point - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

point

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "point" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 85 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
point n. nokta
point n. puan
point n.
General
point v. av köpeği ferma yapmak
point v. üzerine çevirmek
point v. doğrultmak
point v. bitirmek
point v. noktalamak
point v. çevirmek
point v. fermaya oturmak
point v. sivrilmek
point v. sayı ile kazanmak ya da kaybetmek
point v. uç vermek
point v. önemine işaret etmek
point v. ucunu sivriltmek
point v. sivriltmek
point v. ferma yapmak (av köpeği)
point v. tevcih etmek
point v. yöneltmek
point v. göstermek
point v. ferma etmek
point v. çıkmak (çıban)
point v. işaret etmek
point n. noktalama işareti
point n. isabetli
point n. anlam
point n.
point n. an
point n. konu
point n. neden
point n. gaye
point n. anlatmak istenilen şey
point n. yarar
point n. hedef
point n. maksat
point n. mesele
point n. namlu
point n. ana fikir
point n. puan
point n. kapı
point n. incelik
point n. kapı (tavla)
point n. borsa puan
point n. derece
point n. priz
point n. borsada puan
point n. etki
point n. durum
point n. coğrafyada burun
point n. özellik
point n. radde
point n. nitelik
point n. ferma
point n. sivri uç
point n. amaç
point n. vurgu
point n. husus
point n. oyma kalemi
point n. pusula kertesi
point n. nokta
point n. punto
point n. işaretleme
point n. sayı
point n. virgül
point n. duy
point n. yer
point n. fikir
Trade/Economic
point yer
point anlam
Technical
point noktasal
Computer
point işaret etme
point punto nokta
point göster
point pt yazıtipi boyutu birimi
point yazıtipi boyutu birimi
Mechanic
point sivri uç
Marine
point kerte
point orsa seyri yapmak
point pusula taksimatından biri
Math
point tamsayı ile kesiri ayırmak için aralarına konulan nokta
point nokta
Geography
point burun
Sport
point sayı
point puan
Volleyball
point sayı

Sens de "point" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 1 résultat(s)

Turc Anglais
Art
point pointe

Sens de "point" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
point of view n. bakış açısı
turning point n. dönüm noktası
starting point n. başlangıç noktası
General
point at v. işaret etmek
come to the point v. sadede gelmek
come to a point v. özenmek
carry one's point v. amacına ulaşmak
miss the point v. anlayamamak
get to the point v. sadede gelmek
point something out to somebody v. dikkatini çekmek
stray from the point v. konu dışına çıkmak
not to put too fine a point on it v. tam anlamıyla ifade etmek
point out v. ifade etmek
point a gun v. silah doğrultmak
point on v. çevirmek
come to a point v. av köpeği ferma yapmak
make a point of v. dikkat etmek
carry one's point v. istediğini elde etmek
point out v. işaret etmek
point a moral v. kıssadan hisse çıkarmak
make a point v. mim koymak
gain a point v. bir puan kazanmak
make a point of v. özenmek
make a point of v. özen göstermek
point to v. göstermek
give point to v. vurgulamak
point up v. düzlemek
point something out v. dikkatini çekmek
come to a point v. özen göstermek
point at v. göstermek
point out v. dikkat çekmek
point at v. parmakla göstermek
make a point of v. bir şey yapmaya dikkat etmek
make a point of v. bir şey yapmayı ihmal etmemek
point out v. göstermek
come to the point v. sadete gelmek
make a point v. cevabı yapıştırmak
come to a point v. fermaya oturmak
make a point of v. önem vermek
point to v. işaret etmek
point to a precedent v. emsal göstermek
be at the point of death v. ölmek üzere olmak
point out v. belirtmek
point a gun at v. üzerine silah doğrultmak
make one's point v. fikrini açıkça anlatmak
make one's point v. ne demek istediğini yeterince anlatmak
point to v. dikkat çekmek
point to v. delalet etmek
point to v. özellikle belirtmek
be on the point of finishing v. bitmek üzere olmak
be on the point of exhausting v. tükenmek üzere olmak
pass a critical point v. dönemeçten geçmek
come to a stopping point v. durma noktasına gelmek
pass a turning point v. dönemeçten geçmek
make a point v. taşı gediğine koymak
look from different point of view v. başka yönden bakmak
see the point v. konuyu anlamak
see from different point of view v. başka yönden bakmak
point somebody in direction v. yön göstermek
