ters - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

ters



"ters" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 132 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ters back i.
ters adverse s.
ters opposite s.
ters reverse s.
ters unfavourable s.
ters unfavorable s.
General
ters amiss i.
ters the wrong way round i.
ters face down i.
ters excrement i.
ters droppings i.
ters forbidding i.
ters unfavorable s.
ters harsh s.
ters sour s.
ters badtempered s.
ters testy s.
ters peevish s.
ters frowning s.
ters reversed s.
ters disappointing s.
ters inverted s.
ters hard s.
ters dour s.
ters fractious s.
ters cranky s.
ters cross s.
ters froward s.
ters anti s.
ters contradictory s.
ters abrupt s.
ters awkward s.
ters contrary s.
ters surly s.
ters indecorous s.
ters negative s.
ters dung s.
ters ill s.
ters unfavourable s.
ters sullen s.
ters fretful s.
ters opposing s.
ters illegitimate s.
ters awry s.
ters tart s.
ters snuffy s.
ters doggish s.
ters curt s.
ters gruff s.
ters petulant s.
ters short s.
ters wrong s.
ters disagreeable s.
ters acrimonious s.
ters untoward s.
ters off s.
ters moody s.
ters perverse s.
ters grumpy s.
ters cussed s.
ters wayward s.
ters reflex s.
ters inimical s.
ters opposite s.
ters churlish s.
ters versed s.
ters backward s.
ters crabbed s.
ters quarrelsome s.
ters brusque s.
ters bilious s.
ters pigheaded s.
ters adverse s.
ters violent s.
ters counter s.
ters inverse s.
ters reverse s.
ters converse s.
ters bloody-minded s.
ters cross-grained s.
ters ill-natured s.
ters upside-down s.
ters wrong-headed s.
ters contra s.
ters crusty s.
ters reciprocal s.
ters ugly s.
ters bad tempered s.
ters agee s.
ters aigre s.
ters ramgunshoch [scottish] s.
ters cataphysical s.
ters thirtover [dialect] s.
ters thwartover [dialect] s.
ters antipathous s.
ters atwirl [obsolete] s.
ters out of the way s.
ters out of one's way s.
ters unhospitable s.
ters evil s.
ters upsideowne [obsolete] s.
ters wry s.
ters on the cross zf.
ters wrongly zf.
ters back zf.
ters agley zf.
ters backwards zf.
ters upside down zf.
ters inversely zf.
ters facedown zf.
ters bad-temperedly zf.
ters reciprocally zf.
ters atwirl [obsolete] zf.
ters upsidown [obsolete] zf.
ters upsodown [obsolete] zf.
ters agin ed.
ters re- ök.
Idioms
ters (as) sour as vinegar s.
ters in reverse expr.
Law
ters adverse s.
ters contrary s.
Technical
ters inverse s.
ters reverse s.
ters converse s.
Construction
ters reciprocal s.
ters counter s.
Psychology
ters invert s.
Food Engineering
ters counter i.
Math
ters inverse s.
ters reciprocal s.
Slang
ters gritchy s.
British Slang
ters arsey i.

"ters" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
General
ters düşmek be contrary f.
ters gitmek not to go well f.
son derece ters gelmek be abhorrent to f.
ters dönmek turn upside down f.
ters ilmikle örmek seam f.
ters yönde dönmek retrogress f.
ters düşmek differ f.
ters anlamak get it wrong f.
ters ters bakmak glare at f.
ters anlamak wrench f.
ters anlamak misunderstand f.
ters gitmek go awry f.
ters çevirmek turn down f.
pedalı ters yönde çevirmek backpedal f.
çıkarlarına ters düşmek conflict with one's interests f.
ters dönmek turn down f.
ters düşmek fall foul f.
ters anlamak get hold the wrong end of the stick f.
ters düşmek jar with f.
ters ve huysuz yapmak embitter f.
ters düşmek belie f.
birine ters cevap vermek bite someone's nose off f.
ters düşmek fall afoul f.
ters gitmek backfire f.
bir ters örmek knit one, purl one f.
ters çevirmek turn upside down f.
ters ters bakmak glare f.
ters anlamak spell backward f.
ters anlam vermek twist f.
