abuse - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

abuse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "abuse" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 55 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
abuse v. suistimal etmek
abuse v. kötüye kullanmak
abuse n. kötüye kullanma
abuse n. suistimal
abuse n. taciz
General
abuse v. çirkin sözler söylemek
abuse v. doğru olmayan bir şekilde kullanmak
abuse v. taciz etmek
abuse v. küfür etmek
abuse v. giydirmek
abuse v. acı çektirmek
abuse v. istismar etmek
abuse v. cinsel tacizde bulunmak
abuse v. kötü emellerine alet etmek
abuse v. kötü davranmak
abuse v. kötüye kullanmak (yetkiyi/görevi)
abuse v. dövmek
abuse v. aşırı kullanmak
abuse v. aşırı tüketmek
abuse v. kirli emellerine alet etmek
abuse v. gereği gibi kullanmamak
abuse v. hakaret etmek
abuse v. küfretmek
abuse v. incitmek
abuse n. dövme
abuse n. hakkı kötüye kullanma
abuse n. kötüleme
abuse n. cinsel taciz
abuse n. görevi kötüye kullanma
abuse n. kötüye kullanma
abuse n. aşırı kullanım
abuse n. acı çektirme
abuse n. kötü davranma
abuse n. küfür
abuse n. fesat
abuse n. zarar
abuse n. gereği gibi kullanmama
abuse n. doğru olmayan bir şekilde kullanma
Trade/Economic
abuse kötüye kullanmak
abuse suistimal etmek
abuse suistimal
abuse kötüye kullanma
Law
abuse ırza geçme
abuse iğfal etmek (kadını)
abuse kötüye kullanmak
abuse suistimal
abuse ırza geçmek
abuse suistimal etmek
abuse istismar
abuse kötüye kullanma
abuse kötüye kullanma
Politics
abuse istismar etme
abuse ihlal etmek
abuse kötü muamelede bulunma
Psychology
abuse istismar

Bedeutungen, die der Begriff "abuse" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 175 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
abuse one's power v. yetkilerini kötüye kullanmak
abuse one's trust v. güvenini kötüye kullanmak
abuse oneself v. mastürbasyon yapmak
abuse someone's trust v. güvenini sarsmak
abuse the account v. hesabı suistimal etmek
abuse the goodwill v. iyi niyeti suistimal etmek
abuse the trust v. güveni sarsmak
hurl abuse at somebody v. küfürü basmak
suffer from sexual abuse v. cinsel istismara uğramak
wife abuse v. kadına işkence yapmak
abuse of a dominant position n. hakim durumun suistimali
abuse of administrative power n. idari yetkinin kötüye kullanılması
abuse of faith n. inancı kötüye kullanma
abuse of faith n. inancın kötüye kullanılması
abuse of religion n. din sömürüsü
abuse of rights n. hakların suistimali
abuse of rights n. hakkın kötüye kullanılması
abuse of trust n. güven suistimali
abuse of trust n. güvenin kötüye kullanılması
alarming degree of personal abuse n. ürkütücü boyutta kişisel taciz
alarming degree of personal abuse n. ürkütücü boyuta varan kişisel taciz
campaign of abuse n. iftira kampanyası
child abuse n. çocuğa kötü muamele
child abuse n. çocuk suistimali
child abuse syndrome n. çocuk suistimali sendromu
child sexual abuse n. çocuk cinsel istismarı
domestic abuse n. aile içi şiddet
drug abuse n. ilacın kötüye kullanımı
drug abuse n. madde bağımlılığı
elderly abuse n. yaşlı istismarı
emotional abuse n. duygu sömürüsü
mind abuse n. beyin yıkama/zorla ikna etme
self abuse n. suistimal
self-abuse n. kendini aşağılama
self-abuse n. istimna
self-abuse n. bir kimsenin kendi kabiliyetlerinin kasti olarak yanlış kullanması
self-abuse n. mastürbasyon
sexual abuse n. cinsel istismarcılık
sexual abuse n. cinsel taciz
sexual abuse victims n. cinsel istismar kurbanları
spousal abuse n. eş suistimali
spousal abuse n. eş dayağı
spousal abuse n. eş şiddeti
spousal abuse n. aile içi şiddet
spousal abuse n. eşlerin birbirine kötü davranması
spousal abuse n. eş zulmü
spouse abuse n. eş zulmü
spouse abuse n. eş şiddeti
spouse abuse n. eş dayağı
substance abuse n. madde kötüye kullanımı
verbal abuse n. sözle sataşma
verbal abuse n. sözlü taciz
volatile substance abuse n. uçucu maddelerin kötüye kullanımı
abuse load suistimalle yapılan yük
Phrases
abuse/misuse does not remove use bir şey suistimal edilebilir/edildi diye onu kullanmamazlık edemeyiz
abuse/misuse does not remove use kötüye kullanma hiç kullanılmamasını gerektirmez
Idioms
be wide open to abuse suistimale/suistimal edilmeye çok açık olmak
Trade/Economic
abuse of confidence güveni kötüye kullanma
abuse of confidence emniyeti suistimal
brand abuse kötü amaçlı marka kullanımı
brand abuse marka suistimali
market abuse piyasa bozucu eylemler
market abuse piyasa bozucu fiiller
market abuse piyasanın kötüye kullanılması
market abuse directive piyasanın kötüye kullanılması direktifi
market abuse directive piyasa bozucu eylemler direktifi
Law
abuse of a right hak suistimali
abuse of a right hakkın kötüye kullanılması
abuse of administrative power idari yetkinin kötüye kullanılması
