ill - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

ill

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "ill" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 43 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
ill adj. hasta
General
ill n. sorun
ill n. illet
ill n. fenalık
ill n. bela
ill n. hastalık
ill n. rahatsızlık
ill n. zarar
ill n. dert
ill n. garaz
ill n. kötülük
ill n. sayrı
ill adj. hasta
ill adj. kerih
ill adj. düzensiz
ill adj. aksi
ill adj. haksız
ill adj. ahlaksız
ill adj. uğursuz
ill adj. acı
ill adj. kötü
ill adj. marazlı
ill adj. ters
ill adj. fena
ill adj. talihsiz
ill adj. sert
ill adj. keyifsiz
ill adj. rahatsız
ill adj. çirkin
ill adj. zararlı
ill adj. hain
ill adj. sağlıksız
ill adv. zorla
ill adv. huzursuzca
ill adv. rahatsız bir şekilde
ill adv. anca
ill adv. kötü biçimde
ill adv. keyifsizce
ill adv. ucu ucuna
Technical
ill fena
ill hasta
ill kötü
Ottoman Turkish
ill muallel

Bedeutungen, die der Begriff "ill" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 442 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
ill luck n. talihsizlik
ill luck n. şanssızlık
ill-shaped adj. biçimsiz
ill-tempered adj. hırçın
ill-tempered adj. aksi
General
appear to be ill v. hasta görünmek
be ill v. hasta olmak
be ill suited v. uygun olmamak
be ill-fitting v. bol gelmek
be ill-tempered v. huysuz olmak
be ill-treated v. horlanmak
be not ill v. hasta olmamak
be seriously ill v. ağır hasta olmak
be taken ill v. hasta olmak
be taken ill v. hastalanmak
be taken ill v. yatağa düşmek
become ill v. hasta olmak
become ill v. rahatsızlanmak
become ill v. hastalanmak
become mentally ill v. ruhen yıkılmak
bode ill v. kötü olmak
fall ill v. rahatsızlanmak
fall ill v. hastalığa yakalanmak
fall ill v. yatağa düşmek
fall ill v. hasta olmak
fall ill v. hastalanmak
fall ill v. hasta düşmek
fall ill v. şifayı kapmak
feel ill v. hasta olmak
feel ill v. hasta hissetmek
feign ill v. sayrımsamak
get ill v. hastalığa yakalanmak
get ill v. hastalanmak
get ill v. hasta olmak
get ill-tempered v. hırçınlaşmak
harbor ill will (towards) v. kin beslemek
harbor ill will (towards) v. garezi olmak
harbor ill will (towards) v. kin gütmek
harbor ill will (towards) v. kin duymak
harbor ill-will against v. kötü niyet beslemek
harbor ill-will against v. kötü niyet gütmek
ill treat v. hırpalamak
ill treat v. kötü davranmak
ill-treat v. hırpalamak
ill-treat v. kötü davranmak
ill-treat v. hor kullanmak
ill-treat v. üvey evlat muamelesi yapmak
ill-use v. hor kullanmak
ill-use v. hırpalamak
look ill v. hasta görünmek
make ill v. vurmak
make ill v. hasta etmek
make somebody ill v. hasta etmek
not to allow anybody to speak ill of someone v. toz kondurmamak
sham ill v. hasta numarası yapmak
speak ill for v. biri için olumsuz bir puan olmak
speak ill of v. hakkında kötü konuşmak
speak ill of v. kötülemek
speak ill of v. (hakkında) ileri geri konuşmak
speak ill of someone v. birini kötülemek (adını apaçık zikrederek)
suit ill v. uygun olmamak
suit ill v. uygun düşmemek
take ill v. yatağa düşmek
take ill v. hastalanmak
think ill of v. hakkında kötü düşünmek
think ill of v. kötümsemek
think ill of somebody v. hakkında kötü düşünmek
think ill of someone v. birisi hakkında kötü düşüncelere sahip olmak
wish somebody ill v. beddua etmek
