etli - Türkçe İngilizce Sözlük

etli

"etli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
etli fleshy s.
The bullet hit the fleshy part of his upper arm.
Kurşun üst kolunun etli kısmına isabet etmiş.

More Sentences
etli meaty s.
The juicy, meaty burger was a delight for carnivores.
Sulu, etli burgeri yemek etoburlar için bir zevkti.

More Sentences
etli succulent s.
Genel
etli pulpy s.
They looked like round, pulpy, green roses.
Yuvarlak, etli, yeşil güllere benziyorlardı.

More Sentences
Mutfak
etli with meat s.
He likes to eat salad with meat.
Etli salata yemeyi sever.

More Sentences
Genel
etli plump s.
etli beefy s.
etli sarcous s.
etli carneous s.
etli carnose s.
etli tidy s.
etli pappy s.
etli fleshed s.
etli fleshly s.
etli pulpous s.
etli succulently s.
Teknik
etli thick-walled s.
Medikal
etli sarcoid s.

"etli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
az etli domuz pirzolası sparerib i.
etli ve sebzeli italyan çorbası minestrone i.
etli olma meatiness i.
etli kısım pulp i.
etli börek melton pie i.
etli ve zarlı kabuksuz meyve berry i.
etli ve sebzeli börek fritter i.
etli jöle aspic i.
etli kısım (meyvede) pulp i.
çekirdek (etli meyvelerde) stone i.
şeftali gibi etli meyvelerin çekirdeği pit i.
etli dudaklar prominent lips i.
etli yaprak fleshy leaf i.
etli börek pate i.
göbek (etli meyvelerde) core i.
etli börek pasty i.
etli ve tek çekirdekli meyve drupe i.
etli meyve fleshy fruit i.
balık etli full-figured woman i.
etli hamur dumpling i.
ince etli boru tube i.
meyvenin etli bölümü pepo i.
etli kemik fleshy bone i.
yumuşak etli bir zeytin türü calamata olive i.
ayva ve armut gibi meyvelerin etli kısımlarındaki sert tanecikler calculary i.
çeneyi kaplayan etli kısım chao i.
çeneyi kaplayan etli kısım chaps i.
etli turta baked meat [obsolete] i.
etli kısmı çekirdeğine yapışık olmayan meyve freestone i.
meyvenin etli kısmına yapışık olmayan çekirdek freestone i.
küçük ve yuvarlak porsiyonlar halinde servis edilen balık, et veya etli börek medallions i.
kalçanın etli kısmı haunch i.
amerika'nın tropikal bölgelerinde yetişen annona cinsi bodur bir ağacın büyük ve etli meyvesi guanabana i.
yumuşak ve etli kitle mummy [dialect] i.
parmak ucunun etli bölümü palp [rare] i.
kaktüsün düz ve etli sapı pad i.
balığın boğazında solungaçlar arasındaki etli bölge isthmus i.
balık etli kimse pudsy i.
parmak ucunun etli bölümü pulp i.
bitkinin etli yaprakları succulence i.
bitkinin etli yaprakları succulent i.
domuz etli sakatat yemeği faggot i.
çekirdeğini çıkarmak (etli bir meyvenin) stone f.
etli butlu plump s.
etli butlu buxom s.
balık etli curvaceous s.
(kadın) etli butlu buxom s.
balık etli full-figured s.
balık etli sonsy s.
balık etli plump s.
balık etli chubby s.
balık etli embonpoint s.
balık etli plump s.
balık etli chubbed s.
etli butlu chubbed s.
etli butlu chuff [uk] s.
etli butlu chuffy [dialect] s.
(köpek burnu) fazla etli veya pembe renkli dudley s.
etli butlu fodgel [scotland] s.
balık etli pubble [obsolete] s.
balık etli puffy s.
balık etli pudsy s.
balık etli crumby [uk] s.
balık etli crummy [uk] s.
balık etli sonsie [dialect] s.
balık etli stoutish s.
etli anlamını veren bir son ek -sarc snk.
Konuşma Dili
balık etli chubby s.
etli butlu upholstered s.
Deyim
gemi tayfasına etli yemek verilmeyen gün banyan day i.
gemi mutfağında etli yemeğin çıkmadığı gün banyan day i.
balık etli olmak have curves in all the right places f.
etli butlu beefy s.
etli butlu as plump as a partridge expr.
Teknik
etli ve tek çekirdekli meyve drupe i.
ince etli profil light formed section i.
