| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | imbalance i. | dengesizlik | ||
|
Modern medicine can treat chemical imbalances which affect the psychology of people. Modern tıp, insanların psikolojisini etkileyen kimyasal dengesizlikleri tedavi edebilir. More Sentences |
||||
| Biyoloji | ||||
| Biyoloji | imbalance i. | dengesizlik | ||
|
Modern medicine can treat chemical imbalances which affect the psychology of people. Modern tıp, insanların psikolojisini etkileyen kimyasal dengesizlikleri tedavi edebilir. More Sentences |
||||
| Biyokimya | ||||
| Biyokimya | imbalance i. | dengesizlik | ||
|
Modern medicine can treat chemical imbalances which affect the psychology of people. Modern tıp, insanların psikolojisini etkileyen kimyasal dengesizlikleri tedavi edebilir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | imbalance i. | muvazenesizlik | ||
| Genel | imbalance i. | oransızlık | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | imbalance i. | denksizlik | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | imbalance i. | muvazenesizlik | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | imbalance i. | balanssızlık | ||
| Biyoloji | ||||
| Biyoloji | imbalance i. | şaşılık veya şehlalık | ||
| Biyoloji | imbalance i. | gözlerin paralel duruşunun bozulması | ||
| Biyoloji | imbalance i. | vücuttaki bezlerde denge eksikliği | ||
| Biyoloji | imbalance i. | populasyonda dişi ve erkek sayısındaki orantısızlık | ||
| Eğitim | ||||
| Eğitim | imbalance i. | farklı ırktan öğrencilerin sayısındaki dengesizlik | ||