doctor - Türkçe İngilizce Sözlük

doctor

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

doctor — Definition

Anlamı ve Tanımı:
doktor, hekim
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdɑːktər/ – BrE /ˈdɒktə/)
Terim Türü:
İsim: doctor (doctors); Fiil: doctor (doctors – doctored – doctoring)
Tıp eğitimi almış sağlık uzmanı ya da akademik unvan sahibi kişi. Latince docere “öğretmek” kökünden gelir. Tıp ve akademide, uzmanlık göstergesi olarak bilinir
Eş Anlamlılar:
physician
Zıt Anlamlılar:
patient

"doctor" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 67 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
doctor i. doktor
I think you should see a doctor.
Bir doktora görünmen gerek bence.

More Sentences
Genel
doctor i. hekim
Do you have a primary care doctor?
Aile hekiminiz var mı?

More Sentences
doctor i. doktor
I think you should see a doctor.
Bir doktora görünmen gerek bence.

More Sentences
doctor i. doktora sahibi
Tom is a doctor of philosophy.
Tom felsefe alanında doktora sahibi bir insan.

More Sentences
doctor f. üzerinde oynama yapmak
He doctored his report.
Raporu üzerinde oynamalar yaptı.

More Sentences
doctor f. değiştirmek (kötü bir amaçla)
The drink was doctored with poison.
İçeceği zehir katarak değiştirmişlerdi.

More Sentences
doctor f. tedavi etmek
He doctored her back to health.
Onu tedavi ederek tekrar sağlığına kavuşturdu.

More Sentences
doctor f. tahrif etmek
He was accused of doctoring the cards.
Kartları tahrif ettiği iddiasıyla suçlanıyordu.

More Sentences
Veterinerlik
doctor f. kısırlaştırmak
My dog is doctored.
Köpeğim kısırlaştırılmış durumda.

More Sentences
Genel
doctor i. tabip
doctor i. ileri gelen
doctor i. sıyırıcı
doctor i. rakle
doctor i. afrika büyücüsü
doctor i. yapay sinek
doctor i. doktora mezunu kimse
doctor i. bir şeyleri düzene sokan kimse
doctor i. bir şeyleri eski haline getiren kimse
doctor i. kırık veya bozuk şeyleri tamir eden kimse
doctor i. sahte doktor
doctor i. sorumlu kimse
doctor i. alınacak kararlardan sorumlu kimse
doctor i. doktorculuk oynayan çocuklar
doctor f. sulandırmak
doctor f. düzeltmek
doctor f. yamamak
doctor f. tamir etmek
doctor f. onarmak
doctor f. değiştirmek
doctor f. üzerinde oynamak
doctor f. hadım etmek
doctor f. sağaltmak
doctor f. iyileştirmek
doctor f. doktorluk yapmak
doctor f. (birine) doktora unvanı vermek
doctor f. (birini) doktor yapmak
doctor f. (birine) doktor diye seslenmek
doctor f. özel uygulamayla istenen amaca uyarlamak
doctor f. (kimyasal) aldatıcı değişikliklerle gerçek durumunu gizlemek
Teknik
doctor i. sıyırıcı
doctor i. geçici çözüm olarak veya acil durumlarda zorluk gideren mekanik alet
doctor i. rakle bıçağı
doctor i. sıyırma bıçağı
doctor i. yardımcı motor
doctor i. banyolarda kullanılamayan yüzeylerin elektrokaplamasnda kullanılan bir alet
doctor i. bir tür lehimleme aleti
doctor i. karıştırıcının içindeki kauçuk hamurunu sıyırıp birleştirmekte kullanılan bıçak
doctor f. yüzeyi eşit olmayan biçimde kaplanmak
Denizcilik
doctor i. gemi aşçısı
Medikal
doctor f. hekimlik yapmak
doctor f. hekim olarak çalışmak
doctor f. tıp doktoru olarak çalışmak
Veterinerlik
doctor f. hadım etmek
doctor f. iğdiş etmek
Mutfak
doctor i. görünüşünü güzelleştirmek için yiyecek veya içeceğe eklenen bir şey
Kimya
doctor i. sodyum hidroksit çözeltisine kurşun oksidi eklenerek elde edilen bir çözelti
Biyoloji
doctor f. mevcut türün genetiğiyle oynamak
Eğitim
doctor i. fahri doktora sahibi kimse
Dini
doctor i. teolojik öğretim ve kutsallığa ilgi duyup kabul gören doktrini savunan bir din alimi
Coğrafya
doctor i. bazı ülkelerde esen serin deniz rüzgarı
Beysbol
doctor f. olağanüstü atış yapabilmek için (topun) üzerinde kimyasal maddeyle oynama yapmak
Matbaa
doctor i. raspa
Eski Kullanım
doctor i. hileli zar
Argo
doctor i. gemi aşçısı
doctor i. kamp aşçısı
Anthropology
doctor i. (bazı kültürlerde) şifacı rahip
doctor i. (şaman) mistik sanatları uygulayan kimse

