tehlikeli - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

tehlikeli



Sens de "tehlikeli" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 55 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
tehlikeli dangerous adj.
tehlikeli hazardous adj.
General
tehlikeli forbidding adj.
tehlikeli jeopardous adj.
tehlikeli serious adj.
tehlikeli dodgy adj.
tehlikeli vicious adj.
tehlikeli daring adj.
tehlikeli pernicious adj.
tehlikeli compromised adj.
tehlikeli parlous adj.
tehlikeli pestilential adj.
tehlikeli mean adj.
tehlikeli speculative adj.
tehlikeli desperate adj.
tehlikeli danger adj.
tehlikeli venturesome adj.
tehlikeli murderous adj.
tehlikeli grave adj.
tehlikeli pestilent adj.
tehlikeli breakneck adj.
tehlikeli wicked adj.
tehlikeli insecure adj.
tehlikeli treacherous adj.
tehlikeli adventurous adj.
tehlikeli acrid adj.
tehlikeli wildcat adj.
tehlikeli endangering adj.
tehlikeli dangerous adj.
tehlikeli hazardous adj.
tehlikeli unsafe adj.
tehlikeli perilous adj.
tehlikeli risky adj.
tehlikeli touch-and-go adj.
tehlikeli precarious adj.
tehlikeli fatal adj.
tehlikeli noxious adj.
tehlikeli ugly adj.
Colloquial
tehlikeli hairy
Idioms
tehlikeli go hard with
tehlikeli go hard for
tehlikeli white-knuckle
Slang
tehlikeli hairy
Trade/Economic
tehlikeli risky
tehlikeli precarious
Technical
tehlikeli risky
tehlikeli hazardous
tehlikeli noxious
tehlikeli precarious
tehlikeli unsafe
tehlikeli dangerous
tehlikeli virulent
Construction
tehlikeli critical
Automotive
tehlikeli hazardous
British Slang
tehlikeli dicey

Sens de "tehlikeli" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 285 résultat(s)

Turc Anglais
General
tehlikeli görülen bir kimseyi belirli yerde oturtmak intern v.
tehlikeli işi üzerine almak bell the cat v.
bile bile çok tehlikeli bir işe girişmek knowingly undertake a risky business v.
başkalarını etkilemek için tehlikeli hareketler yapmak hotdog v.
kendine faza güvenip tehlikeli bir işe kalkışmak be riding for a fall v.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a danger v.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a threat v.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a risk v.
tehlikeli olmak be dangerous v.
tehlikeli olmak become dangerous v.
tehlikeli bir durumdan kurtulmak breathe again v.
tehlikeli iş stunt n.
tehlikeli teşebbüs dangerous undertaking n.
tehlikeli girişim venture n.
tehlikeli gerilim dangerous voltage n.
teması tehlikeli hayvan dangerous contact animal n.
tehlikeli suçlu desperate criminal n.
tehlikeli mallar dangerous goods n.
tehlikeli olan insecureness n.
tehlikeli maddelerin muhafazası dangerous material management n.
tehlikeli maddeler dangerous substances n.
karayolu ile tehlikeli atık taşıyan araçların belgelendirilmesi certification of vehicles carrying dangerous wastes via highways n.
zor ve tehlikeli bir durumda desteksiz olma out on a limb n.
tehlikeli durum desperate straits n.
tehlikeli bölge hazardous area n.
tehlikeli vuruş nasty blow n.
tehlikeli hal precariousness n.
tehlikeli atık alanları hazardous waste sites n.
tehlikeli atmosfer miasma n.
tehlikeli bölge danger zone n.
tehlikeli atıklar hazardous substances n.
tehlikeli atık yönetimi endüstrisi hazardous waste management industry n.
tehlikeli girişim leap in the dark n.
çok tehlikeli bölge no man's land n.
tehlikeli bir durum distress n.
tehlikeli madde hazmat n.