point out above v. yukarıda belirtmek
point gun v. silah doğrultmak
point one's gun v. silahını doğrultmak
adopt as a point of view v. felsefe edinmek
lose point v. puan kaybetmek
be to the point v. yerinde olmak
be on the point of being v. olmak üzere
come round (to another's point of view) v. yola gelmek
bring (someone) round (to another's point of view) v. yola getirmek
point a reed (for use as a pen) v. kalem açmak
point a reed pen v. kalem yontmak
draw attention to (a point) v. parmak basmak
come to the point v. asıl konuya gelmek
touch a sore point v. bam teline basmak
make a point of v. cevabı yapıştırmak
make a point of v. ilke edinmek
make a point of v. taşı gediğine koymak
make a point of v. (bir şey yapmayı) ihmal etmemek
make a point of v. (bir şey yapmaya) dikkat etmek
drive the point home v. inandırıcı bir biçimde açıklamak
drive the point home v. ikna edici bir şekilde anlatmak
be at the point of v. -mek üzere olmak
be on the point of v. -mek üzere olmak
point at v. -e doğrultmak
point the finger at v. -i suçlamak
point out v. -e dikkati çekmek
point at v. -e çevirmek
get to the point v. ana noktaya gelmek
get to the point v. can alıcı noktaya gelmek
make a point of v. bilhassa yapmak
come to a point v. bilhassa yapmak
point out (something) v. -e dikkat çekmek
point the finger at v. (bölücü terör örgütünü vb) işaret etmek
point the finger at v. suçlamak
get straight to the point v. sadede gelmek
get straight to the point v. hemen konuya girmek
straight to the point v. hemen konuya girmek
straight to the point v. sadede gelmek
develop a point of view v. bakış açısı geliştirmek
be on the point of doing v. yapmak üzere olmak
become a transhipment point v. bir aktarma noktası haline gelmek
point a gun on someone v. birisine silah doğrultmak
make a point of v. üzerinde durmak
make similar point v. aynı noktaya değinmek
can not go beyond a certain point v. belli bir noktadan öteye gidememek
gain a different point of view v. farklı bir bakış açısı kazanmak
be unable to go beyond a certain point v. belli bir noktadan öteye gidememek
point as a target v. hedef göstermek
lose the point v. sayı kaybetmek
lose the point v. dikkatini yitirmek
mention an important point v. önemli bir noktaya temas etmek
point out an important matter v. önemli bir noktaya temas etmek
go cold at one point v. bir yerden sonra soğumak
point the penalty spot v. penaltı noktasını işaret etmek
have a three-point lead over his opponents v. rakiplerine karşı üç puan önde olmak
have a six-point lead over his opponents v. rakiplerine karşı altı puan önde olmak
stick to the point v. konuya odaklanmak
look his/her point of view v. kendi açısından bakmak
get a point v. puan almak
be on the point of finishing v. bitirmek üzere olmak
give point of view v. bakış açısı kazandırmak
be pressed up to the point of action v. harekete geçmek zorunda bırakılmak
be pressed up to the point of action v. harekete geçmeye mecbur kalacak şekilde baskı altında kalmak
reach a low point v. düşük seviyeye ulaşmak
limit point n. limit noktası
point of view n. açı
dew point n. çiy noktası
point of honor n. şeref meselesi
saturating point n. doyum noktası
vowel point n. harf vurgusu
pen point n. kalem ucu
intercardinal point n. arayön
turning point n. milad
dew point temperature n. çiy noktası ısısı
dew point n. çiy düşmesi için gerekli ısı derecesi
dry point n. asitsiz kullanılan hakkak kalemi
the case in point n. söz konusu olan sorun
full point n. durak
key point n. kilit noktası
point of view n. bakım
distributing point n. dağıtım noktası
libration point n. sallantı noktası
traffic control point n. trafik kontrol noktası
fusing point n. ergime noktası
power point n. priz
holding point n. bekleme noktası
point estimate n. nokta tahmin
geographic point n. coğrafi nokta
point of view n. cihet
flash point n. alevlenme noktası
the point of no return n. dönüşü olmayan nokta
mcburney's point n. mcburney noktası
sore point n. hassas nokta
rendezvous point n. buluşma noktası
vital point n. can damarı
point of support n. destek noktası
point of no return n. dönüşü olmayan nokta
share point n. paylaşım noktası
vanishing point n. ufuk noktası
point of sale display n. satış noktasında sergileme
lowering of the freezing point n. donma noktasının düşürülmesi
