önemli - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

önemli



Sens de "önemli" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 71 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
önemli substantial adj.
önemli important adj.
önemli significant adj.
General
önemli outstanding adj.
önemli essential adj.
önemli big adj.
önemli prime adj.
önemli weighty adj.
önemli great adj.
önemli notable adj.
önemli worthy adj.
önemli urgent adj.
önemli consequential adj.
önemli cardinal adj.
önemli grand adj.
önemli noteworthy adj.
önemli circumspect adj.
önemli heavy adj.
önemli of note adj.
önemli substantive adj.
önemli emphaticical adj.
önemli fateful adj.
önemli smart adj.
önemli high adj.
önemli material adj.
önemli fundamental adj.
önemli vital adj.
önemli crucial adj.
önemli momentous adj.
önemli grave adj.
önemli eventful adj.
önemli leading adj.
önemli respectable adj.
önemli healthy adj.
önemli emphatical adj.
önemli capital adj.
önemli of weight adj.
önemli emphatic adj.
önemli of importance adj.
önemli gut adj.
önemli historic adj.
önemli solemn adj.
önemli especial adj.
önemli considerable adj.
önemli important adj.
önemli major adj.
önemli hotshot adj.
önemli burning adj.
önemli chief adj.
önemli big-time adj.
önemli top-line adj.
önemli cautious adj.
önemli prominent adj.
önemli significant adj.
önemli go-to adj.
önemli mouthful adj.
önemli lead adj.
önemli weightily adv.
önemli significantly adv.
Speaking
önemli that's important
Slang
önemli biggie
önemli biggy
Trade/Economic
önemli substantial
önemli cardinal
önemli outstanding
Technical
önemli considerable
önemli serious
önemli prominent
önemli significant
Computer
önemli critical
Food Engineering
önemli significant

Sens de "önemli" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
önemli olmak matter v.
çok önemli crucial adj.
çok önemli vital adj.
önemli değil you're welcome interj.
General
önemli olmak be important v.
daha önemli saymak (birini/bir şeyi başkasından) subordinate to v.
yerinden etmek (önemli bir yerde olan birini) unseat v.
önemli kısımları çıkararak bozmak mutilate v.
tayin etmek (önemli bir yerden önemsiz bir yere/makama) shunt v.
daha az önemli saymak subordinate v.
için önemli sayılmak be notable for v.
çamur atmak (önemli birine) muckrake v.
olduğundan daha önemli saymak overrate v.
çok önemli olmak be of prime importance v.
önemli olmak bulk v.
önemsiz bir şeyi mesele yapıp önemli bir şeye hiç aldırmamak strain at a gnat and swallow a camel v.
en önemli destekçileri getirmek bring up one's big guns v.
daha önemli olmak override v.
bir şeyin önemli bir öğesi olmak be a part and parcel of v.
önemli bir yeri olmak loom large in v.
için önemli sayılmak be noted for v.
önemli haberleri özet halinde vermek give a roundup of the news v.
önemli olmak count v.
çok önemli olmak be of capital importance v.
önemli biri çıkmak (bir yerden/aileden) throw up v.
en önemli dayanakları ileri sürmek bring up one's big guns v.
bir şeyde önemli bir rolü olmak feature v.
önemli yer tutmak take an important place v.
önemli başarılara imza atmak put one's signature under important successes v.
önemli bulmak think something significant v.
önemli hale gelmek become significant v.
önemli görmek think something significant v.
önemli saymak regard something as significant v.
önemli saymak view something as significant v.
önemli bulmak consider something as significant v.
önemli saymak deem something significant v.
önemli görmek deem something significant v.
önemli bulmak view something as significant v.
önemli görmek consider something significant v.
önemli görmek view something as significant v.
önemli hale gelmek become important v.
önemli bulmak consider something significant v.
önemli görmek consider something as significant v.
önemli saymak think something significant v.
önemli bulmak deem something significant v.
önemli görmek regard something as significant v.
önemli saymak consider something as significant v.
önemli saymak consider something significant v.
önemli bulmak regard something as significant v.
-de önemli bir rolü olmak feature in v.
(bir şeyin) önemli bir öğesi olmak feature in v.
önemli ölçüde değişmek change dramatically v.
önemli kılmak make something important v.
önemli oranda artmak increase considerably v.
önemli oranda artmak increase dramatically v.
önemli oranda artmak increase enormously v.
önemli oranda artmak increase substantially v.
önemli oranda artmak increase significantly v.
önemli bir başarıya imza atmak grab a slice of history v.