çekici ancak tehlikeli şey enticement n.
tehlikeli iş venture n.
tehlikeli iş adventure n.
tehlikeli madde hazardous material n.
tehlikeli müstahzarlar dangerous preparations n.
tehlikeli maddeler hazardous substances n.
tehlikeli atıklar hazardous wastes n.
tehlikeli viraj dangerous curve n.
tehlikeli viraj dangerous bend n.
tehlikeli bir gelişmenin başlangıcı thin edge of the wedge n.
tehlikeli yer dangerous place n.
tehlikeli su dangerous water n.
sağlık için tehlikeli health-endangering n.
tehlikeli gereç hazardous material n.
tehlikeli madde hazardous substance n.
tehlikeli durum state of distress n.
(tehlikeli sahnelerde oynayan) dublör stunt woman n.
(tehlikeli sahnelerde oynayan) dublör stunt man n.
tehlikeli oyun dangerous game n.
tehlikeli kadın dangerous woman n.
tehlikeli durum/vaziyet insecure situation n.
tehlikeli koşullar dangerous conditions n.
tehlikeli koşullar hazardous conditions n.
tehlikeli sporlar extreme sports n.
tehlikeli durum dangerous situation n.
tehlikeli eğim dangerous slope n.
tehlikeli ikili dangerous duo n.
son derece tehlikeli breakneck adj.
tehlikeli ve bağımlılık yapan (madde) hard adj.
tehlikeli iş touch and go adj.
çok tehlikeli perilous adj.
çok tehlikeli dodgy adj.
çok tehlikeli virulent adj.
tehlikeli olmayan nonhazardous adj.
tehlikeli bir noktada olmayan noncritical adj.
patlama tehlikeli explosion-hazardous adj.
tehlikeli bir şekilde insecurely adv.
tehlikeli bir şekilde menacingly adv.
tehlikeli bir şekilde precariously adv.
tehlikeli bir şekilde perilously adv.
tehlikeli bir halde acridly adv.
tehlikeli olarak critically adv.
tehlikeli bir şekilde unsafely adv.
tehlikeli bir biçimde venturesomely adv.
tehlikeli şekilde perilously adv.
tehlikeli halde daringly adv.
tehlikeli bir şekilde murderously adv.
çok tehlikeli bir şekilde virulently adv.
tehlikeli bir şekilde dangerously adv.
tehlikeli bir şekilde hazardously adv.
tehlikeli bir biçimde dangerously adv.
Proverb
hiç kimse, aşkta geri çevrilmiş bir kadından daha tehlikeli olamaz hell hath no fury like a woman scorned
Colloquial
tehlikeli iş leap in the dark
tehlikeli hamle a leap in the dark
uğraşması tehlikeli a hot potato
Idioms
tehlikeli olmak bad for
tehlikeli durum on thin ice
tehlikeli sularda yüzmek sail close to the wind
silahlı ve tehlikeli armed and dangerous
(soğuk/tehlikeli) bir yeri terk etmek beat a retreat
(soğuk/tehlikeli) bir yerden ayrılmak beat a retreat
tehlikeli olabilecek kadar yakın too close for comfort
tehlikeli sularda on dangerous ground
(tehlikeli bir şeyi) sonuna kadar götürmek go the whole nine yards
tehlikeli yaşamak live on the edge
tehlikeli yaşamak live dangerously
tehlikeli bir durumda bulunmak be on the ropes
kendini tehlikeli bir duruma sokmak put one's head in a noose
kendini tehlikeli bir duruma sokmak place one's head in a noose
kendini tehlikeli bir duruma sokmak stick one's head in a noose
çok tehlikeli as baleful as death
Speaking
dışarısı tehlikeli it's dangerous out there
ne kadar tehlikeli olursa olsun no matter how dangerous it is
ne kadar tehlikeli olursa olsun however dangerous it may be
ne kadar tehlikeli olursa olsun no matter how dangerous it may be
şüpheliler silahlı ve tehlikeli suspects are armed and dangerous
tehlikeli olabilirim I can be dangerous
Slang
bir şirkette bazı tehlikeli değişiklikleri başlatan kişi lightning rod
tehlikeli erkek dog
Trade/Economic
tehlikeli maddeler hazardous goods