şansı ters gitmek have a run of bad luck f.
ters düşmek go against f.
ters anlamak give a wrench to f.
ters çevirmek turn inside out f.
ters düşmek be at variance with f.
ters anlamak take amiss f.
ters tarafından kalkmak get out of the wrong side f.
ters düşmek contradict f.
ters dönmek overturn f.
ters yönde dönmek retrograde f.
ters bakışla korkutmak browbeat f.
ters anlamak take a word in the wrong sense f.
ters cevap vermek rebuff f.
ters ters bakmak look daggers at f.
ters ters bakmak glower f.
ters tarafından kalkmak wake up on the wrong side of bed f.
birisiyle ters düşmek conflict f.
ters yüz etmek reverse f.
ters düşmek contrast with f.
ters örmek purl f.
çıkarlarına ters düşmek conflict one's interest f.
ters dönmek turn f.
ters gitmek back fire f.
ters döndürmek evert f.
ters tarafından kalkmak get up on the wrong side of the bed f.
ters düşmek be contrary to f.
ters düşmek be contradictory f.
ters yönde dönmek reverse f.
ters ters bakmak look daggers at somebody f.
ters çevirmek upturn f.
ters dönmek capsize f.
ters ters bakmak glower at f.
ters yüz etmek turn f.
ters düşmek come into conflict with f.
bisiklet pedalını ters yönde çevirmek backpedal f.
ters yöne girmek enter the opposite lane f.
pedalı ters yöne çevirmek backpedal f.
ters bir şekilde söylemek snap f.
ters yola sapmak take a wrong turn f.
(biriyle) ters düşmemek stay on someone’s good side f.
ters yola sapmak go astray f.
ters yola sapmak turn the wrong direction f.
ata ters binmek mount a horse backwards f.
ters akıntıya kapılmak get caught in the riptide f.
ters gitmek go wrong f.
ters yöne taramak backcomb f.
ters taramak backcomb f.
ters düşmek collide f.
ters dönmek roll completely over f.
pedalı ters yöne çevirmek back-pedal f.
bisiklet pedalını ters yönde çevirmek back-pedal f.
pedalı ters yönde çevirmek back-pedal f.
ters salto/perende atmak backflip f.
ters giymek wear inside out f.
ters düşmek bely f.
tamamen ters düşmek contrast sharply with f.
bir şeyi ters giymek wear back to front f.
bir orman yangınını söndürmek için ters yönden yeni bir yangın başlatmak backfire f.
ters dönmek cave [dialect] f.
ters düşmek negative f.
ters bir yere koymak transplace f.
yatağı ters yüz etmek turn down the bed f.
ters dönmek tump over f.
ters döndürmek tump over f.
ters dönmek underturn f.
ters çevirmek underturn f.
ters çevrilmek underturn f.
ters dönmek upend f.
ters düşmek wither [obsolete] f.
ters dönmek whemmle f.
ters şey inverse i.
madalyanın ters tarafı the reverse of the medal i.
deniz yüzündeki akıntıya ters giden dip akıntısı undertow i.
ters tepme backlash i.
ters düşme opposing i.
ters akıntı countercurrent i.
ters yön retrograde i.
ters supap drop valve i.
ters orantı inverse proportion i.
ters alacakaranlık yayı antitwilight arch i.
ters dönme inversion i.
taban tabana ters olma antipodes i.
topluma ters düşerek ayrı duran kimse dropout i.
ters taraf back i.
ters çevirme reversing i.
işin ters gitmesi miscarriage i.
soldan ters öğe left inverse element i.
ters tepki backlash i.
kısa ve ters oluş abruptness i.
ters şey invert i.
ters bakış glower i.
ters örgü purl i.
ters vuruş backstroke i.
yün örgüsünde ters örme purl i.
ters yönde dönme retrogression i.
ters atımlı fay reverse slip fault i.
ters vuruş backhand i.
ters yönlü dip akıntısı undertow i.
ters önerme contrary proposition i.
ters cevap counterblast i.
ters açı opposite angle i.
ters ve işlemi nand operation i.
ters yönde dönme retrogadation i.
ters dönme turnabout i.
ters problemler inverse problems i.
