acı - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

acı



Bedeutungen von dem Begriff "acı" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 79 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
acı ache n.
acı pain n.
acı acrimonious adj.
acı bitter adj.
acı hot adj.
General
acı heartache n.
acı heartbreak n.
acı gnawing n.
acı hurt n.
acı misery n.
acı woe n.
acı sorrow n.
acı suffering n.
acı vitriol n.
acı agony n.
acı chagrin n.
acı anguish n.
acı affliction n.
acı pain n.
acı achage n.
acı sting n.
acı poignancy n.
acı grief n.
acı worry n.
acı bite n.
acı sad adj.
acı sour adj.
acı sorry adj.
acı scathing adj.
acı tristful adj.
acı rancid adj.
acı harsh-tasting adj.
acı smart adj.
acı biting adj.
acı acerbic adj.
acı nipping adj.
acı mordacious adj.
acı tragic adj.
acı sour-tasting adj.
acı wry adj.
acı tart adj.
acı lamentable adj.
acı severer adj.
acı hard adj.
acı bitter adj.
acı shrill adj.
acı harsh adj.
acı nippy adj.
acı severest adj.
acı cruel adj.
acı pungent adj.
acı poignant adj.
acı peppery adj.
acı acerb adj.
acı sorrowful adj.
acı painful adj.
acı ill adj.
acı trenchant adj.
acı grievous adj.
acı cutting adj.
acı severe adj.
acı keen adj.
acı brackish adj.
acı acrid adj.
acı shriller adj.
acı incisive adj.
acı rank adj.
acı splitting adj.
acı sharp adj.
acı sardonic adj.
acı severely adv.
acı yow interj.
Technical
acı grief
acı sourish
acı mordacious
Gastronomy
acı hot
acı rancid butter
acı hot taste
acı bitter

Bedeutungen, die der Begriff "acı" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 466 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
(acı) çekmek suffer v.
acı çekmek suffer v.
acı (tat) bitter adj.
General
(acı/ağrı) kendi kendine geçmek go away on its own v.
(acı/ağrı) kendiliğinden geçmek go away on its own v.
acı acı bağırmak wail v.
acı acı bağırmak shrill v.
acı acı bağırmak screech v.
acı acı bağırmak shriek v.
acı acı havlamak yap v.
acı acı haykırmak scream v.
acı anıları canlandırmak wake painful memories v.
acı bir darbe yemek receive a nasty blow v.
acı bir darbe yemek get a severe blow v.
acı çekmek sorrow v.
acı çekmek grieve v.
acı çekmek feel sorrow v.
acı çekmek be pinched v.
acı çekmek lament v.
acı çekmek suffer agony v.
acı çekmek anguish v.
acı çekmek be in pain v.
acı çekmek pain v.
acı çekmek feel pain v.
acı çekmek feel distress v.
acı çektirmek torment v.
acı çektirmek abuse v.
acı çektirmek grieve v.
acı çektirmek agonise v.
acı çektirmek persecute v.
acı çektirmek anguish v.
acı çektirmek inflict pain v.
acı çektirmek agonize v.
acı çığlık koparmak screech v.
acı duymak be in pain v.
acı duymak deplore v.
acı duymamak not feel pain v.
acı gelmek find something hurtful v.
acı içinde bağırmak yell in pain v.
acı içinde inlemek groan with pain v.
acı içinde inlemek groan in pain v.
acı içinde kıvranmak twist in pain v.
acı içinde kıvranmak squirm in pain v.
acı içinde kıvranmak writhe in pain v.
acı ile bağırmak scream with pain v.
acı ile bağırmak howl with pain v.
acı ile çığlık atmak scream with pain v.
acı ile inlemek groan with pain v.
acı ile inlemek moan with pain v.
acı katmak add a peppery seasoning to a food v.
acı olmak sting v.
acı son ile bitmek result in a tragedy v.
acı son ile bitmek have a bitter end end in a calamity v.
acı son ile bitmek end in a tragedy v.
acı son ile bitmek result in a calamity v.
acı sonla bitmek result in a calamity v.
acı sonla bitmek have a bitter end end in a calamity v.
