tehlikeli - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

tehlikeli



"tehlikeli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
tehlikeli dangerous s.
tehlikeli hazardous s.
General
tehlikeli forbidding s.
tehlikeli jeopardous s.
tehlikeli serious s.
tehlikeli dodgy s.
tehlikeli vicious s.
tehlikeli daring s.
tehlikeli pernicious s.
tehlikeli compromised s.
tehlikeli parlous s.
tehlikeli pestilential s.
tehlikeli mean s.
tehlikeli speculative s.
tehlikeli desperate s.
tehlikeli danger s.
tehlikeli treacherous s.
tehlikeli adventurous s.
tehlikeli venturesome s.
tehlikeli murderous s.
tehlikeli grave s.
tehlikeli pestilent s.
tehlikeli breakneck s.
tehlikeli wicked s.
tehlikeli insecure s.
tehlikeli acrid s.
tehlikeli wildcat s.
tehlikeli endangering s.
tehlikeli dangerous s.
tehlikeli hazardous s.
tehlikeli unsafe s.
tehlikeli perilous s.
tehlikeli risky s.
tehlikeli touch-and-go s.
tehlikeli precarious s.
tehlikeli fatal s.
tehlikeli noxious s.
tehlikeli ugly s.
tehlikeli adventuristic s.
tehlikeli adventuresome s.
tehlikeli chanceful [obsolete] s.
Colloquial
tehlikeli a bit dicey zf.
tehlikeli a bit dodgy zf.
tehlikeli hairy
Idioms
tehlikeli a bit dicey zf.
tehlikeli a bit dodgy zf.
tehlikeli go hard with
tehlikeli go hard for
tehlikeli white-knuckle
Slang
tehlikeli hairy
Trade/Economic
tehlikeli risky
tehlikeli precarious
Technical
tehlikeli risky
tehlikeli hazardous
tehlikeli noxious
tehlikeli precarious
tehlikeli unsafe
tehlikeli dangerous
tehlikeli virulent
Construction
tehlikeli critical
Automotive
tehlikeli hazardous
British Slang
tehlikeli dicey

"tehlikeli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 336 sonuç

Türkçe İngilizce
General
bile bile çok tehlikeli bir işe girişmek knowingly undertake a risky business f.
tehlikeli işi üzerine almak bell the cat f.
tehlikeli görülen bir kimseyi belirli yerde oturtmak intern f.
başkalarını etkilemek için tehlikeli hareketler yapmak hotdog f.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a threat f.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a risk f.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a danger f.
tehlikeli olmak become dangerous f.
tehlikeli olmak be dangerous f.
tehlikeli bir durumdan kurtulmak breathe again f.
kendine fazla güvenip tehlikeli bir işe kalkışmak be riding for a fall f.
tehlikeli bir durum distress i.
çekici ancak tehlikeli şey enticement i.
tehlikeli iş venture i.
zor ve tehlikeli bir durumda desteksiz olma out on a limb i.
karayolu ile tehlikeli atık taşıyan araçların belgelendirilmesi certification of vehicles carrying dangerous wastes via highways i.
tehlikeli durum desperate straits i.
tehlikeli bölge hazardous area i.
tehlikeli vuruş nasty blow i.
tehlikeli iş adventure i.
tehlikeli atık alanları hazardous waste sites i.
tehlikeli girişim leap in the dark i.
tehlikeli hal precariousness i.
tehlikeli maddelerin muhafazası dangerous material management i.
tehlikeli madde hazardous material i.
tehlikeli atmosfer miasma i.
tehlikeli olan insecureness i.
tehlikeli mallar dangerous goods i.
tehlikeli madde hazmat i.
tehlikeli maddeler dangerous substances i.
