hostile - Türkçe İngilizce Sözlük

hostile

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hostile — Definition

Anlamı ve Tanımı:
düşmanca
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈhɑːstəl/ – BrE /ˈhɒstaɪl/)
Terim Türü:
Sıfat
Açık veya örtük saldırganlık, karşıtlık ve düşmanlık içeren tutumları niteleyen sözcüktür; kişiler arası ve politik bağlamlarda kullanılır. Latince hostilis, düşmanlık durumunu kalıcı bir nitelik olarak ifade eder.
Eş Anlamlılar:
antagonistic
Zıt Anlamlılar:
friendly

"hostile" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
hostile s. düşmanca
The teenager was very hostile towards his parents.
Genç, ailesine çok düşmanca davranıyordu.

More Sentences
hostile i. hasım
Genel
hostile s. düşman
The troops marched into hostile territory.
Askerler düşman topraklarına girdiler.

More Sentences
hostile s. düşmanca
The teenager was very hostile towards his parents.
Genç, ailesine çok düşmanca davranıyordu.

More Sentences
hostile s. tehlikeli
Venus has a hostile environment.
Venüs tehlikeli çevre koşullarına sahip.

More Sentences
hostile s. karşı
The media was hostile to the new bill.
Medya yeni yasa tasarısına karşıydı.

More Sentences
Hukuk
hostile i. düşman
The population of the countries of the Baltic region is mostly hostile to the Russian Federation.
Baltık bölgesi ülkelerinin nüfusu çoğunlukla Rusya Federasyonu'na düşmandır.

More Sentences
hostile s. düşmanca
The teenager was very hostile towards his parents.
Genç, ailesine çok düşmanca davranıyordu.

More Sentences
Askeri
hostile i. düşman
The population of the countries of the Baltic region is mostly hostile to the Russian Federation.
Baltık bölgesi ülkelerinin nüfusu çoğunlukla Rusya Federasyonu'na düşmandır.

More Sentences
Genel
hostile s. muhalif
hostile s. dövüşken
hostile s. düşmana ait
hostile s. hasmane
hostile s. saldırgan
hostile s. sağlığa zararlı
hostile s. olumsuz
hostile s. uzlaşılması imkansız
hostile s. kavgaya hazır
hostile s. kavgaya istekli
hostile s. saldırmaya istekli
hostile s. yaralamaya istekli
hostile s. değişime kapalı
hostile s. dirençli
hostile s. yeni olana uzak
hostile s. at gözlüğü ile bakan
hostile s. kötü koşullar sunan
hostile s. elverişsiz
Konuşma Dili
hostile i. beyaz düşmanı amerika yerlisi
Ticaret/Ekonomi
hostile s. (devralma veya satın alma teşebbüsü) hileli
hostile s. hasmane
Hukuk
hostile i. hasmane
hostile s. muhasım
hostile s. muhasım
hostile s. (hukuki ihtilafta) karşı tarafa ait veya ilişkili
hostile s. mülk sahibinin çıkarlarına ters olan
hostile s. (şahit) çapraz sorguya tabi olan
Askeri
hostile i. düşman kuvvetlere ait askeri birlik
hostile s. düşman kuvvetlere ait
hostile s. ittifaka ait olmayan
hostile s. ait olunan ülkenin kuvvetlerine ait olmayan

"hostile" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 54 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hostile media i. düşman medya
hostile expedition i. düşman seferi
hostile aggressiveness i. düşmanca saldırganlık
hostile act i. hasmane hareket
hostile act i. düşmanca davranış
hostile environment i. düşman ortam
hostile environment i. düşman çevre
hostile attitude i. hasmane tavır
hostile attitude i. düşmanca tavır
be hostile f. husumet göstermek
act in a hostile manner f. kavgacı davranmak
become hostile towards f. birine düşman olmak
user-hostile s. kullanıcıya dost olmayan
user-hostile s. kullanıcıya düşman
Ticaret/Ekonomi
hostile takeover i. bir şirketin kendi iradesi dışında dışarıdan yönetilmesi
hostile working environment i. düşmanca çalışma ortamı
hostile working environment i. kavgacı çalışma ortamı
hostile working environment i. hasmane çalışma ortamı
hostile takeover i. düşmanca devralma
hostile takeover i. karşı firma yönetimince diretilerek gerçekleştirilen devralma teşebbüsü
hostile takeover i. hasmane devralma
hostile takeover i. karşı firmanın onayı veya anlaşması olmadan yapılan devralma
Hukuk
hostile action i. hasmane hareket
hostile possession i. başkaları tarafından ileri sürülen suçlamaları reddeden gayrimenkul zilyedi
hostile witness i. mügayir tanık
hostile witness i. bir davada karşı tarafa yardımcı olan kanıt sunan tanık
hostile witness i. zıt şahit
hostile witness i. muhasım tanık
hostile casualty i. terörist faaliyet kurbanı kimse
hostile casualty i. düşman zayiatı
hostile witness i. karşı tarafın tanığı
Siyasal
hostile forces i. hasım güçler
hostile relations i. hasmane ilişkiler
Sigortacılık
hostile fire i. dost olmayan ateş
hostile fire i. zararlı ateş
hostile fire i. yarattığı hasar sigorta kapsamına girebilen kazara yangın
Bilgisayar
hostile activex control i. saldırgan activex denetimi
Mimarlık
hostile architecture i. düşman mimari
Havacılık
hostile track i. hava savunmasında hasım izi
Psikoloji
hostile media phenomenon i. düşman medya olgusu
hostile aggression i. düşmanca saldırganlık
Askeri
hostile fire i. düşmanca ateş
hostile embargo i. düşman gemilerine uygulanan kısıtlamalar
hostile acts i. düşmanca hareketler
hostile fire i. düşman ateşi
mobile hostile weapon locating radar i. düşman silahlarının yerini tespit eden seyyar radar
hostile act i. birleşik devletler'e karşı gerçekleştirilen saldırı veya güç kullanımı
hostile act i. abd kuvvetlerinin görevine veya misyonuna ket vurmak için uygulanan doğrudan güç
hostile force i. hasmane kuvvet
hostile intent i. hasmane niyet
hostile force i. hasmane hareket sergileyen herhangi bir sivil, paramiliter, askeri kuvvet veya terörist yapılanma
hostile intent i. yabancı kuvvet tarafından yakın gelecekte gerçekleşecek güç kullanım tehdidi
hostile intent i. düşman tehdidi
turn a hostile army f. düşman ordusunun etrafından dolaşıp arkasında ya da yanında pozisyon almak