an - Turc Anglais Dictionnaire

an

an — Definition

Signification:
bir, herhangi bir
Prononciation (IPA):
(AmE /æn/ – BrE /æn/)
Partie du discours:
Artikel

Sens de "an" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 12 résultat(s)

Anglais Turc
General
an adj. bir
The report points at the need for an intercultural dialogue with the world's other regions.
Rapor, dünyanın diğer bölgeleriyle kültürlerarası bir diyalog ihtiyacına işaret ediyor.

More Sentences
an adj. bir (ünlülerden önce)
an adj. (herhangi) bir
an adj. herhangi bir
Computer
an n. (kısaca) hollanda antilleri
Meteorology
an n. anabatik rüzgar
Mythology
an n. (sümerlerde) gök tanrı
Abbreviation
an n. havacı
an n. canlı
an n. anonim
an n. yıl
Archaic
an conj. eğer

Sens de "an" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 53 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
an moment n.
At that moment, I knew that everything was going to change.
O anda her şeyin değişeceğini biliyordum.

More Sentences
General
an minute n.
Jaime Wagenfuhr and his son Graham are enjoying every minute.
Jaime Wagenfuhr ve oğlu Graham her anın tadını çıkarıyor.

More Sentences
an second n.
Hrant Dink, my brother, I do not forget you even for a second.
Hrant Dink kardeşim, seni bir an bile unutmuyorum.

More Sentences
an point n.
The temperature at that point is recorded.
O andaki sıcaklık kaydedilir.

More Sentences
an instant n.
Every instant is an act of creation.
Her an bir yaratma eylemidir.

More Sentences
an moment n.
At that moment, I knew that everything was going to change.
O anda her şeyin değişeceğini biliyordum.

More Sentences
an time n.
We would like the Presidency for the time being to do its business and we also want the Commission to do its business.
Şu an için Başkanlığın kendi işini yapmasını ve Komisyonun da kendi işini yapmasını istiyoruz.

More Sentences
an jiff n.
an wink n.
an breath n.
an split second n.
an flash n.
an breathing n.
an tick n.
an span n.
an trice n.
an jiffy n.
an twinkle n.
an twinkling n.
an crack n.
an eyeblink n.
an half-minute n.
an half-second n.
an breathing while n.
an hint [scotland] n.
an glift n.
an glisk [scotland] n.
an giffy n.
an heartbeat n.
an pop n.
an clink [dialect] n.
an sand n.
an shake n.
an snift n.
an beat n.
an spurt n.
an hour n.
an stour [obsolete] n.
an stoure [obsolete] n.
an hour n.
an hour n.
an period [obsolete] n.
an stowre n.
Idioms
an a jiff n.
an a split second n.
Medical
an intelligence n.
an mind n.
an perception n.
Abbreviation
an inst n.
Archaic
an stoun n.
an stound n.
Slang
an whipstitch [us] n.
an mo n.