çok tehlikeli bölge no man's land i.
tehlikeli suçlu desperate criminal i.
teması tehlikeli hayvan dangerous contact animal i.
tehlikeli gerilim dangerous voltage i.
tehlikeli girişim venture i.
tehlikeli atık yönetimi endüstrisi hazardous waste management industry i.
tehlikeli atıklar hazardous substances i.
tehlikeli müstahzarlar dangerous preparations i.
tehlikeli teşebbüs dangerous undertaking i.
tehlikeli iş stunt i.
tehlikeli bölge danger zone i.
tehlikeli atıklar hazardous wastes i.
tehlikeli maddeler hazardous substances i.
tehlikeli viraj dangerous curve i.
tehlikeli viraj dangerous bend i.
tehlikeli bir gelişmenin başlangıcı thin edge of the wedge i.
tehlikeli yer dangerous place i.
tehlikeli su dangerous water i.
sağlık için tehlikeli health-endangering i.
tehlikeli gereç hazardous material i.
tehlikeli madde hazardous substance i.
tehlikeli durum state of distress i.
(tehlikeli sahnelerde oynayan) dublör stunt woman i.
(tehlikeli sahnelerde oynayan) dublör stunt man i.
tehlikeli oyun dangerous game i.
tehlikeli kadın dangerous woman i.
tehlikeli durum/vaziyet insecure situation i.
tehlikeli koşullar hazardous conditions i.
tehlikeli koşullar dangerous conditions i.
tehlikeli sporlar extreme sports i.
tehlikeli durum dangerous situation i.
tehlikeli eğim dangerous slope i.
tehlikeli ikili dangerous duo i.
tehlikeli durum ragged edge i.
tehlikeli deneyim adventure i.
tehlikeli olma noisomeness i.
tehlikeli madde tinder i.
tehlikeli yer tinderbox i.
son derece tehlikeli breakneck s.
çok tehlikeli perilous s.
tehlikeli ve bağımlılık yapan (madde) hard s.
çok tehlikeli dodgy s.
tehlikeli iş touch and go s.
çok tehlikeli virulent s.
tehlikeli olmayan nonhazardous s.
tehlikeli bir noktada olmayan noncritical s.
patlama tehlikeli explosion-hazardous s.
tehlikeli yöntemlerle, gizlice ve yasadışı olarak yapılan back-alley s.
tehlikeli yöntemlerle, gizlice ve yasadışı olarak yapılan backstreet s.
çok tehlikeli bir şekilde virulently zf.
tehlikeli halde daringly zf.
tehlikeli bir şekilde insecurely zf.
tehlikeli olarak critically zf.
tehlikeli bir şekilde unsafely zf.
tehlikeli bir biçimde venturesomely zf.
tehlikeli şekilde perilously zf.
tehlikeli bir şekilde dangerously zf.
tehlikeli bir şekilde perilously zf.
tehlikeli bir şekilde murderously zf.
tehlikeli bir halde acridly zf.
tehlikeli bir şekilde menacingly zf.
tehlikeli bir şekilde precariously zf.
tehlikeli bir biçimde dangerously zf.
tehlikeli bir şekilde hazardously zf.
Phrases
çok/aşırı riskli/tehlikeli can alıcı önemde as much as (one's) life is worth zf.
Proverb
hiç kimse, aşkta geri çevrilmiş bir kadından daha tehlikeli olamaz hell hath no fury like a woman scorned
Colloquial
tehlikeli iş leap in the dark
tehlikeli hamle a leap in the dark
uğraşması tehlikeli a hot potato
Idioms
her yönüyle tehlikeli bir işe aptal cesaretiyle kalkışmak have a tiger by the tail f.
tehlikeli bir görev yapmak bell the cat f.
tehlikeli bir durumla karşılaşmak bite the biscuit f.
