| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | scale i. | tartar | ||
|
If you want to lose weight, you get on the scale every day. Kilo vermek istiyorsanız her gün tartıya çıkın. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | scale i. | ölçek | ||
|
On a scale of 1 to 10, you are about a 7. 1'den 10'a kadar uzanan bir ölçekte, siz yaklaşık 7'siniz. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | scale f. | ölçeklendirmek | ||
|
After that, we’ll need to work with industry and commercial partners to scale the product and take it to market. Bundan sonra, ürünü ölçeklendirmek ve pazara sunmak için endüstri ve ticari ortaklarla birlikte çalışmamız gerekecek. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | scale i. | pul | ||
| Genel | ||||
| Genel | scale i. | çap | ||
|
We had hopes of developing tourism on a big scale. Turizmi büyük çapta geliştirme umutlarımız vardı. More Sentences |
||||
| Genel | scale i. | pul (balık/sürüngen vb'nde) | ||
|
Make sure you remove all the scales when cleaning the fish. Balığı temizlerken tüm pulları çıkardığınızdan emin olun. More Sentences |
||||
| Genel | scale i. | tartı | ||
|
Can you stand on the scale, please? Tartıya çıkabilir misiniz lütfen? More Sentences |
||||
| Genel | scale i. | ölçek | ||
|
On a scale of 1 to 10, you are about a 7. 1'den 10'a kadar uzanan bir ölçekte, siz yaklaşık 7'siniz. More Sentences |
||||
| Genel | scale i. | skala | ||
|
The local farmers operate at the lower end of the scale. Yerel çiftçiler skalanın alt ucunda faaliyet gösteriyor. More Sentences |
||||
| Genel | scale i. | mezura | ||
|
Make sure you use the scale before cutting the wood. Odunu kesmeden önce mutlaka mezura kullanın. More Sentences |
||||
| Genel | scale i. | (harita) ölçek | ||
|
Please note that the illustrations on the map have a 1:100000 scale. Lütfen haritadaki çizimlerin 1:100000 ölçekte olduğunu unutmayın. More Sentences |
||||
| Genel | scale f. | tırmanmak | ||
|
The firemen scaled the building to rescue the child. İtfaiyeciler çocuğu kurtarmak için binaya tırmandılar. More Sentences |
||||
| Genel | scale f. | ayarlamak | ||
|
The tattoo artist scaled the drawing to fit my arm. Dövmeci çizimi koluma uyacak şekilde ayarladı. More Sentences |
||||
| Genel | scale f. | ayak uydurmak | ||
|
Will this media platform scale? Bu medya platformu olanlara ayak uydurabilecek mi? More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | scale i. | ölçek | ||
|
On a scale of 1 to 10, you are about a 7. 1'den 10'a kadar uzanan bir ölçekte, siz yaklaşık 7'siniz. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | scale i. | ölçü | ||
|
Try playing this scale. Bu ölçüyü çalmayı dene. More Sentences |
||||
| Teknik | scale i. | ölçek | ||
|
On a scale of 1 to 10, you are about a 7. 1'den 10'a kadar uzanan bir ölçekte, siz yaklaşık 7'siniz. More Sentences |
||||
| Teknik | scale i. | skala | ||
|
The local farmers operate at the lower end of the scale. Yerel çiftçiler skalanın alt ucunda faaliyet gösteriyor. More Sentences |
||||
| Teknik | scale i. | terazi | ||
|
Please put your baggage on this scale. Lütfen bagajınızı bu teraziye koyun. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | scale i. | ölçek | ||
|
On a scale of 1 to 10, you are about a 7. 1'den 10'a kadar uzanan bir ölçekte, siz yaklaşık 7'siniz. More Sentences |
||||
| Otomotiv | scale i. | tortu | ||
|
I bought some special tablets to remove the scale from the water pipes. Su borularında biriken tortuyu temizlemek için bazı özel tabletler aldım. More Sentences |
