haksız - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

haksız



Bedeutungen von dem Begriff "haksız" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 42 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
haksız unjust adj.
haksız unfair adj.
General
haksız unjustified adj.
haksız iniquitous adj.
haksız ill-gotten adj.
haksız wrongous adj.
haksız wrongful adj.
haksız unearned adj.
haksız wrong adj.
haksız insupportable adj.
haksız inequitable adj.
haksız undeserved adj.
haksız unmerited adj.
haksız false adj.
haksız tortuous adj.
haksız unequal adj.
haksız unwarranted adj.
haksız injurious adj.
haksız uncalled-for adj.
haksız unjust adj.
haksız gratuitous adj.
haksız invidious adj.
haksız tortious adj.
haksız unfair adj.
haksız ill adj.
haksız iniqultous adj.
haksız raw adj.
haksız uncalled for adj.
haksız unrighteous adj.
Colloquial
haksız over the fence (austral and nz informal)
Idioms
haksız in the wrong
Trade/Economic
haksız unjust
Law
haksız unlawful
haksız unfair
haksız wrongful
haksız tortious
haksız guilty
haksız without merit
haksız illegal
Politics
haksız unfair
British Slang
haksız shade
haksız shan

Bedeutungen, die der Begriff "haksız" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 279 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
haksız yere unduly adv.
haksız yere unjustly adv.
General
benimsemek (haksız yere) arrogate v.
bir meseleyi haksız olarak kendi menfaatine idare etmek gerrymander v.
birine karşı haksız hüküm vermek to prejudice against v.
haklıyken haksız duruma düşmek end up being wrong although you are right v.
haksız bulmak find unjust v.
haksız bulmak find (something) unjust v.
haksız bulmak find (someone) to be in the wrong v.
haksız bulunmak be regarded as unfair v.
haksız bulunmak be found unjust v.
haksız bulunmak be consider unfair v.
haksız bulunmak find something unjust v.
haksız çıkarmak prove to be wrong v.
haksız çıkarmak prove (someone) to be in the wrong v.
haksız çıkmak turn out to be in the wrong v.
haksız duruma düşmek end up being the one in the wrong v.
haksız duruma düşmek end up being wrong v.
haksız hüküm verdirmek prejudice v.
haksız iddiada bulunmak arrogate v.
haksız kazanç elde etmek acquire illegally v.
haksız kazanç sağlamak derive an improper personal benefit v.
haksız olarak almak misappropriate v.
haksız olarak müdahale etmek intrude v.
haksız olduğunu kanıtlamak (suçlama vb'nin) repulse v.
haksız olmak be in the wrong v.
haksız olmak be wrong v.
haksız yere eleştirilmek denigrate v.
haksız yere suçlamak accuse wrongly v.
haksız yere suçlamak accuse someone unjustly v.
haksız yere suçlamak accuse someone falsely v.
kurban etmek (haksız yere) victimize v.
kurban etmek (haksız yere) victimise v.
ağır ve haksız eleştiri strong and unfair criticism n.
bankaların haksız fiil sorumluluğu tort liability of banks n.
haksız avantaj unfair advantage n.
haksız çıkar unfair advantage n.
haksız çıkar sağlayan gonif n.
haksız davranış/fiil action in tort n.
haksız fiil torts n.
haksız fiil wrong n.
haksız fiilde müşterek failler joint tortfeasors n.
haksız fiile benzeyen fiil quasi tort n.
haksız gerekçeyle fesih termination without good cause n.
haksız iddia arrogation n.
haksız işgal tazminatı ejectment n.
haksız kazanç undeserved gain n.
haksız kazanç haul n.
haksız kazanç unearned income n.
haksız kazanç unfair profit n.
haksız kazanç ill gotten gains n.
haksız kazanç unearned gain n.
haksız kazanç pelf n.
haksız kullanma misapplication n.
haksız kullanma wrong use n.
haksız maletme arrogation n.
haksız menfaat unfair advantage n.
haksız muamele tort n.
haksız muamele unfair deal n.
haksız rekabet dishonest trading n.
haksız rekabet unfair competition n.
haksız suçlama unfair accusation n.
haksız talep imposition n.
haksız tutuklama false imprisonment n.
haksız tutukluluk false imprisonment n.
haksız zenginleşme unjust enrichment n.
hastanelerin haksız fiil sorumluluğu tort liability of hospitals n.
kurallara uygun ama haksız kazanma gamesmanship n.
polisin haksız fiil sorumluluğu tort liability of police n.
haksız kazanılmış ill-gained adj.
haksız kazanılmış ill gotten adj.
haksız yere kovulmuş unfairly dismissed adj.
haksız yollarla elde edilmiş ill-gained adj.
haksız bir biçimde insupportably adv.
haksız bir şekilde unrightly adv.
haksız bir şekilde inequitably adv.
haksız bir şekilde wrongly adv.
haksız olarak unjustly adv.
haksız olarak wrongfully adv.
haksız surette unjustifiably adv.
haksız surette inexcusably adv.
haksız surette wrongfully adv.
haksız yere gratuitously adv.
haksız yere wrongfully adv.
haksız yere unmeritedly adv.
haksız yere wrongly adv.
haksız yere undeservedly adv.
haksız yere invidiously adv.
haksız yere distemperately adv.