(bir şey nedeniyle) sağlık için tehlikeli hale gelmek be tainted by (something) f.
tehlikeli/zehirli bir maddeye maruz kalmak be tainted by (something) f.
tehlikeli olabilecek/zor bir işe atılmak catch a tiger by the tail f.
tehlikeli olabilecek/zor bir işe girişmek catch a tiger by the tail f.
tehlikeli olabilecek/zor bir işe kalkışmak catch a tiger by the tail f.
tehlikeli olabilecek/zor bir işe atılmak have a wolf by the ears f.
tehlikeli olabilecek/zor bir işe girişmek have a wolf by the ears f.
tehlikeli olabilecek/zor bir işe kalkışmak have a wolf by the ears f.
iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak have a wolf by the ear f.
iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak have the wolf by the ear f.
iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak have a wolf by the ears f.
iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak have the wolf by the ears f.
iki seçeneği de tehlikeli olan bir durumda bulunmak hold a wolf by the ears f.
zor/tehlikeli bir işe kalkışmak catch a tiger by the tail f.
zor/tehlikeli bir işe bulaşmak catch a tiger by the tail f.
iki seçeneği de zor/tehlikeli olan bir işe girmek catch a tiger by the tail f.
zor/tehlikeli bir işe kalkışmak have a tiger by the tail f.
zor/tehlikeli bir işe bulaşmak have a tiger by the tail f.
iki seçeneği de zor/tehlikeli olan bir işe girmek have a tiger by the tail f.
tehlikeli husus no-man's-land i.
(zararlı veya tehlikeli bir şeyin) ana etkisi the brunt of i.
(zararlı veya tehlikeli bir şeyin) ana gücü the brunt of i.
tehlikeli durum a (ticking) time bomb i.
tehlikeli görünen shifty-looking s.
tehlikeli olabilecek kadar yakın too near for comfort expr.
tehlikeli olabilecek kadar … too (something) for comfort expr.
tehlikeli olabilecek kadar yakın/yüksek too close/high for comfort expr.
çok tehlikeli as baleful as death expr.
tehlikeli olmak bad for
tehlikeli durum on thin ice
tehlikeli sularda yüzmek sail close to the wind
silahlı ve tehlikeli armed and dangerous
(soğuk/tehlikeli) bir yeri terk etmek beat a retreat
(soğuk/tehlikeli) bir yerden ayrılmak beat a retreat
tehlikeli olabilecek kadar yakın too close for comfort
tehlikeli sularda on dangerous ground
(tehlikeli bir şeyi) sonuna kadar götürmek go the whole nine yards
tehlikeli yaşamak live on the edge
tehlikeli yaşamak live dangerously
tehlikeli bir durumda bulunmak be on the ropes
kendini tehlikeli bir duruma sokmak put one's head in a noose
kendini tehlikeli bir duruma sokmak place one's head in a noose
kendini tehlikeli bir duruma sokmak stick one's head in a noose
Speaking
dışarısı tehlikeli it's dangerous out there expr.
ne kadar tehlikeli olursa olsun however dangerous it may be
ne kadar tehlikeli olursa olsun no matter how dangerous it is
ne kadar tehlikeli olursa olsun no matter how dangerous it may be
şüpheliler silahlı ve tehlikeli suspects are armed and dangerous
tehlikeli olabilirim I can be dangerous
Slang
ilk kez tehlikeli/zor/yasa dışı bir şey yapmak burst (one's) cherry f.
tehlikeli şey no-no i.
bir şirkette bazı tehlikeli değişiklikleri başlatan kişi lightning rod i.
tehlikeli erkek dog
Trade/Economic
ağır ve tehlikeli işler heavy and dangerous works i.
tehlikeli maddeler hazardous goods
tehlikeli maddeler dangerous goods
tehlikeli madde hazardous substance
tehlikeli analiz ve kritik kontrol noktaları hazard analysis & critical control points
tehlikeli mal dangerous goods
tehlikeli nokta hükmü peril-point provisions
tehlikeli iş leap in the dark
tehlikeli enflasyon runaway inflation
tehlikeli madde hazardous material
olağanüstü tehlikeli mal extremely dangerous goods
iki misli tehlikeli mal double dangerous goods
olağanüstü tehlikeli durum state of emergency
tehlikeli binalar dangerous premises
tehlikeli şeyler dangerous things
tehlikeli binalar dangerous structures
tehlikeli yapılar dangerous structures
tehlikeli olmayan mallar non- dangerous goods
tehlikeli durumlar için ödenen para/tehlike ödemesi hazard pay
tehlikeli durumlar için ödenen para/tehlike ödemesi danger money
Law
amme emniyeti için tehlikeli prejudicial to public security i.