şansın ters dönmesi down i.
ters taraf reverse i.
ters döndürme eversion i.
ters çevirme overturn i.
ters cevap unkind answer i.
ters cevap rebuff i.
ters yönde yürüme countermarch i.
ters anafor backset i.
ters taraf reverse side i.
ters çevrilemeyen işlemler irreversible processes i.
ters tepki kickback i.
ters bakış glare i.
ters taraf rear i.
ters dönme eversion i.
ters önerme obverse i.
ters etki perverse effect i.
ters yazı mirror writing i.
ters cevap verme rebuffing i.
ters durum adverse condition i.
ters sonuç adverse outcome i.
ters video inverse video i.
ters etki adverse effect i.
ters akış back flow i.
ters yıkama backwash i.
ters akıntı backstream i.
ters hareket reverse motion i.
ters yöne çevirme reversal i.
ters senim contraflexure i.
ters etki counter-effect i.
ters huy ill-humor i.
ters problem inverse problem i.
ters yön reverse direction i.
ters yanıt rebuff i.
ters yüz wrong side i.
ana akıma ters davranan contrarian i.
ters tarafa dönüş reverse turn i.
ters mühendis reverse engineer i.
ters yanıt dusty answer i.
ters harem reverse harem i.
ters argo back slang i.
ters haç inverted cross i.
karesi ile ters orantılı inversely proportional to the square of i.
ters yöne tarama backcombing i.
ters tarama backcombing i.
ters vuruş backhander i.
ters yönde akım (su vb) backset i.
ters akım backset i.
ters ilişki anal sex i.
ters akıntı crosscurrent i.
ters huy ill-humour i.
ters salto/perende backflip i.
ters yönde derleme decompilation i.
ters istikamette derleme decompilation i.
ters derleme decompilation i.
ters ışık reverse light i.
ters etki backlash i.
ters şişe tottle i.
ters akım backflowing i.
ters tepkiye neden olan backlasher i.
ters istikamet the reverse i.
ters çevrilebilirlik transposability i.
ters dönme turnover i.
antitezin kısımlarının (veya üyelerinin) ters çevrilmesi antimetathesis i.
ters yüz end for end i.
yaygın düşünceye ters düşünce undertow i.
ters kimse unpleasant person i.
ters kimse disagreeable person i.
ters kadın unpleasant woman i.
ters kadın disagreeable woman i.
ters v işareti chevron i.
(bir şeyi) ters döndüren alet upsetter i.
ters huylu kimse wildcat i.
ters olarak wrong s.
ters çevrilmiş inverse s.
ters çevrilemez irreversible s.
beklenene ters düşen anomalous s.
ters çevrilmiş reversed s.
ters çevrilebilir reversible s.
ters (taraf) wrong s.
ters (söz) sharp s.
meslek ahlakına ters düşen unprofessional s.
ters yönden esen (rüzgar) contrary s.
ters etki counterproductive s.
ters huylu shrewish s.
ters huylu disgruntled s.
ters dönmüş upturned s.
ters ters bakan glaring s.
ters ve kısa (söz) curt s.
inanışa ters düşen heretical s.
kısa ve ters abrupt s.
ters bakışık antisymmetric s.
inanışa ters düşen cacodoxical s.
ters düşen noncommital s.
tepenin ters tarafında abapical s.
ters çeviren reversing s.
ters (insan) bad-tempered s.
ters yönde olan looking-glass s.
ters çevrilmiş inverted s.
sağ-sol ters mirror-inverted s.
ters tepen counterproductive s.
ters dönmüş flipped s.
ters bağlantılı back coupled s.
(birbirine) ters düşen running counter s.
ters yönde back s.
ters yönde backward s.
kritik standart veya prosedürlere ters düşen noncritical s.
kendiyle ters düşen self-contradictory s.
kendiyle ters düşen self-contradictory s.
ters döndürülmüş turned s.
ters çevrilmiş averse [obsolete] s.
ters olmayan unrepugnant s.
ters giden unstitched s.
üstünde ters dönmüş balık veya deniz hayvanı olan (arma) urinant s.
ters olarak wrongly zf.
ters yöne about zf.
kısa ve ters bir şekilde abruptly zf.
saat yelkovanının ters yönünde counterclockwise zf.
ters bir şekilde shortly zf.
saat yönüne ters ccw zf.
ters bir şekilde curtly zf.
ters bir şekilde cevap vererek unfavourably zf.
ters olarak testily zf.
ters tarafta on the contrary side zf.
ters olarak inversely zf.
ters olarak invertedly zf.
inanışa ters düşen bir şekilde heretically zf.
ters olarak backwards zf.