being ill-omened n. düztabanlık
house of ill fame n. genelev
house of ill repute n. genelev
house of ill repute n. randevu evi
ill blood n. soğukluk
ill blood n. dargınlık
ill breeding n. terbiyesizlik
ill conduct n. kötü davranış
ill effect n. olumsuz etki
ill effect n. kötü etki
ill fate n. makus kader
ill fate n. makus talih
ill feeling n. buğuz
ill feeling n. kin
ill feeling n. nefret
ill feeling n. düşmanlık
ill fortune n. bahtsızlık
ill fortune n. makus kader
ill gotten gains n. haksız kazanç
ill gotten gains n. haram mal
ill health n. hastalık
ill humor n. aksi mizaç
ill luck n. makus talih
ill luck n. aksilik
ill luck n. kötü talih
ill luck n. kör talih
ill luck n. uğursuzluk
ill luck n. terslik
ill nature n. huysuzluk
ill naturedness n. huysuzluk
ill omen n. uğursuzluk
ill temper n. aksilik
ill temper n. kötü huy
ill temper n. hırçınlık
ill temper n. huysuzluk
ill will n. kötü niyet
ill will n. garez
ill will n. husumet
ill-communication n. iletişimsizlik
ill-founded rumours n. asılsız dedikodu
ill-gotten food n. haram lokma
ill-gotten gain n. yasadışı kazanç
ill-gotten gain n. haram kazanç
ill-gotten gains n. haram lokma
ill-humor n. somurtgan mizaç
ill-humor n. ters huy
ill-humor n. huysuz mizaç
ill-humour n. huysuz mizaç
ill-humour n. somurtgan mizaç
ill-humour n. ters huy
ill-thought n. dayanaksız fikir
ill-thought n. üzerinde çok fazla düşünülmeden oluşturulmuş fikir
ill-thought n. zayıf fikir
ill-wisher n. kötülük isteyen kimse
ill-wisher n. kötü niyetli kimse
mentally ill in literature n. edebiyatta akıl hastalığı
mentally ill offenders n. akıl hastalarının suçları
nursing of old and ill persons n. yaşlı hasta bakımı
a little bit ill adj. biraz hasta
deadly ill adj. ölümcül hasta
ill advised adj. tedbirsiz
ill assorted adj. yakışmayan
ill at ease adj. endişeli
ill at ease adj. içi rahat olmayan
ill at ease adj. huzursuz
ill bred adj. terbiyesiz
ill defined adj. tam tanımlanmamış
ill disposed adj. kötü huylu
ill equipped adj. yetersiz olarak teçhiz edilmiş
ill equipped adj. belli bir iş için gerekli donanımlara sahip olmayan
ill equipped adj. belirli bir iş için gerekli donanımlara sahip olmayan
ill fated adj. talihsiz
ill favored adj. çirkin
ill gotten adj. yasadışı kazanılmış
ill gotten adj. haram kazanılmış
ill gotten adj. haksız kazanılmış
ill humored adj. huysuz
ill humoured adj. huysuz
ill mannered adj. terbiyesiz
ill matched adj. yakışmayan
ill natured adj. huysuz
ill of adj. -den hasta
ill omened adj. uğursuz
ill posed adj. kötü konumlanmış
ill starred adj. talihsiz
ill tempered adj. huysuz
ill timed adj. yersiz
ill timed adj. vakitsiz
ill timed adj. münasebetsiz
ill with adj. -den hasta
ill with fear adj. korkmuş
ill-adapted adj. uygun olmayan
ill-adapted adj. uymayan
ill-adjusted adj. kötü ayarlanmış
ill-advised adj. mahzurlu
ill-advised adj. akılsız
ill-advised adj. sakıncalı
ill-advised adj. düşüncesiz
ill-advised adj. yanlış
ill-affected adj. kötü niyetli
ill-affected adj. kötü huylu
ill-assorted adj. uyumsuz
ill-behaved adj. yaramaz
ill-boding adj. uğursuz
ill-bred adj. terbiye görmemiş
ill-bred adj. edepsiz
ill-bred adj. terbiyesiz
ill-bred adj. kötü huylu
ill-bred adj. görgüsüz
ill-bred adj. hödük
ill-bred adj. kaba
ill-bred adj. seviyesiz
ill-calculated adj. yanlış hesaplanmış
ill-concealed adj. saklanamayan
