amiss - Türkçe İngilizce Sözlük

amiss

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

amiss — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ters giden, yanlış, yolunda olmayan
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈmɪs/ – BrE /əˈmɪs/)
Terim Türü:
Sıfat / Zarf
Bir şeyin yanlış gittiğini veya uygun olmadığını belirten sıfat/zarftır; “something is amiss” kalıbıyla sık görülür. Eski İngilizce “on miss” benzeri tarihsel yapılardan türeyerek kalıplaşmış bir sözcüktür.
Eş Anlamlılar:
wrong, awry, off
Zıt Anlamlılar:
right, fine, in order

"amiss" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
amiss i. ters
Something amiss was going on.
Ters giden bir şeyler vardı.

More Sentences
amiss zf. yanlış
I am concerned about something more fundamental that is amiss in the Intergovernmental Conference.
Ben Hükümetlerarası Konferansta yanlış olan daha temel bir şeyden endişe duyuyorum.

More Sentences
Müzik
amiss s. fena
The truth, ladies and gentlemen, is that a little more rigour in the interventions would not go amiss.
Gerçek şu ki, bayanlar ve baylar, müdahalelerde biraz daha titiz davranılsa hiç de fena olmazdı.

More Sentences
amiss s. yanlış
I am concerned about something more fundamental that is amiss in the Intergovernmental Conference.
Ben Hükümetlerarası Konferansta yanlış olan daha temel bir şeyden endişe duyuyorum.

More Sentences
Genel
amiss s. eksik
amiss s. bozuk
amiss s. hatalı
amiss s. yolunda olmayan
amiss s. ters giden
amiss zf. hatalı olarak
Müzik
amiss s. kusurlu

"amiss" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
take amiss f. yanlış anlamak
take amiss f. ters anlamak
be amiss f. gerektiği gibi olmamak
take something amiss f. gücenmek
take (a thing) amiss f. (bir şeye) gücenmek
take (a thing) amiss f. (bir şeyi) yanlış anlamak
be amiss f. yanlış yorumlamak
Öbek Fiiller
go amiss f. işin içinde bir terslik olmak
Deyim
go amiss f. terslik olmak
take amiss f. yanlış anlaşılma sonrasında kırgınlık göstermek
take amiss f. yanlış anlaşılma sonrasında kızmak
take amiss f. yanlış anlaşılma sonrasında kızgınlık duymak
take amiss f. yanlış anlaşılma sonrasında kırılmak
not go amiss f. işe yarar olmak
not come amiss f. katkısı olmak
not go amiss f. katkısı olmak
not come amiss f. işe yaramak
take something amiss f. yanlış anlamak
not come amiss f. işe yarar olmak
not go amiss f. işe yaramak
take something amiss f. bir şeyi yanlış anlamak
a cup of coffee wouldn't go amiss expr. bir bardak kahve de fena olmazdı