extreme point n. bitiş noktası
point of departure n. hareket noktası
decimal point n. ondalık virgülü
crucial point n. düğüm noktası
vital point n. bamteli
the highest point of the sky n. ayyuk
one point lessons and swiss army instruction n. bir konuya yönelik dersler ve çok yönlü eğitim
fixation point n. tespit noktası
arago point n. arago noktası
dew point apparatus n. çiy noktası aleti
break point n. kesme noktası
cardinal point n. anayön
equivalence point n. eşdeğer sayısı
starting point n. çıkış noktası
cash point n. büyük bir satış yerinde kasa yeri
mid point n. orta nokta
moot point n. belirsiz konu
critical point n. değişim noktası
boundary point n. sınır noktası
stand point n. görüş açısı
measuring point n. ölçü noktası
point of view n. noktainazar
focal point n. odak noktası
point of contact n. değme noktası
critical point n. nazik nokta
vital point n. düğüm noktası
topographic point n. topoğrafik nokta
transfer point n. aktarma yeri
point of honour n. onur meselesi
fixed point theorems n. sabit nokta teoremleri
weak point n. zayıf nokta
unique selling point n. benzersiz satış noktası
main point n. asıl mesele
boarding point n. kalkış noktası
access point n. giriş noktası
terminal point n. uç nokta
point of intersection n. kesişme noktası
the point in question n. sözkonusu
intersection point n. kesişme noktası
dew point analyzer n. çiy noktası analizörü
the point n. sadet
quadrantal point n. arayön
ice point n. buzlanma noktası
point processes n. nokta işleme
fixed point theory n. sabit nokta teorisi
point lace n. iğne oyası
the cardinal point n. ana yön
vulnerable point n. zayıf nokta
cutoff point n. sona erme noktası
aiming point n. nişan noktası
vowel point n. hareke
point of departure n. sapma noktası
touchdown point n. uçakların konma noktası
the crucial point n. can alıcı nokta
the point of the story n. hikayenin anlatmak istediği şey
inflection point n. büküm noktası
moot point n. şüpheli nokta
inflection point n. bükülme noktası
the case in point n. sözü edilen sorun
flash point n. yanma noktası
point of view n. görüş
fare construction point n. tarife konstrüksiyon noktası
bubble point n. kabarcık noktası
saturation point n. doyum noktası
antipodal point n. çapucu noktası
arrest point n. duraksama noktası
more distant point n. daha uzak nokta
point blank n. aşikar
selling point n. satış noktası
driver vantage point n. sürücü yol görüş açısı
selling point n. tatil veya başka bir düzenlemenin potansiyel müşterilerin hoşuna giden özelliği veya yanı
loading point n. yükleme yeri
kindling point n. tutuşma noktası
the point in question n. söz konusu
point of view n. görüş açısı
cash point n. kasa
access control point n. giriş kontrol noktası
his strong point n. onun kuvvetli tarafı
triangulation point n. nirengi noktası
cash point n. para çekme makinası
full point n. nokta
point of bearing n. kerteriz noktası
weak point n. insanın zayıf tarafı
weak point n. zaaf
assembly point n. toplanma noktası
key point n. kilit nokta
culminating point n. doruk noktası
crucial point n. kritik nokta
peril point n. kritik nokta
case in point n. söz konusu edilen şeyin bir örneği
case in point n. tipik bir örnek sorun
a case in point n. tipik bir örnek
a case in point n. söz konusu edilen şeyin bir örneği
case in point n. tipik bir örnek
starting point n. hareket noktası
burning point n. yanma noktası
cutoff point n. sona eriş noktası
another point n. diğer bir nokta
vital point of a matter n. bam teli
waiting point n. bekleme yeri
exclamation point n. ünlem işareti
key point (about something) n. işin püf noktası
key point (about something) n. bir işin püf noktası
narrow point of view n. dar bakış açısı
plus point n. artı puan
point in time n. çok kısa bir süre
the lowest point in my life n. hayatımın en kötü anı
low point n. düşük puan
zero point n. ölü nokta
zero point n. sıfır noktası
zero point n. nötr nokta
point of no return n. geri dönülemeyecek nokta
point of no return n. geri dönülmez nokta
point of no return n. geri dönülemez nokta
service point n. hizmet noktası
point average n. puan ortalaması
success point n. başarı puanı
ball point pen n. tükenmezkalem
blunt point n. yuvarlak uç
blunt point n. küt uç
breakaway point n. kopma noktası
regular point n. düzenli nokta
center point n. merkez