önemli rol oynamak play an essential role v.
önemli rol oynamak play a significant role v.
önemli rol oynamak play an important role v.
önemli rol oynamak play a fundamental role v.
önemli rol oynamak play a crucial role v.
önemli bir rol oynamak play a significant role v.
önemli bir rol oynamak play a fundamental role v.
önemli bir rol oynamak play an essential role v.
önemli bir rol oynamak play an important role v.
önemli bir rol oynamak play a crucial role v.
daha önemli olmak take precedence of v.
-den daha az önemli olmak be subordinate to v.
-de önemli rolü olmak feature in v.
-den daha önemli olmak outweigh v.
önemli bir öğesi olmak feature v.
önemli noktaları yinelemek recapitulate v.
önemli bir yere sahip olmak have an important position v.
önemli bir yere sahip olmak occupy an important position v.
önemli bir yere sahip olmak occupy an important place v.
önemli bir yere sahip olmak have an important place v.
önemli hale getirmek make something important v.
önemli bir hal almak become critical v.
önemli bir rol oynamak play a key role v.
son derece önemli bulmak find it very/extremely important v.
önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya başlamak become a serious health concern v.
önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmek become a serious health concern v.
hayatı önemli kılmak make life important v.
önemli noktaları vurgulamak highlight key points v.
önemli bir noktaya temas etmek mention an important point v.
önemli bir noktaya temas etmek touch on an important matter v.
önemli bir noktaya temas etmek point out an important matter v.
önemli adımlar atmak take considerable steps v.
önemli adımlar atmak take important steps v.
önemli bir çığır açmak achieve a significant breakthrough in v.
büyük/önemli bir atılım gerçekleştirmek make a breakthrough v.
hafızasında önemli bir yer tutmak still linger strongly in one's memory v.
önemli bir yeri olmak have an important role v.
önemli bölüme geçmek get to the important part v.
önemli ölçüde azaltmak decimate v.
-de önemli adımlar atmak take remarkable steps in v.
önemli noktaları yakalamak catch the main points v.
çok önemli bir amaca hizmet etmek serve a very important purpose v.
önemli olmak be of significance v.
önemli destek vermek lend considerable support v.
(ciddi/önemli) saymak take v.
en önemli bölüm highlight n.
önemli şahıs personage n.
önemli olay watershed n.
önemli şahsiyet vip n.
ticari açıdan önemli kişi cip n.
önemli özellik virtue n.
bir anlatının en önemli noktası punchline n.
önemli konular real things n.
en önemli destek backbone n.
önemli bir sovyet gazetesi izvestia n.
en önemli nokta cruxes n.
önemli kişi high muck a muck n.
önemli kimse a big gun n.
önemli mesaj flash message n.
önemli üye pillar n.
önemli kimse cordon blue n.
önemli yer key position n.
önemli kimse person of rank n.
önemli kimse important person n.
önemli an juncture n.
önemli kimse linchpin n.
ikinci derecede önemli olma subsidiarity n.
çok önemli a matter of life and death n.
en önemli kişi kingpin n.
önemli yandaş pillar n.
önemli miktar size n.
önemli kimse headliner n.
sonucu şüpheli olan önemli ve zor iş enterprize n.
çok önemli kişi very important person n.
bir anlatının en önemli noktası punch line n.
önemli adam mogul n.
istatistik alanında kullanılan önemli bir yazılım sas n.
önemli kişi personality n.
önemli olay highlight n.
bir şirket grubundaki en önemli şirket flagship n.
çok önemli big deal n.
önemli olma noteworthiness n.
önemli karşılaşma derby n.
taoizmin kurucusu kabul edilen önemli bir çin filozofudur laotze n.
önemli kimse vip n.
önemli olma essentialness n.
önemli bir olay milestone n.
önemli kimse big bug n.
önemli destekçi pillar n.
önemli kimse worthy n.
çok önemli a matter of life or death n.
önemli insan vip n.
geçmişte önemli veya ünlü oluşundan dolayı ilgi çekici kabul edilen atraksiyon historical attraction n.
günün önemli sorunu a live issue n.
kısa fakat önemli bir haber flash n.
en önemli kişi pillar n.
önemli kişi personage n.
önemli kanıt cogent evidence n.
önemli bir atılım quantum leap n.
önemli kimse heavyweight n.
önemli şey much n.
önemli biri person of note n.
en önemli nokta cruces n.
en önemli rol star role n.
önemli olma notableness n.
en önemli nokta pivot n.
önemli kimse topliner n.
önemli kimse big gun n.
