tidy - Türkçe İngilizce Sözlük

tidy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

tidy — Definition

Anlamı ve Tanımı:
düzenli, toplu
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈtaɪdi/ – BrE /ˈtaɪdi/)
Terim Türü:
Sıfat; Fiil: tidy (tidies – tidied – tidying)
Dağınıklıktan arınmış, sistemli durum. Eski İngilizce tidig kökünden evrilerek “uygun, yerinde” anlamını kazanmıştır. Gündelik yaşam ve çalışma ortamlarında kontrol ve verimlilik algısı oluşturur.
Eş Anlamlılar:
neat, orderly
Zıt Anlamlılar:
messy, cluttered

"tidy" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
tidy s. düzenli
Mike was a tidy man even though he lived alone.
Mike yalnız yaşamasına rağmen düzenli bir adamdı.

More Sentences
tidy s. derli toplu
Tom keeps his room tidy.
Tom odasını derli toplu tutar.

More Sentences
Genel
tidy f. temizlemek
The company hired some workers to tidy the offices.
Şirket, ofisleri temizlemeleri için bazı işçiler tuttu.

More Sentences
tidy f. toparlamak
We know that almost nothing has been done to tidy matters up.
Meseleleri toparlamak için neredeyse hiçbir şey yapılmadığını biliyoruz.

More Sentences
tidy i. ıvır zıvır kutusu
tidy i. tertip
tidy i. çöp sepeti
tidy i. düzen sağlamaya yarayan eşya
tidy i. ufak tefek nesnelerin konduğu kutu
tidy f. çekidüzen vermek
tidy f. derleyip toplamak
tidy f. düzeltmek
tidy s. epey
tidy s. şık
tidy s. tertipli
tidy s. çok
tidy s. temiz
tidy s. muntazam
tidy s. oldukça büyük
tidy s. intizamlı
tidy s. hatırı sayılır (bir miktar)
tidy s. toplu
tidy s. aklı başında
tidy s. zeki
tidy s. pahada ağır
tidy s. kıymetli
tidy s. mühim
tidy s. uygun
tidy s. münasip
tidy s. tombul
tidy s. dolgun
tidy s. etli
Konuşma Dili
tidy s. yeterli
tidy s. tatmin edici
Mobilya
tidy i. sandalyenin kollarını örtmeye yarayan dekoratif koruyucu kaplama
tidy i. dikiş, makyaj gibi malzemelerinin saklanabileceği cepli veya bölmeli kap
tidy i. lavaboda küçük çöpleri boşaltmaya yarayan delikli bölme
İngiliz Argosu
tidy s. güzel
tidy s. hoş

"tidy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 70 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
tidy betty i. şömine siperliği
tidy sum i. çok sayıda olan şey
tidy sum i. büyük oran
tidy sum i. büyük miktar
tidy sum i. büyük ölçü
tidy up f. çeki düzen vermek
tidy up f. toparlanmak
tidy up f. etrafı toparlamak
tidy up f. düzeltmek
tidy up f. derleyip toplamak
tidy up f. toplamak
tidy up f. toplamak (dağınık bir yeri veya eşyayı)
tidy out f. toparlamak
tidy up f. derleyip toparlamak
tidy oneself up f. kendine bir çekidüzen vermek
tidy out f. temizlemek
tidy up f. bir çekidüzen vermek
tidy up f. toparlamak
tidy up f. ortalığı toplamak
tidy oneself up f. toparlanmak
tidy up f. bir düzene sokmak
tidy oneself up f. üstünü başını düzeltmek
be tidy f. düzenli olmak
keep (somewhere) tidy f. düzenli tutmak
tidy one's hair f. saçlarını düzeltmek
tidy one's hair f. saçını düzeltmek
be tidy f. tertipli olmak
tidy the room f. odayı toplamak
tidy the house f. evi toplamak
tidy up the room f. odayı toplamak
tidy up the house f. evi toplamak
tidy up the kitchen f. mutfağı toplamak
tidy up the kitchen f. mutfağı toparlamak
tidy up f. etrafı toplamak
tidy up the kitchen f. mutfağa çeki düzen vermek
tidy up the kitchen f. mutfağı toparlamak/düzeltmek
tidy up f. ortalığı toparlamak
neat and tidy s. temiz ve düzenli
tidy [obsolete] s. maharetli
tidy [obsolete] s. yerinde
tidy [obsolete] s. titiz
tidy [obsolete] s. çalışkan
tidy [obsolete] s. nezih
tidy [obsolete] s. tam zamanında olan
tidy [dialect] zf. tertipli bir şekilde
tidy [dialect] zf. düzgünce
tidy [dialect] zf. muntazaman
Öbek Fiiller
make something tidy f. (odayı vb) düzeltmek
tidy up something f. bir şeyi düzeltmek/düzene koymak
tidy up after someone f. birinin pisliğini temizlemek
tidy up after f. (birinin) pisliğini temizlemek
tidy away [brit] f. etrafı toparlamak üzere (bir şeyi) yerine koymak
tidy up after someone f. birinin dağınıklığını toparlamak
tidy up after f. (birinin) dağınıklığını toparlamak
Konuşma Dili
clean and tidy s. temiz ve düzenli
clean and tidy s. derli toplu
tidy your room expr. odanı topla
tidy your room expr. odanı düzelt
keep the desk tidy expr. sıranızı temiz tutun
Deyim
keep something tidy f. düzenli tutmak
Konuşma
keep your classroom tidy expr. sınıfınızı düzenli tutun
keep the classroom tidy expr. sınıfı temiz tut
keep the classroom tidy expr. sınıfı temiz tutun
keep the classroom tidy expr. sınıfı düzenli tutun
keep your room tidy expr. odanı düzenli bırak
keep your room tidy expr. odanı düzenli tut
Ticaret/Ekonomi
tidy sum i. yüksek miktarda kazanç/fiyat
Denizcilik
clean and tidy s. neta
Botanik
tidy tips (layia platyglossa) i. kaliforniya'ya özgü, beyaz renkli çiçek başları olan tek yıllık bir bitki
İngiliz Argosu
bang-tidy s. seksi