(ingiltere'de) çok tehlikeli olarak nitelendirilen mahkumların kaldığı (cezaevi sınıfı) Category a s.
tehlikeli iş hazardous occupation
tehlikeli silah dangerous weapon
tehlikeli silah deadly weapon
normal şartlarda kendiliğinden tehlikeli olmayıp özel durumlarda tehlike arz eden fiiller nuisance per accidens
normal şartlarda kendiliğinden tehlikeli olmayıp özel durumlarda tehlike arz eden fiiller a nuisance in fact
Politics
desteklenmesi veya yorumlanması son derece tehlikeli olduğu kabul edilen konu third rail i.
desteklenmesi veya yorumlanması tehlikeli kabul edilen third-rail s.
tehlikeli kimyasal ajanlar hazardous chemical agent
tehlikeli atık hazardous waste
tehlikeli silah offensive weapon
tehlikeli madde ve preparatların ticaretindeki teknik engellerin kaldırılması hakkındaki direktiflerin teknik ilerlemeye uyarlanması komitesi committee on the adaptation to technical progress of the directives for the elimination of technical barriers to trade in dangerous substances and preparations
tehlikeli malların taşınması komitesi committee on the transport of dangerous goods
tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınması ve bertaraf edilmesinin kontrolüne ilişkin basel sözleşmesi basel convention on the control of transboundary movements of hazardous wastes and their disposal
tehlikeli maddelerin sınırlandırılması direktifi restriction of hazardous substances directive (rohs)
Institutes
tehlikeli mal ve kombine taşımacılık düzenleme genel müdürlüğü directorate general for dangerous goods and combined transport regulation
Insurance
hedef riziko büyük tehlikeli sigorta target risk i.
tehlikeli mallar dangerous goods
tehlikeli mallar hazardous goods
Technical
ayak ve bacakların tehlikeli bölgelere erişmesine karşı güvenlik mesafeleri safety distances to prevent danger zones being reached by the lower limbs i.
el ve kolların tehlikeli bölgelere erişmesine karşı güvenlik mesafeleri safety distances to prevent danger zones being reached by the upper limbs i.
karayolu ile uluslararası tehlikeli madde taşıma ile ilgili avrupa antlaşması adr
tehlikeli akım çizgisi dangerous flow path
tehlikeli boyutta sızma seepage of dangerous extent
tehlikeli madde hazardous chemical
tehlikeli atık istasyonu hazardous waste station
tehlikeli atık hazardous waste
tehlikeli değer critical value
tehlikeli hız critical speed
tehlikeli yayım hazardous emission
makinelerden yayılan tehlikeli maddelerin sağlığa zararlı olma risklerinin azaltılması reduction of risks to health from hazardous substances emitted by machinery
tehlikeli alanlarda elektrik tesisatı electrical installations in hazardous areas
tehlikeli madde içeren pil ve akümülatörler batteries and accumulators containing dangerous substances
tehlikeli arıza değerleri hazardous failure rates
tehlikeli maddeleri taşıma transport of dangerous goods
tehlikeli maddelerin taşınması carriage of dangerous goods
tehlikeli maddelerin taşınması transport of dangerous goods
tehlikeli maddeler taşıyan tanklar tanks transporting dangerous substances
tehlikeli olmayan malların ara işlemlerinde kullanılan dökme yük konteynerleri intermediate bulk containers for non-dangerous goods
tehlikeli maddelerin nakil ambalajları transport packaging for dangerous goods
mahfaza içerisinde bulunan tehlikeli bölümlere erişime karşı insanların korunması protection of persons against access to hazardous parts inside the enclosures
tehlikeli malzemelerin stoklanması ve taşınması storage and transportation of dangerous goods
tehlikeli malzemelerin stoklanması ve nakliyesi storage and transportation of dangerous goods
tehlikeli canlı parçalar hazardous-live-parts
tehlikeli maddelere karşı koruyucu elbise hazardous materials suit
tehlikeli maddelere karşı koruyucu elbise hazmat suit (hazardous materials suit)
Telecom
zayıf ancak tehlikeli akım sneak current
Construction
tehlikeli yapı işleri hazardous construction operations
Automotive
çok tehlikeli madde extremely hazardous substance i.