"doctor" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
patient and doctor delay i. hasta ve doktor gecikmesi
Genel
doctor knife i. rakle
assistant doctor i. asistan
horse doctor i. at doktoru
country doctor i. köy doktoru
witch doctor i. cinci
doctor on call i. nöbetçi doktor
village doctor i. köy hekimi
doctor blade i. sıyırıcı
doctor of internal medicine i. dahiliyeci
doctor's office i. muayenehane
profession of a doctor i. doktorluk
doctor knife i. sıyırıcı
village doctor i. otçu
baby doctor i. çocuk doktoru
doctor's rounds i. vizite
doctor of law i. hukuk doktoru
profession of a doctor i. hekimlik
doctor's degree i. doktora
doctor's fee i. vizite
witch doctor i. büyücü hekim
doctor fee i. doktor ücreti
family doctor i. aile doktoru
voodoo doctor i. büyücü doktor
quack doctor i. sahte doktor
quack doctor i. şarlatan hekim
doctor coat i. doktor önlüğü
foot doctor i. ayak doktoru
doctor scraper i. rakle
family doctor i. aile hekimi
professor doctor i. profesör doktor
doctor-patient confidentiality i. doktor hasta gizliliği
on-site doctor i. işyeri doktoru
spin-doctor i. hükümet yandaşı
spin-doctor i. görevi hükümet hakkında olumlu yazılar yazmak olan yandaş gazeteci
spin-doctor i. kalemşor
on-site doctor i. işyeri hekimi
cape doctor i. güney afrika'da görülen kuvvetli güneydoğu rüzgarı
the service doctor i. servis doktoru
red cross doctor i. kızılhaç doktoru
fertility doctor i. doğum uzmanı
future doctor i. geleceğin doktoru
doctor check i. doktor kontrolü
patient per doctor i. doktor başına düşen hasta
doctor of the church i. kilise ileri geleni
doctor's appointment i. doktor randevusu
local doctor i. yerel doktor
whovian (doctor who fandom) i. doctor who dizisi fanları
doctor worldwide i. yeryüzü doktoru
sports doctor i. spor doktoru
plague doctor i. veba doktoru
specialist doctor i. uzman hekim
specialist doctor i. uzman doktor
barefoot doctor i. çin'de köylerde temel sağlık hizmeti veren kimse
herb doctor i. şifacı
herb doctor i. bitki uzmanı
herb doctor i. otacı
saw doctor [new zealand] i. testere uzmanı kimse
doctor [us/canada] i. veteriner hekim
doctor [us/canada] i. diş hekimi
doctor's stuff i. ilaç
spin doctor i. merkezkaç kuvvetiyle çalışan kurutma makinesi
doctor up with f. yemeğe bir şey katarak tat vermek
see the doctor f. doktora görünmek
see doctor f. doktora görünmek
see a doctor f. bir doktora görünmek
go to a doctor f. doktora görünmek
go to a doctor f. doktora gitmek
see a doctor f. doktora gitmek
become a doctor f. doktor olmak
go to the doctor f. doktora gitmek
get a doctor f. doktor tutmak
call the doctor f. doktoru aramak
dream of becoming a doctor f. doktor olmayı hayal etmek
become a surgical doctor f. ameliyat doktoru olmak
become a surgery doctor f. ameliyat doktoru olmak
Öbek Fiiller
doctor someone up f. birisini tedavi etmek (özellikle ilk yardım)
Atasözü
an apple a day keeps the doctor away günde bir elma doktoru uzak tutar
an apple a day keeps the doctor away günde bir elma doktoru uzakta tutar
Konuşma Dili
head doctor i. başhekim
head doctor i. baş hekim
doctor's orders something i. şiddetle/kuvvetle önerilen (şey)
doctor of science i. bilim doktoru
yarb-doctor i. şarlatan şifacı
the doctor i. doktorun muayenehanesi
spin doctor i. basın danışmanı
spin-doctor i. basın danışmanı
doctor's orders i. doktor talimatı
doctor's orders i. doktorun talimatları
doctor's commons i. (eskiden) 1572-1867 yılları arasında londra'da avukatlar ve hukuk doktorları okulu'nun, kilise mahkemesinin ve denizcilik mahkemesinin bulunduğu bina
become a doctor f. doktor olmak
doctor someone up f. birisini tedavi etmek (ilk yardım vb)
just what the doctor ordered f. ilaç gibi gelmek
doctor up f. tedavi etmek
doctor up f. üzerinde oynamak
doctor up f. üzerinde değişiklik yapmak
doctor up f. değiştirmek