Colloquial
haksız kazanç ill-gotten gain
haksız mıyım? am i right?
haksız mıyım? isn't that right?
haksız muamele dirty deal
haksız ve kötü davranış a raw deal
Idioms
ağır ve haksız eleştiri a hatchet job
birini haksız yere eleştirmek run somebody down
haksız adalet rough justice
haksız ceza a bum rap
haksız ceza rough justice
haksız eleştiri a cheap shot
haksız kazanç ill-gotten gains
haksız muamele a raw deal
haksız muamele etmek put the boot in
haksız suçlama a bum rap
uyarmadan taraflı ve haksız değişiklikler yapmak move the goal
uyarmadan taraflı ve haksız değişiklikler yapmak move the goalposts
Speaking
haksız değilsin you're not wrong
haksız mıyım yani? am i wrong in ....(thinking / saying etc)?
haksız mıyım yani? so am i wrong?
haksız mıyım? am I right?
haksız mıyım? am I wrong?
haksız sayılmazsın you're not wrong
Slang
haksız ceza bum rap
haksız kar payı a rake-off
haksız mıyım? amirite (am I right?)
haksız yüzde/komisyon a rake-off
haksızlığa/haksız bir davranışa uğramak take it up the ass
Trade/Economic
başkalarına veya onların mallarına karşı yapılan haksız fiil ya da zarar tort
başkasının piyasasında damping yaparak haksız rekabette bulunan ülkenin mallarına karşı konulan vergi anti-dumping tax
bazı hileci aracı kurumların piyasada az prim yapan hisse senetlerini çok çekici bir yatırım aracıymış gibi gösterip kendilerine haksız komisyon geliri sağlamaları churning
grev yapan işçiler arasında karışıklık yaratarak onlar haksız duruma düşürmeye çalışan kimse goon
haksız alınan vergi unduly collected tax
haksız fesih injustice termination
haksız fiil sorumluluğu tortious liability
haksız işgücü uygulamaları unfair labor practice
haksız işgücü uygulamaları unfair labor practices
haksız işlem unfair treatment
haksız işten çıkarma wrongful dismissal
haksız kazanç unlawful profit
haksız kazanç unlawful profits
haksız kazanç unjustified benefit
haksız kazanç ve zenginleşmeyi önlemek için yasalarca konulan sorumluluk quasi contract
haksız kullanma misapplication
haksız mesuliyet tortious liability
haksız muamele tort
haksız muamele raw deal
haksız olarak unduly
haksız rekabet unfair competition
haksız rekabet unfair competition
haksız rekabetin önlenmesi prevention of unfair competition
haksız sorumluluk tortious liability
haksız şart/koşul unfair term
haksız ticaret illicit trade
haksız ticari uygulama kanunları unfair trade practice laws
haksız ticari uygulamalar unfair trade practices
haksız ticari uygulamalar unfair commercial practices
haksız ticari uygulamalar yönergesi unfair commercial practices directive
haksız yere toprak elde eden kimse land-grabber
haksız zarar testi injury test
kasıtlı haksız muamele intentional tort
tazminat borcu doğuran haksız fiil miscarriage
yanlış bilgiler yayarak haksız kazanç sağlamak false rumour trading
Law
arazisinden haksız biçimde çıkarılan kimse disseizee
başkasına ait bir mülkün haksız yollarla alınması usurpation
başkasına ait bir şeyi haksız olarak alıkoyma wrongful distress
başkasının arazisini haksız yere işgal eden kişi disseisor
başkasının yaptığı haksız fiilin sorumluluğunu üzerine alma purging a tort
bir devlet yetkisini haksız olarak kullanmak accroach
bir gayrimenkulü haksız biçimde gasp eden şahsın bu tecavüzü sırasında elde ettiği yarar mesne profits
bir kimseyi meskeninden haksız biçimde çıkarma ouster
bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir injunction
bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir enjoinment
bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir cease and desist order
bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir enjoining
davacının hem haksız fiil hem de akitten doğan dava hakkına sahip olduğu durumlarda akitten doğan dava hakkını kullanması waiver of court
denizde işlenen haksız fiil maritime tort
gayrimenkule haksız müdahale trespass
gayrimenkule konan haksız ipotek cloud on title
haksız alıkoymaya karşı tazminat davası action of trover
haksız alınmış wrongfully seized
haksız arama unlawful search
haksız ayrım unjust discrimination
haksız biçimde kazanılan şeyler fruits of a crime
haksız doğum (sağlık çalışanlarının yetersiz bilgilendirmesi nedeniyle engelli çocuk sahibi olan ailenin bu konuda açtığı dava) wrongful birth
haksız eleştiri unfair comment
haksız etki undue influence
haksız fesih unjust termination
haksız fiil civil wrong
haksız fiil tort
haksız fiil act of injustice
haksız fiil tort
haksız fiil wrongful act
haksız fiil tortious act
haksız fiil (a) wrong
haksız fiil davası tort case
