uneasy - Türkçe İngilizce Sözlük

uneasy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

uneasy — Definition

Anlamı ve Tanımı:
huzursuz, tedirgin
Okunuş (IPA):
(AmE /ʌnˈiːzi/ – BrE /ʌnˈiːzi/)
Terim Türü:
Sıfat
Rahat olmayan duygu hâli. Unease kök ailesine dayanır. Sosyal ve içsel gerilim anlatılarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
anxious, restless
Zıt Anlamlılar:
easy, calm

"uneasy" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
uneasy s. huzursuz
I have an uneasy feeling about the outcome of the test results.
Test sonuçlarının sonucuyla ilgili içimde huzursuz bir his var.

More Sentences
uneasy s. rahatsız
The old bed caused me to have an uneasy sleep.
Eski yatak rahatsız bir uyku çekmeme neden oldu.

More Sentences
uneasy s. tedirgin
People are genuinely uneasy about various aspects of globalisation, and we must pay attention to their concerns.
İnsanlar küreselleşmenin çeşitli yönleri konusunda gerçekten tedirginler ve onların endişelerine kulak vermeliyiz.

More Sentences
Genel
uneasy s. her an bozulabilecek (koalisyon)
The two countries formed an uneasy alliance.
İki ülke her an bozulabilecek bir ittifak kurdu.

More Sentences
uneasy s. endişe verici
There was an uneasy silence.
Endişe verici bir sessizlik vardı.

More Sentences
uneasy s. kuşku
uneasy s. rahatsız edici
uneasy s. tutuk
uneasy s. sıkıntılı
uneasy s. gergin
uneasy s. rahatsızlık
uneasy s. zor
uneasy s. endişelendirici
uneasy s. kurtlu
uneasy s. kaygılandırıcı
uneasy s. vesveseli
uneasy s. üzgün
uneasy s. endişeli
uneasy s. kaygılı
uneasy s. her an bozulabilecek (barış/koalisyon)
uneasy s. rahatsız olan

"uneasy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
make uneasy f. huylandırmak
feel uneasy about something f. tedirgin olmak
become uneasy f. huylanmak
feel uneasy about something f. endişelenmek
be uneasy about f. endişe duymak
make uneasy f. canı sıkmak
be uneasy about f. -den endişe duymak
be uneasy about f. -den kaygı duymak
be uneasy about f. ile ilgili olarak endişelenmek
be uneasy about f. -den dolayı kaygılanmak
be uneasy about f. -den kaygılanmak
be uneasy about f. (birini vb) merak etmek
feel uneasy f. içi huzursuz olmak
Atasözü
uneasy lies the head that wears a crown büyük başın derdi büyük olur
uneasy is the head that wears the crown büyük başın derdi büyük olur
uneasy is the head that wears a crown büyük başın derdi büyük olur
uneasy lies the head that wears the crown büyük başın derdi büyük olur