center point n. göbek
center point n. orta
security point n. güvenlik noktası
check point n. güvenlik noktası
control point n. güvenlik noktası
datum point n. esas nokta
datum point n. referans noktası
dead point n. ölü nokta
peak point n. zirve noktası
east point n. doğu noktası
end point n. son nokta
fire point n. alev noktası
fire point n. yanma noktası
break-even point n. ölü nokta
ball-point pen n. tükenmezkalem
ball-point n. tükenmez kalem
ball-point n. tükenmezkalem
ball-point n. tükenmez
ball-point pen n. tükenmez kalem
ball-point pen n. tükenmez
point-to-point air fare n. yol üzerinde bir ara noktada konaklamaya ve başka tarifelerle birleştirilmeye imkan tanımayan tarife
off-line point n. off-line noktası
point-in time n. geçmişteki her hangi bir ana geri dönüş
point-of-purchase signs n. satış noktası tabelaları
point-of-sale n. satış noktası
point of entry-point of exit n. giriş-çıkış noktası
zero-point emergence n. sıfır noktasından doğuş
ice point n. donma noktası
distribution point n. dağıtım yeri
point of destination n. varış yeri noktası
point of quarantine n. karantina noktası
point of tangency n. teğet noktası
decimal point n. ondalık hane noktası
focal point n. merkez noktası
focal point n. ilgi merkezi
mid-point n. orta nokta
null point n. sıfır noktası
take-off point n. uçağın pistte burnunu kaldırdığı nokta
take-off point n. kalkış noktası
total point n. toplam puan
chief point n. en önemli nokta
chief point n. en mühim nokta
meeting point n. buluşma noktası
essential point n. temel nokta
essential point n. başlıca nokta
the point of no return n. geri dönülmeyecek nokta
the point of no return n. geri dönüşü olmayan evre
the point of no return n. dönüşü olmayan yol
decimal point n. ondalık nokta
rendezvous point n. randevu noktası
transit point n. geçiş noktası
contribution point n. katkı puanı
talking point n. konuşma konusu
talking point n. konuşulacak konu
low point n. (bir şeyin) dibe vuruğu an
low point (to be in something) n. (bir işin) gelebileceği en berbat durum
low point (to be in something) n. (bir işin) gelebileceği en berbat nokta
deception point n. ihanet noktası
percentage point n. yüzde puan
choke point n. geçit
choke point n. dargeçit
point of no escape n. kaçışın (mümkün) olmadığı nokta
point of no escape n. çıkışın (mümkün) olmadığı nokta
point of no escape n. kaçarı olmayan nokta
melting point n. erime noktası
point of interest n. ilgi alanı
base point n. taban puan
bonus point n. bonus puan
the point to be emphasized n. üzerinde durulması gereken (nokta/husus vb.)
the point(s) to be considered n. üzerinde durulması gereken (nokta/husus vb.)
supply point n. tedarik noktası
strategic support point n. stratejik destek noktası
fundamental point n. esas nokta
fundamental point n. ana nokta
9 on a 10 point scale n. on üzerinden dokuz
nine on a ten point scale n. 10 üzerinden dokuz
nine on a ten point scale n. on üzerinden dokuz
9 on a 10 point scale n. 10 üzerinden dokuz
tour point n. gezi noktası
journey point n. gezi noktası
coffee point n. kahve noktası
shifting point of view n. değişen görüş açısı
dividing point n. dönüm noktası
point of contention n. çekişme konusu
point of contention n. çekişme noktası
final point n. son nokta
the lowest point n. en düşük puan
deepest point n. en derin nokta
fourteen point speech n. on dört maddelik konuşma
starting point n. başlama noktası
the point arrived at n. gelinen nokta
stagnation point n. durma noktası
point at issue n. tartışma konusu/söz konusu mesele/konu
price-point retailer n. her şey bir milyoncu
price-point retailer n. bir milyoncu
cultural contact point n. kültürel irtibat noktası
the most critical point n. en kritik nokta
talking point n. (belge, istatistiksel bilgi, resim, gazete haberi gibi) bir tartışmada tarafların kullandığı inandırıcı veya ikna edici ya da destekleyici noktalar, konular
point of junction n. birleşim noktası
point of time n. dönem
point of time n. çağ
distance from the starting point n. başlangıç noktasından uzaklık
point of use n. kullanım noktası
vantage point n. bakış açısı
main point n. ana fikir
emergency assembly point n. acil durum toplanma noktası
interrogation point n. soru işareti
question point n. soru işareti
money point n. para puan
exclamation point n. !
