hekim - Türkçe İngilizce Sözlük

hekim

"hekim" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hekim doctor i.
Is Tom a doctor?
Tom hekim mi?

More Sentences
hekim physician i.
No matter what specialty you choose, it will take years to become a physician.
Hangi uzmanlık alanını seçerseniz seçin, hekim olmak yıllar alacaktır.

More Sentences
hekim medical attendant i.
hekim mediciner i.
hekim doc N.
Konuşma Dili
hekim bolus i.
Deyim
hekim castor oil artist i.
Medikal
hekim medical doctor i.
hekim medicus i.
hekim infirmarian i.
hekim physicianer [dialect] i.
Eski Kullanım
hekim leech i.
Argo
hekim croaker i.
hekim pill-pusher i.
hekim pill-roller i.
hekim pill-peddler i.

"hekim" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 126 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
şarlatan hekim quack doctor i.
pratisyen hekim practitioner i.
veteriner hekim veterinary surgeon i.
konsültan hekim consulting physician i.
sihirbaz hekim medicine man i.
büyücü hekim witch doctor i.
uzman hekim specialist i.
baş hekim consultant i.
hekim taslağı quack i.
pratisyen hekim practicing physician i.
pratisyen hekim practising physician i.
hekim destekli intihar physician-assisted suicide i.
asistan hekim physician associate i.
asistan hekim physician assistant i.
baş hekim chief physician i.
baş hekim head physician i.
baş hekim chief of medicine i.
baş hekim senior consultant i.
veteriner hekim veterinarian [us] i.
veteriner hekim vet i.
veteriner hekim veterinary surgeon [uk] i.
veteriner hekim veterinary physician i.
uzman hekim medical specialist i.
uzman hekim specialist doctor i.
hekim, diş hekimi, cerrah veya veteriner gibi doktorluk yetkisi bulunan kimse medical practitioner i.
pratisyen hekim medical practitioner i.
tedavilerini hastanın durumunu gözlemlemek yerine teori ve akıl yürütmeye dayandıran eski bir hekim okulunun üyesi methodist i.
(doğu afrika'da) büyücü hekim mganga [east africa] i.
(öğretmen, hekim) profesyonel bir kimsenin yardımcısı paraprofessional i.
yandalcı hekim fellow i.
yandal yapan hekim fellow i.
veteriner hekim doctor [us/canada] i.
veteriner hekim vs (veterinary surgeon) kısalt.
Konuşma Dili
baş hekim head doctor i.
Sigortacılık
hekim ve hastanelerin malpraktis davası açılması durumunda zararı karşılaması için satın aldıkları sigorta malpractice insurance i.
Bilişim
bilgisayarlı hekim sipariş girişi computerized physician order entry i.
Medikal
geleneksel hekim traditional healer i.
allerjileri tedavi eden hekim allergist i.
klinik çalışmalarda uzmanlaşmış hekim clinician i.
pratisyen hekim general practitioner i.
alternatif-geleneksel hekim alternative/traditional healer i.
alternatif-geleneksel hekim folk healer i.
hekim-hasta ilişkileri physician-patient relations=professional-patient relations i.
pratisyen hekim primary care physician i.
uzmanlaşmamış hekim primary care physician i.
hekim raporu medical certificate i.
hekim gözetimi doctor's supervision i.
konsultan hekim consulting physician i.
konsultan hekim consultant physician i.
hekim-hasta ilişkileri physician-patient relationships i.
hekim sayısı number of physicians i.
hekim imzası physician's signature i.
hekim gözetimi physician's supervision i.
birinci basamak hekim primary care physician i.
uzman hekim specialist physician i.
asistan hekim resident physician i.
yardımcı hekim resident physician i.
yardımcı hekim resident i.
asistan hekim resident i.
pratisyen hekim general practitioner (gp) i.
