liquid - Türkçe İngilizce Sözlük

liquid

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

liquid — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sıvı, akışkan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlɪkwɪd/ – BrE /ˈlɪkwɪd/)
Terim Türü:
İsim/Sıfat
Belirli bir hacmi olup sabit şekli olmayan madde hâlini ya da mecazi olarak kolayca dönüştürülebilen değeri tanımlayan sözcüktür. Latince liquidus (“akıcı”) kökünden gelir. Fiziksel maddelerden finansal varlıklara kadar akışkanlık özelliğini vurgulamak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
fluid
Zıt Anlamlılar:
solid

"liquid" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
liquid i. sıvı
Heat is the best way to evaporate liquids.
Isı, sıvıları buharlaştırmanın en iyi yoludur.

More Sentences
Genel
liquid s. likit
The force majeure provision is also necessary until a liquid trading market emerges.
Mücbir sebep hükmü de likit bir ticaret piyasası oluşana kadar gereklidir.

More Sentences
liquid s. berrak
The baby was looking at her with his liquid blue eyes.
Bebek berrak mavi gözleriyle ona bakıyordu.

More Sentences
liquid s. hemen paraya çevrilebilir
He only invests in liquid shares.
O sadece hemen paraya çevrilebilir hisselere yatırım yapar.

More Sentences
liquid s. sıvı
Mercury is in its liquid form at room temperature.
Cıva oda sıcaklığında sıvı haldedir.

More Sentences
liquid s. ahenkli
The sounds coming from the stage were liquid, thanks to the clever acoustic design of the hall.
Salonun akıllıca akustik tasarımı sayesinde sahneden gelen sesler ahenkli durumdaydı.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
liquid s. likit
The force majeure provision is also necessary until a liquid trading market emerges.
Mücbir sebep hükmü de likit bir ticaret piyasası oluşana kadar gereklidir.

More Sentences
Teknik
liquid i. sıvı
Heat is the best way to evaporate liquids.
Isı, sıvıları buharlaştırmanın en iyi yoludur.

More Sentences
İnşaat
liquid i. sıvı
Heat is the best way to evaporate liquids.
Isı, sıvıları buharlaştırmanın en iyi yoludur.

More Sentences
Otomotiv
liquid i. sıvı
Heat is the best way to evaporate liquids.
Isı, sıvıları buharlaştırmanın en iyi yoludur.

More Sentences
Genel
liquid i. mayi
liquid i. saydam
liquid i. akışkan
liquid i. seviye
liquid i. sıvı madde
liquid s. şeffaf
liquid s. ıslak
liquid s. akıcı
liquid s. kıt
liquid s. sulu
liquid s. su gibi
liquid s. hoş (ses)
liquid s. akıcı
liquid s. kulağa hoş gelen
liquid s. zarif
liquid s. apaçık
liquid s. tartışılmaz
liquid s. (ton) akıcı
liquid s. (hareket) yumuşak ve rahat
liquid s. sürekli
liquid s. sabit olmayan
liquid s. değişken
Ticaret/Ekonomi
liquid i. derhal para çevrilebilir
liquid i. likid
liquid s. akıcı
liquid s. kolaylıkla paraya çevrilebilen
liquid s. kolayca elde edile bilen veya elden çıkartılabilen
liquid s. kolayca paraya mala çevrilebilir
liquid s. seyyal
Teknik
liquid i. sıvı madde
Dilbilim
liquid s. akıcı
liquid s. sızıcı
liquid s. sürtünmesiz ve sesli harf gibi uzatılabilir