||||
| Otomotiv | scale i. | tartı | ||
|
Can you stand on the scale, please? Tartıya çıkabilir misiniz lütfen? More Sentences |
||||
| Gıda | ||||
| Gıda | scale i. | ölçek | ||
|
On a scale of 1 to 10, you are about a 7. 1'den 10'a kadar uzanan bir ölçekte, siz yaklaşık 7'siniz. More Sentences |
||||
| Gıda | scale i. | tortu | ||
|
I bought some special tablets to remove the scale from the water pipes. Su borularında biriken tortuyu temizlemek için bazı özel tabletler aldım. More Sentences |
||||
| Gıda | scale i. | terazi | ||
|
Please put your baggage on this scale. Lütfen bagajınızı bu teraziye koyun. More Sentences |
||||
| Müzik | ||||
| Müzik | scale i. | gam | ||
|
She warms up her voice by running through the scales. Gamlar arasında geçiş yaparak sesini ısıtıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | scale i. | kazan taşı | ||
| Genel | scale i. | kefe | ||
| Genel | scale i. | dereceli cetvel | ||
| Genel | scale i. | balık pulu | ||
| Genel | scale i. | basamak | ||
| Genel | scale i. | tarife | ||
| Genel | scale i. | derece | ||
| Genel | scale i. | terazi gözü | ||
| Genel | scale i. | merdiven | ||
| Genel | scale i. | cetvel | ||
| Genel | scale i. | kazantaşı | ||
| Genel | scale i. | mikyas | ||
| Genel | scale i. | kabuk | ||
| Genel | scale i. | kantar | ||
| Genel | scale i. | baskül | ||
| Genel | scale i. | balık pulumsu kabuk | ||
| Genel | scale i. | ciddi bir karar gerektiren durum | ||
| Genel | scale i. | kırılma anının yakın olduğu durum | ||
| Genel | scale i. | kabul edilen standartlara ters düşülen süreç veya durum | ||
| Genel | scale i. | doğru görmeye engel olan şeyler | ||
| Genel | scale i. | diş tartarı | ||
| Genel | scale f. | tartarlarını temizlemek | ||
| Genel | scale f. | kefeki taşı ile düşürmek | ||
| Genel | scale f. | diş taşlarını temizlemek | ||
| Genel | scale f. | ağırlığını ölçmek | ||
| Genel | scale f. | kazıyarak temizlemek | ||
| Genel | scale f. | tartmak | ||
| Genel | scale f. | orantılı olmak | ||
| Genel | scale f. | pullarını ayıklamak | ||
| Genel | scale f. | pul pul olmak | ||
| Genel | scale f. | ayarlamak (bir ölçeğe göre) | ||
| Genel | scale f. | tırmanarak çıkmak | ||
| Genel | scale f. | hesaplamak | ||
| Genel | scale f. | derecelendirmek | ||
| Genel | scale f. | tartmak (terazi/ağırlık) | ||
| Genel | scale f. | kabuklanmak | ||
| Genel | scale f. | teraziye vurmak | ||
| Genel | scale f. | (ince düz bir taşı) havada süzülecek veya su üzerinde sekecek şekilde fırlatmak | ||
| Genel | scale f. | sektirmek | ||
| Genel | scale f. | yüzdürmek | ||
| Genel | scale f. | pul dökmek | ||
| Genel | scale f. | kabuğu soyulmak | ||
| Genel | scale f. | tepesine tırmanmak | ||
| Genel | scale f. | en yüksek noktaya ulaşmak | ||
| Genel | scale f. | büyük gayretle üstesinden gelmek | ||
| Genel | scale f. | pullanmak | ||
| Genel | scale s. | ölçeğe göre çizilmiş | ||
| Genel | scale s. | ölçeğe uygun inşa edilmiş | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | scale i. | hacim | ||
| Ticaret/Ekonomi | scale i. | kademe | ||
| Ticaret/Ekonomi | scale i. | mikyas | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | scale i. | yargıda veya değerlemede referans olan ölçüt | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | scale i. | barem | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | scale i. | cetvel | ||
| Teknik | scale i. | kadran | ||
| Teknik | scale i. | kantar | ||
| Teknik | scale i. | kazantaşı | ||
| Teknik | scale i. | kavlak | ||
| Teknik | scale i. | kazan borularında oluşan depozit | ||
