granular - Türkçe İngilizce Sözlük

granular

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

granular — Definition

Anlamı ve Tanımı:
taneli, ayrıntılı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɡrænjuələr/ – BrE /ˈɡrænʊlə/)
Terim Türü:
Sıfat
Küçük parçalardan oluşan yapıyı veya ince ayrıntı düzeyini tanımlayan sözcüktür; teknik ve analitik bağlamda kullanılır. Granule köküne dayanan bu sıfat, parçalı yapının bilgi düzeyine uyarlanmasını sağlar.
Eş Anlamlılar:
fine-grained
Zıt Anlamlılar:
coarse

"granular" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
granular s. granül
The LS screw conveyor is suitable for conveying powdered and granular materials.
LS vidalı konveyör, toz ve granül malzemelerin taşınması için uygundur.

More Sentences
granular s. tanecikli
Granular fertilizers are much easier to spread.
Tanecikli gübreleri dağıtmak çok daha kolay.

More Sentences
granular s. taneli
Genel
granular s. pürüzlü
granular s. pürüzlü (ses)
granular s. ince detaylarla bezenmiş
granular s. ayrıntılı
Teknik
granular s. tanemsi
granular s. taneye ilişkin
granular s. tanesel
granular s. taneli
İnşaat
granular s. granüler
granular s. taneli
Tarım
granular s. granüler

"granular" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 50 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
granular snow i. küçük tanecikli tipi
granular element i. bulgurcuk
granular materials i. taneli materyaller
compacted granular base i. sıkıştırılmış granüler temel
be granular f. tanecikli olmak
Teknik
granular base i. granüler temel
granular structure i. taneli bünye
granular soil structure i. taneli toprak yapısı
granular material i. taneli malzeme
granular soil i. taneli toprak
granular structure i. taneli yapı
granular material i. taneli gereç
granular material i. granüler malzeme
granular-fill insulation i. taneli hafif gereç yalıtım
granular ash i. taneli kül
granular refractory materials i. taneli refrakter gereçler
granular fracture i. taneli kırılma
plastics in powdered and granular form i. granüle veya toz halindeki plastikler
granular activated carbon i. taneli aktif karbon
bulk density of granular materials i. taneli malzemelerin yığın yoğunluğu
installation in granular material i. taneli malzeme içerisine yerleştirme
compacted granular material i. sıkıştırılmış taneli malzeme
reactivated granular activated carbon i. tekrar etkinleştirilmiş taneli aktif karbon
İnşaat
granular refractory material i. granüle refrakter malzeme
granular ceramic i. granüle seramik
granular structure i. taneli yapı
Havacılık
granular base i. tanecikli zemin
Maden
granular limestone i. taneli yapıya sahip kristalin kireçtaşı
granular limestone i. taneli yapıya sahip mermer
granular pearlite i. çelik veya demirin aşırı yavaş soğuması ile kürecikler şeklinde oluşan sementit
Medikal
talamon norero granular cirrhosis i. talamon norero granüler sirozu
granular powder i. granüle toz
rough granular osteolytic space i. kaba granüler osteolitik alan
granular endoplasmic reticulum sacs i. granüllü endoplazmik retikulum kesecikleri
granular cell tumor of the tongue i. dil yerleşimli granüler hücreli tümör
granular cell tumor of the tongue i. dil orijinli granüler hücreli tümör
large granular s. büyük granüllü
Kimya
granular ph reducer i. granül ph düşürücü
granular boric acid i. granül borik asit
Gökbilim
granular element i. bulgurcuk
Tarım
granular size i. tanecik boyutu
granular fertilizer i. granül gübre
Çevre
granular activated carbon i. taneli aktif karbonu
granular activated alumina i. taneli aktif alümina
Meteoroloji
granular snow i. tanecikli kar
Jeoloji
granular fill i. granüler dolgu
granular gravel i. çakılcık
granular gravel i. udden-wentworth tane boyu sınıflamasına göre 2-4 mm büyüklükteki çakıl
automorphic–granular s. bileşenlerinin tümü otomorfik yapıda olan
idiomorphic-granular s. bileşenlerinin tümü otomorfik yapıda olan