"liquid" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
liquid quart i. abd 0,946 litre
liquid measure i. sıvı oylum ölçüsü
liquid cooled reactor i. sıvı soğutmalı reaktör
liquid unit i. sıvı birimi
liquid fuel rocket i. sıvı yakıtlı roket
liquid crystal i. likit kristal
liquid measure i. sıvı ölçeği
liquid hydrogen i. sıvı hidrojen
liquid chromatography i. sıvı kromatografisi
liquid manure i. sıvı gübre
liquid carburizing i. sıvı karbonlama
liquid sugar i. sıvı şeker
liquid laser i. sıvı lazer
liquid spring i. hidrolik yay
liquid measure i. sıvı ölçüsü
liquid flow counter i. akışkan sıvı sayacı
liquid pressure nitriding i. basınçlı sıvıda nitrürleme
liquid oil i. sıvıyağ
liquid spring suspension i. hidrolik yaylı süspansiyon
liquid body substance i. vücut sıvısı
liquid air i. sıvı hava
liquid quart i. ingiliz 1,136 litre
liquid nitrogen i. sıvı azot
liquid in glass thermometer i. cam hazneli sıvılı termometre
liquid counter i. sıvı sayacı
liquid limit i. likit limit
liquid phase i. sıvı hal
liquid level indicator i. sıvı düzey göstergesi
liquid metal reactor i. sıvı metal reaktörü
liquid waste i. sıvı atık
liquid nitriding i. sıvı nitrürleme
liquid in metal thermometer i. metal hazneli sıvılı termometre
liquid liquid extraction i. sıvı sıvı ayırması
liquid soap i. sıvı sabun
liquid pressure i. sıvı basıncı
liquid state i. sıvı durum
saturated liquid i. doygun sıvı
liquid gas i. sıvı gaz
liquid state i. sıvı hal
liquid level i. sıvı düzeyi
liquid foods i. sulu gıdalar
liquid helium i. sıvı helyum
liquid crystals i. sıvı kristalleri
liquid metals i. sıvı metaller
liquid soap i. akabilir sıvı sabun
liquid diet i. sulu gıda
liquid food i. sulu gıda
liquid-liquid equilibrium i. sıvı-sıvı dengesi
washing-up liquid i. sıvı bulaşık deterjanı
immiscible liquid i. karışmaz sıvı
protecting liquid i. koruyucu sıvı
washing liquid i. bulaşık deterjanı
liquid hand soap i. sıvı el sabunu
liquid level indicating device i. sıvı seviyesini gösteren cihaz
liquid water content i. sıvı su içeriği
dishwashing liquid i. bulaşık sabunu
washing-up liquid (uk) i. bulaşık sabunu
dishwashing liquid i. bulaşık deterjanı
washing-up liquid (uk) i. bulaşık deterjanı
vital liquid i. yaşamsal sıvı
liquid mouthwash i. sıvı gargara
magic liquid i. sihirli sıvı
non-flammable liquid spraying material i. alev almaz sıvı püskürtme malzemesi
united states liquid unit i. abd sıvı birimi
united states liquid unit i. abd geleneksel ölçü birimleri sisteminde kullanılan sıvı ölçüm birimi
liquid detergent i. sıvı deterjan
liquid bleach i. çamaşır ağartıcı
become liquid f. akışkanlaşmak
blow out liquid from one's mouth f. püskürmek
(for food or liquid) go down the wrong way f. genze kaçmak
(for food or liquid) go down the nasal passage f. genzine kaçmak
(for food or liquid) go down the nasal passage f. genze kaçmak
(for food or liquid) go down the wrong way f. genzine kaçmak
plunge into a liquid f. bir sıvıya daldırmak
liquid cooled s. sıvı soğutmalı
liquid-fueled s. sıvı yakıt verilmiş
in liquid form s. sıvı biçimde
Konuşma Dili
liquid cork [dated] i. ishal ilacı
liquid cork [dated] i. ishali önleyen ilaç
liquid x i. gama hidroksibütirat
liquid ecstasy i. likit ekstazi
Deyim
liquid courage i. alkolün verdiği cesaret
liquid courage i. içkinin verdiği cesaret
liquid refreshment i. (alkollü) içki
have a liquid lunch f. öğle yemeğini içkiyle geçiştirmek
have a liquid lunch f. öğle yemeğinde yemek yemeden sadece içki içmek
Ticaret/Ekonomi
liquid assets i. hazır değerler
liquid assets i. kolaylıkla paraya çevrilebilen varlıklar
net liquid assets i. net likit aktif
liquid assets i. likid varlıklar
liquid asset i. likit varlık
net liquid assets i. nakde çevrilmesi kolay olan menkul kıymetler
liquid asset i. kolayca paraya dönüştürülebilen varlık
liquid assets i. dönen varlıklar
other liquid assets i. diğer hazır değerler
liquid assets i. likit varlıklar
liquid market i. likit piyasa
liquid funds i. likit fonlar
liquid petroleum gas i. akışkan petrol gaz
liquid assets i. disponibilite
liquid ratio i. likidite oranı
liquid position i. likidite durumu
liquid ratio i. akışkanlık oranı
liquid asset i. likit değer
liquid asset i. emre hazır değer
liquid capital i. döner sermaye
liquid fund i. likit fon
liquid assets turnover i. hazır değerler devir hızı
liquid asset i. likit varlık
liquid funds i. likit fon
semi-liquid s. yarı likit
Siyasal
liquid assets i. likid varlıklar
Sigortacılık
composite liquid pmf i. para piyasası likit karma eyf
liquid funds i. likit fonlar
Teknik
liquid air i. soğutucu olarak kullanılan sıvı hava
plate liquid cooler i. plaka tipinde sıvı soğutucu
liquid piston i. sıvı pistonu
liquid rheostat i. sıvılı reosta
liquid penetrant test i. sıvı girinim muayenesi
liquid state i. likit hal
liquid crystal display i. sıvı kristal gösterge
liquid phase i. sıvı faz
liquid limit test apparatus of casagrande i. casagrande likit limit testi aleti
liquid viscosity i. sıvı viskozitesi
insulating liquid circuit i. yalıtkan sıvı devre
subcooled liquid i. soğutulmuş sıvı
liquid filled pressure gauge i. sıvı doldurulmuş basınç göstergesi
liquid flow measurement i. sıvı akımı ölçümü
injection liquid i. enjeksiyon sıvısı
liquid air i. sıvılaştırılmış hava
liquid limit apparatus i. likit limit aleti
liquid asphalt i. sıvı asfalt
liquid asphaltic materials i. sıvı asfaltik malzemeler
liquid fuels i. sıvı yakıtlar
liquid indicator i. sıvı seviyesi göstergesi
liquid limit test i. akma başlangıcı deneyi
viscosity of liquid i. sıvı viskozitesi
liquid oxygen i. sıvı oksijen
fire extinguishing foam liquid i. yangın söndürücü köpük sıvısı
liquid limit i. sıvılığa geçiş
liquid propellants i. roket makineleri ve jet motorlarını çalıştırmak için kullanılan oksitleyici yakıtlar
fuel, liquid i. sıvı yakıt
liquid stage i. yükleme kademesi
liquid crystal display i. sıvı kristal görüntü
measurement of liquid flow in open channels i. açık kanallarda sıvı akımı ölçümü
liquid indicator i. sıvı göstergesi
corrosive liquid i. aşındırıcı sıvı
volatile liquid i. uçucu sıvı
viscous liquid i. viskoz sıvı
liquid state i. likit durum