tehlikeli madde taşıma carriage of dangerous goods
tehlikeli madde taşıyan taşıtlar vehicles carrying dangerous goods
tehlikeli madde taşıyan araçlar vehicles carrying dangerous goods
tehlikeli atık hazardous waste
tehlikeli madde hazardous material
tehlikeli madde güvenliği ve kazalara müdahale hazardous material security and incident response
tehlikeli yaklaşma near miss
Transportation
tehlikeli malların karayolu ile uluslararası taşımacılığına ilişkin avrupa anlaşması european agreement concerning the international carriage of dangerous goods by road (adr)
Traffic
tehlikeli araba kullanmak reckless driving
tehlikeli eğim dangerous slope
sağa tehlikeli viraj işareti right hand curve
sola tehlikeli viraj işareti left hand curve
tehlikeli yük dangerous cargo
sağa tehlikeli viraj right hand curve
sola tehlikeli viraj left hand curve
sağa tehlikeli devamlı virajlar double curve
sağa tehlikeli viraj curve to right
tehlikeli eğim (çıkış) steep hill upwards
tehlikeli eğim (iniş) steep hill downwards
tehlikeli madde taşıyan taşıt giremez no vehicles carrying hazardous cargo
tehlikeli madde taşıyan araçlar için mecburi yön direction for vehicles carrying dangerous goods
Railway
tehlikeli maddelerin taşınması carriage of dangerous goods
tehlikeli seyir teli yükselimi dangerous contact wire uplift
Aeronautic
uçuşta yakın tehlikeli geçiş airmiss i.
tehlikeli yaklaşma airmiss i.
arama kurtarma çalışmasının tehlikeli anı distress phase of rescue i.
tehlikeli bölge danger area
tehlikeli yaklaşma near miss
uluslararası 'tehlikeli durum' sinyali mayday
tehlikeli saha danger area
tehlikeli maddeler dangerous goods
uçuşta yakın tehlikeli geçiş near miss
uçuşta yakın tehlikeli geçiş airprox
Marine
tehlikeli malların istif edildiği güverte dangerous deck
tehlikeli yük dangerous cargo
tehlikeli bir kıyı boyu akıntısı sea puss
son derece tehlikeli zehirli maddeler acute toxicant
tehlikeli liman foul berth
tehlikeli mallar uluslararası denizcilik kodu imdg code
tehlikeli mallar uluslararası denizcilik kodu international maritime dangerous goods code
Medical
çok tehlikeli maddeler highly hazardous substances i.
tehlikeli maddeler hazardous substances
tehlikeli hava kirliliği hazardous air pollution
tehlikeli tümör dangerous tumour
yaşam alanları deniz suyu ve kabuklu deniz ürünleri olan yüksek ölüm oranına sahip son derece tehlikeli bir bakteri türü vibrio vulnificus
Chemistry
tehlikeli kimyasal hazardous chemical
tehlikeli hazırlık maddelerine ilişkin detaylı bilgi sistemine yönelik detaylı listeleri belirleme ve oluşturma detailed arrangements for the system of specific information relating to dangerous preparations
tehlikeli kimyasallar hazardous chemicals
tehlikeli kimyasal maddeler hazardous chemicals
tehdit oluşturabilecek tehlikeli madde imminently hazardous substance
potansiyel olarak tehlikeli gaz halinde olmayan kimyasallar potentially hazardous non-gaseous chemicals
Biology
biyolojik tehlikeli atık biological hazardous waste i.
tehlikeli veya eti yenmeyen hayvanların renklerini taklit eden koruyucu renklere sahip allosematic s.
