sullen - Türkçe İngilizce Sözlük

sullen

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sullen — Definition

Anlamı ve Tanımı:
asık suratlı, içine kapanık
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsʌlən/ – BrE /ˈsʌlən/)
Terim Türü:
Sıfat: sullen
Açıkça ifade edilmeyen öfke veya hoşnutsuzluk durumudur. Muhtemelen Fransızca solaine hattından gelen sözcük, karanlık ruh hâlini dilde sabitlemiştir.
Eş Anlamlılar:
morose, taciturn
Zıt Anlamlılar:
lively, affable

"sullen" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sullen s. somurtkan
He's just another sullen teenager.
O somurtkan bir genç.

More Sentences
sullen s. suratsız
Genel
sullen s. kasvetli
The captain looked at the sullen sky and said, 'Tie the sails!'
Kaptan kasvetli gökyüzüne baktı ve 'Yelkenleri bağlayın!' dedi.

More Sentences
sullen s. ters
Her sister gave her a sullen glare.
Kız kardeşi ona ters bir bakış attı.

More Sentences
sullen s. can sıkıcı
sullen s. öfke dolu fakat sessiz
sullen s. aksi
sullen s. huysuz
sullen s. abus
sullen s. kurşuni (fırtınaya gebe bir havaya özgü)
sullen s. asık suratlı
sullen s. iç karartıcı
sullen s. suratlı
sullen s. kasvet
sullen s. kapalı
sullen s. karanlık (ahava)
sullen s. donuk renkte
sullen s. kasvetli tonda
sullen s. moral bozucu
sullen s. donuk ses
sullen s. davudi ses
sullen s. kederli ton
sullen s. üzgün
sullen s. melankolik
sullen s. gönülsüz davranan
sullen s. küs duran
sullen s. beş karış suratla gezen
sullen s. içine kapanık
Eski Kullanım
sullen i. suratı sirke satma
sullen i. huysuzluk

"sullen" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sullen face i. asık surat
be sullen faced f. asık yüzlü olmak
sullen [obsolete] s. tehditkar
sullen [obsolete] s. habis
sullen [obsolete] s. kötücül
Öbek Fiiller
be sullen about something f. bir şey yüzünden surat asmak/somurtmak
be sullen about something f. dudak sarkıtmak