tehlikeli maddeler dangerous goods
tehlikeli madde hazardous substance
tehlikeli analiz ve kritik kontrol noktaları hazard analysis & critical control points
tehlikeli mal dangerous goods
tehlikeli nokta hükmü peril-point provisions
tehlikeli iş leap in the dark
tehlikeli enflasyon runaway inflation
tehlikeli madde hazardous material
olağanüstü tehlikeli mal extremely dangerous goods
iki misli tehlikeli mal double dangerous goods
olağanüstü tehlikeli durum state of emergency
tehlikeli binalar dangerous premises
tehlikeli binalar dangerous structures
tehlikeli şeyler dangerous things
tehlikeli yapılar dangerous structures
tehlikeli olmayan mallar non- dangerous goods
tehlikeli durumlar için ödenen para/tehlike ödemesi danger money
tehlikeli durumlar için ödenen para/tehlike ödemesi hazard pay
ağır ve tehlikeli işler heavy and dangerous works
Law
amme emniyeti için tehlikeli prejudicial to public security
tehlikeli iş hazardous occupation
tehlikeli silah dangerous weapon
tehlikeli silah deadly weapon
normal şartlarda kendiliğinden tehlikeli olmayıp özel durumlarda tehlike arz eden fiiller a nuisance in fact
normal şartlarda kendiliğinden tehlikeli olmayıp özel durumlarda tehlike arz eden fiiller nuisance per accidens
Politics
tehlikeli kimyasal ajanlar hazardous chemical agent
tehlikeli atık hazardous waste
tehlikeli silah offensive weapon
tehlikeli madde ve preparatların ticaretindeki teknik engellerin kaldırılması hakkındaki direktiflerin teknik ilerlemeye uyarlanması komitesi committee on the adaptation to technical progress of the directives for the elimination of technical barriers to trade in dangerous substances and preparations
tehlikeli malların taşınması komitesi committee on the transport of dangerous goods
tehlikeli maddelerin sınırlandırılması direktifi restriction of hazardous substances directive (roks)
tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınması ve bertaraf edilmesinin kontrolüne ilişkin basel sözleşmesi basel convention on the control of transboundary movements of hazardous wastes and their disposal
Institutes
tehlikeli mal ve kombine taşımacılık düzenleme genel müdürlüğü directorate general for dangerous goods and combined transport regulation
Insurance
hedef riziko büyük tehlikeli sigorta target risk
tehlikeli mallar dangerous goods
tehlikeli mallar hazardous goods
Technical
tehlikeli boyutta sızma seepage of dangerous extent
tehlikeli madde hazardous chemical
karayolu ile uluslararası tehlikeli madde taşıma ile ilgili avrupa antlaşması adr
tehlikeli akım çizgisi dangerous flow path
tehlikeli atık hazardous waste
tehlikeli atık istasyonu hazardous waste station
tehlikeli değer critical value
tehlikeli hız critical speed
tehlikeli yayım hazardous emission
el ve kolların tehlikeli bölgelere erişmesine karşı güvenlik mesafeleri safety distances to prevent danger zones being reached by the upper limbs
ayak ve bacakların tehlikeli bölgelere erişmesine karşı güvenlik mesafeleri safety distances to prevent danger zones being reached by the lower limbs
makinelerden yayılan tehlikeli maddelerin sağlığa zararlı olma risklerinin azaltılması reduction of risks to health from hazardous substances emitted by machinery
tehlikeli alanlarda elektrik tesisatı electrical installations in hazardous areas
tehlikeli madde içeren pil ve akümülatörler batteries and accumulators containing dangerous substances