abuse of adults yetişkinlerin istismarı
abuse of animals hayvanlara acı çektirme
abuse of animals hayvanlara eza verme
abuse of authority görevin kötüye kullanılması
abuse of children çocuk istismarı
abuse of confidence güveni sarsma
abuse of confidence güveni kötüye kullanma
abuse of confidence güvenin kötüye kullanılması
abuse of confidence itimadı suistimal
abuse of confidence emniyetli suistimal
abuse of confidence emniyeti suistimal
abuse of discretion takdir hakkının kötüye kullanılması
abuse of distress hapis hakkının kötüye kullanılması
abuse of distress haczedilen hayvanın veya taşınır malın kötüye kullanımı
abuse of female child küçük kız çocuğunun ırzına geçme
abuse of office görevin kötüye kullanılması
abuse of power emniyeti suistimal
abuse of procedure dava hakkının kötüye kullanılması
abuse of procedure yolsuz dava
abuse of process yolsuz dava
abuse of process usulün suistimal edilmesi
abuse of process dava hakkının kötüye kullanılması
abuse of right hakkın suistimali
abuse of right hakkın kötüye kullanılması
abuse of right hakkın kötüye kullanılması
abuse of the right of petition dilekçe hakkının kötüye kullanılması
adult abuse yetişkinlerin istismarı
carnal abuse reşit olmayan bir kızla cinsel ilişkide bulunma
carnal abuse ırza geçmeye teşebbüs
carnal abuse gayrireşit birinin ırzına geçme
carnal abuse ırza tasaddi
child abuse çocuk istismarı
child abuse çocuk istismarı
child and woman abuse studies unit çocuk ve kadın tacizi araştırmaları birimi
child sexual abuse çocuk tacizi
childhood abuse çocuklukta uğranılan suistimal
childhood abuse çocuklukta istismar
childhood abuse çocuklukta uğranılan taciz
dating abuse flört şiddeti
domestic abuse, stalking and honour based violence aile içi istismar, takiple taciz ve namus gerekçesiyle şiddet
physical abuse fiziksel istismar
police abuse polis istismarı
sexual abuse cinsel istismar
sexual abuse of children çocukların cinsel istismarı
sexually abuse someone cinsel istismarda bulunmak
substance abuse madde bağımlılığı
victim of police abuse polis istismarı kurbanı
volatile substance abuse uçucu madde kullanımı
Politics
abuse of dominant position hakim durumun kötüye kullanılması
abuse of religion din istismarı
abuse of right hak ihlali
child abuse çocukların istismar edilmesi
human rights abuse insan hakları ihlali
human rights abuse/violation insan hakları ihlalleri
racial abuse ırk istismarı
racist abuse ırkçı taciz
racist abuse ırkçı hakaret
racist abuse ırkçı tahkir
the cooperation group to combat drug abuse and illicit trafficking in drug uyuşturucu madde kullanımı ve kaçakçılığıyla mücadele işbirliği grubu
Computer
abuse of internet interneti gerekli gereksiz (fazlaca) kullanma (durumu)
abuse of internet internetin kötü amaçlı/amaç dışı kullanımı
computer abuse bilgisayarın kötüye kullanımı
information system abuse bilgisayarın kötüye kullanımı
report abuse kötü kullanım bildir
report abuse suistimal bildir
Informatics
information system abuse bilgi sisteminin kötüye kullanımı
Telecom
abuse of dominant position hakim durumun kötüye kullanılması
information system abuse bilgi sisteminin kötüye kullanımı
Medical
abuse liability of drugs ilacın kötüye kullanılma (alışkanlık yaratma) olasılığı/yatkınlığı
alcohol abuse alkol suistimali
alcohol or sedative drug abuse alkol veya sedatif ilaç alımı
child abuse çocuk istismarı
drug abuse madde suistimali
drug abuse ilaç suistimali
drug abuse ilacın kötüye kullanımı
marijuana abuse marihuana bağımlılığı
psychoactive substance abuse disorders psikoaktif madde kullanım bozuklukları
risk of prescription drug abuse reçetelendirilmiş ilacın kötüye kullanım riski
steroid abuse steroidlerin kötüye kullanımı
steroid abuse steroidlerin amaç dışı kullanımı
volatile substance abuse by inhalation inhalasyon yolu ile uçucu madde kullanımı
Psychology
abuse-liable istismara elverişli
alcohol abuse alkol kullanımı/bağımlılığı
alcohol abuse alkol istismarı
cannabis abuse kanabis bağımlılığı
child abuse çocuğa kötü muamele edilmesi
child abuse çocuk istismarı
child abuse syndrome hırpalanmış çocuk sendromu
cycle of abuse suistimal döngüsü
drunkenness and drug abuse sarhoşluk ve uyuşturucu bağımlılığı
marijuana abuse marihuana bağımlılığı
partner abuse partner istismarı
physical abuse fiziksel şiddet
psychological abuse psikolojik istismar
ritual abuse törensel istismar
sadistic abuse sadistik istismar
satanic abuse satanik istismar
sexual abuse cinsel istismar
spousal abuse eş istismarı
spousal physical abuse fiziksel eş şiddeti
substance abuse madde kötüye kullanım bozukluğu
substance abuse madde istismarı
Social Sciences
domestic abuse aile içi istismar
Military
vehicle abuse aracın tahrip olması
vehicle abuse araçların hatalı kullanımı
vehicle abuse yanlış bakım malzemesi