acı sonla bitmek result in a tragedy v.
acı sonla bitmek end in a tragedy v.
acı söylemek tell the painful truth bluntly v.
acı sözlerle incitmek scorch v.
acı ve ince bir çığlık atmak screech v.
acı vermek hurt v.
acı vermek give pain v.
acı vermek harrow v.
acı vermek agonize v.
acı vermek inflict pain v.
acı vermek grieve v.
acı vermek afflict v.
acı vermek distress v.
acı vermek inflict v.
acı vermek pinch v.
acı vermek agonise v.
acı vermek excruciate v.
acı yaşamak suffer (physically or mentally) v.
acı yemek eat peppery food v.
ağzındaki (acı/ekşi) tattan kurtulmak untaste v.
birini acı sözlerle derinden yaralamak cut someone to the quick v.
-den acı çekmek agonize over v.
kesik ve acı bir sesle havlamak yelp v.
yüzünü buruşturmak (korku/acı nedeniyle) vücudunda bir yer seğirmek flinch v.
acı acı bağıran yowler n.
acı acı bağırma yowling n.
acı acı bağırma shrilling n.
acı acı havlama wapping n.
acı acı havlama yap n.
acı alay sarcasm n.
acı ama gerçek home truth n.
acı bakla lupin n.
acı balık bitterling n.
acı biber hot pepper n.
acı bir çeşni zest n.
acı bir eleştiri a bitter criticism n.
acı bir hatıra a painful memory n.
acı bir uyarı/hatırlatma a grim reminder n.
acı bira bitter beer n.
acı bira şerbeti bittern n.
acı çeken kimse sufferer n.
acı çekme threne n.
acı çekme lamenting n.
acı çekme suffering n.
acı çekme agony n.
acı çektiren kimse torturer n.
acı çektiren kimse tormentor n.
acı çektirme abuse n.
acı çektirme keelhauling n.
acı çektirme martyrdom n.
acı çığlık atma shrieking n.
acı deneyim an unpleasant experience n.
acı dil biting words n.
acı dil harsh words n.
acı düğün çiçeği buttercup n.
acı eşiği pain threshold n.
acı eşiği threshold for pain n.
acı eşiği threshold of pain n.
acı feryat screech n.
acı feryat shriek n.
acı gerçek grim reality n.
acı gerçek harsh reality n.
acı gerçek hard reality n.
acı gerçek a home truth n.
acı gerçekler hard truths n.
acı gün a day of sorrow n.
acı gün sad day n.
acı hayat the bitter life n.
acı istiridye bitter oyster n.
acı kahve coffee made without sugar n.
acı kahve bitter coffee n.
acı kavun ecballium elaterium n.
acı kavun özü elaterium n.
acı kayıp devastating loss n.
acı kokteyl sosu angostura bitter n.
acı kuvvet brute force n.
acı olay tragic event n.
acı olay upsetting event n.
acı olma durumu mordacity n.
acı portakal bitter orange n.
acı reçete bitter recipe n.
acı soğuk bitterly cold n.
acı son bitter end n.
acı son tragic end n.
acı söz cut n.
acı söz scorcher n.
acı söz caustic n.
acı söz asperity n.
acı söz sting n.
acı söz sarcasm n.
acı söz lash n.
acı su brackish-marine n.
acı su brackish water n.
acı su hard water n.
acı şey gall n.
acı şey wormwood n.
acı tat tang n.
acı tatlı anılar bitter sweet memories n.
acı tecrübe unpleasant experience n.
acı tecrübeler pitiful experiences n.
acı tecrübeler bitter experiences n.
acı tecrübeler unpleasant/painful experiences n.
acı tere cardamine n.
acı tere otu dittander n.
acı ve baharatlı yemek devil n.
acı ve ince çığlık screech n.
acı ve üzüntüyü yok eden ilaç nepenthe n.
acı verme agonizing n.
acı verme agonising n.
acı yitimi analgesia n.
acı/zalim/acımasız gerçekler brutal facts n.
arı sokmasına benzeyen acı sting n.
bıçak gibi saplanan acı stitch n.
bir tür acı sos chutney n.
birdenbire söylenen öfkeli veya acı sözler outburst n.
büyük acı heartbreak n.
büyük acı torment n.
büyük acı veren kimse heartbreaker n.
büyük acı veren şey heartbreaker n.