tehlikeli arıza değerleri hazardous failure rates
tehlikeli maddeleri taşıma transport of dangerous goods
tehlikeli maddelerin taşınması carriage of dangerous goods
tehlikeli maddelerin taşınması transport of dangerous goods
tehlikeli maddeler taşıyan tanklar tanks transporting dangerous substances
tehlikeli olmayan malların ara işlemlerinde kullanılan dökme yük konteynerleri intermediate bulk containers for non-dangerous goods
tehlikeli maddelerin nakil ambalajları transport packaging for dangerous goods
mahfaza içerisinde bulunan tehlikeli bölümlere erişime karşı insanların korunması protection of persons against access to hazardous parts inside the enclosures
tehlikeli malzemelerin stoklanması ve taşınması storage and transportation of dangerous goods
tehlikeli malzemelerin stoklanması ve nakliyesi storage and transportation of dangerous goods
tehlikeli canlı parçalar hazardous-live-parts
tehlikeli maddelere karşı koruyucu elbise hazardous materials suit
tehlikeli maddelere karşı koruyucu elbise hazmat suit (hazardous materials suit)
Telecom
zayıf ancak tehlikeli akım sneak current
Construction
tehlikeli yapı işleri hazardous construction operations
Automotive
tehlikeli madde taşıma carriage of dangerous goods
tehlikeli madde taşıyan araçlar vehicles carrying dangerous goods
tehlikeli madde taşıyan taşıtlar vehicles carrying dangerous goods
tehlikeli atık hazardous waste
tehlikeli madde hazardous material
tehlikeli madde güvenliği ve kazalara müdahale hazardous material security and incident response
tehlikeli yaklaşma near miss
çok tehlikeli madde extremely hazardous substance
Transportation
tehlikeli malların karayolu ile uluslararası taşımacılığına ilişkin avrupa anlaşması european agreement concerning the international carriage of dangerous goods by road (adr)
Traffic
tehlikeli araba kullanmak reckless driving
tehlikeli eğim dangerous slope
sağa tehlikeli viraj işareti right hand curve
sola tehlikeli viraj işareti left hand curve
tehlikeli yük dangerous cargo
sağa tehlikeli viraj right hand curve
sola tehlikeli viraj left hand curve
tehlikeli eğim (iniş) steep hill downwards
sağa tehlikeli devamlı virajlar double curve
sağa tehlikeli viraj curve to right
tehlikeli eğim (çıkış) steep hill upwards
tehlikeli madde taşıyan taşıt giremez no vehicles carrying hazardous cargo
tehlikeli madde taşıyan araçlar için mecburi yön direction for vehicles carrying dangerous goods
Railway
tehlikeli maddelerin taşınması carriage of dangerous goods
tehlikeli seyir teli yükselimi dangerous contact wire uplift
Aeronautic
tehlikeli bölge danger area
tehlikeli yaklaşma near miss
uluslararası 'tehlikeli durum' sinyali mayday
arama kurtarma çalışmasının tehlikeli anı distress phase of rescue
tehlikeli maddeler dangerous goods
tehlikeli saha danger area
uçuşta yakın tehlikeli geçiş airprox
uçuşta yakın tehlikeli geçiş near miss
Marine
tehlikeli malların istif edildiği güverte dangerous deck
tehlikeli yük dangerous cargo
son derece tehlikeli zehirli maddeler acute toxicant
tehlikeli bir kıyı boyu akıntısı sea puss
tehlikeli liman foul berth
tehlikeli mallar uluslararası denizcilik kodu imdg code
tehlikeli mallar uluslararası denizcilik kodu international maritime dangerous goods code
Medical
çok tehlikeli maddeler highly hazardous substances
tehlikeli maddeler hazardous substances
tehlikeli hava kirliliği hazardous air pollution
tehlikeli tümör dangerous tumour
