soft - Türkçe İngilizce Sözlük

soft

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

soft — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yumuşak, nazik
Okunuş (IPA):
(AmE /sɔːft/ – BrE /sɒft/)
Terim Türü:
Sıfat: soft
Bu sıfat, dokunsal yumuşaklığı ya da davranıştaki inceliği tanımlar. Eski İngilizce sōfte kökünden evrilmiştir. Fiziksel ve duygusal bağlamlarda çift yönlü kullanılır

"soft" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
soft s. yumuşak
A soft lead pencil is much more suitable for shading.
Yumuşak uçlu bir kurşun kalem gölgelendirme için çok daha uygundur.

More Sentences
soft s. cıvık
Genel
soft s. yumuşak başlı
He was a soft, weak man before joining the army.
Orduya katılmadan önce yumuşak başlı, zayıf bir adamdı.

More Sentences
soft s. ince
This beach is known for its soft sand.
Bu plaj ince kumlarıyla ünlü.

More Sentences
soft s. ahmak
I will think you are soft if you give it more than a hundred.
Eğer 100'den fazla verirseniz ahmak olduğunuzu düşüneceğim.

More Sentences
soft s. hafif
I love walking in the soft rain.
Hafif yağmurda yürümeyi seviyorum.

More Sentences
soft s. yumuşak
A soft lead pencil is much more suitable for shading.
Yumuşak uçlu bir kurşun kalem gölgelendirme için çok daha uygundur.

More Sentences
soft s. zayıf
She got soft after all the medical treatment.
Tüm tıbbi tedavilerden sonra zayıf düştü.

More Sentences
soft s. hassas
The world is a hell for people with soft hearts.
Dünya, hassas kalpli insanlar için bir cehennemdir.

More Sentences
soft s. zahmetsiz
James lives a soft life as he stays with his family.
James, ailesinin yanında kaldığı için zahmetsiz bir hayat sürüyor.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
soft s. (para birimi) değersiz
The inflation raised due to the country's soft currency.
Enflasyon, ülkenin değersiz para birimi nedeniyle yükselmiştir.

More Sentences
Tekstil
soft s. yumuşak
A soft lead pencil is much more suitable for shading.
Yumuşak uçlu bir kurşun kalem gölgelendirme için çok daha uygundur.

More Sentences
Dilbilim
soft s. yumuşak
A soft lead pencil is much more suitable for shading.
Yumuşak uçlu bir kurşun kalem gölgelendirme için çok daha uygundur.