çok acı biber cayenne n.
çok acı bir durum misery n.
çok acı söz vitriol n.
dünyanın en acı biberi carolina reaper n.
eski yunanlılarca acı ve üzüntüyü unutturduğu farzolunan bir ilaç nepenthe n.
evsizliğin acı yüzü plight of the homeless n.
fiziksel veya ruhsal acı veren durum tormenting n.
hem acı hem tatlı olan dulcamara n.
hem acı hem tatlı olma bittersweetness n.
iğne vb´nin batmasından ileri gelen acı prick n.
insanın acı çekmesi human suffering n.
kesik ve acı bir havlama yelp n.
keskin acı searing pain n.
kurutulmuş acı/jalapen biber chipotle n.
şiddetli acı agony n.
ufak diken vb´nin batmasından ileri gelen acı prickle n.
yabani acı kiraz chokecherry n.
(söz) acı harsh adj.
acı (biber) hot adj.
acı (ruhsal) hurt adj.
acı (söz) nippy adj.
acı (söz) smart adj.
acı (söz) biting adj.
acı (su) hard adj.
acı (su) brackish adj.
acı çeken suffering adj.
acı çekmiş lamented adj.
acı çektirmeyen merciful adj.
acı dolu tristful adj.
acı dolu wailful adj.
acı dolu anguished adj.
acı hisler uyandırmış empoisoned adj.
acı olmayan (içki) smooth adj.
acı tadı olan piquant adj.
acı tat veren harsh-tasting adj.
acı tat veren sour-tasting adj.
acı tatlı good and bad adj.
acı tatlı bitter sweet adj.
acı ve baharatlı hot and spicy adj.
acı verebilir inflictable adj.
acı veren torturesome adj.
acı veren torturous adj.
acı veren agonizing adj.
acı veren grievous adj.
acı veren prickly adj.
acı veren hurtful adj.
acı veren distressing adj.
acı veren agonising adj.
acı veren mordant adj.
acı veren afflictive adj.
acı veren excruciating adj.
acı veren painful adj.
acı verici agonizing adj.
acı verici agonising adj.
acı verici biting adj.
acı-tatlı bittersweet adj.
büyük acı veren heartbreaking adj.
büyük acı veren excruciating adj.
canlı/koyu/acı (renk) violent adj.
çok büyük (acı/mutluluk) exquisite adj.
çok büyük (yanlış/zarar/kayıp/acı) grievous adj.
dayanılmaz derecede acı veren excruciating adj.
ekşi veya acı tatlı wersh adj.
etkilenmez (korku/acı vb'nden) impervious to adj.
hem acı hem tatlı bittersweet adj.
zehir gibi (acı) very hot (spicy) adj.
acı acı painfully adv.
acı acı bitterly adv.
acı acı poignantly adv.
acı acı bağırırcasına shrilly adv.
acı bir şekilde tiddly adv.
acı bir şekilde sadly adv.
acı bir şekilde sardonically adv.
acı çeker bir şekilde agonisedly adv.
acı çekerek achingly adv.
acı çekerek suffering adv.
acı dolu sardonically adv.
acı içinde in pain adv.
acı olarak bitterly adv.
acı ve pişmanlık içinde in sack and ashes adv.
acı veren bir biçimde torturously adv.
acı vererek painfully adv.
acı vererek afflictively adv.
hem acı hem tatlı bir şekilde bittersweetly adv.
acı/iğrenme belirten çığlık aargh interj.
of (acı ile) ouch interj.
