crunch - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

crunch

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "crunch" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 34 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
crunch v. çıtırdamak
General
crunch v. kütürdetmek
crunch v. gürültüyle yemek
crunch v. hart hurt yemek
crunch v. katır kutur yemek
crunch v. hatır hatır yemek
crunch v. çıtır çıtır yemek
crunch v. çatırdamak
crunch v. çatırtı ile ezmek
crunch v. hışırdamak
crunch v. çatır çatır etmek
crunch v. çiğnemek
crunch v. çatır çutur yemek
crunch v. ezmek
crunch v. kıtır kıtır yemek
crunch v. çıtırdamak
crunch v. kar vb gıcırdamak
crunch v. öğütmek
crunch n. çıtırtı
crunch n. çatırtı
crunch n. kütürtü
crunch n. zor durum
crunch n. hışırtı
crunch n. çıkmaz
crunch n. çiğneme sesi
crunch n. ses
crunch n. çatırdı
crunch n. çuturdu
Colloquial
crunch n. sıkıştırma
Trade/Economic
crunch n. krizin dönüm noktası
crunch n. darlık
crunch n. iktisadi tazyik
crunch n. sıkıntı
Music
crunch n. çıtırdak

Sens de "crunch" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 61 résultat(s)

Anglais Turc
General
crunch time n. kritik zaman
crunch time n. dönüm noktası
crunch time n. karar anı
tummy crunch n. karın egzersizi
tummy crunch n. karın ezme hareketi/egzersizi
Phrasals
crunch down v. ezmek
crunch down v. üzerine basarak ezmek
crunch up v. bir şeyi kırmak
crunch up v. (kol, bacak) kırmak
Phrases
with a crunch expr. hart hurt
Idioms
be caught in the crunch v. eli darda yakalanmak
be caught in the crunch v. (paraca) sıkışık durumda yakalanmak
crunch numbers v. karmakarışık hesaplar yapmak
come to the crunch v. paçası sıkışmak
crunch numbers v. zor hesaplar yapmak
be caught in the crunch v. mali sıkıntılar yaşamak
be caught in the crunch v. darboğaza girmek
feel the crunch v. maddi olarak çatırdamak
feel the crunch v. maddi açıdan zorlanmak
feel the crunch v. maddi olarak gerilmek
feel the crunch v. maddi çıkmaza girmek
feel the crunch v. finansal olarak sıkışmak
feel the crunch v. maddi darlığa düşmek
feel the crunch v. maddi sıkıntıya girmek
feel the crunch v. maddi krize girmek
budget crunch n. bütçe sıkışıklığı/darlığı
budget crunch n. bütçede sıkışıklık/darlık
budget crunch n. bütçe kısıtlaması
budget crunch n. bütçe yetersizliği
budget crunch n. bütçe darlığı
caught in the crunch adj. eli darda
caught in the crunch adj. (paraca) sıkışık durumda
when it comes to the crunch expr. en zor aşamaya gelindiğinde
if it comes to the crunch expr. en zor aşamaya gelindiğinde
when it comes to the crunch expr. en zor aşamaya gelinirse
if it comes to the crunch expr. en zor aşamaya gelinirse
when the crunch comes expr. iş ciddiye bindiğinde
when crunch time comes expr. işler sarpa sardığında
when it comes to the crunch expr. iş ciddiye bindiğinde
the crunch comes expr. işin zor yanı ortaya çıkıyor
in the crunch expr. paçası sıkışınca
the crunch comes expr. zorluklar başlıyor
when the crunch comes expr. zor zamanlar başladığında
Trade/Economic
credit crunch n. bankaların kredi verme faaliyetlerini azaltmaları durumu
credit crunch n. faizlerin arttığı ancak yeteri kadar yükselmediği dolayısıyla krediye aşırı talebin bulunduğu bir ortamda bazı insanların cari faiz oranından ödünç alacak fon bulamamaları dolayısıyla bir tür kredi dağıtımı durumunun ortaya çıkması
credit crunch n. kredi daralması
credit crunch n. kredi sıkışıklığı
credit crunch n. kredi krizi
credit crunch n. kredi arzı daralması
credit crunch n. kredi sıkışması
liquidity crunch n. likidite darlığı
liquidity crunch n. likidite sıkışması
cash crunch n. nakit sıkışıklığı
Politics
credit crunch n. kredi darlığı
Technical
crunch finish n. hışırtılık apresi
Textile
crunch finish n. hışırtılılık apresi
Medical
hamman’s crunch n. hamman sendromu
Astronomy
big crunch n. büyük çöküş
Sport
abdominal crunch n. yarım mekik
abdominal crunch n. karın egzersizi
abdominal crunch n. mekik