| Teknik | scale i. | terazi kefesi | ||
| Teknik | scale i. | tufal | ||
| Teknik | scale i. | kesici aletin kabzasının dış yüzünü meydana getiren birbirine tutturulmuş parçaların her biri | ||
| Teknik | scale i. | ebada göre fiyat hesaplama çizelgesi | ||
| Teknik | scale f. | bir ölçeğe göre ayarlamak | ||
| Teknik | scale f. | ölçeklemek | ||
| Teknik | scale f. | kazan taşı kaplamak | ||
| Teknik | scale f. | sert katmanla kaplanmak | ||
| Teknik | scale f. | (görüntü) belirli bir alana sığdırmak için boyutlarıyla oynamak | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | scale i. | artırıp düşürme | ||
| Bilgisayar | scale i. | ayar | ||
| Bilgisayar | scale expr. | genişlet | ||
| Bilgisayar | scale expr. | ölçekle | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | scale i. | kabuk | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | scale i. | skal | ||
| Medikal | scale i. | deriden dökülen kuru ince pul | ||
| Gıda | ||||
| Gıda | scale i. | birikinti | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | scale i. | baskül | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | scale i. | pul | ||
| Deniz Biyolojisi | scale i. | terazi kefesi | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | scale i. | tohumlu bitkilerin çoğunda tomurcuğu korumak için modifikasyona uğramış yaprak | ||
| Botanik | scale i. | ince çiçek yaprağı | ||
| Botanik | scale i. | zarsı çiçek yaprağı | ||
| Botanik | scale i. | samansı çiçek yaprağı | ||
| Botanik | scale i. | odunsu çiçek yaprağı | ||
| Botanik | scale i. | bazı bitkilerin yapraklarında veya filizlerinin üstünde bulunan kahverengimsi ince kabuklar | ||
| Botanik | scale i. | karanfilgiller familyasına mensup bazı bitkilerde çiçek yaprağının altında bulunan küçük uzantı | ||
| Botanik | scale i. | bazı bitkilerin yeşil kısımlarında bulunan disk benzeri gümüşi veya kepeksi tüyler | ||
| Hayvancılık | ||||
| Hayvancılık | scale i. | (besi hayvanları) ağırlık | ||
| Hayvancılık | scale i. | (besi hayvanları) ebat | ||
| Arıcılık | ||||
| Arıcılık | scale i. | mum küfü | ||
| Ormancılık | ||||
| Ormancılık | scale i. | kütükten çıkabilecek tahmini sağlam kereste miktarı | ||
| Ormancılık | scale f. | (kütükleri) ölçmek | ||
| Ormancılık | scale f. | (kerestelik ağacın) ne kadar kereste vereceğini hesaplamak | ||
| Ormancılık | scale f. | (kütük veya ağaç) hesaplandığı kadar kereste vermek | ||
| Jeoloji | ||||
| Jeoloji | scale i. | kireç tortusu | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | scale i. | pullu savaş zırhı | ||
| Askeri | scale f. | tırmanma merdiveniyle saldırmak | ||
| Askeri | scale f. | tırmanma merdiveniyle zapt etmek | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | scale i. | dizi | ||
| Müzik | scale i. | org borusunun en boy oranı | ||
| Fotoğrafçılık | ||||
| Fotoğrafçılık | scale i. | fotoğrafın parlaklık, poz ve sonuçlanan yoğunluk aralığı cinsinden tüm tonları | ||
| Matbaa | ||||
| Matbaa | scale i. | daktiloda kağıt hizası ve yazı marjini gibi özellikleri ayarlamaya yarayan ölçülerden her biri | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | scale i. | yükselme veya alçalma yolu | ||
| Böcek Bilimi | ||||
| Böcek Bilimi | scale i. | kırmız böceği | ||
| Böcek Bilimi | scale i. | kabuklu bit | ||
| Böcek Bilimi | scale i. | eş kanatlılar alt takımına mensup coccidae gibi familyalara ait çok çabuk çoğalan çeşitli küçük böceklere verilen ad | ||
| Böcek Bilimi | scale i. | kırmız böceğinin sebep olduğu hastalık | ||
| Böcek Bilimi | scale i. | kabuklu bit istilası | ||