önemli madde (politika) plank n.
çok önemli durum key position n.
önemli olayların gelişmesindeki kritik bir an juncture n.
en önemli kimse kingpin n.
en önemli tanık key witness n.
en önemli şey piece de resistance n.
en önemli olan piece de resistance n.
en önemli eser piece de resistance n.
görünüşte önemli değersiz buluş mare's nest n.
önemli haber newsflash n.
önemli oranda a considerable extent n.
önemli oranda a considerable amount n.
önemli sayıda a considerable amount n.
önemli ölçüde a considerable extent n.
1920'lerin en önemli abd'li golfçüsü sarazen n.
önemli rol important role n.
önemli bir rol an important role n.
önemli aktör key actor n.
önemli albümler important albums n.
önemli gelişme radical development n.
önemli gelişme major development n.
önemli gelişme remarkable development n.
önemli gelişme important development n.
önemli gelişme significant development n.
en önemli figür key figure n.
önemli günler important days n.
önemli durum important situation n.
önemli sorun important problem n.
önemli risk significant risk n.
önemli problem important problem n.
önemli problem serious problem n.
önemli kimse big shot n.
en önemli kısım bulk n.
sorunun en önemli noktası crux n.
önemli mesele important matter n.
önemli konular weighty matters n.
önemli konular heavy matters n.
önemli konu weighty matter n.
önemli kimse big-timer n.
önemli gün d-day n.
kendini abartılı bir şekilde önemli gören ikinci derece çalışan jack-in-office n.
çok önemli olmayan ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi gerekmeyen no-brainer n.
bir şeyin en önemli kısmının dışı non-core n.
çok önemli iş adamı baron n.
en önemli noktası crux n.
önemli şahsın yanındakiler entourage n.
en önemli kent capital n.
en önemli terim leading term n.
önemli konu meat n.
önemli gün occasion n.
ünlü ya da önemli kimse personage n.
önemli değişiklik substantial alteration n.
önemli haber big news n.
en önemli nokta chief point n.
önemli kimse person of note n.
önemli değişiklik noticeable change n.
önemli toplantı important meeting n.
önemli engel significant obstruction n.
en önemli öğe centrepiece n.
en önemli öğe centerpiece n.
en önemli parça centerpiece n.
en önemli parça centrepiece n.
önemli bir adım an important step n.
önemli adım important step n.
önemli not critical note n.
önemli not important note n.
önemli kararlar important decisions n.
önemli bir rol a fundamental role n.
önemli bir rol a primary role n.
önemli bir rol a major role n.
önemli bir rol a key role n.
önemli bir rol a prominent role n.
önemli bir rol a vital role n.
önemli bir rol a leading role n.
önemli bir rol an essential role n.
önemli bir rol a pivotal role n.
önemli bir rol a significant role n.
önemli bir sorun/problem an important problem n.
en önemli özellik the most important feature n.
önemli parametreler key parameters n.
önemli gelişmeler important developments n.
önemli gelişmeler crucial developments n.
önemli yerler important places n.
önemli bir sağlık sorunu an important health problem n.
önemli bir sağlık sorunu a major health problem n.
önemli müşteri big customer n.
önemli müşteri major customer n.
önemli müşteri major client n.
çok önemli bir gelişme a very important improvement/development n.
önemli hata important mistake n.
konuşmanın en önemli kısmı sound byte n.
konuşmanın en önemli kısmı sound bite n.
konuşmanın en önemli kısmı soundbite n.
konuşmanın en önemli kısmı soundbyte n.
kayda değer/hatırı sayılır/önemli gelişme considerable development n.
önemli etki material impact n.
önemli etki important effect n.
önemli gerçekler key facts n.
çok önemli konuma sahip front and center n.
önemli kimse bigwig n.
önemli kimse bashaw n.
önemli yorumlar important comments n.
önemli konular grave matters n.
önemli konular important matters n.
önemli misafir important guest n.
önemli konuk important guest n.
önemli bir büyüme a considerable growth n.
en önemli mesele top issue n.
kendini çok önemli biriymiş gibi gören kimse chocolate soldier n.
önemli sorunlar key issues n.
önemli konular key issues n.
önemli husus important issue n.
önemli husus important matter n.
önemli rakamlar key figures n.
önemli bilgi important information n.
önemli bilgiler important information n.
önemli şehirler important cities n.
konuda geçen önemli nokta landmark n.
mali yönden önemli proje financially significant project n.
mali açıdan önemli proje financially significant project n.
önemli artış considerable increase n.
önemli artış substantial increase n.