ill-concealed adj. bariz
ill-concealed adj. aşikar
ill-conceived adj. yanlış düşünülmüş
ill-conceived adj. eksik planlanmış
ill-conditioned adj. kötü durumda
ill-conditioned adj. öfkeli
ill-conditioned adj. uymaz
ill-conditioned adj. uygunsuz
ill-conditioned adj. uygun olmayan
ill-considered adj. aptalca
ill-considered adj. düşüncesizce
ill-defined adj. eksik tanımlanmış
ill-defined adj. iyi tanımlanmamış
ill-defined adj. tam olarak açıklanmamış
ill-defined adj. eğreti tanımlanmış
ill-defined adj. tam tanımlanmamış
ill-disciplined adj. disiplinsiz
ill-disposed adj. düzensiz
ill-disposed adj. kötü niyetli
ill-disposed adj. kötü huylu
ill-disposed adj. kötü fikirli
ill-equipped adj. belli bir iş için gerekli donanımlara sahip olmayan
ill-famed adj. kötü tanınmış
ill-famed adj. kötü şöhretli
ill-fated adj. uğursuz
ill-fated adj. bahtı kara
ill-fated adj. talihsiz
ill-fated adj. başarısızlığa mahkum
ill-fated adj. şanssız
ill-fated adj. bahtsız
ill-favored adj. çirkin
ill-favoured adj. çirkin
ill-fed adj. az beslenmiş
ill-fed adj. gıdasız
ill-fed adj. yetersiz beslenmiş
ill-fed adj. eksik beslenmiş
ill-fitted adj. uygun/münasip olmayan
ill-fitted adj. yakışmayan
ill-founded adj. asılsız
ill-gained adj. haksız yollarla elde edilmiş
ill-gained adj. haksız kazanılmış
ill-gotten adj. haksız
ill-gotten adj. haram
ill-guided adj. yanlış yönlendirilmiş
ill-guided adj. yanlış yola saptırılmış
ill-hearted adj. kötü kalpli
ill-hearted adj. fesat
ill-humored adj. aksi
ill-humored adj. kötü huylu
ill-humored adj. huysuz
ill-humored adj. somurtgan
ill-humoured adj. aksi
ill-humoured adj. kötü huylu
ill-humoured adj. somurtgan
ill-humoured adj. huysuz
ill-informed adj. eksik bilgilendirilmiş
ill-informed adj. yeterli bilgi sahibi olmayan
ill-intentioned adj. kötü niyetli
ill-judged adj. yanlış tasarlanmış
ill-judged adj. yanlış düşünülmüş
ill-judged adj. yanlış
ill-judged adj. tedbirsiz
ill-judged adj. düşüncesiz
ill-mannered adj. terbiyesiz
ill-mannered adj. görgüsüz
ill-mannered adj. kaba
ill-mannered adj. küstah
ill-mannered adj. edepsiz
ill-matched adj. uyumsuz
ill-minded adj. kötü niyetli
ill-minded adj. kötü fikirli
ill-natured adj. huysuz
ill-natured adj. kaba
ill-natured adj. aksi
ill-natured adj. ters
ill-natured adj. sert
ill-natured adj. serkeş
ill-natured adj. kötü huylu
ill-natured adj. zalim
ill-omened adj. musibet
ill-omened adj. talihsiz
ill-omened adj. bahtı kara
ill-omened adj. düztaban
ill-omened adj. şanssız
ill-omened adj. uğursuz
ill-omened adj. meşum
ill-omened adj. netameli
ill-planned adj. kötü planlanmış
ill-pleased adj. memnuniyetsiz
ill-pleased adj. hoşnutsuz
ill-prepared adj. kötü hazırlanan
ill-prepared adj. kötü hazırlanmış
ill-proportioned adj. endazesi bozuk
ill-proportioned adj. biçimsiz
ill-sorted adj. uyumsuz
ill-spent adj. hiç yere harcanmış
ill-spent adj. müsrifçe harcanmış
ill-spent adj. tutarsızca harcanmış
ill-spent adj. boşa harcanmış
ill-starred adj. meşum
ill-starred adj. şanssız
ill-starred adj. bahtsız
ill-starred adj. bahtı kara
ill-starred adj. talihsiz
ill-starred adj. kara bahtlı
ill-structured adj. iyi yapılandırılmamış
ill-suited adj. uygun/münasip olmayan
ill-suited adj. yakışmayan
ill-tempered adj. hırçın
ill-tempered adj. huysuz
ill-timed adj. vakitsiz
ill-timed adj. münasebetsiz