yaşam alanları deniz suyu ve kabuklu deniz ürünleri olan yüksek ölüm oranına sahip son derece tehlikeli bir bakteri türü vibrio vulnificus
Chemistry
tehlikeli kimyasal hazardous chemical
tehlikeli hazırlık maddelerine ilişkin detaylı bilgi sistemine yönelik detaylı listeleri belirleme ve oluşturma detailed arrangements for the system of specific information relating to dangerous preparations
tehlikeli kimyasal maddeler hazardous chemicals
tehlikeli kimyasallar hazardous chemicals
tehdit oluşturabilecek tehlikeli madde imminently hazardous substance
potansiyel olarak tehlikeli gaz halinde olmayan kimyasallar potentially hazardous non-gaseous chemicals
Biology
biyolojik tehlikeli atık biological hazardous waste
Marine Biology
tehlikeli ve zararlı maddeler tebliği the dangerous and harmful subtances communication
tehlikeli maddeler hazardous substances
Environment
tehlikeli alan hazardous area
çocuklar için tehlikeli olmayan childproof
tehlikeli ultraviyole dangerous ultraviolet
tehlikeli madde hasarı damage to dangerous objects
heyelan tehlikeli alan landslide threatened area
tehlikeli atıklar hazardous wastes
tehlikeli kimyasal hazardous chemical
tehlikeli atık dangerous waste
tehlikeli atık hazardous waste
tehlikeli atıkların sınıflandırılması classification of dangerous wastes
tehlikeli alanların sınıflandırılması classification of hazardous areas
belirli tehlikeli maddelerden kaynaklanan kirlenme pollution caused by certain dangerous substances
havayla taşınan tehlikeli maddelerin emisyon değerlendirmesi evaluation of the emission of airborne hazardous substances
tehlikeli emisyon/yayılma (gaz vb.) hazardous emission
tehlikeli hava kirletici hazardous air pollutant
hava ile taşınan tehlikeli maddelerin emisyonu emission of airborne hazardous substances
tehlikeli atıkların kontrolü yönetmeliği regulation on control of hazardous wastes
tehlikeli madde güvenlik danışmanı dangerous goods safety advisor
tehlikeli olmayan atık non-hazardous waste
tehlikeli maddeler hazardous materials
tehlikeli olmayan atıklar non-hazardous wastes
Military
tehlikeli madde hazardous material
tehlikeli bölge danger area
tehlikeli saha surface danger area
tehlikeli bölge danger zone
tehlikeli batık dangerous wreck
tehlikeli maddelerin yayılması releases of hazardous materials
tehlikeli yük dangerous cargo
tehlikeli saha hot spot
tehlikeli ikmal maddeleri hazardous supplies
tehlikeli hava sahası danger airspace
tehlikeli malzeme açık depolama sahası hazardous material open storage space
tehlikeli yük hazardous cargo
tehlikeli kısım danger space
tehlikeli hava sahası airspace danger area
tehlikeli askeri faaliyetler anlaşması dangerous military activities agreement
tehlikeli malzeme hazardous material
tehlikeli hava sahaları hazardous airspace
tehlikeli girme critical penetration
tehlikeli yük labelled cargo
tehlikeli gemi enkazı dangerous wreck
tehlikeli güçler içeren fabrika ve tesisler works and installations containing dangerous forces
yasaklanmış tehlikeli hava yükü restricted dangerous air cargo
kimyasal tehlikenin ulaşabileceği tehlikeli bölge downwind hazard
kripto emniyeti için tehlikeli uygulama practice dangerous to crypto security
Sport
tehlikeli pozisyon position of danger
Cinema
tehlikeli sahnelerde aktörün yerine oynayan dublör stunt man
tehlikeli sahne dublörü stuntperson
tehlikeli sahne dublörü stuntman
tehlikeli sahne dublörü daredevil
tehlikeli sahne dublörü stunt performer