önemli değişim significant alteration n.
önemli kişiler notable personages n.
önemli müşteri key customer n.
önemli kelimeler important words n.
bir öğenin önemli unsurlarından biri cornerstone n.
önemli bölün significant portion n.
genç insanların etkisinden veya eyleminden kaynaklanan önemli kültürel, siyasi veya sosyal değişim youthquake n.
bir konuda önemli bilgiler veren dergi veya gazete bible n.
önemli bir olayın 150. yıl dönümü sesquicentenary n.
önemli başarılar important achievements n.
önemli belgeler important documents n.
önemli durum critical situation n.
birinci derecede önemli of prime importance adj.
en önemli most important adj.
en önemli foremost adj.
çok önemli momentous adj.
en önemli of primary importance adj.
en önemli cardinal adj.
en önemli pivotal adj.
çok önemli (konu/karar) weighty adj.
daha az önemli olan (başka bir şeye göre) subordinate adj.
en önemli number one adj.
en önemli paramount adj.
en önemli key adj.
çok önemli considerable adj.
çok önemli pivotal adj.
en önemli supreme adj.
çok önemli crucial adj.
en önemli chief adj.
çok önemli world shaking adj.
daha az önemli lesser adj.
en önemli prime adj.
her şeyden önemli olan (neden/amaç) overriding adj.
birinci derece önemli fundamental adj.
çok önemli sacrosanct adj.
çok önemli vital adj.
çok önemli moliminous adj.
en önemli primary adj.
çok önemli fateful adj.
çok önemli all-important adj.
-e önemli important to adj.
çok önemli red-letter adj.
en önemli grand adj.
en önemli leading adj.
en önemli olan foremost adj.
en önemli master adj.
daha önemli major adj.
en önemli principal adj.
önemli bir bölümü a substantial part of adj.
önemli bir bölümü a major part of adj.
önemli bir bölümü a significant part of adj.
önemli bir bölümü a considerable part of adj.
birinci derecede önemli essential adj.
son derece önemli critical adj.
son derece önemli highly important adj.
son derece önemli extremely important adj.
son derece önemli vital adj.
önemli bir çoğunluğu considerable majority of adj.
önemli bir bölümü considerable part of adj.
önemli bir miktarı considerable amount of adj.
aynı derecede önemli equally important adj.
zaruri/zorunlu/çok önemli/temel olmayan nonessential adj.
çok önemli all-consuming adj.
(birçok şeyi etkilediği için) çok önemli overarching adj.
kendini önemli gören purdy adj.
önemli ölçüde significantly adj.
herşeyden önemli of paramount importance adj.
çok önemli of paramount importance adj.
eşit oranda önemli equally significant adj.
önemli olmayan non-prime adj.
önemli ölçüde significantly adv.
önemli olarak cardinally adv.
önemli olarak leadingly adv.
çok önemli bir şekilde crucially adv.
en önemli in chief adv.
önemli derecede markedly adv.
önemli ölçüde dramatically adv.
önemli derecede significantly adv.
önemli olarak consequentially adv.
önemli miktarda substantially adv.
ikinci derecede önemli olarak circumstantially adv.
en önemli olarak most importantly adv.
asıl önemli olan more importantly adv.
önemli biçimde significantly adv.
önemli biçimde crucially adv.
önemli biçimde remarkably adv.
önemli biçimde importantly adv.
önemli ölçüde farklı şekillerde in significantly different ways adv.
sonuncu ama son derece önemli olarak last but not least adv.
önemli derecede substantially adv.
önemli ölçüde considerably adv.
önemli oranda considerably adv.
önemli bir biçimde pointedly adv.
önemli bir yükseklikte aheight adv.
önemli bir yükseklikte ahigh adv.
önemli kimse somebody pron.
önemli kimse someone pron.
önemli bir kısmı a good part of
Phrasals
önemli olmak to be reckoned with v.
önemli noktaları ayırmak tease out
gününün önemli bir bölümünü tv/bilgisayar veya oyun konsolu karşısında geçiren çocuklar için kullanılan bir ifade screenagers
aniden gelişip/büyük veya önemli bir şey haline gelmek/dönüşmek mushroom into something
önemli bir meseleyi önemsiz göstermek play something down
önemli bir meseleyi önemsiz göstermek play down on
Phrases
önemli değil ama ... not that it matters but ...