More Sentences
Genel
soft i. mankafa
soft i. kafasız
soft i. budala
soft i. pest
soft i. yumuşaklık
soft i. yumuşak nesne
soft i. yumuşak parça
soft i. yumuşak bölüm
soft i. yumuşak kısım
soft i. yumuşak malzeme
soft i. yumuşak materyal
soft s. hamlamış
soft s. müşfik
soft s. hamlaşmış
soft s. saf
soft s. asude
soft s. alkolsüz
soft s. tatlı
soft s. dayanıksız
soft s. fazla parlak olmayan (ışık)
soft s. formunu korumamış (sporcu)
soft s. ılıman
soft s. sıvı
soft s. yavaş
soft s. belli belirsiz
soft s. gönül okşayıcı (söz)
soft s. sulu
soft s. uysal
soft s. hafif (rüzgar/yağmur)
soft s. sakin
soft s. mülayim
soft s. ılık
soft s. narin
soft s. kolayca aldatılan
soft s. yumuşak (hava)
soft s. formunda olmayan
soft s. sevgi dolu
soft s. alçak (ses)
soft s. hatları net görünmeyen
soft s. nazik
soft s. ham (vücut)
soft s. hoş
soft s. korumasız
soft s. kırılgan
soft s. uykusunu almış
soft s. iyice dinlenmiş
soft s. pamuk gibi olmuş
soft s. yumuşak tonlu
soft s. yumuşak renkli
soft s. keskin geçişli olmayan
soft s. (gözler) yumuşak bakışlı
soft s. çaba gerektirmeyen
soft s. kolay
soft s. emek gerektirmeyen
soft s. (ateş) yavaş yavaş yanan
soft s. (ateş) yavaş harlanan
soft s. kavisli
soft s. yuvarlak ve yumuşak hatlı
soft s. kolayca kabul edilen
soft s. kolay benimsenen
soft s. aklı kıt
soft s. zihnen
soft s. akılsız
soft s. aptal
soft s. geri zekalı
soft s. sersem
soft s. (ıslak zemin) bataklığa benzer
soft s. (ıslak zemin) balçık gibi
soft s. (ıslak zemin) dayanıksız
soft s. şekil verilebilir
soft s. şekillendirilebilir
soft s. kalıplanabilir
soft s. düşük ısıda sırlanan
soft s. düşük ısıda tamamlanan
soft s. (kağıt) yumuşak dokulu
soft s. (kağıt) opak ve esnek dokulu
soft s. karton kapaklı
soft s. karton ciltli
soft s. kararsız
soft s. muğlak
soft s. belirsiz
soft s. bir öyle bir böyle
soft s. sadakatsiz
soft zf. yavaşça
soft zf. rahat bir şekilde
soft zf. kolayca
soft zf. sorunsuzca
Ticaret/Ekonomi
soft s. (tahvil veya satış ürünleri) fiyatı düşüşe meyilli
soft s. (tahvil veya satış ürünleri) fiyatı düşen
soft s. (tahvil veya satış ürünleri) ucuzlayan
soft s. (para) kağıt
soft s. (para birimi) dönüştürülemez
soft s. (para birimi) dengesiz
soft s. (para birimi) sirkülasyonu bol
soft s. (para birimi) farklı para birimlerine çevrilemeyen
soft s. ağır
soft s. ağırkanlı
soft s. miskin
Teknik
soft s. (cam) düşük ısıda tavlanan
soft s. (cam) yumuşak tavlı
soft s. (cam) kolayca çizilen
soft s. (bir şeyin içine) az nüfuz eden
soft s. (bir şeyin içine) az işleyen
soft s. (elektron tüpü) zararlı gaz içeren
soft s. (tuğla) az fırınlanmış
soft s. (kumlama) zayıf
soft s. (kumlama) düşük basınçlı
soft s. (enerji kaynağı) yenilenebilir
soft s. yenilenebilir enerji kaynağı kullanan
Bilgisayar
soft s. spekülatif verilere dayanan
soft s. temelsiz verilere dayanan
soft s. yorumlanabilir verilere dayanan
soft s. (veri) spekülatif
soft s. (veri) temelsiz
soft s. (veri) yoruma açık
soft s. soyut verilere dayanan
soft s. soyut veriler kullanan
soft s. çok işlevli tuşları olan
soft s. (tuşlar) çok fonksiyonlu
Bilişim
soft s. yazılımsal
Eczacılık
soft s. (uyuşturucu madde) daha az zararlı
soft s. (uyuşturucu madde) daha hafif
Kimya
soft s. (su ve sulu çözeltiler) köpük oluşturan
soft s. (su ve sulu çözeltiler) köpük yaratan
Ormancılık
soft s. yumuşak odundan yapılan
soft s. yumuşak keresteden yapılan
Çevre
soft s. biyo-bozunabilir
soft s. biyolojik olarak bozunan
soft s. toprakta çözünebilir
Eski Kullanım
soft s. (müzik aleti) yumuşak sesli
soft s. (müzik aleti) dinlendirici sesli
soft ünl. sessizlik!
soft ünl. şşş!
soft ünl. susun!
soft ünl. sakin!
soft ünl. yavaş!
Argo
soft i. kokain

