flank - Türkçe İngilizce Sözlük

flank

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flank — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yan, kanat
Okunuş (IPA):
(AmE /flæŋk/ – BrE /flæŋk/)
Terim Türü:
İsim: flank (flanks); Fiil: flank (flanks – flanked – flanking)
Bir yapının, ordunun veya organizmanın yan bölümünü; fiil olarak ise yanlardan kuşatmayı ifade etmektedir. Fransızca flanc biçiminden gelen kelime, mekânsal konum fikrini askerî ve biyolojik alanlara taşımıştır.
Eş Anlamlılar:
side, wing
Zıt Anlamlılar:
center

"flank" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 49 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
flank i. böğür
The horse was so thin, I could feel its bones through its flanks.
At öyle zayıftı ki böğrünü elleyince kemiklerini hissedebiliyordum.

More Sentences
flank i. yan
The deer was shot by a poacher from its left flank.
Geyik, bir kaçak avcı tarafından sol yanından vuruldu.

More Sentences
flank i. kanat
The generals decided to attack their enemy's eastern flank.
Generaller düşmanlarının doğu kanadına saldırmaya karar verdiler.

More Sentences
flank i. taraf
The southern flank of the mountain is much more suitable for climbing.
Dağın güney tarafı tırmanmak için çok daha uygun.

More Sentences
flank f. (yanlardan) çevrelemek
We cruised through the trees flanking the road.
Yolu çevreleyen ağaçların arasından geçtik.

More Sentences
Denizcilik
flank i. kanat
The generals decided to attack their enemy's eastern flank.
Generaller düşmanlarının doğu kanadına saldırmaya karar verdiler.

More Sentences
Mutfak
flank i. böğür
The horse was so thin, I could feel its bones through its flanks.
At öyle zayıftı ki böğrünü elleyince kemiklerini hissedebiliyordum.

More Sentences
Askeri
flank i. kanat
The generals decided to attack their enemy's eastern flank.
Generaller düşmanlarının doğu kanadına saldırmaya karar verdiler.

More Sentences
Genel
flank i. cenah
flank i. yan taraf
flank i. kara kullanım
flank i. cephe
flank f. yandan kuşatmak
flank f. kanattan saldırmak
flank f. yanmak
flank f. yan saldırısı yapmak
flank f. yan tarafı korumak
flank f. yanında olmak
flank f. yan taarruzu yapmak
flank f. yandan desteklemek
flank f. her iki yanında olacak şekilde iki koldan eşlik etmek
flank f. yanlamak
flank f. yan tarafa yerleştirilmek
flank f. yan tarafta hareket etmek
flank f. yana doğru ilerlemek
flank f. yanında ilerlemek
flank f. yanında konumlanmak
flank f. (bir şeyin) yanında durmak
flank f. iki taraftan çevrelemek
flank f. her iki tarafına da yerleştirmek
flank f. iki taraftan çevrelemek
flank s. bitişik
Sanayi
flank i. hayvanın kanadı veya karnından elde edilen deri
Teknik
flank i. yanak
flank i. çark dişinin alt kısmının profili
flank i. çark dişinin alt kısmı ile diş açıklığı dairesi arasında kalan bölüm
flank i. vida dişinin temas eden yüzü
flank i. kesici aletlerde keskin yan kısımla kesişen kenar
Mekanik
flank i. dış yanı
flank i. serbest yüzey
İnşaat
flank i. hatil
Otomotiv
flank i. açma/kapama yanı
flank i. diş yanı
Denizcilik
flank i. cenah
flank i. tabya koltuğu
Anatomi
flank i. insan ve hayvanlarda en alttaki kaburga ile kalça arasındaki etli kısım
Mutfak
flank i. pençata
flank i. hayvanın böğründen kesilmiş et
Jeoloji
flank i. antiklinal ve senkinallerde kanatlar

"flank" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 71 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
flank attack i. kanat taarruzu
flank [obsolete] f. kaçmak
flank [obsolete] f. paçayı kurtarmak
Öbek Fiiller
flank on i. yanına/yanında konumlandırmak
flank upon (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanına/yanında konumlandırmak
flank on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanına/yanında konumlandırmak
Teknik
flank wall i. yan duvar
flank wall i. alın duvarı
convex cam flank i. dışbükey sağrı
cam flank i. kam sağrısı
concave cam flank i. içbükey kam sağrı
flank joint i. kuşatma kaynak
tangential cam flank i. konveks sağrı
flank wear i. yan aşınması
flank wear i. yanak aşınması
tooth flank i. diş yanı
tooth flank i. diş yanağı
retired flank i. iç tarafa, yapının arka kısmına doğru eğilmiş kanat
retired flank i. kalenin dış duvarlarının arkasında inşa edilmiş kanat
Mekanik
flank wear i. serbest yüzey aşınması
modified flank infeed i. iyileştirilmiş eğik ilerleme
İnşaat
flank front i. yanyüz
flank front i. yan cephe
Otomotiv
hollow flank i. iç bükey rampa
leading flank i. açma yanı
trailing flank i. kapama yanı
tooth flank i. diş yanı
Medikal
flank pain i. yan ağrısı
flank pain i. böğür ağrısı
Veterinerlik
flank tendon i. böğür kirişi
Mutfak
flank steak i. pançeta
flank steak i. sığırın böğründen kesilmiş et
Fizik
flank face i. yan yüzey
Çevre
flank eruption i. kanat püskürmesi
Askeri
flank observation i. yan gözetleme
flank guard i. yancı
flank security i. yan emniyeti
flank wind i. yan rüzgar
flank protective fire i. yan koruma ateşi
flank attack i. yan taarruzu
flank attack i. yandan kuşatma
flank guard i. yan koruyucu
flank spotting i. yan gözetleme
flank patrol i. yan keşif kolu
flank observer i. yan gözetleyici
flank attack i. yan saldırısı
supported flank i. desteklenmiş yan
unsupported flank i. desteklenmemiş yan
left flank i. sol yan
flank zone i. kanatlar bölgesi
supported flank i. kapalı yan
flank unit i. kanat birliği
flank attack i. kanat taarruzu
exposed flank i. açık yan
open flank i. açık yan
unsupported flank i. açık yan
oblique flank i. perdede karşı burcun ateşinin görülebileceği bölüm
flank files i. bölük veya taburun sağındaki ilk asker ile solundaki son asker
flank defense i. yapıyı düşmanın doğrudan ateşine karşı korumak için diğer yapılardan açılan ateşlerle savunma
flank movement i. düşmanın kanadının döndürülmesi veya ordunun yeni bir pozisyon alması için ilerlemede yapılan değişiklik
flank en potence i. sağ veya sol kanadın safın dışına taşan bölümlerine verilen ad
flank guard i. hareket halindeki veya duran bir kuvvetin kanadını düşmandan koruyan unsur
flank attack i. ordu veya birliklerin kanadına yapılan saldırı
flank guard i. ilerleyen bir kuvvetin kanadının korunmasından sorumlu müfreze
flank march i. düşman birliklerini döndürmek veya düşmana yandan saldırmak için düşman konumuna paralel veya dik şekilde yapılan ilerleme
flank patrol i. ordunun ilerlediği sıradan bağımsız hareket edip kanatlarda devriye gezen müfrezeler
flank company i. taburun sağına veya soluna sıralanmış belirli sayıdaki birlik
envelop a flank f. kenardan kuşatmak
Spor
flank speed i. son sürat
flank circle i. çevirme hareketi
flank attack i. yan hücum