silly - Türkçe İngilizce Sözlük

silly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

silly — Definition

Anlamı ve Tanımı:
aptalca, saçma
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɪli/ – BrE /ˈsɪli/)
Terim Türü:
Sıfat: silly
Bu sıfat, ciddiyetten uzak veya düşüncesiz davranışı betimler. Eski İngilizce sǣlig (“masum”) kökünden anlam kaymasıyla evrilmiştir. Gündelik dilde hafif eleştiri veya sevecen alay tonuyla kullanılır.
Eş Anlamlılar:
foolish
Zıt Anlamlılar:
sensible

"silly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 57 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
silly s. aptalca
I would never make such a silly mistake.
Ben olsam asla böyle aptalca bir hata yapmam.

More Sentences
silly s. saçma sapan
Don't pay attention to these silly fad diets.
Siz bu saçma sapan diyetlere kulak asmayın.

More Sentences
silly s. aptal
In those circumstances, it would be silly not to widen the agenda.
Bu koşullar altında gündemi genişletmemek aptallık olur.

More Sentences
silly s. ahmak
Genel
silly i. salak
Cats are silly.
Kediler salak oluyor.

More Sentences
silly i. saçma
If they speak to any of the residents in that locality, they will see what a silly amendment that is.
O bölgede yaşayanlardan herhangi biriyle konuşurlarsa, bunun ne kadar saçma bir değişiklik olduğunu göreceklerdir.

More Sentences
silly i. şapşal
Will there be cake?' 'Of course, silly, it's a birthday.'
"Pasta olacak mı?" "Tabii ki, şapşal, bu bir doğum günü."

More Sentences
silly s. ahmakça
She often asks silly questions.
O sık sık ahmakça sorular sorar.

More Sentences
silly s. saçma
Please take off that silly hat.
Lütfen şu saçma sapan şapkayı çıkar.

More Sentences
silly i. saçmalık
silly i. saçmalayan kimse
silly i. dümbelek
silly i. boş kafa
silly s. sersem
silly s. divane
silly s. rabıtasız
silly s. bön
silly s. zevzek
silly s. akılsız
silly s. saloz
silly s. şaşkın
silly s. budalaca
silly s. budala
silly s. hırt
silly s. gülünç
silly s. uçarı
silly s. hoppa
silly s. sulu (kimse)
silly s. absürt
silly s. şefkate ihtiyaç duyan
silly s. acınası
silly s. içler acısı
silly s. zavallı
silly s. saldırıya açık (koyun)
silly s. zayıf
silly s. hastalıklı
silly s. sade
silly s. kaba
silly s. düz
silly s. önemsiz
silly s. ciddi bir anlamı olmayan
silly s. değersiz
silly s. ufak tefek
silly s. işe yaramaz
silly s. manasız
silly s. boş
silly s. sersemlemiş
silly s. afallamış
silly s. şaşkına dönmüş
silly zf. şeytanca
silly zf. aptal şekilde
silly zf. anlamsızca
silly zf. şuursuzca
Konuşma Dili
silly i. hata
silly i. yanlış
silly i. kusur
Spor
silly s. (krikette) vurucuya çok yakın olan