"soft" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
soft words i. tatlı dil
soft key i. yumuşak anahtar
soft palate i. alt damak
soft water i. az kireçli su
soft drink i. soda
soft drink i. kola
soft goods i. dokuma
soft coal i. yumuşak maden kömürü
soft spot i. zayıf nokta
soft drink i. alkolsüz içki
soft plash i. şıpırtı
soft chancre i. yumuşak şankr
soft soap i. arapsabunu
soft furnishings i. mefruşat
soft shoulders i. düşük banket
soft drink i. gazoz
soft white sweetmeat i. peynirşekeri
soft computing i. kolay hesaplama
a kind of soft and unsalted cheese i. teleme
soft hail i. sulu kar
soft magnet i. yumuşak mıknatıs
soft water i. tatlı su
soft lens i. yumuşak lens
soft landing i. yumuşak iniş
soft structure i. yumuşak yapı
soft money i. kağıt para
soft currency i. yumuşak para
soft loan i. yumuşak kredi
soft credits i. zayıf krediler
soft goods i. tekstil malları
soft sound i. yumuşak ses
soft science i. sosyal bilim
soft furnishing i. halı gibi yumuşak ev eşyaları
soft-soaper i. yaltakçı
soft-cover i. karton kapaklı (kitap)
soft-focus lens i. flu mercek
soft drug i. hafif uyuşturucu
soft attitude i. yumuşak tavır
soft security issue i. yumuşak güvenlik konusu
soft skill i. teknik olmayan beceri
soft skill i. sosyal beceri
soft ice cream i. yumuşak dondurma
soft pack (cigarette) i. yumuşak paket (sigara)
soft-bound i. ciltsiz kitap
soft towel i. yumuşak havlu
soft curve of one's neck i. boynunun yumuşak kavisi
orange soft drink i. portakallı gazoz
orange soft drink i. portakal gazozu
soft furnishing i. ev tekstil ürünleri
shoe with soft sole i. yumuşak tabanlı ayakkabı
the soft belly i. yumuşak karın
soft spot i. bıngıldak
soft carrying pouch i. yumuşak taşıma çantası/kabı
soft opening i. test açılışı
soft opening i. ön açılış
soft drink i. alkolsüz içecek
soft data i. soyut veri/bilgi
soft option i. kolay seçenek
soft fur i. yumuşak kürk
soft toy i. yumuşak oyuncak
soft storey i. yumuşak kat
soft pedal i. etki azaltıcı
soft solder i. yalakalık
soft pedal i. etkisizleştirici
soft soap i. dil dökme
soft soap i. yağ çekme
soft line i. esnek politika
soft soap i. pohpohlama
soft solder i. yağcılık
soft-shell i. ılımlı kimse
soft soap i. ikna kabiliyeti
soft-liner i. esnek politika destekçisi kimse
soft polytomy i. belirsizlik içeren politomi
soft-shell i. liberal kimse
soft polytomy i. yumuşak politomi
soft-shell i. uzlaşmacı kimse
soft pedal i. damper
soft soap i. dalkavukluk
soft solder i. dalkavukluk
soft line i. esnek pozisyon
soft-liner i. uzlaşmacı politika destekçisi kimse
soft line i. esnek konum
soft diet i. kaşık diyeti
soft diet i. çiğnemeyi gerektirmeyen besinlerden oluşan diyet
soft diet i. yumuşak diyet
become soft f. yumuşamak
become soft f. yumuşaklaşmak
get soft f. yumuşamak
make soft f. yumuşatmak
soft-pedal f. hafife almak
soft-soap f. ayartmak
soft-pedal f. yumuşatmak
soft-pedal f. pedal ile çalmak
soft-pedal f. hafifletmek
soft-pedal f. küçümsemek
soft-solder f. yumuşak lehim ile birleştirmek
soft-solder f. yumuşak lehim ile onaylamak
soft-land f. yumuşak iniş yapmak
soft-solder f. yumuşak lehim ile kaynaştırmak
soft-land f. yumuşak iniş yaptırmak
very soft and puffed out s. pufla gibi
soft and bright s. kadife gibi
soft enough s. yeterince yumuşak
soft in the head s. kafasız
very soft s. pamuk gibi
very soft s. yumuşacık
soft spoken s. tatlı dilli
soft and round s. lop
as soft as s. kadar yumuşak
too soft s. çok yumuşak
soft on s. abayı yakmış
soft-spoken s. dudu dilli
soft-spoken s. ağızsız
soft-shelled s. ılımlı
soft-boiled s. alakok (yumurta)
soft-boiled s. alakok
soft-spoken s. tatlı dilli
soft-spoken s. tatlı sesli
soft-boiled s. rafadan
soft-boiled s. yumuşak
soft-spoken s. yumuşak sesli (kimse)
soft-indicating s. yumuşak vurgulu
soft-minded s. yumuşak başlı
soft-finned s. yumuşak yüzgeçli
soft-finned s. yumuşak yüzgeçleri olan
soft-hearted s. yumuşak kalpli
soft-footed s. yumuşak ayaklı
soft and submissive s. yumuşak ve itaatkar
soft [obsolete] s. aile terbiyesi almış
soft [obsolete] s. kibar
soft-shell s. yumuşak kabuklu
soft-headed s. mankafa
soft-haired s. yumuşak kıllı
soft-headed s. aptal
soft-headed s. budala
soft-witted s. anlayışsız
soft [ireland/scotland] s. ıslak
soft [ireland/scotland] s. rutubetli
soft-shell s. orta yolda buluşan
soft-cover s. ciltsiz
soft-haired s. yumuşak tüylü
soft-shell s. narin kabuklu
soft-witted s. muhakemesi yetersiz
soft-spoken s. (sözcükler) ikna edici
soft-spoken s. (sözcükler) kibarca söylenen
soft [ireland/scotland] s. nemli
soft-headed s. geri zekalı
soft-cover s. karton kapaklı
soft-shell s. ılımlı bir politika benimseyen
soft [obsolete] s. saygılı