doctor can't help her expr. doktor ona yardım edemez
doctor can't help him expr. doktor ona yardım edemez
my doctor told me I could stand to lose a few pounds expr. doktorum bana birkaç kilo verirsem iyi olacağını söyledi
doctor livingstone, I presume? expr. sizi buldum sanırım (19. yüzyıl'da afrika'da kaybolan iskoç kaşif david livingstone'u bulan h.m. stanley'in kayıp kaşifi ilk gördüğünde ağzından çıkan sözlere ithafen)
doctor livingstone, I presume? expr. siz osunuz sanırım (19. yüzyıl'da afrika'da kaybolan iskoç kaşif david livingstone'u bulan h.m. stanley'in kayıp kaşifi ilk gördüğünde ağzından çıkan sözlere ithafen)
doctor livingstone, I presume? expr. siz osunuz, değil mi? (19. yüzyıl'da afrika'da kaybolan iskoç kaşif david livingstone'u bulan h.m. stanley'in kayıp kaşifi ilk gördüğünde ağzından çıkan sözlere ithafen)
you're the doctor [dated] expr. sen daha iyisini bilirsin
you're the doctor [dated] expr. patron sensin
you're the doctor [dated] expr. bu işin uzmanı sensin
ianad (I am not a doctor) expr. ben doktor değilim
Deyim
just what the doctor ordered i. tam ihtiyacınız olan şey
couch-doctor i. psikanalist
couch-doctor i. psikanalist
couch-doctor i. psikiyatrist
couch-doctor i. divan doktoru
couch-doctor i. psikiyatrist
pox doctor's clerk [uk/australia] i. göz alıcı/cafcaflı kıyafetler giymiş kimse
pox doctor's clerk [uk/australia] i. baştan ayağa süslenmiş kimse
pox doctor's clerk [uk/australia] i. giyinip kuşanmış kimse
pox doctor's clerk [uk/australia] i. gösterişli giyinmiş kimse
pox doctor's clerk [uk/australia] i. kokona gibi giyinmiş kimse
pox doctor's clerk [uk/australia] i. gösterişli kıyafetler giymiş kimse
pox doctor's clerk [uk/australia] i. aşırı süslenmiş kimse
go for the doctor [australia] f. uğraşmak
go for the doctor [australia] f. çaba sarf etmek
go for the doctor f. olanca gayretiyle çabalamak
be just what the doctor ordered f. tam istenen şey olmak
be just what the doctor ordered f. tam ihtiyaç duyulan şey olmak
be just what the doctor ordered f. tam iyi gelecek şey olmak
be just what the doctor ordered f. ilaç gibi olmak/gelmek
be just what the doctor ordered f. derdine deva olmak
be just what the doctor ordered f. çok makbule geçmek
be just what the doctor ordered f. bir durumda ihtiyaç duyulan/istenen tek şey olmak
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. kokona gibi giyinmiş
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. gösterişli giyinmiş
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. göz alıcı/cafcaflı kıyafetler giymiş
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. giyinip kuşanmış
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. kokona gibi giyinmiş
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. aşırı süslenmiş
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. gösterişli kıyafetler giymiş
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. gösterişli kıyafetler giymiş
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. aşırı süslenmiş
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. baştan ayağa süslenmiş
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. gösterişli giyinmiş
(all) dressed up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. baştan ayağa süslenmiş
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. göz alıcı/cafcaflı kıyafetler giymiş
(all) done up like a pox doctor's clerk [uk/australia] s. giyinip kuşanmış
an apple a day keeps the doctor away expr. elma girmeyen eve doktor girer
just what the doctor ordered expr. derdinizin devası
doctor livingstone I presume? expr. sandığım/tahmin ettiğim kişisiniz değil mi?
you're the doctor [dated] expr. sen daha iyisini bilirsin
you're the doctor [dated] expr. siz en iyisini bilirsiniz
you're the doctor [dated] expr. yetkili kişi sensin/sizsiniz