birinin acı günü someone's sad day
Phrases
acı yoksa kazanç da yok no pain no gain
-nın acı yüzü the plight of
Proverb
acı bir gerçek tatlı bir yalandan daha inciticidir the greater the truth the greater the libel
acı patlıcanı kırağı çalmaz the worthless need no protection
acı patlıcanı kırağı çalmaz a worthless vessel does not get broken
acı patlıcanı kırağı çalmaz dead mice feel no cold
bir saatlik acı bir günlük zevke bedeldir an hour of pain is as long as a day of pleasure
dost acı söyler you have to be cruel to be kind
Colloquial
acı bir deneyim a bitter-sweet experience
acı bir deneyim a bitter experience
acı bir ders a painful lesson
acı bir ders vermek teach a painful lesson
acı bir hayat deneyimi a rude awakening
acı bir tecrübe a bitter-sweet experience
acı bir tecrübe a bitter experience
acı bize! have pity on us!
acı çekmek pahasına under pain of
acı çekmek pahasına on pain of
acı deneyim a bitter-sweet experience
acı deneyim a bitter experience
acı dolu bir ölüm a painful death
acı kaybımız our sad loss
acı tecrübe a bitter-sweet experience
acı tecrübe a bitter experience
biraz acı! have some mercy!
gurur sadece acı verir pride only hurts
insanlara acı çektirmek make people suffer
Idioms
acı verici eye-watering adj.
(acı veya öfkeden) dişlerini gıcırdatmak gnash one's teeth
(acı veya öfkeden) dişlerini gıcırdatmak be gnashing one's teeth
(acı/üzüntü) bir yere kadar katlanmak can take only so much
(acı/üzüntü) bir yere kadar katlanmak be able to take only so much
(acı/üzüntü) bir yere kadar katlanmak be able to take just so much
(acı/üzüntü) bir yere kadar katlanmak can take just so much
(ağrı/acı/dert gibi) bir şeye çok iyi gelmek work wonders with something
(telefon) acı acı çalmak ring off the hook
acı deneyim growth opportunity
acı deneyim learning experience
acı deneyim growth experience
acı dolu bir hayat a living death
acı gerçek the sad truth
acı gerçek ugly truth
acı içinde kıvranmak be racked with pain
acı reçete a bitter pill to swallow
acı reçete bitter pill to swallow
acı reçete bitter medicine
acı soğuk black frost
acı soğuk bitter cold
acı sona kadar to the bitter end
acı sonuçlar the bitter fruits
acı tecrübeden dersini almış sadder but wiser
acı/büyük darbe kick in the guts
ağzına (acı) biber sürmek/çalmak wash someone's mouth out with soap
birine çok acı çektirmek put somebody through hell
dost acı söyler be cruel to be kind
gereğinden fazla acı çekmek have had more than your fair share of something
şikayet etmeden acı çekmek grin and bear it
unutulmayan acı anılar gall and wormwood
Speaking
acı ama gerçek sad but true
acı bana mercy me
acı bana have mercy on me
acı çekecek mi? will he suffer?
acı çeken bizleriz it's we who suffer
acı çekiyormuş gibi görünüyor he looks like he's in pain
acı çekiyorum i am aching
acı çekiyorum i am suffering
acı gerçek the harsh truth
acı görmüş who has suffered
ben acı çekiyorum i'm suffering
benimle acı çek suffer with me
bize acı! have pity on us!
çok acı vericiydi it was too painful
çok acı veriyor it causes too much pain
en acı veren bölge the most painful area
hayatımın en acı verici deneyimiydi it was the most painful experience of my life
ne acı what a bummer
Slang
çileli/acı dolu dönem veya yer hurt locker
intikamım acı olacak! payback's a bitch!
