini bitirmek
drop f. birini temizlemek
drop f. polisin eline düşmek
drop f. tutuklanmak
drop f. polis tarafından yakalanmak
drop f. yakayı ele vermek
drop f. enselenmek
drop f. paket olmak
drop f. az miktarda içki
drop f. hap atmak
drop f. uyuşturucu almak
drop f. (silahla vurup) indirmek
drop f. kodese düşmek
drop f. tek atışlık içki
drop f. satılacak uyuşturucunun alınması için bırakıldığı nokta
drop f. lsd çakmak
drop f. vurup indirmek
İngiliz Argosu
drop f. (hap vb) atmak

"drop" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
at the drop of a hat expr. hemen
Genel
drop of blood i. kan damlası
vertical drop i. dikey düşüş
drop stamp i. karaman
drop earrings i. küpe
a drop in prices i. fiyatlarda düşüş
peppermint drop i. naneşekeri
drop leaf table i. açılır kapanır kanatları olan masa
drop arm i. pitman kolu
drop cap i. büyük harf
a drop of water i. su damlası
drop arch i. basık kemer
false drop i. sahte bilgi
drop of i. damlası
drop valve i. ters supap
cough drop i. öksürük pastili
false drop i. hatalı bilgi
a drop of water i. bir damla su
back drop i. temel
drop arch i. basık sivri kemer
drop off zone i. yolcu indirme yeri
a drop in the bucket i. devede kulak
sharp drop i. keskin düşüş
drop cloth i. mobilya örtüsü
college drop out i. üniversite terk
university drop out i. üniversite terk
high school drop out i. lise terk
air drop i. havanın düşmesi
drop table i. açılır kapanır masa
drop-out i. yitim
drop-off i. dik iniş
drop-off i. azalma
drop-off i. düşme
drop-time i. damla süresi
pearl drop i. inci tanesi
dead drop i. mesaj ve çeşitli dokümanların değiş-tokuş edildiği gizli yer
drop-off and pick-up area i. yolcu indirme/bindirme alanı
drop earrings i. damla küpe
half-drop-match i. yarım (soter) raport
drop-off i. yamaç
dew drop i. çiy damlacığı
drop-off address i. teslimat adresi
drop in sales i. satışlardaki düşüş
sheer drop i. dik yamaç
a drop of paint i. bir damla boya
parent drop-off i. çocuğu okula ebeveyinlerinin bırakması
drop earrings i. mengeç
precipitous drop i. hızlı düşüş
tear drop i. gözyaşı
drop-in center i. (evsizler/akıl hastaları için) yardım merkezi
lemon drop i. limonlu şeker
lemon drop i. limon şekeri
mail drop i. gizli haberleşme materyallerini veya yasadışı malları depolama faaliyeti
mail drop i. genellikle gizemli bir posta alınıp sakini olunmayan adres veya yer
mail drop i. postanın tesliminin yapıldığı hazne veya delik
mail drop i. gizli haberleşme materyallerinin veya yasadışı malların tutulduğu ve sonrasında hemen elden çıkarıldığı önceden belirlenmiş yer
life drop i. yaşamsal açıdan gerekli olan kan
heavy drop i. paraşütle ağır yük dağıtma sistemi
elementary school drop-out i. ilkokul terk
drop [obsolete] [scotland] i. eski bir iskoç ağırlık birimi
drop seat i. tek parça giysinin alt yarısındaki ayrıca açılıp indirilebilen arka bölüm
drop-in i. gündelik toplanma
drop waist i. dikiş yeri bel yerine kalçada olan kadın elbisesi
drop-in centre [uk] i. (britanya'da) gündüz istendiği gibi ziyaret edilebilen bakım evi
drop earring i. ucunda sallantılı süs bulunan küpe
drop-off i. kısa süreliğine teslim etme
drop earring i. sallantılı küpe
drop lake i. brezilya odunundan elde edilen bir pigment
drop earring i. damla küpe
drop-off i. teslimat noktası
drop-off i. kısa süreliğine eşya bırakma
drop letter i. aynı postaneden gönderilip teslim alınan mektup
drop-in i. çat kapı gelen kimse
bass drop i. şarkının kırılma noktası
beat drop i. bir elektronik müzik parçasındaki ani bir ritim veya bas değişikliğinin meydana geldiği nokta
drop-off i. düşüş
drop off f. uyumak
drop out f. kaydını sildirmek
drop off f. araçtan indirmek
drop a brick f. baltayı taşa vurmak
drop a brick f. pot kırmak
drop by f. uğramak
drop in f. uğramak
drop away f. seviyenin düşmesi
drop out f. ayrılmak
drop a line f. iki satır yazıvermek
drop off f. indirmek
drop by f. habersiz uğramak
drop the reins f. vazgeçmek
drop dead f. düşüp ölmek
drop back f. gerilemek
drop by f. şöyle bir uğramak
drop around f. uğramak
drop asleep f. uyuyakalmak
drop in a faint f. serilmek
drop somebody completely f. defterden silmek
drop off f. uyuklamak
drop down f. yıkılmak
drop off f. vefat etmek
drop anchor f. demirlemek
drop a curtsy f. reverans yapmak
drop a clanger f. pot kırmak
drop by f. geçerken uğramak
drop anchor f. demir atmak
drop down f. düşmek
drop out f. çıkmak
take a drop too much f. içkiyi fazla kaçırmak
drop out f. ayrılmak (üyelikten)
drop a line f. pusula göndermek
drop off f. inmek
drop away f. azalmak
drop a clanger f. gaf yapmak
drop around f. damlamak
drop off f. dalmak
drop off f. içi geçmek
drop in on f. ziyaret etmek
drop out f. bırakmak (okulu)
drop out f. bırakmak
drop over f. ziyaret etmek
drop off f. eksilmek
drop out f. okula devam etmemek
drop off f. düşme göstermek
drop off f. boşaltmak
drop in f. bırakmak
drop a curtsey f. reverans yapmak
drop a hint f. dokundurmak
drop off f. gerilemek
drop behind f. geride kalmak
drop off f. azaltmak
drop a brick f. çam devirmek
drop in at f. uğramak
drop around f. ziyaret etmek
drop into a habit f. alışkanlık edinmek
drop a hint f. imada bulunmak
drop line f. pusula göndermek
drop off f. azalmak
drop in f. damlamak
drop behind f. geri kalmak
have a drop too much f. içkiyi fazla kaçırmak
drop off f. düşmek
drop in f. çat kapı ziyaret etmek
drop a bomb f. bomba atmak
drop over f. istendiği zaman ziyaret etmek
drop a brick f. pot kurmak
drop in f. ziyaret etmek
drop in f. habersiz uğramak
drop behind f. gerilemek
drop across f. karşılaşmak
drop out f. okulu bırakmak
drop out of f. çıkmak