ill-timed adj. sırasız
ill-timed adj. yersiz
ill-timed adj. zamansız
ill-timed adj. mevsimsiz
ill-treated adj. hırpalanmış
ill-treated adj. kötü muamele görmüş
ill-treated adj. suistimale uğramış
ill-treated adj. hor kullanılmış
ill-treated adj. kötü kullanılmış
ill-used adj. gerektiği gibi kullanılmayan
ill-used adj. kötü kullanılan
of ill fame adj. adı çıkmış
of ill repute adj. adı çıkmış
of ill repute adj. kötü şöhretli
very ill adj. çok hasta
violently ill adj. ölümcül hasta
for good or ill adv. sonuç ne olursa olsun
ill-humoredly adv. huysuz bir şekilde
ill-humouredly adv. huysuz bir şekilde
ill-naturedly adv. zalimce
ill-naturedly adv. huysuz bir şekilde
ill-temperedly adv. huysuz bir şekilde
in ill part adv. avantajsız bir biçimde
in ill part adv. uymayarak
in ill part adv. olumsuz bir şekilde
in ill repair adv. kötü durumda
Phrases
he teaches ill who teaches all her şeyi öğreten kötü öğretendir
the cure is worse than the ill kaş yapayım derken göz çıkarmak
Proverb
better untaught than ill taught yanlış bilmektense hiç bilmemek daha iyidir
better untaught than ill taught yanlış bilmektense hiç bilmemek iyidir
it is an ill wind that blows no good her işte bir hayır vardır
it's an ill bird that fouls its own nest sadece aptal bir insan yaşadığı yeri çöplüğe çevirip berbat eder
it's an ill wind that blows nobody any good birinin felaketi diğerinin selametidir
it's an ill wind that blows nobody good her işte bir hayır vardır
it's an ill wind that blows nobody good birinin felaketi diğerinin selametidir
it's ill waiting for dead men's shoes mirasa konmak için ölmesini beklemek
it's ill waiting for dead men's shoes birinin malında gözü olmak
it's ill waiting for dead men's shoes ölmeden mezara koymak
it's ill waiting for dead men's shoes ölmeden mezara sokmak
never speak ill of the dead ölünün arkasından konuşulmaz
never speak ill of the dead ölünün arkasından kötü söz söylenmez
never speak ill of the dead ölenin arkasından konuşulmaz
never speak ill of the dead ölünün arkasından kötü söyleme
never speak ill of the dead ölünün arkasından konuşma
never speak ill of the dead ölünün arkasından kötü söz söyleme
Colloquial
take ill v. hasta olmak
augur ill hayra alamet olmamak
augur ill kötüye delalet etmek
augur ill kötüye işaret olmak
deserve ill of daha beterini hak etmek
house of ill fame randevu evi
house of ill fame kerhane
house of ill fame genelev
house of ill repute genelev
house of ill repute randevu evi
house of ill repute kerhane
ill-at-ease içi rahat olmayan
ill-at-ease endişeli
ill-at-ease rahatsız
ill-at-ease huzursuz
ill-at-ease hoşnutsuz
ill-at-ease tedirgin
ill-dressed rüküş
ill-gotten gain haksız kazanç
Idioms
be ill at ease (with) huzursuz olmak
be ill at ease (with) endişeli olmak
be ill at ease (with) utanmak
bird of ill omen uğursuz kişi
bird of ill omen gittiği yere uğursuzluk getiren kişi
bird of ill omen meymenetsiz
can ill afford (sonu kötü olacak bir şeyin yapılmasını) göze alamamak
do one an ill turn birisine zarar vermek
do one an ill turn birisine kötülük etmek
fall ill kötüleşmek
fall ill fenalık geçirmek
fall ill fenalık gelmek
fall ill fenalaşmak
fall ill hasta düşmek
for good or ill öyle ya da böyle
for good or ill iyi ya da kötü
give a dog an ill name and hang him bir insanin adı çıkacağına canı çıksın.