"silly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
silly putty i. oyun hamuru
silly behaviour i. zevzeklik
laugh oneself silly i. gülmekten kırılmak
silly mistakes i. aptalca hatalar
silly mistakes i. aptal hatalar
silly outfit i. komik kıyafetler
silly season i. (basın bağlamında) ölü sezon
silly season i. yılın abartılı veya ciddiyetsiz gazete makalelerinin basıldığı dönemi
act silly f. budalalık etmek
be silly f. budalalık etmek
bore somebody silly f. içini baymak
silly [dialect] f. aptallaştırmak
silly [dialect] f. aptalca hareket etmek
silly [dialect] f. aptallık etmek
as silly as s. kadar aptal
silly [obsolete] s. küçük
silly [obsolete] s. düşük rütbeli
silly [obsolete] s. kıt
silly [obsolete] s. az
silly [obsolete] s. mevkice düşük
silly [obsolete] s. yetersiz
a bit silly expr. biraz saçma
İfadeler
ask a silly question and you get a silly answer expr. öyle soruya böyle cevap
ask a silly question and you get a silly answer expr. öyle soru sorarsan böyle cevap alırsın
ask a silly question and you get a silly answer expr. böyle soruya böyle cevap
ask a silly question and you get a silly answer expr. saçma/saçma sapan sorular sorarsan saçma/saçma sapan cevaplar alırsın
Konuşma Dili
drink (oneself) silly f. sarhoş olana kadar içmek
drink (oneself) silly f. deli/manyak gibi içmek
laugh yourself silly f. deli gibi gülmek
laugh yourself silly f. gülmekten kendinden geçmek
laugh yourself silly f. gülmekten kırılmak
laugh yourself silly f. çılgın gibi gülmek
shout (oneself) silly f. deli/manyak gibi bağırmak
shout (oneself) silly f. avazı çıktığı kadar bağırmak
shout (oneself) silly f. aşırı yüksek sesle bağırmak
scare (one) silly f. (birini) korkudan deliye çevirmek
scare (one) silly f. (birinin) ödünü koparmak
scare (one) silly f. (birini) çok korkutmak
scare (one) silly f. (birinin) korkudan aklını çıkarmak
scare (one) silly f. (birinin) ödünü bokuna karıştırmak
scared silly s. ödü kopmuş/patlamış
scared silly s. ödü bokuna karışmış
silly in the extreme s. sıkıcı
silly in the extreme s. boş
silly in the extreme s. saçma sapan
silly in the extreme s. aptalca
(you) silly goose ünl. şapşal
(you) silly goose ünl. dümbelek
(you) silly goose ünl. ahmak
(you) silly goose ünl. salak
(you) silly goose ünl. alık
(you) silly goose ünl. şavalak
(you) silly goose ünl. budala
scared silly expr. çok korkmuş
Deyim
silly-billy i. ağzı açık ayran budalası
the silly season i. (basın bağlamında) ölü sezon
silly money i. şaşılacak kadar çok para
silly money i. olağanüstü çok miktarda para
silly money i. akılalmaz miktarda para
silly money i. akla hayale sığmayacak kadar para
silly money i. absürt miktarda çok para
silly money i. düşünebileceğinden fazla para
laugh oneself silly f. kahkahalarla gülmek
laugh oneself silly f. katılarak gülmek
laugh oneself silly f. gülmekten katılmak
be scared silly to death f. ölümüne korkmak
be scared silly to death f. korkudan kaskatı kesilmek
be scared silly to death f. korkudan altına etmek/yapmak/kaçırmak
be scared silly to death f. korkudan ölmek
be scared silly to death f. korkudan çıldırmak
be scared silly to death f. dehşete düşmek/kapılmak
be scared silly to death f. deli gibi korkmak
be scared silly to death f. korkudan deliye dönmek
laugh yourself silly f. gülmekten karnına kramp girmek
laugh yourself silly f. gülmekten ölmek
laugh yourself silly f. gülmekten karnı ağrımak
laugh yourself silly f. gülmekten karnına ağrılar girmek
play silly buggers (with something) [uk] f. aptalca davranmak/hareket etmek
play silly buggers (with something) [uk] f. gıcıklık yapmak
play silly buggers (with something) [uk] f. rahatsız edici davranmak
laugh yourself silly f. çatlayana kadar gülmek
drink yourself silly f. deli gibi içmek
laugh yourself silly f. hayvan gibi gülmek
drink yourself silly f. öküz gibi içmek
drink yourself silly f. manyak gibi içmek
laugh yourself silly f. öküz gibi gülmek
laugh yourself silly f. manyak gibi gülmek
laugh yourself silly f. deli gibi gülmek
drink yourself silly f. çılgın gibi içmek
drink yourself silly f. hayvan gibi içmek
drink yourself silly f. çatlayana kadar içmek
laugh yourself silly f. çılgın gibi gülmek
silly as a goose s. çok salak
(oneself) silly zf. deli gibi
yourself silly zf. deli gibi
(oneself) silly zf. deliler gibi
yourself silly zf. deliler gibi
yourself silly zf. manyak gibi
(oneself) silly zf. manyak gibi
(oneself) silly zf. manyaklar gibi
yourself silly zf. manyaklar gibi
(oneself) silly zf. çılgın gibi
yourself silly zf. çılgın gibi
yourself silly zf. bokunu çıkarana kadar
(oneself) silly zf. çılgınlar gibi
yourself silly zf. hayvan gibi
yourself silly zf. öküz gibi
(oneself) silly zf. hayvan gibi
yourself silly zf. çılgınlar gibi
(oneself) silly zf. bokunu çıkarana kadar
(oneself) silly zf. çatlayana kadar
(oneself) silly zf. öküz gibi
yourself silly zf. çatlayana kadar
bored silly expr. çok sıkılmış
as silly as a goose expr. çok salak
silly as a wheel expr. çok salak
as silly as a wheel expr. çok salak
Konuşma
you are silly expr. saçmalık yapıyorsun
don't be silly expr. aptal olma
this may sound silly to you expr. sana saçma gelebilir
silly me expr. aptal kafam
you're being silly! expr. saçmalıyorsun!
Argo
play silly buggers f. aptalca davranmak
play silly buggers f. salakça davranmak
stoned silly s. kafası yüksek
stoned silly s. zom olmuş
stoned silly s. esrardan dolayı kafası iyi
stoned silly s. uyuşturucuyla uçmuş
stoned silly s. kafası dumanlı
stoned silly s. uyuşturucu etkisinde
silly me! ünl. hay aptal kafam!
İngiliz Argosu
silly billy i. idiot
silly moo i. salak kadın
silly billy i. salak
silly sausage i. mal
silly bugger i. geri zekalı
silly bugger i. mal
silly cow i. aptal kadın
silly sausage i. salak
silly billy i. geri zekalı
silly moo i. aptal kadın
silly billy i. mal
silly bugger i. idiot
silly sausage i. geri zekalı
silly sausage i. idiot
silly cow i. salak kadın
silly bugger i. salak
play silly buggers f. avare avare takılmak
play silly buggers f. oyalanmak
play silly beggars f. avare avare takılmak