Trade/Economic
acı fırtınası painstorming
Law
hayvanlara acı çektirme maltreatment of animals
hayvanlara acı çektirme cruelty to animals
hayvanlara acı çektirme abuse of animals
Technical
acı kayıp sad loss
acı olma durumu mordacity
acı sıvı bitters
acı su hard water
acı tortu suyu bittern
acı tuz epsom salt
ilaç yapımında kullanılan acı bir reçine galbanum
tadı acı pungent
Marine
acı su mesohaline
acı su polyhaline
acı su bölgesi brackish water region
Petrol
acı-su sıyırma sour-water stripping
Medical
acı duymama hypesthesia
acı duymama hypoesthesia
acı duymama acmesthesia
acı duymama hypaesthesia
acı vermek afflict
acı yitimi analgesia
bir darbe sonucu acı ile uyuşan veya sertleşen bacak charley horsey
mide ekşimesi ile birlikte ağza acı sıvı gelmesi water brash
şiddetli acı sharp ache
şiddetli acı anguish
yoğun acı an intense pain
Psychology
acı çekerek cinsel haz duyma algolagnia
acı ile ilgili cinsel bozukluklar sexual pain disorders
acı veren cinsel ilişki dyspareunia
haz acı ilkesi principle of pleasure and suffering
Dentistry
metalik ve acı tat şikayetleri metallic and bitter taste in the mouth
Food Engineering
acı biber cayenne pepper
acı biber sosu tabasco
Gastronomy
mangodan yapılan bir tür acı turşu achar n.
acı badem bitter almonds
acı badem bitter almond
acı badem kurabiyesi almond cookie
acı baharatlı hot
acı içkiler bitters
acı kahve coffee with no sugar
acı kırmızı biber chili pepper
acı kırmızı biber chili paprika
acı marul endive
acı peynirli patates chili cheese fries
acı sos hot sauce
acı sos tabasco sauce
acı sos piquant sauce
acı sosta pişmiş fasulye ve kıyma chilli con carne
bir tür acı sos chutney
bitki esansı ile yapılmış aromatik bir acı angostura
çok acı too hot
çok acı biber hot pepper
çok acı kırmızı biber chilli
çok acı kırmızı biber chili
çok acı kırmızı biber cayenne
Chemistry
acı badem kokusuna sahip yağlı sıvı fenolik aldehit salicylaldehyde
acı madde bitter substance
acı tat bitter
Marine Biology
acı balık rhodeus sericeus amarus
Botanic
acı afrika biberi melagueta pepper
acı afrika biberi chilli
acı afrika biberi chili
acı afrika biberi xylopia aethiopica
acı afrika biberi negro pepper
acı afrika biberi guinea grains
acı afrika biberi guinea pepper
acı afrika biberi aframomum melegueta
acı afrika biberi grains of paradise
acı badem bitter almond
acı badem prunus dulcis amara
acı badem amygdalus communis amara
acı badem yağı bitter almond oil
acı bakla lupinus
acı bakla lupin
acı benek (elma) bitter pit
acı biber aframomum melegueta
acı biber guinea grains
acı biber chili
acı biber negro pepper
acı biber xylopia aethiopica
acı biber guinea pepper
acı biber melagueta pepper
acı biber chilli
acı biber grains of paradise
acı çiğdem meadow saffron
acı çiğdem autumn crocus
acı damkoruğu wall pepper
acı damkoruğu sedum acre
acı damkoruğu stone crop
acı damkoruğu gold moss
acı dülek exploding cucumber
acı dülek ecballium elaterium
acı dülek squirting cucumber
acı dülek touch-me-not
acı fındık hamamelis
acı marul chicory
acı marul prickly lettuce
acı marul lactuca scariola
acı marul succory
acı marul horse thistle
acı marul lactuca serriola
acı pelin absinthe
acı pelin wormwood
acı pelin artemisia absinthium
acı pelin absinth
acı pelin otu artemisia powis castle
acı zambak schoenocaulon officinale
acı zambak sabadilla
greyfurttaki acı tadı veren başlıca flavanoid naringin
Agriculture
acı bakla lupine
acı bakla lupin
acı çürük bitter
acı çürüklük bitter
anavatanı hindistan olan acı bir biber red naga
anavatanı hindistan olan acı bir biber u-morok
anavatanı hindistan olan acı bir biber bhut jolokia
anavatanı hindistan olan acı bir biber ghost chili
anavatanı hindistan olan acı bir biber ghost pepper
anavatanı hindistan olan acı bir biber ghost jolokia
anavatanı hindistan olan acı bir biber naga jolokia
Religious
(katolik) cennete gitmeden önce günahkar ruhların günahları için acı çekerek arındıkları yer purgatorial
Environment
acı su brackish
Geology
acı göl bitter lake
Latin
insanın tüm yaşamı acı doludur omnis hominum vita est plena dolare