awkward - Türkçe İngilizce Sözlük

awkward

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

awkward — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sakar, beceriksiz, tuhaf, rahatsız edici
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɔːkwərd/ – BrE /ˈɔːkwəd/)
Terim Türü:
Sıfat
Hareket veya sosyal durumlarda zorlayıcı, “eli ayağına dolaşan” ya da rahatsız edici durumları niteleyen sıfattır. Tarihsel olarak “yanlış yöne dönük” anlamlarından gelişen bir kök hattı vardır ve modern sosyal dilde çok işlevlidir.
Eş Anlamlılar:
clumsy, uneasy, uncomfortable
Zıt Anlamlılar:
graceful, smooth, at ease

"awkward" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 49 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
awkward s. beceriksiz
Socially awkward people tend to develop insecurities.
Sosyal açıdan beceriksiz insanlar güvensizlik geliştirme eğilimindedir.

More Sentences
awkward s. hantal
The box was too big and awkward, so I put these in a bag and brought them.
Kutu çok büyük ve hantaldı, bu yüzden bunları bir torbaya koyup getirdim.

More Sentences
Genel
awkward s. hantal
The box was too big and awkward, so I put these in a bag and brought them.
Kutu çok büyük ve hantaldı, bu yüzden bunları bir torbaya koyup getirdim.

More Sentences
awkward s. zor
It can put a teacher in an awkward situation.
Öğretmeni zor durumda bırakabilir.

More Sentences
awkward s. sakar
Mary's sister is shy and awkward.
Mary'nin kız kardeşi utangaç ve sakardır.

More Sentences
awkward s. beceriksiz
Socially awkward people tend to develop insecurities.
Sosyal açıdan beceriksiz insanlar güvensizlik geliştirme eğilimindedir.

More Sentences
awkward s. garip
It is embarrassing because it puts you in an awkward position.
Utanç vericidir çünkü sizi garip bir duruma sokar.

More Sentences
awkward s. uygunsuz
They arrived at an awkward time.
Onlar uygunsuz bir zamanda geldiler.

More Sentences
awkward s. müşkül
It can put a teacher in an awkward situation.
Öğretmeni müşkül duruma sokabilir.

More Sentences
awkward s. münasebetsiz
awkward s. beygir gibi
awkward s. idaresi güç
awkward s. sıkıntılı
awkward s. kullanışsız
awkward s. maharetsiz
awkward s. biçimsiz
awkward s. ters
awkward s. aksi
awkward s. zorluk çıkaran
awkward s. kaba
awkward s. lök
awkward s. kullanılması zor
awkward s. utandırıcı
awkward s. kullanımı zor
awkward s. dik başlı
awkward s. mahcup edici
awkward s. (insan) anlaşılması zor
awkward s. iyi yapılmamış
awkward s. uyumsuz
awkward s. utandırıcı
awkward s. yakışık almayan
awkward s. işe yaramaz
awkward s. dikkat isteyen
awkward s. çetin
awkward s. nahoş
awkward s. can sıkıcı
awkward s. zıt
awkward s. utanmış
awkward s. rezil olmuş
awkward s. dikkat gerektiren
awkward s. hatalı
awkward s. tehlikeli
awkward s. zararlı
awkward s. rahatsız
awkward s. zorlayıcı
awkward s. tuhaf
awkward s. rahatsız edici
Konuşma Dili
awkward s. mal
Osmanlıca
awkward s. eneze

"awkward" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 69 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
an awkward situation i. nazik durum
awkward moment i. tuhaf an
an awkward situation i. tuhaf bir durum
be put in an awkward position f. zor duruma düşürülmek
be put in an awkward position f. zor durumda bırakılmak
start feeling awkward f. garip bir hisse kapılmak
start feeling awkward f. tuhaf bir hisse kapılmak
be in an awkward situation f. zor durumda olmak
be in an awkward situation f. güç durumda olmak
Konuşma Dili
socially awkward s. sosyal açıdan beceriksiz
Deyim
awkward customer i. belalı insan
awkward customer i. aksi kişi
awkward customer i. zor kişi
an awkward customer i. geçimsiz kişi
an awkward customer i. çıkıntı kimse
awkward squad i. geçimsiz takım
awkward squad i. uyumsuz kadro
awkward squad i. belalı ekip
the awkward age i. ergenlik
awkward age i. sıkıntılı dönem
the awkward age i. sıkıntılı dönem
awkward age i. çocuklukla yetişkinlik arasındaki dönem
awkward age i. tuhaf dönem
the awkward age i. tuhaf dönem
the awkward age i. çocuklukla yetişkinlik arasındaki dönem
awkward age i. ergenlik
place someone in an awkward position f. müşkül durumda bırakmak
put someone in an awkward position f. müşkül durumda bırakmak
put someone in an awkward position f. zor durumda bırakmak
put someone in an awkward position f. müşkül duruma sokmak
put someone in an awkward position f. zor duruma sokmak
place someone in an awkward position f. müşkül duruma sokmak
place someone in an awkward position f. zor durumda bırakmak
place someone in an awkward position f. zor duruma sokmak
put someone in an awkward position f. müşkül duruma düşürmek
place someone in an awkward position f. müşkül duruma düşürmek
place (one) in an awkward position f. (birini) zor duruma sokmak
place (one) in an awkward position f. (birini) müşkül duruma düşürmek
place (one) in an awkward position f. (birini) müşkül duruma sokmak
place (one) in an awkward position f. (birini) zor durumda bırakmak
place (one) in an awkward position f. (birini) müşkül durumda bırakmak
put (one) in an awkward position f. (birini) müşkül durumda bırakmak
put (one) in an awkward position f. (birini) zor durumda bırakmak
put (one) in an awkward position f. (birini) zor duruma sokmak
put (one) in an awkward position f. (birini) müşkül duruma düşürmek
put (one) in an awkward position f. (birini) müşkül duruma sokmak
put in an awkward position f. müşkül duruma düşürmek
put in an awkward position f. müşkül durumda bırakmak
put in an awkward position f. müşkül duruma sokmak
put in an awkward position f. zor durumda bırakmak
put in an awkward position f. zor duruma düşürmek
awkward as a cow on roller skates expr. çok beceriksiz
awkward as a cow on a crutch expr. çok beceriksiz
awkward as a cow on roller skates expr. çok sakar
awkward as a cow on a crutch expr. çok sakar
as awkward as a cow on roller skates expr. çok beceriksiz
as awkward as bull in a china shop expr. çok sakar
as awkward as a cow on a crutch expr. çok sakar
as awkward as a cow on a crutch expr. çok beceriksiz
as awkward as a cow on roller skates expr. çok sakar
as awkward as bull in a china shop expr. çok beceriksiz
as awkward as a bull in a china shop expr. çok sakar
as awkward as a bull in a china shop expr. çok beceriksiz
awkward as a cow on a crutch expr. aşırı sakar
as awkward as a cow on a crutch expr. aşırı sakar
as awkward as a cow on roller skates expr. aşırı sakar
awkward as a cow on roller skates expr. aşırı sakar
Konuşma
this is really awkward expr. bu çok garip
Askeri
awkward squad i. özel tatbikat için bir araya getirilen acemi ekibi