ripe - Türkçe İngilizce Sözlük

ripe

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ripe — Definition

Anlamı ve Tanımı:
olgun, hazır
Okunuş (IPA):
(AmE /raɪp/ – BrE /raɪp/)
Terim Türü:
Sıfat: ripe
Meyvelerin yenmeye elverişli olma hâlini ya da bir durumun gerçekleşmeye uygun aşamaya gelmesini betimleyen sıfattır. Eski İngilizce rīpe kökünden evrilmiştir. Tarım ve mecazi anlatımlarda zamanlamanın olgunluğunu ifade eder.
Eş Anlamlılar:
mature, ready
Zıt Anlamlılar:
unripe

"ripe" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 72 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
ripe s. olgun
We only picked up ripe apples from the tree.
Ağaçtan sadece olgun elmaları topladık.

More Sentences
Genel
ripe s. olgun
We only picked up ripe apples from the tree.
Ağaçtan sadece olgun elmaları topladık.

More Sentences
ripe s. nahoş (koku)
The dog was wet and had a ripe smell.
Köpek ıslaktı ve nahoş bir kokusu vardı.

More Sentences
ripe s. olgunlaştırılmış
I bought a bottle of wine, ripe cheese, and fresh bread.
Bir şişe şarap, olgunlaştırılmış peynir ve taze ekmek aldım.

More Sentences
Teknik
ripe s. olgun
We only picked up ripe apples from the tree.
Ağaçtan sadece olgun elmaları topladık.

More Sentences
Genel
ripe f. erginleşmek
ripe f. kemale ermek
ripe f. kapsamlı incelemeye tabi olmak
ripe f. detaylı soruşturmadan geçmek
ripe f. gözden geçirmek
ripe f. incelemek
ripe s. dinlendirilmiş
ripe s. olgunlaşmış
ripe s. sulu
ripe s. açık saçık
ripe s. yaşlıca
ripe s. uygun
ripe s. yetişmiş
ripe s. erişkin
ripe s. ameliyata hazır (apse)
ripe s. pişkin
ripe s. olgun (meyve)
ripe s. hazır
ripe s. bekletilmiş
ripe s. kemale ermiş
ripe s. tam vakti gelmiş
ripe s. ergin
ripe s. görmüş geçirmiş
ripe s. tensel ve dolgun
ripe s. kaba
ripe s. uygunsuz
ripe s. bayağı
ripe s. edebe aykırı
ripe s. kötü koku yayan
ripe s. tohumu olgunlaşmış
ripe s. pis kokulu
ripe s. kokuşmuş
ripe s. ağır kokulu
ripe s. davetkar
ripe s. tahrik eden
ripe s. ilerlemiş (zaman)
ripe s. uygulanmaya hazır olan
ripe s. zamanı gelen
ripe s. elverişli durumda
ripe s. müsait olan
ripe s. keskin (koku)
Hukuk
ripe s. mahkemeye taşınma evresine gelmiş (anlaşmazlık)
ripe s. adli işlem başlatılmasına hazır
ripe s. yargılamaya hazır
ripe s. ödenmeye hazır
Medikal
ripe s. ameliyatla alınacak kadar gelişmiş (katarakt)
Fizyoloji
ripe s. dışarı atılmaya müsait (yumurta)
Mutfak
ripe s. olmuş
Biyoloji
ripe s. tomurcuklanma hücresi bulunmayan (maya)
Deniz Biyolojisi
ripe s. olgun yumurta taşıyan (balık)
ripe s. olgun spermatozoa taşıyan (balık)
Botanik
ripe s. çeliklemede kullanılacak kadar olgunlaşmış (sap gibi bitki kısmı)
Tarım
ripe i. olgunlaşmış meyve
ripe i. olgunlaşmış sebze
Ormancılık
ripe s. kesilmeye müsait
Coğrafya
ripe i. nehir kenarı
ripe i. ırmak kıyısı
Eski Kullanım
ripe s. irin toplamış (yara, tümör)
ripe s. akıtılmaya müsait (yara, tümör)
ripe s. sarhoş
Argo
ripe s. bütün
ripe s. eksiksiz
ripe s. adamakıllı
ripe s. ölçüsüz
ripe s. aşırı
ripe s. fahiş
ripe s. hafif müstehcen

