kabarmak - Türkçe İngilizce Sözlük

kabarmak

"kabarmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
kabarmak swell f.
The full moon caused the ocean to swell.
Dolunay okyanusun kabarmasına neden oldu.

More Sentences
kabarmak blister f.
Genel
kabarmak surge f.
After examining the other party carefully again, he felt his rage surging up.
Karşı tarafı tekrar dikkatle inceledikten sonra öfkesinin kabardığını hissetti.

More Sentences
kabarmak rise f.
He tried to stay calm, but his anger rose.
Sakin kalmaya çalışıyordu ama öfkesi kabardı.

More Sentences
kabarmak swell f.
The full moon caused the ocean to swell.
Dolunay okyanusun kabarmasına neden oldu.

More Sentences
kabarmak heave f.
kabarmak expand f.
kabarmak arch f.
kabarmak increase f.
kabarmak become fluffy f.
kabarmak high f.
kabarmak puff out f.
kabarmak uprise f.
kabarmak effervesce f.
kabarmak become rough f.
kabarmak roughen f.
kabarmak dilate f.
kabarmak upsurge f.
kabarmak boast f.
kabarmak tumefy f.
kabarmak bloat f.
kabarmak bloat out f.
kabarmak puff f.
kabarmak be puffed up f.
kabarmak flow f.
kabarmak fill f.
kabarmak billow f.
kabarmak puff up f.
kabarmak blow up f.
kabarmak tumulate [obsolete] f.
kabarmak make f.
kabarmak vesicate f.
kabarmak boln f.
kabarmak bunch (out) f.
kabarmak overblow f.
kabarmak infarce [obsolete] f.
kabarmak inflate f.
kabarmak pouch f.
kabarmak plim f.
kabarmak plum [dialect] f.
kabarmak plumb [dialect] f.
kabarmak surf f.
kabarmak bulge f.
kabarmak frizz f.
kabarmak bristle f.
Otomotiv
kabarmak blister f.
Fizyoloji
kabarmak tumesce f.
Patoloji
kabarmak erupt f.
Veterinerlik
kabarmak stock f.

"kabarmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
göğsü kabarmak be proud f.
kabarmak (met halindeki deniz) come in f.
kabarmak (etekler) flare f.
kabarmak (deniz) heave f.
dalga dalga kabarmak billow f.
yüreği kabarmak feel nauseated f.
kabarmak (ekmek/hamur vb) rise f.
göğsü kabarmak boast f.
koltukları kabarmak swell with pride f.
ayranı kabarmak go off the deep end f.
koltukları kabarmak swell f.
koltuğu kabarmak swell with pride f.
kabarmak (deniz) surge f.
yer yer kabarmak buckle f.
hindi gibi kabarmak get puffed up f.
(deniz) kabarmak heave f.
tekrar kabarmak reswell f.
(dalga vb.) kabarmak redound f.
deniz dalgası gibi kabarmak embillow f.
mayayla kabarmak leaven f.
gururdan göğsü kabarmak kvell f.
(hayvan) kabarmak blast [dialect] [uk] f.
tüyleri kabarmak horripilate f.
koltukları kabarmak huff f.
göğsü kabarmak huff f.
(deniz) kabarmak gurge f.
aşırı kabarmak overswell f.
tüylü görünmek için kabarmak feather f.
koltukları kabarmak preen f.
(saç) kabarmak frizz f.
(ekmek, kek) kabarmak rise f.
kürk gibi kabarmak fur f.
Öbek Fiiller
(deniz) kabarmak come in f.
ile ilgili koltukları kabarmak crow about f.
ile kabarmak swell with f.
köpürerek kabarmak foam up f.
Konuşma Dili
cinsel duyguları kabarmak have the horn [dated] f.
ayranı kabarmak get dander up f.
Deyim
koltukları kabarmak crow one's head off f.
göğsü kabarmak swell with pride f.
koltukları kabarmak have something to crow about f.
koltukları kabarmak have a feather in one's cap f.
koltukları kabarmak swell with pride f.
hindi gibi kabarmak be gaudy as a peacock f.
ayranı kabarmak get one's monkey up f.
ayranı kabarmak get one's dander up f.
ayranı kabarmak fly into a temper f.
ayranı kabarmak flush with anger f.
göğsü kabarmak puff one's chest out f.
gururdan koltukları kabarmak burst with pride f.
gururdan göğsü kabarmak burst with pride f.
ayranı kabarmak have your monkey up f.
ayranı kabarmak get your monkey up f.
(birinin) ayranı kabarmak have (one's) monkey up f.
ayranı kabarmak get (one's) irish up f.
ayranı kabarmak get your dander up f.
Teknik
(kağıt, karton) kabarmak blow f.
(kireç veya harç) kabarmak pop f.
Mutfak
pişerek kabarmak rising during baking f.