fossil - Türkçe İngilizce Sözlük

fossil

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"fossil" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 54 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fossil i. fosil
Finally, EUR 350 billion in subsidies currently go to fossil and nuclear energies.
Son olarak, halihazırda fosil ve nükleer enerjiye 350 milyar Euro sübvansiyon verilmektedir.

More Sentences
Teknik
fossil i. fosil
Finally, EUR 350 billion in subsidies currently go to fossil and nuclear energies.
Son olarak, halihazırda fosil ve nükleer enerjiye 350 milyar Euro sübvansiyon verilmektedir.

More Sentences
Jeoloji
fossil i. fosil
Finally, EUR 350 billion in subsidies currently go to fossil and nuclear energies.
Son olarak, halihazırda fosil ve nükleer enerjiye 350 milyar Euro sübvansiyon verilmektedir.

More Sentences
Genel
fossil i. taşıl
fossil i. kalıntı
fossil i. sabit parça
fossil i. bir yere sabitlenen şey
fossil i. ayrılmaz parça
fossil f. köhneleşmek
fossil f. taşlaşmak
fossil f. fosilleşmek
fossil s. köhne
fossil s. taşlaşmış
fossil s. eski kafalı
fossil s. fosilleşmiş
fossil s. eski
fossil s. antika
fossil s. fosile benzer
fossil s. fosil gibi
fossil s. geçmişe ait
fossil s. tarihi
fossil s. demode
Konuşma Dili
fossil i. köhne fikir
fossil i. gerici düşünce
fossil i. modası geçmiş fikir
fossil i. fikirleri eskimiş kimse
fossil i. sabit fikirli kimse
fossil i. basmakalıp düşünce
Teknik
fossil i. taşıboşalt kamyonu
Dilbilim
fossil i. güncelliğini yitirmiş sözcük
fossil i. artık kullanımda olmayan biçimbirim
fossil i. eski sözdizim kuralı
fossil i. eski dil bilgisi kuralı
Çevre
fossil s. topraktan alınan
fossil s. topraktan çıkarılan
fossil s. farklı jeolojik dönemlere dayanan
fossil s. fosil yapılı
fossil s. mineralleşmiş
fossil s. taşlaşmış
fossil s. fosil yakıta ait
fossil s. fosil yakıt ile ilgili
Jeoloji
fossil i. taşıl
Argo
fossil i. fosilleşmiş kişi
fossil i. fikirleri, görüşleri eskide kalmış kişi
fossil i. eski kafalı kişi
fossil i. fikirleri, görüşleri köhneleşmiş kişi
fossil i. fikirleri, görüşleri çağ dışı kalmış kişi
fossil i. fikirleri, görüşleri günümüze uymayan kişi
fossil i. geri kafalı kişi
fossil i. örümcek kafalı kişi
fossil i. geri düşünceli kişi
fossil i. moruk
fossil i. birinin ebeveynleri
fossil i. birinin annesi babası

"fossil" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 77 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
key fossil i. kılavuz fosil
fossil record i. fosil kalıntı
fossil fuel plant i. termik santral
zonal fossil i. kılavuz fosil
zonal fossil i. kılavuz taşıl
fossil fuel i. fosil yakıt
fossil fuel energy i. fosil yakıtı enerjisi
fossil record i. fosil kaydı
Ticaret/Ekonomi
fossil economy i. fosil ekonomisi
Siyasal
fossil fuel subsidy i. fosil yakıt teşviği
Teknik
fossil fuels i. fosil yakıtlar
fossil fuel i. fosil yakıt
fossil fuel power plant i. kömür santrali
fossil oil i. ham petrol
solid fossil fuels i. katı fosil yakıtlar
fossil fuels i. taşıl yakıtlar
fossil power plant i. fosil yakıtlı santral
fossil-fired power plant i. fosil yakıtlı santral
fossil-fuel-based s. fosil yakıt tabanlı
Bilgisayar
fish fossil i. balık fosili
Otomotiv
fossil fuel i. fosil yakıt
Maden
fossil resin i. fosil reçine
Medikal
fossil unicorn i. tek boynuzlu at kemiği veya boynuzu olduğu düşünülen tıbbi bir madde
Biyoloji
fossil elephant i. fosil fil
Deniz Biyolojisi
living fossil i. yaşayan fosil
Gökbilim
fossil galaxy i. yıldız oluşumunu durdurmuş galaksi
fossil galaxy i. fosil galaksi
Zooloji
fossil insects i. fosil böcekler
Arkeoloji
fossil coral i. mercan fosili
trace fossil i. pist, patika, ayak izi gibi fosilleşmiş kalıntılar
transitional fossil i. hem ata hem de gelişmiş canlı formunun özelliklerini taşıyan fosil
Çevre
fossil water i. fosil su
fossil fuel plant i. fosil yakıt kullanan elektrik santrali
fossil fuel i. fosil yakıtı
fossil resources i. fosil kaynakları
fossil energy i. fosil enerji
fossil energy i. fosil yakıt ile salınan ısı enerjisi
Coğrafya
fossil facies i. fosil fasiyesi
fossil ice i. taşıl buz
fossil ice i. fosil buz
Jeoloji
fossil ore i. fosil cevher
facies fossil i. fasiyes fosili
key fossil i. anahtar fosil
fossil fuel plant i. fosil yakıt santralı
key fossil i. kılavuz fosil
key fossil i. kılavuz taşıl
fossil community i. taşı! kümesi
fossil community i. fosil grubu
fossil recorder i. taşıl kalıntı
fossil recorder i. fosil kalıntı
fossil community i. taşıl kümesi
zonal fossil i. kılavuz fosil
zonal fossil i. kılavuz taşıl
fossil ranids i. fosil ranidler
reworked fossil i. taşınmış fosil
fossil-based i. fosil esaslı
cork fossil i. mantara benzer oldukça hafif bir amyant türü
fossil ore i. fosilli kırmızı hematit taşı
fossil copal i. fosil kopal
fossil cork i. bir asbest çeşidi
fossil farina i. yumuşak bir kalsiyum oksit türü
fossil cork i. bir amyant çeşidi
fossil buttonmolds i. enkrinit kayaç eklemleri
fossil farina i. yumuşak bir kireç taşı türü
fossil copal i. kısmen mineral yapıda bir kopal çeşidi
Askeri
fossil ice i. fosil buzu
Paleontology
derived fossil i. taşınmış fosil
guide fossil i. indeks fosil
guide fossil i. hangi jeolojik dönemde yaşadığı bilindiğinden içinde bulunduğu kayaç katmanının tarihlenmesinde kullanılabilen fosil
zone fossil i. anahtar fosil
index fossil i. anahtar fosil
guide fossil i. anahtar fosil
index fossil i. indeks fosil
index fossil i. tarihleme fosili
index fossil i. gösterge fosil
fossil specimen i. fosil numunesi
fossil specimen i. fosil örneği