ill-disposed to doing something bir şeyi yapmaya sıcak bakmamak/isteksiz olmak
ill-disposed to doing something soğuk/mesafeli durmak
ill-gotten gains haksız kazanç
ill-gotten gains haram mal
ill-gotten gains haram para
sort ill with bağdaşmamak
take ill hasta olmak
take ill hastalanmak
take ill hastalık kapmak
Speaking
are you ill? hasta mısınız?
because i was ill hasta olduğum için
because i'm ill hasta olduğum için
he's feeling ill kendini hasta hissediyor
I was ill hastaydım
I was ill yesterday dün hastaydm
i̇ felt sort of ill hasta gibiydim
i̇ felt sort of ill hasta gibi hissediyordum
i gather he is ill işittiğime göre hastadır
what ill luck! ne kötü şans!
what ill luck! ne şanssızlık!
Slang
ill (rap slang) hoş
ill (rap slang) iyi
woman of ill repute fahişe
Trade/Economic
ill pay düşük ücret
ill-advised ihtiyatsız
ill-advised tedbirsiz
ill-funded az desteklenmiş
ill-funded yetersiz finanse edilmiş
ill-pay düşük ücret
ill-will kötü niyet
Law
house of ill fame fuhuş evi
house of ill fame genelev
house of ill fame umumhane
ill treat fena muamele etme
ill treatment kötü davranma
ill treatment kötü muamele
ill treatment kötü davranış
ill treatment fena muamele
ill use fena muamele etme
ill use kötü kullanmak
ill-treatment insanlık dışı davranış
ill-treatment kötü davranış
manifestly ill-founded açıkça dayanaktan yoksun
subjected to ill treatment fena muameleye maruz kalmış
Politics
ill-treatment kötü muamele
ill-treatment fena muamele
Technical
ill-equipped eksik donatılmış
ill-equipped düzgün teçhiz edilmemiş
Computer
ill posed kötü konumlanmış
ill-documented eksik belgelendirilmiş
ill-documented yetersiz belgelendirilmiş
ill-posed kötü konumlanmış
Informatics
ill-posed kötü konumlanmış
Medical
a pill for every ill her hastalık için bir hap
commitment of mentally ill akıl hastalarının kapatılma kararı
critically ill patient kritik hasta
ill thrift gelişme geriliği
ill-smelling kötü kokan
terminally ill patient with pulmonary disease son dönem akciğer hastalığı olan hasta
terminally ill patient with respiratory disease solunum hastalığı nedeniyle ölmekte olan hasta
terminally ill patient with respiratory disease son dönem solunum hastalığı olan hasta
Psychology
mentally ill akıl hastası
psychologically ill psikolojik hasta
Statistics
ill-conditioned kötü koşullu
Linguistics
ill-formed bozuk yapılı
Military
seriously ill ağır hasta