ince etli boru thin-walled pipe i.
ince etli boru thin-shell tube i.
kalın etli boru thick-walled pipe i.
ince etli thin-walled s.
Denizcilik
etli zincir link of chain i.
denizcilere etli yemek verilmeyen günler banian days i.
Anatomi
başparmağın bitimindeki etli kısım thenar i.
insan ve hayvanlarda en alttaki kaburga ile kalça arasındaki etli kısım flank i.
kalın ve etli kenarları olan labiate s.
kalın ve etli kenarları olan labiated s.
başparmağın bitimindeki etli kısıma ait thenar s.
başparmağın bitimindeki etli kısımla ilgili thenar s.
Fizyoloji
etli (doku) sarcous s.
Patoloji
vücudun herhangi bir yerinde büyüyen anormal etli çıkıntı carnosity i.
kol veya bacağın etli kısmında görülen bir tür ülser issue i.
etli tümör oluşması sarcosis i.
Eczacılık
vücutta etli doku oluşumunu destekleyen ilaç sarcotic i.
Dermatoloji
yumuşak etli nodüllerle karakterize çeşitli cilt hastalıkları mollusca i.
Veterinerlik
at ve sığırların dilinin altındaki etli küçük çıkıntı barb i.
Gıda
etli kısım flesh i.
Mutfak
etli pırasa leeks with meat i.
etli pırasa leek stew with meat i.
etli bamya okra with meat i.
etli kapuska white cabbage stew with meat i.
etli bezelye green peas with meat i.
etli biber dolması rice and minced meat stuffed bell peppers i.
etli yeşil mercimek lentils with meat i.
sığır etli sandviç beefburger i.
etli yaprak dolması vine leaves with meat and rice stuffing i.
etli nohut chickpea stew with meat sauce i.
etli pilav pilaf with meat i.
etli biber dolması peppers stuffed with minced meat and rice i.
etli börek meat pie i.
etli taze fasulye green beans with meat i.
etli kabak dolması stuffed squash i.
sarı etli biber yellow capsicum i.
etli patlıcan dolması stuffed eggplants with meat i.
etli dolma farci i.
etli ekmek quickbread with ground meat layer on top i.
lahana ve etli yemek bubble and squeak i.
etli taze fasulye runner beans with slices of lamb i.
etli lahana sarma meat and rice wrapped in cabbage leaves i.
etli pide turkish pizza with ground meat i.
etli ve zarlı kabuksuz meyve berries i.
etli bamya lamb with bamya i.
etli enginar artichokes with meat i.
etli semizotu purslane with meat i.
etli bulgur pilavı burghul pilaf with meat and chickpeas i.
etli, kıymalı börek meat pie i.
etli taze bamya okra with meat i.
etli yahni haricot i.
etli ıspanak spinach and rice with minced meat i.
etli kuru fasulye white bean stew with meat i.
kuzey afrika’ya özgü etli bulgur pilavı benzeri yemek couscous i.
etli nohut chick peas with meat i.
etli mantı meat pasty i.
bir tür meyveli ve etli börek fritter i.
etli kabak-biber dolması stuffed squash and bell peppers i.
etli güveç pot roast i.
bir tür etli börek cornish pasty i.
iskoçya'ya özgü tavuk etli pırasa çorbası cock-a-leekie soup i.
yumuşak etli bir zeytin türü kalamata olive i.
yoğun, yavaş pişirilmiş, etli bir sos ragu i.
beyaz fasulyeli etli güveç cassoulet i.
asya yemeklerinde kullanılan, etli yaprakları yenebilen bir bitki shun giku i.
asya yemeklerinde kullanılan, etli yaprakları yenebilen bir bitki chop-suey greens i.
asya yemeklerinde kullanılan, etli yaprakları yenebilen bir bitki tong ho (chrysanthemum coronarium spatiosum) i.
etli, kıymalı börek tourtiere [canadian] i.
fransız usulü bir etli güveç pot–au–feu i.
orta çağda avrupa'da yapılan etli bir tür turta umble pie i.
sebzeli, etli ve çin soslu bir omlet çeşidi egg foo young i.
sebzeli, etli ve çin soslu bir omlet çeşidi egg fu yung i.
sebzeli, etli ve çin soslu bir omlet çeşidi egg foo yong i.
kabuğu kırmızı, etli kısmı beyaz ve gevrek olan bir elma çeşidi macoun i.