boast - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

boast

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"boast" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
boast f. övünmek
boast f. böbürlenmek
General
boast f. tafra satmak
boast f. iftihar etmek
boast f. atıp tutmak
boast f. büyük konuşmak
boast f. övünç duymak
boast f. sahip olmaktan gurur duymak
boast f. böbürlenmek
boast f. yüksekten atmak
boast f. kabarmak
boast f. göğsü kabarmak
boast f. büyük söylemek
boast f. atmak
boast f. palavra atmak
boast f. şişinmek
boast f. kendini övmek
boast i. iftihar
boast i. palavra
boast i. övünme
boast i. övünç
boast i. övünç kaynağı
boast i. kurumlanma
boast i. kaba yonu
boast i. böbürlenme
Technical
boast f. yontmak

"boast" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
General
boast of f. övünmek
boast about f. böbürlenmek
boast about f. kibirlenmek
boast about f. gururlanmak
boast about f. övünmek
boast one's self f. kendiyle böbürlenmek
boast one's self f. kendini övmek
without wishing to boast zf. övünmek gibi olmasın ama
without wishing to boast i'd like to say that zf. ayıptır söylemesi
Phrasals
boast about f. böbürlenmek
boast about f. gururlanmak
boast about f. kibirlenmek
Idioms
boast about yourself f. (böbür böbür) böbürlenmek
not much to boast about s. ahım şahım olmayan/değil
not much to boast about s. böbürlenecek bir şey olmayan/değil
not much to boast about s. övünülecek bir tarafı olmayan/yok
not much to boast about s. pek etkileyici/kayda değer olmayan/değil
not much to boast about s. sıkıcı
not much to boast about s. vasat
not much to boast about s. orta karar
not much to boast about s. ilginç olmayan
not much to boast about s. şöyle böyle
not much to boast about s. sıradan
not much to boast about s. ahım şahım değil
not much to boast about s. böbürlenecek bir şey değil
not much to boast about s. övünülecek bir şey değil
not much to boast about s. pek etkileyici/kayda değer bir şey değil
Speaking
nothing to boast about expr. ahım şahım bir şey değil
nothing to boast about expr. böbürlenecek bir şey değil
nothing to boast about expr. övünülecek bir şey yok (değil)
nothing to boast about expr. övünülecek bir tarafı yok