minimum point n. minimum nokta
historical turning point n. tarihi dönemeç
recovery point objective n. kurtarma noktası hedefi
turning point n. kırılma anı
collar point n. yaka ucu
starting point for trend reversals n. iyileştirmeye başlama noktası
gathering point n. toplanma bölgesi
key point n. anahtar noktası
attraction point n. cazibe noktası
pain point n. sorunsal
pain point n. sorun
moot point n. ne kadar tartışılırsa tartışılsın bir önemi olmayan, sonuca varılamayan durum
the common point everyone agrees n. herkesin kabul ettiği ortak nokta
theoretical point of view n. teorik bakış açısı
target critical damage point n. en hayati hedef bileşeni
target stress point n. hedefin en zayıf noktası
in point adj. yerinde
three point adj. üç noktalı
brief but to the point adj. kısa ve özlü
point blank adj. açık
in point adj. münasip
beside the point adj. yersiz
beside the point adj. yanında
in point adj. isabetli
short and to the point adj. açık
at point adj. hazır
without a point adj. uçsuz
point blank adj. dolaysız
point blank adj. yakından
beside the point adj. konu dışı
at gun point adj. vurulma tehdidi ile karşı karşıya
beside the point adj. konunun dışında
point-blank adj. kesin
point-device adj. mükemmel
point-blank adj. yakın menzilli
point-blank adj. açık
point-blank adj. yakın mesafeden yapılan
point-blank adj. dolaysız
point-device adj. kılı kırk yaran
point-blank adj. yatay olarak ateşlenen
point-blank adj. çok yakın geçen
single-point adj. tek nokta
point-device adj. tamı tamına doğru
on-point adj. isabetli
beside the point adv. nazaran
briefly and to the point adv. kısa yoldan
to the point adv. isabetli
at that point adv. o noktaya gelince
from the stand point of adv. açısından yönünden
at that point adv. o aşamaya gelince
in point of numbers adv. sayıca
in point of fact adv. gerçekten
in point of fact adv. aslında
in point of fact adv. aslını sorarsan
at that point adv. tam o zaman
to the point adv. tam yerinde isabetli
at that point adv. o sırada
on the point adv. yapmak üzere
at the point of death adv. ölüm halinde
at the point adv. tam vaktinde
from the point of view of economics adv. ekonomik bakımdan
up to that point adv. o noktaya kadar
in point of fact adv. aslını ararsan
to the point adv. tam yerinde
point to point adv. nokta nokta
in point of fact adv. gerçekte
at the point adv. kertesinde
at that point adv. o noktada
up to this point adv. şimdiye kadar
up to this point adv. bugüne kadar
(up) to a point adv. bir dereceye kadar
(up) to a point adv. kısmen
at gun point adv. vurulma mesafesinde
from one's point of view adv. kendi yönünden
(up) until this point adv. bu noktaya kadar
up to this point in time adv. şu ana kadar
up to this point in time adv. şimdiye kadar
at the point of adv. -mesi halinde
point-blank adv. doğrudan doğruya
point-blank adv. kesin olarak
point-blank adv. dolaysız olarak
point-blank adv. çok yakından
point-blank adv. yatay olarak
point-blank adv. açıkça
point blank adv. açıkça
from an objective (point of) view adv. dışarıdan bakınca
up to the point adv. noktaya kadar
up to the point adv. noktasına kadar
from this point forth adv. bu noktadan hareketle
from every point of view adv. her bakımdan
at some point adv. belli bir yerde
at some point adv. belli bir noktada
at this point adv. bu noktada
from a different point of view adv. farklı bir açıdan
from different point of view adv. farklı açıdan
from different point of view adv. farklı yönden
after a certain point adv. bir noktadan sonra
after a point adv. bir noktadan sonra
at one point adv. bir yerde
from a tax point of view adv. vergi açısından (bakıldığında)
at one point adv. bir noktada
at point-blank range adv. çok kısa mesafeden
from your point of view adv. senin açından
at the point of adv. eşiğinde
at all point adv. bütün yanlarıyla
at all point adv. bütün yönleriyle
at the point of death adv. ölüm anında