ters bir şekilde acerbically zf.
ters olarak against zf.
ters bir tavırla wrongheadedly zf.
ters akıntı şeklinde countercurrently zf.
ters bir zamanda at an inconvenient time zf.
ters bir tavırla wrong-headedly zf.
ters ters bad-temperedly zf.
ters bir şekilde bad-temperedly zf.
ters bir biçimde acrimoniously zf.
ters bir şekilde cevap vererek unfavorably zf.
ters yönde directly away zf.
ters yönde about zf.
ters ters cantankerously zf.
ters olarak reciprocally zf.
ters düşerek negatively zf.
ters halde awry zf.
ters düşen inimical to ed.
ters yönde anlamına gelen bir ön ek wither- [uk/scotland] ök.
Phrasals
ters gitmek recoil on f.
ters gitmek recoil upon f.
(bir konu hakkında) ters düşmek differ about (something) f.
(biriyle bir konuda hakkında) ters düşmek differ (with someone) about something f.
(biriyle bir konuda hakkında) ters düşmek differ (with someone) on something f.
ters gitmek go badly f.
birini/bir şeyi düz (ters, yan) çevirmek face someone or something forward f.
(bir konuda) ters düşmek differ on (something) f.
ters çevirmek throw over f.
ters çevirip dökmek tip out f.
hızlıca ters yöne döndürmek wheel around f.
kısık bir sesle ters bir şekilde söylemek rasp out f.
ters bir şekilde söylemek snarl out f.
bir şeyi ters bir şekilde söylemek snarl something out f.
dönüp ters yöne gitmek (yol, rota) wind back f.
Phrases
fıtrata aykırı/ters against nature i.
aksi/ters/zıt/karşıt yönde by contraries [obsolete] zf.
ters-yüz end-for-end expr.
Proverb
bir iş ters gidecekse gider If anything can go wrong it will
en iyi hesaplanmış planlar bile ters gidebilir best-laid plans of mice and men oft go astray
en iyi hesaplanmış planlar bile ters gidebilir best-laid schemes o' mice an' men gang aft a-gley
en iyi hesaplanmış planlar bile ters gidebilir best-laid plans of mice and men often go astray
insanın bir kere ters gitmeye görsün işi muhallebi yerken kırılır dişi misfortunes never come singly
bir kez düşmanla karşılaşmayasın tüm planlar ters teper no plan survives contact with the enemy
bir anda her şey ters yüz olabilir every silver lining has a cloud
Colloquial
ters/olumsuz bir neticeyi kabullenmek cop it sweet f.
ters gitmek go pear-shaped f.
ters gitmek go awry f.
ters izlenim yaratmak give a false impressions f.
ters izlenim yaratmak create a false impression f.
ters ters bakmak give somebody a black look f.
(bir plan ya da fikir) ters gitmek be (all) shot to hell f.
ters köşe yapmak punt f.
çiftlerin ilişkileri yolunda gittiğini sanarken aksine ters gitmesi durumu trouble in paradise i.
ters v şeklinde bir vurgu işareti chevron i.
ters yatmış face up/down s.
(birine/bir şeye) ters against (someone or something) ed.
(birine/bir şeye) ters against (someone or something) ed.
her şey ters gidiyor everything's going wrong expr.
sanki ters giden bir şeyler var gibi something doesn't feel right expr.
ters bir şey mi var? something wrong? expr.
her şey ters gitti it's all gone pete tong expr.
biri/bir şeyle ilgili ters giden ne? what's with someone/something? expr.
her şey aksi/ters gitti it's all gone pete tong (pete tong rhyming with wrong) [uk] expr.
(biri) ne yaparsa yapsın her şey ters gidiyor/başaramıyor (one) can't win for losing expr.
(biri) ne yaparsa yapsın her şey ters gidiyor/başaramıyor (one) can't win for trying expr.
