vary - Türkçe İngilizce Sözlük

vary

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

vary — Definition

Anlamı ve Tanımı:
değişmek, çeşitlenmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈvɛri/ – BrE /ˈveəri/)
Terim Türü:
Fiil: vary (varies – varied – varying)
Koşullara göre farklılaşma süreci. Latince variare kökünden gelir. Bilimsel ve gündelik anlatımda dinamik değişimi ifade eder.
Eş Anlamlılar:
change, differ
Zıt Anlamlılar:
remain, stabilize

"vary" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
vary f. değişmek
Website design can vary significantly according to the topic.
Web sitesi tasarımı konuya göre önemli ölçüde değişebilir.

More Sentences
vary f. değiştirmek
He should vary his style of writing to fit different audiences.
Yazma tarzını farklı kitlelere uyacak şekilde değiştirmelidir.

More Sentences
vary f. farklılık göstermek
Provisions on consent vary across the Member States.
Rızaya ilişkin hükümler Üye Devletler arasında farklılık göstermektedir.

More Sentences
Teknik
vary f. değişmek
Website design can vary significantly according to the topic.
Web sitesi tasarımı konuya göre önemli ölçüde değişebilir.

More Sentences
Genel
vary f. farklı olmak
vary f. değişime uğramak
vary f. çeşitlendirmek
vary f. çeşitlilik göstermek
vary f. keşikleşmek
vary f. değişik olmak
vary f. çeşitlemek
vary f. başkalaşmak
vary f. çeşitlenmek
vary f. çeşitlilik kazanmak
vary f. çeşitli olmak
vary f. ıslah etmek
Müzik
vary f. ezgiyi başka biçimde yineletmek

"vary" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
vary between f. arasında değişmek
vary with f. ile farklılaşmak
vary with f. ile çeşitlenmek
vary from f. diğerlerinden ayrılmak
get vary f. çeşitlenmek
vary from f. -den ayrılmak
vary from f. -den farklı olmak
vary from period to period f. dönemden döneme fark göstermek
vary from ... to f. değişkenlik göstermek
vary by region f. bölgeye göre çeşitlilik göstermek
vary by region f. bölgeye göre değişmek
vary by age f. yaşa göre değişmek
vary by age f. yaşa göre çeşitlilik göstermek
vary up to f. -e kadar ceşitlilik göstermek
vary from species to species f. türden türe değişiklik göstermek
vary by sex f. cinsiyete göre değişiklik göstermek
vary from person to person f. kişiden kişiye değişmek
vary from region to region f. bölgeden bölgeye değişmek
vary across age groups f. yaş grupları arasında farklılık göstermek
vary widely f. çok farklılık göstermek
co-vary f. (rastgele iki değişken) aynı anda değişkenlik göstermek
Öbek Fiiller
vary from (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) örtüşmemek
vary between (someone or something) f. kişiden kişiye, gruptan gruba değişmek/farklılık göstermek
vary from (something) f. (bir durumla/halle başka bir durum/hal) arasında değişmek/gidip gelmek
vary up f. çeşitlendirmek
vary between (someone or something) and (someone or something else) f. (biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında değişmek
vary between (something) f. (iki veya daha fazla durum, hal) arasında gidip gelmek
vary with (something) f. (birinden/bir şeyden) farklı olmak
vary between (something) f. (iki veya daha fazla şey) arasında gidip gelmek
vary with (something) f. (biriyle/bir şeyle) örtüşmemek
vary between (someone or something) f. (iki veya daha fazla kişi, grup) arasında değişmek
vary between (something) f. (iki veya daha fazla durum, hal) arasında değişmek
vary from (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) çelişmek
vary between (something) f. (iki veya daha fazla farklı seçenek, olasılık) arasında gidip gelmek
vary with (something) f. (bir şeye) göre değişmek
vary between (something) and (something else) f. (iki veya daha fazla farklı seçenek, olasılık) arasında gidip gelmek
vary from (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında farklılık göstermek
vary from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) farklı olmak
vary between (something) and (something else) f. (bir şeyle bir şey) arasında gidip gelmek
vary between (someone or something) and (someone or something else) f. kişiden kişiye, gruptan gruba değişmek/farklılık göstermek
vary up f. değiştirmek
vary from (something) f. (bir şeyle bir şey) arasında değişmek/gidip gelmek
vary between (something) and (something else) f. (iki veya daha fazla durum, hal) arasında değişmek
vary from (someone or something) f. (birinden birine/bir şeyden bir şeye) değişmek
vary up f. farklılaştırmak
vary between (something) and (something else) f. (bir durumla/halle başka bir durum/hal) arasında gidip gelmek
vary with (something) f. (bir şeye) göre değişiklik/farklılık göstermek
vary with (something) f. (biriyle/bir şeyle) çelişmek
Deyim
ymmv (your mileage may vary) expr. kişiye göre değişir
your mileage may vary expr. kişiye göre değişir
Konuşma
your mileage may vary expr. kişiye göre değişir
Teknik
vary off f. kullanılmaz kılmak
vary on f. kullanılır kılmak
Bilgisayar
vary-off f. kapatmak
vary-off f. kapamak
vary-on f. açmak
vary colors by point expr. noktalarda renk değiştir
vary by category expr. kategoriye göre ayır
vary colors by slice expr. dilimlerde renk değiştir
Matematik
vary uniformly f. (iki değişken) sabit oranda değişmek
Engineering
right to vary i. değişiklik hakkı