Marine Biology
atlantik’in sığ sularında sürü halinde yüzen tehlikeli bir köpekbalığı lemon shark (negaprion brevirostris) i.
tehlikeli maddeler hazardous substances
tehlikeli ve zararlı maddeler tebliği the dangerous and harmful subtances communication
Environment
belirli tehlikeli maddelerden kaynaklanan kirlenme pollution caused by certain dangerous substances i.
havayla taşınan tehlikeli maddelerin emisyon değerlendirmesi evaluation of the emission of airborne hazardous substances i.
heyelan tehlikeli alan landslide threatened area i.
hava ile taşınan tehlikeli maddelerin emisyonu emission of airborne hazardous substances i.
çocuklar için tehlikeli olmayan childproof s.
tehlikeli atıklar hazardous wastes
tehlikeli ultraviyole dangerous ultraviolet
tehlikeli alan hazardous area
tehlikeli madde hasarı damage to dangerous objects
tehlikeli kimyasal hazardous chemical
tehlikeli atık dangerous waste
tehlikeli atık hazardous waste
tehlikeli atıkların sınıflandırılması classification of dangerous wastes
tehlikeli alanların sınıflandırılması classification of hazardous areas
tehlikeli emisyon/yayılma (gaz vb.) hazardous emission
tehlikeli hava kirletici hazardous air pollutant
tehlikeli atıkların kontrolü yönetmeliği regulation on control of hazardous wastes
tehlikeli madde güvenlik danışmanı dangerous goods safety advisor
tehlikeli olmayan atık non-hazardous waste
tehlikeli maddeler hazardous materials
tehlikeli olmayan atıklar non-hazardous wastes
tehlikeli maddelerin sınırlandırılması restriction of hazardous substances (rohs)
Military
iki uçak arasında olası çarpışma riskini içeren tehlikeli durum near miss i.
gürültülü fakat tehlikeli olmayan bir piroteknik cihaz thunderflash i.
tehlikeli batık dangerous wreck
tehlikeli bölge danger zone
tehlikeli madde hazardous material
tehlikeli maddelerin yayılması releases of hazardous materials
tehlikeli yük dangerous cargo
tehlikeli gemi enkazı dangerous wreck
tehlikeli güçler içeren fabrika ve tesisler works and installations containing dangerous forces
tehlikeli yük labelled cargo
tehlikeli girme critical penetration
tehlikeli malzeme hazardous material
tehlikeli hava sahası danger airspace
tehlikeli hava sahaları hazardous airspace
tehlikeli hava sahası airspace danger area
tehlikeli ikmal maddeleri hazardous supplies
tehlikeli malzeme açık depolama sahası hazardous material open storage space
tehlikeli yük hazardous cargo
tehlikeli saha hot spot
tehlikeli askeri faaliyetler anlaşması dangerous military activities agreement
tehlikeli kısım danger space
tehlikeli bölge danger area
tehlikeli saha surface danger area
yasaklanmış tehlikeli hava yükü restricted dangerous air cargo
kimyasal tehlikenin ulaşabileceği tehlikeli bölge downwind hazard
kripto emniyeti için tehlikeli uygulama practice dangerous to crypto security
Sport
tehlikeli pozisyon position of danger
Cinema
tehlikeli sahnelerde aktörün yerine oynayan dublör stunt man
tehlikeli sahne dublörü daredevil
tehlikeli sahne dublörü stunt performer
tehlikeli sahne dublörü stuntman
tehlikeli sahne dublörü stuntperson
Engineering
doğrudan yönetimi zor olan tehlikeli, ağır, küçük veya uzak nesneleri manipüle etmeye yarayan robotik cihaz telemanipulator i.