Idioms
birinin planlarına ters düşmek cross one's path f.
ters tarafa yatmak be caught flat-footed f.
işler ters/aksi gitmek become unstuck [uk/australia] f.
birbirlerini yanlış anlayıp ters düşmek talk at cross-purposes f.
bir şeyi ters çevirmek face something down f.
birisi ile ters düşmek fall foul of someone f.
birisine ters ters bakmak shoot a dirty look f.
bir şey ile ters düşmek be counter to something f.
bir şey ile ters düşmek go counter to f.
bir şey ile ters düşmek run counter to something f.
birine ters ters bakmak give someone a dirty look f.
birisine ters ters bakmak shoot daggers at somebody f.
birisine ters ters bakmak give a dirty look f.
birisine ters ters bakmak shoot somebody a dirty look f.
birisine ters ters bakmak give somebody the evil eye f.
birisiyle ters düşmek run afoul of someone f.
birbirlerini yanlış anlayıp ters düşmek be at cross-purposes f.
birisiyle ters düşmek fall afoul of someone f.
birisine ters ters bakmak give somebody a dirty look f.
mezarında ters döndürmek make turn in his grave f.
olumsuz/ters bir tavır takınmak cop an attitude f.
mezarında ters dönmek turn in one's grave f.
mezarında ters döndürmek make turn over in his grave f.
mezarında ters döndürmek make someone turn in his grave f.
şeytana külahı ters giydirmek play both ends against the middle f.
şeytana külahını ters giydirmek play both ends against the middle f.
ters düşmek fall foul of f.
ters yöne dönmek face about f.
ters düşmek fly in the face of someone f.
ters köşe yapmak throw someone a curve f.
talihi ters gitmek go through a bad patch f.
ters düşmek run counter to f.
ters köşe yapmak throw a curve f.
ters düşmek run afoul of f.
ters gitmek break bad f.
ters giden bir şeylerin kokusunu almak something is rotten in denmark f.
ters köşeye yatırmak throw someone a curve/curveball f.
ters düşmek fly in the teeth of someone f.
ters giden bir şeylerin kokusunu almak something is rotten in the state of denmark f.
ters ters bakmak look daggers at f.
ters tarafından kalkmak get out of the bed on the wrong side f.
ters yüz olmak get a slap in the face f.
ters yönde hareket etmek reverse (one's) course f.
(birine) ters bakmak give (someone) the stink eye f.
(birine) ters ters bakmak give (someone) the stink eye f.
ters ters bakmak side-eye f.
ters yöne gitmek reverse (one's) field f.
durup ters yöne doğru devam etmek reverse (one's) field f.
(birine) ters gitmek get on (someone's) bad side f.
(birine) ters gitmek get on the bad side of (someone) f.
birine ters gitmek get on the wrong side of somebody f.
birine ters gitmek keep on the wrong side of somebody f.
(birine) ters davranmak get short with (one) f.
ters yöne hareket etmek go into reverse f.
ters yöne gitmek go into reverse f.
ters gitmek go kablooey f.
(biriyle/bir şeyle) ters düşmek run foul of (someone or something) f.
ile ters düşmek run foul of f.
(bir şeyi) tersten/ters anlamak take (something) in the wrong way f.
şeytana külahını ters giydirmek play both sides against the middle f.
şeytana külahı ters giydirmek play both sides against the middle f.
tam ters dönmek turn 180 degrees f.
ters yanıt a dusty reply [old-fashioned] i.
her şeyin ters gittiği durum a balls-up i.
olumsuz ve ters durum a balls-up i.
ters adam cross-patch i.
ters bakma a dirty look i.
ters bakma a filthy look i.
ters bakma a black look i.
madalyonun ters tarafı the reverse of the medal i.
madalyonun ters tarafı the reverse of the shield i.
akıntının ters yöne dönmesi turn of the tide i.
akıntının ters yöne dönmesi turning of the tide i.
her şeyin ters gittiği bir gün a bad hair day i.
ters bir gün a bad hair day i.
ters/yanlış giden bir şey a dead cat on the line i.
ters bir yanıt a dusty answer [old-fashioned] [uk] i.
ters biri a nasty piece of work i.
ters/aleyhine against someone or something zf.
aşırı ters/huysuz as cross as a bear expr.
aşırı ters/huysuz cross as a bear expr.
aşırı ters/huysuz as cross as a bear with a sore head expr.
aşırı ters/huysuz cross as a bear with a sore head expr.
bir şeyin ters gitme olasılığı varsa mutlaka ters gidecektir bread always falls on the buttered side expr.
her şeyin ters gittiği bir gün one of those days expr.
her şeyin ters gittiği zor bir gün one of those days expr.
işler bir ters gitmeye görsün bread always falls on the buttered side expr.
işlerin ters gitmesi the wheels have come off expr.
ters giden (bir şeyler) dead cat on the line expr.
ters (insan) as accommodating as a hog on ice expr.
ters (insan) accommodating as a hog on ice expr.