önemli oranda a large number
önemli bir parçası olarak as an important constituent
önemli olan kendini nasıl gördüğündür what matters most is how you see yourself
pek önemli değil, gerçi although it hardly matters
önemli olan boyu değil işlevi function matters, not size
önemli kişiler anyone who is anyone
önemli kişiler anybody who is anybody
Proverb
önemli olan ruh güzelliği beauty is only skin deep
Colloquial
önemli değil not important
çok da önemli değil not necessarily
önemli değil doesn't matter
aman ne önemli! big deal
en önemli kısmı high spot
çok önemli olmak matter to
önemli ve etkili kimse leading light
kendini olduğundan daha önemli görme delusions of grandeur
önemli değil! ain't particular
her dakika önemli every moment counts
her dakika önemli every minute counts
çok önemli soru sixty-four-dollar question
(kadın-erkek arasında) önemli randevu/buluşma a heavy date
para önemli değil expense is no object
geçen her dakika önemli every moment counts
geçen her dakika önemli every minute counts
şansın ne kadar önemli bir rol oynadığını kabul et admit what a big part luck plays
bu özel/önemli günde on this significant occasion
para önemli değil money is not important
önemli kimse someone important
önemli biri important person
önemli kimse important person
önemli biri someone important
çok önemli bir deneyim a very important experience
önemli bir tecrübe an important experience
önemli bir deneyim an important experience
kendini önemli sanıp çok konuşan kimse bloviator
çok önemli soru $64 question
Idioms
son fakat aynı derecede önemli last but not least
en önemli öge be all and end all
son ama çok önemli last but not least
önemli bir noktaya varıldığında when the chips are down
önemli noktada when the chips are down
çok önemli bir noktaya erişildiğinde when the chips are down
gittikçe önemli olan bir hareketin ilk adımı thin end of the wedge
önemli/özel gün a red-letter day
en önemli şey the be-all and end-all
daha önemli be head and shoulders above
güçlü ve önemli duruma gelmek gain ground
önemli ve güçlü kişiler big guns
(bir şeyin) en önemli ya da ilgi çekici kısmı highlight
kendini çok önemli sanmak be full of oneself
önemli kimse big gun
önemli kimse big shot
her şeyden önemli olarak first and foremost
önemli kimse a big fish
önemli kimse big wheel
önemli kimse head honcho
önemli kimse big cheese
önemli kimse big deal
önemli kimse big enchilada
daha önemli bir işi olmak have other fish to fry
önemli bir mevkiden düşmek fall from power
çok önemli hotbutton
önemli bir konuma gelmek come to the fore
önemli önemsiz her yer the highways and byways
en önemli parçası heart of the matter
önemli olmak have a place in
önemli önemsiz her yer the highways and the byways
önemli bir yer tutmak have a place in
çok önemli bir noktaya ulaştığında when the chips are down
çok önemli bir karar alınması gerektiğinde when the chips are down
en önemli etmen be all and end all
en önemli faktör the be-all and end-all
en önemli etmen the be-all and end-all
en önemli amaç the be-all and end-all
en önemli faktör be all and end all
en önemli amaç be all and end all
önemli adamlar the big boys
çok önemli ve etkili kimse big bug
o kadar önemli değil nothing to write home about
önemli bir başarıya imza atmak set the world on fire
iş hayatında önemli bir başarıya imza atmak have had a good innings
(ülke ile ilgili önemli kararların alındığı) meclis the corridors of power
önemli bir isim a name to conjure with
birini başınızı ağrıtmasın diye daha önemli izlenimi uyandıran bir makama getirmek kick upstairs
önemli insan a big noise
önemli insan a big gun
en önemli noktalara değinmek focus on the main points
en önemli şeylere odaklanmak focus on the main points
en önemli şeylere odaklanmak hit the high spots
en önemli noktalara değinmek hit the high spots
diğerine göre daha az önemli görünmek pale into insignificance
önemli ya da anlamlı görünmemek pale into insignificance
diğerine göre daha az önemli görünmek fade into insignificance
önemli ya da anlamlı görünmemek fade into insignificance
birisini dünyanın en önemli insanı gibi görmek think the sun rises and sets on someone
sonuncu ama son derece önemli last but not least
önemli gün red-letter day
az sayıda insanın toplanıp önemli kararlar aldığı toplantı odası smoke-filled room
önemli bir şeyi devamlı söylemek have a bee in your bonnet
en önemli parça/olay high point
önemli sınav litmus test
önemli kişi/kimse big cheese
kendini önemli bir insanmış gibi gösterme airs and graces
çok önemli bir şey yapmış gibi görünmek like the cat that ate the canary
çok önemli bir şey yapmış gibi görünmek like the cat that got the cream
çok önemli earth-shattering