haksız fiil davası tort action
haksız fiil faili tort feasor
haksız fiil hukuku tort law
haksız fiil işlemek commit a tortious act
haksız fiil işleyen kimse tortfeasor
haksız fiil sorumluluğu tort liability
haksız fiilden doğan tazminat hakkı ile ilgili taraflar arasında varılan anlaşma hükümlerinin yerine getirilmesi accord and satisfaction
haksız fiilden doğan zarar tort
haksız fiilden doğan zararlar tort damages
haksız fiilin yapıldığı yer lex loci delicti
haksız fiyatlama upcoding
haksız giriş unlawful entry
haksız iktisap usurpation
haksız imtiyaz undue preference
haksız işgal summary possession
haksız işgal forcible detainer
haksız işgal unlawful detainer
haksız işgal sırasında elde edilen kazanç mesne profits
haksız işten çıkarma wrongful termination
haksız işten çıkarma wrongful dismissal
haksız işten çıkarma wrongful discharge
haksız kamulaştırma excess condemnation
haksız kazanç unjust enrichment
haksız kazanç unlawful profit
haksız mal edinme unjustified benefit
haksız mal iktisabı unjustified benefit
haksız muamele civil wrong
haksız muamele tort
haksız muamele hukuku tort law
haksız müdahale unlawful interference
haksız müdahale intrusion
haksız nüfuz kullanımı undue influence
haksız olarak alınan bir menkulün iadesi davası action of detinue
haksız olarak alınan bir menkulün iadesi davası action to return unlawfully held possessions
haksız olarak alınan bir şeyin iadesi davası action for claiming back
haksız olarak edinilen malın iadesi davası replevin in the cepit
haksız olarak ele edilen bir şeyin iadesi davası claim and delivery
haksız red improperly refusal
haksız rehin cloud on title
haksız rekabet unfair competition
haksız rekabet unfair competition
haksız rekabet suçu offense of unfair competition
haksız rekabetin meni unfair competition prevention
haksız rekabetin önlenmesi unfair competition prevention
haksız rekabetin önlenmesi yasası unfair competition prevention act
haksız suç yüklemek aspersion
haksız suçlama aspersion
haksız surette wrongfully
haksız taarruz unjust assault
haksız tahrik unjust provocation
haksız talep unjustified request
haksız taraf guilty part
haksız tevkif spiteful arrest
haksız tevkif malicious arrest
haksız toplanmış kanıt fruit of the poisonous tree
haksız tutuklamayı yasaklayan kanun habeas corpus act
haksız uygulamayı durdurma emri enjoinment
haksız uygulamayı durdurma emri cease and desist order
haksız uygulamayı durdurma emri injunction
haksız uygulamayı durdurma emri enjoining
haksız yakalama ya da tutuklamayı yasaklayan kanun habeas corpus act
haksız yakalamayı yasaklayan kanun habeas corpus act
haksız yere işten çıkarma wrongful dismissal
haksız yere işten çıkarma wrongful discharge
haksız yere işten çıkarma wrongful termination
haksız yere suçlamak accuse falsely
haksız yorum unfair comment
haksız zenginleşme unjust enrichment
haksız zenginleşme illicit enrichment
kasten yapılan haksız fiil wilful tort
kişisel bütünlüğe yönelik haksız fiiller dignitary torts
üçüncü bir kişiye yapılan bilinçli yanlış bir ifade sonucu ekonomik zarara sebep olan haksız fiil injurious falsehood
üçüncü bir kişiye yapılan bilinçli yanlış bir ifade sonucu ekonomik zarara sebep olan haksız fiil malicious falsehood
Politics
deniz taşımacılığında haksız fiyatlandırma uygulamaları danışma komitesi advisory committee on unfair pricing practices in maritime transport
haksız işten çıkarma unfair dismissal
haksız müdahale undue interference
haksız rekabet unduly competition
haksız rekabet uygulamaları unfair competitive practices
haksız rekabet üstünlüğü unfair competitive advantage
haksız yönetim unjust rule
sık sık haksız davalar açan ve kavga gürültü çıkaran kişi embraceor
sık sık haksız davalar açan ve kavga gürültü çıkaran kişi embracer
tüketici sözleşmelerindeki haksız koşullar unfair terms in consumer contracts
Insurance
sigortalının üçüncü bir tarafa karşı haksız bir fiil işlemesi halinde onun yasal sorumluluğunu kapsayan sigorta personal liability insurance
Telecom
haksız kazanç unjust enrichment
haksız rekabet unfair competition
haksız rekabet uygulaması unfair competitive practice
Marine
deniz ticaretini ilgilendirmeyen haksız fiiller nonmaritime torts
deniz ticaretini ilgilendirmeyen haksız fiiller non-maritime torts
Latin
efendiye kölesinin haksız fiilinden dolayı açılan dava actio noxalis
haksız fiil delictum
haksız fiil benzeri quasi delictum
haksız fiilin işlendiği yer forum delicti
sahibine kölesinin haksız fiilinden dolayı açılan dava actio noxalis