(olması gerekene göre) ters arse about face expr.
ters gitme bottom drops out expr.
ters/zıt kutuplarda at opposite poles expr.
ters tarafa in reverse expr.
ters yöne in reverse expr.
ters olarak in reverse expr.
(sadece) her şeyin ters gittiği bir gün (just) one of those days expr.
(biri) ne yaparsa yapsın her şey ters gidiyor/başaramıyor (one) can't do right for doing wrong [uk] expr.
(biri) ters/yanlış bir hareket yapmış (one) zigged when (one) should have zagged expr.
(biri) yanlış/ters yönde bir hamle yapmış (one) zigged when (one) should have zagged expr.
Speaking
bir şeyler ters giderse if anything goes wrong expr.
bir şeyler ters gitti something went wrong expr.
bir şeyler ters giderse if something goes sideways expr.
birkaç şey ters gitti a couple of things fell through expr.
gömleği ters giymişsin your shirt's inside out expr.
her şey ters gidiyor everything is going wrong expr.
gömleğini ters giymişsin your shirt's inside out expr.
ters giden bir şeyler var something's not right expr.
ters yöne gidiyorsun you're going the wrong way expr.
Trade/Economic
bankalararası repo-ters repo pazarı interbank repo-reverse repo market i.
bist repo-ters repo pazarı bist repo-reverse repo market i.
birinin fiyatı değiştiğinde diğerinin talebi ters yönde etkilenen girdiler gross complements i.
denkleştirici ters işlem reversing i.
işin ters gitmesi set back i.
kaydın ters kayıtla iptali reversal of an entry i.
repo/ters repo aracılık komisyonları commissions on repo transactions i.
ters eğilim counter-trend i.
ters bakiye red-ink i.
ters çevirme reversal i.
ters kayıt reversal i.
ters eğilim countertrend i.
ters giriş reversal i.
ters madde reversal of a journal entry i.
ters repo işlemlerinden alınan faizler interest from reverse repo transactions i.
ters ilişki inverse relationship i.
ters bakiyeli hesap contra account i.
ters seçilme adverse selection i.
ters repo reverse repo i.
ters getiri eğrisi inverted yield curve i.
ters verim eğrisi inverted yield curve i.
ters talep rejimi reverse solicitation regime i.
ters ipotek teminatlı kredi reverse mortgage loan i.
ters huni sırası inverted-funnel sequence i.
ters bakiye deficit balance i.
ters para ikamesi reverse currency substitution i.
ters ibraz bedeli chargeback fee i.
ters seçim adverse selection i.
ters seçim adverse selection i.
ters-ölçek ekonomisi diseconomies of scale i.
ters repo reverse repo i.
ters hareket adverse movement i.
ters yönde dağıtım reversal of redistribution i.
ters işlem adverse event i.
ters işlem yapılacak kayıt red-ink entry i.
ters kayıt cross entry i.
ters kayıt reverse entry i.
ters bakiye red balance i.
ters ipotek reverse mortgage i.
ters edinim reverse acquisition i.
ters talep ilişkisi inverse demand i.
ters arz şoku adverse supply shock i.
ters getiri farkı reverse yield gap i.
ters madde reversing entry i.
ters nedensellik reverse causality i.
ters kayıt contra entry i.
ters talep eşitliği inverse demand equation i.
ters repo alacakları receivables from reverse repo i.
saat yönüne ters yönlü olan counterclockwise s.
ters çevrilebilen reversible s.
Law
ters kelepçeleme rear-handcuffing i.
ters kelepçe rear-handcuffing i.
ters giriş reversal i.
ters bakiye deficit balance i.
ters ayrımcılık reverse discrimination i.
ters kelepçe handcuffing behind the back i.
ters kelepçeleme handcuffing behind the back i.
Politics
düşük gelirli kişilere gelirleriyle ters orantılı olarak devletin yaptığı sosyal yardım ödemesi negative tax i.
ters kamu diplomasisi reversed public diplomacy i.
ters etki adversely effect i.
Insurance
ters repo reverse repo i.
Technical
ters yöne dönmek face about f.
ters yönde işlemek reverse f.
ters tarafa dönmek face about f.
ters örgü yapmak purl f.