hekim raporu medical report i.
danışman hekim consultant physician i.
danışman hekim consulting physician i.
yeni mezun uzmanlık yapmayan pratisyen hekim junior hospital doctor i.
uzman hekim senior physician i.
hekim yardımlı ölüm physician-assisted death i.
kadrolu hekim attending i.
çeşitli kaynaklardan yararlanan hekim eclectic physician i.
hekim yardımıyla gerçekleştirilen intihar medicide i.
hekim olmayıp hekim gözetiminde hastaları muayene ve tedavi etme yetkisine sahip sağlık çalışanı midlevel provider i.
imtihan heyetinden belirli bir branşta uzmanlık belgesi almış hekim diplomate i.
hekim hatalarını inceleyen bilim dalı iatrology i.
asistan hekim pa i.
asistan hekim physician's assistant i.
gözetmen uzman hekim preceptor i.
stajyer eğitimi veren pratisyen hekim preceptor i.
klinik uygulamalarda gözetmenlik yapan uzman hekim preceptor i.
durum bildirir tek hekim raporu individual practitioner's health status report i.
pratisyen hekim surgeon apothecary [uk] i.
(devlet kurumunda) asistan hekim house doctor i.
stajyer hekim house physician i.
fon sahibi pratisyen hekim fundholder [uk] i.
hekim olarak çalışmak doctor f.
(hekim tedavisi sonucu) kazara ortaya çıkan iatrogenic s.
hekim ile ilgili iatric s.
gözetmen uzman hekim kullanan preceptorial s.
gözetmen uzman hekim ile çalışan preceptorial s.
hekim anlamına gelen bir ön ek medico- ök.
pratisyen hekim pcp (primary care physician) kısalt.
Psikoloji
alternatif hekim folk healer i.
Eczacılık
(genellikle hekim talebi üzerine) ilaçların özel dozaj veya formülasyonlarla birleştirildiği tesis compounding pharmacy i.
Veterinerlik
veteriner hekim muayenehanesi veterinary examination room i.
veteriner hekim muayenehanesi veterinary office i.
veteriner hekim muayenehanesi vet's office i.
klinisyen veteriner hekim veterinary practitioner i.
veteriner hekim veterinarian i.
veteriner hekim vmd (veterinariae medicinae doctor) kısalt.
Sosyal Bilimler
(ilkel kabilede) büyücü hekim root doctor i.
(ilkel kabilede) büyücü hekim obeahaman i.
(ilkel kabilede) büyücü hekim conjure man i.
(ilkel kabilede) büyücü hekim jujuman i.
(ilkel kabilede) büyücü hekim leaf doctor i.
(ilkel kabilede) büyücü hekim witch doctor i.
Eğitim
lisansüstü eğitim amacıyla hastanede yatılı çalışan uzman hekim adayları residents i.
Tarih
berber hekim barber-surgeon i.
tedavilerini hastanın durumunu gözlemlemek yerine teori ve akıl yürütmeye dayandıran eski bir hekim okulunun üyesi methodic i.
Dini
(ermeni kilisesinde) bir hekim vartabed i.
Askeri
askeri hekim military doctor i.
askeri hekim military physician i.
Eski Kullanım
veteriner hekim horse-leech i.
veteriner hekim horseleech i.
Argo
ilaç yazma yetkisi olan hekim pill peddler [uk/australia] i.
ilaç veren/verebilen hekim pill peddler [uk/australia] i.
ilaç yazma yetkisi olan hekim pill pusher [uk/australia] i.
ilaç veren/verebilen hekim pill pusher [uk/australia] i.
ilaç veren/verebilen hekim pill roller [uk/australia] i.
ilaç yazma yetkisi olan hekim pill roller [uk/australia] i.
ilaç veren/verebilen hekim pill-peddler i.
ilaç veren/verebilen hekim pill-peddler i.
ilaç yazma yetkisi olan hekim pill-peddler i.
ilaç veren/verebilen hekim pill-roller i.
ilaç veren/verebilen hekim pill-pusher i.
ilaç yazma yetkisi olan hekim pill-roller i.
ilaç yazma yetkisi olan hekim pill-peddler i.
ilaç yazma yetkisi olan hekim pill-pusher i.
Anthropology
(ilkel kabilede) büyücü hekim sangoma [south africa] i.