"ripe" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 75 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a speech-ripe idea i. hakkında konuşulacak kadar olgunlaşmış fikir
ripe fruit i. olgun meyve
make ripe f. olgunlaştırmak
grow ripe f. olgunlaşmak
(time) be ripe for f. zamanı gelmek
live to a ripe old age f. dünyaya kazık kakmak
ripe [scotland] f. tıkayan şeyden arındırmak
ripe [scotland] f. ayıklamak
ripe [scotland] f. adamakıllı aramak
ripe [scotland] f. (birini, dükkanı) soymak
be ripe f. olgunlaşmak
speech-ripe s. konuşulacak kadar olgunlaşmış
ripe with s. ile dolu
Öbek Fiiller
ripe for (something) f. (bir şeyi) çağıran durumda
ripe for (something) f. (bir şeyi) davet eden durumda
ripe for (something) f. (bir şeye) ihtiyacı olan bir halde
ripe for (something) f. (bir şeye) hazır durumda
Konuşma Dili
time is ripe expr. tam sırası
time is ripe expr. tam zamanı
Deyim
ripe old age i. çok ileri bir yaş
live to a ripe old age f. iyice yaşlanana kadar yaşamak
at the ripe old age of (something) f. iyice yaşlanana kadar yaşamak
live to the ripe old age f. torun torba sahibi olmak
live to a ripe old age f. çok yaşlanıncaya kadar yaşamak
live to a ripe old age f. çok yaşamak
live to a ripe old age f. çok uzun yaşamak
live to the (ripe old) age of something f. (70/80 vb) yaşına kadar yaşamak
be ripe for the picking f. fayda sağlayabilir olmak
be ripe for the picking f. olgunlaşmış/hazır olmak
be ripe for the picking f. kullanılabilir/kar sağlanabilir durumda olmak
be ripe for the picking f. ideal konumda/durumda olmak
at the ripe old age expr. bir hayli yaşlı
at the ripe old age expr. çok yaşlı
early ripe, early rotten expr. büyümüş de küçülmüş
soon ripe, soon rotten expr. büyümüş de küçülmüş
at the ripe old age expr. bir hayli yaşlı
at a ripe old age expr. çok yaşlı
at a ripe old age expr. bir hayli yaşlı
at the ripe old age expr. çok yaşlı
at a ripe old age expr. geç bir yaşta
at a ripe old age expr. bir hayli yaşlı
to a ripe old age expr. iyice yaşlanana kadar
to a ripe old age expr. geç bir yaşa kadar
like a ripe plum expr. kendiliğinden
like a ripe plum expr. direnç göstermeden
like a ripe plum expr. karşı koymadan
like a ripe plum expr. kolayca
the time is ripe expr. tam sırası
the time is ripe expr. tam zamanı
the time is ripe expr. zamanı geldi
to a ripe old age expr. iyice yaşlanana kadar
to a ripe old age expr. geç yaşa kadar
to the ripe old age expr. geç yaşa kadar
to the ripe old age expr. iyice yaşlanana kadar
Konuşma
when the time is ripe expr. zamanı gelince
when the time is ripe expr. sırası geldiğinde
when the time is ripe expr. zamanı geldiğinde
when the time is ripe expr. sırası gelince
İnşaat
ripe [scotland] f. (kaba zeminden) taşları sökmek
ripe [scotland] f. (kaba zeminden) taşları ayırmak
Parazitbilim
ripe rot i. (meyve) antraknoz hastalığı
Deniz Biyolojisi
ripe egg i. olgun yumurta
ripe fish i. olgun balık
Botanik
ripe olive i. salamura zeytin
rathe-ripe s. erken gelişmiş
Tarım
ripe [dialect] f. oraklamak
ripe [dialect] f. ekin biçmek
tree-ripe s. ağaçta olgunlaşmış
market-ripe s. tamamen olgunlaşmamış
market-ripe s. en iyi durumda satışa çıkmaları için tam olgunlaşmamışken hasat edilmiş
Argo
cherry ripe [uk] i. kuru gürültü
cherry ripe [uk] i. boş laf
cherry ripe [uk] i. saçmalık
cherry ripe [uk] i. aptal aptal konuşma
cherry ripe [uk] i. pipo