foolish - Türkçe İngilizce Sözlük

foolish

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

foolish — Definition

Anlamı ve Tanımı:
aptalca, akılsız
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfuːlɪʃ/ – BrE /ˈfuːlɪʃ/)
Terim Türü:
Sıfat
Sağduyuya aykırı davranış veya düşünceyi niteleyen sıfattır. Fool köküne -ish eki eklenerek niteliksel yargı kazanmıştır.
Eş Anlamlılar:
silly
Zıt Anlamlılar:
sensible

"foolish" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
foolish s. aptalca
Harper's joke looked foolish.
Harper'ın şakası aptalca görünüyordu.

More Sentences
foolish s. aptal
Owen was foolish enough to love her.
Owen onu sevecek kadar aptaldı.

More Sentences
foolish s. ahmak
foolish s. akılsız
Genel
foolish s. saçma
How could you make such a foolish mistake?
Nasıl böyle saçma bir hata yapabilirsin?

More Sentences
foolish s. ahmakça
Tom has done something foolish.
Tom ahmakça bir şey yapmış.

More Sentences
foolish i. abeci
foolish s. gülünç
foolish s. saçma sapan
foolish s. akılsız
foolish s. budala
foolish s. enayi
foolish s. habeci
foolish s. ahmak
foolish s. abes
foolish s. saloz
foolish s. sersem
foolish s. aptalca (şey)
foolish s. budalaca
foolish s. salak
foolish s. absürt

"foolish" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
foolish person i. aptal kişi
foolish woman i. aptal kadın
pound-foolish s. önemli meselelerde ihtiyatsız davranan
pound-foolish s. büyük meblağlara aklı ermeyen
İfadeler
stay hungry stay foolish expr. aç kal budala kal
Atasözü
it's a foolish sheep that makes the wolf his confessor expr. güvenilir olduğunu bildiğin insanlardan başkasına güvenmemelisin
it's a foolish sheep that makes the wolf his confessor expr. herkese/her önüne gelene güvenmemelisin
it's a foolish sheep that makes the wolf his confessor expr. kurda kuzu emanet edilmez
Deyim
penny wise and pound foolish i. ufak şeylerde tutumlu büyük şeylerde müsrif kimse
be penny-wise and pound-foolish f. ufak şeylerde hasis büyük şeylerde müsrif olmak
be penny-wise and dollar-foolish f. ufak şeylerde hasis büyük şeylerde müsrif olmak
be penny-wise and dollar-foolish f. bir sorunu çözmek için belli bir miktar parayı harcamaktan kaçınırken uzun vadede problem büyüdüğünde daha fazla para harcamak zorunda kalmak
be penny-wise and dollar-foolish f. küçük bir miktar parayı vermekten kaçınırken uzun vadede daha büyük bir para harcamak zorunda kalmak
be penny-wise and dollar-foolish f. ufak şeylerde tutumlu büyük şeylerde müsrif olmak
foolish head weary feet expr. akılsız başın cezasını ayaklar çeker
Konuşma
it was foolish of me expr. benim aptallığımdı
promise me you're not doing anything foolish expr. aptalca bir şey yapmadığına dair bana söz ver
Bilgisayar
stay hungry stay foolish expr. aç kal budala kal