Sens de "an" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
bir an for a moment adv.
General
kritik an moment of truth n.
tek bir an eyewink n.
ikinci an second moment n.
önemli an juncture n.
güçlü bir duygunun ortaya çıktığı an a fainting fit n.
tarihi an historic moment n.
en kızışık an white heat n.
ilk an first instance n.
her an savaşa hazır gönüllü asker minuteman n.
kur'an koran n.
şu an present n.
kritik an crux n.
ilk an first moment n.
önemli olayların gelişmesindeki kritik bir an juncture n.
bir an pulse n.
böyle bir an such a moment n.
ilk an initial moment n.
kur'an-ı kerim koran n.
kur'an-ı kerim ve felsefe koran and philosophy n.
büyük an moment of truth n.
tarihi bir an a historic moment n.
tuhaf an awkward moment n.
kritik an nick n.
son an nick n.
an'ane tradition n.
en şiddetli an throes n.
isa'nın her an her yerde var olduğuna inanan, lüteriyen kilisesi mensubu kimse ubiquitist n.
isa'nın her an her yerde var olduğu inancı ubiquitism n.
son an eleventh hour n.
önemli an zero hour n.
belirleyici an zero hour n.
dokunaklı an moving moment n.
kritik an bit [scotland] n.
kritik an juncture n.
kritik an crossroads n.
bir an blink of an eye n.
av köpeklerinin serbest bırakıldığı an breakaway n.
kısa an gliff [scotland] n.
belirli an dot n.
o an dot n.
önemli bir gelişme aşamasına gelinen an coming of age n.
güçlü bir duygunun ortaya çıktığı an drow n.
önemli an pinch n.
sıranın geldiği an innings [uk] n.
kritik an corner n.
(yarışta) yarışmacı performansının zirve yaptığı an surge n.
an'da olunan nokta still point n.
bir an için göstermek flash v.
bir an için görmek catch a glimpse v.
her an birinin emrinde olmak be at someone's beck and call v.
bir an için görmek (bir şeyi) glimpse v.
bir an evvel (yapmak) istemek be in a hurry to v.
bir an gözüne çarpmak catch v.
bir an için görmek glimpse v.
bir an için görmek get a glimpse of v.
have an essay translated makale çevirtmek v.
kapılmak (parti, yaşanan an vb.) catch v.
(bir an) dikkatsiz davranmak nod v.
bir an dokunuvermek tick v.
bir an kendinden geçmek dover [scotland] v.
bir an için bilincini yitirmek dover [scotland] v.
bir an olsun bırakmamak shadow v.
sadece bir an devam eden momentary adj.
bir an süren momentary adj.
her an bozulabilecek (koalisyon) uneasy adj.
son an last-minute adj.
her an bozulabilecek (barış/koalisyon) uneasy adj.
an meselesi close at hand adj.
an meselesi imminent adj.
(o an için) duyularla algılanamayan remote adj.
her an meydana gelen minutely adj.
her an tekrar eden momentary adj.
her an işleyen momentary adj.
her an gerçekleşebilecek olan momentary adj.
her an çalışan momentary adj.
an meselesi looming adj.
her an her yerden çıkan omnivagant adj.
her an her yerde olan omnivagant adj.
uygun an gelene kadar pasif veya az saldırgan davranılan (taktik) rope-a-dope adj.
belirleyici (an, olay) defining adj.
bir an önce as soon as possible adv.
şu an at present adv.
her an any moment adv.
bir an önce right away adv.
her an at any time adv.
an itibarıyla right now adv.
bir an için momentarily adv.
dığı an the minute (that) adv.
her an at any moment adv.
şu an now adv.
bir an önce in no time adv.
şu an itibarıyla as of now adv.
şu an at the moment adv.
bir an önce anon adv.
her an any day of the week adv.
her an at every turn adv.
o an the moment adv.
bir an önce forthwith adv.
şu an için for this moment adv.
şu an için for now adv.
bir an için for an instant adv.
şu an için for the present adv.
bir an için momently adv.
bir an bile not even a moment adv.
bir an dahi not even a moment adv.
bir an önce as immediate as possible adv.
şu an for the time being adv.
şu an itibariyle as of yet adv.
her an any given time adv.
her an any minute adv.
bir an önce alsoone adv.
her an minutely adv.
her an momentarily adv.
bir an momentally [obsolete] adv.
bir an için momentally [obsolete] adv.
her an momently adv.
her an of all time adv.
bir an önce first off adv.
bir an için fleetingly adv.
… olduğu an soon at adv.
-an which pron.
-an whose pron.
-an that conj.
-an who conj.
bir an sec N.
Phrasals
an meselesi olmak close in v.
(birine/bir şeye) bir an için (bir şey) göstermek flash (something) at (someone or something) v.
Phrases
bir an bile duraksamadan without taking a moment to pause adv.
her an at any given time adv.
şu an this instant expr.
bir an bile düşünmeden without a second thought expr.
bir an önce from the off expr.
an itibariyle by the moment expr.
en azından şu an için for the moment at least expr.
an itibarıyla as of the moment expr.
an itibari ile as of this moment expr.
şu an itibari ile as of the moment expr.
an itibari ile as of the moment expr.
an itibarıyla as of this moment expr.
şu an itibari ile as of this moment expr.
bir an olsun for a moment expr.
şu an kullanımdaki in current use expr.
kritik an geldiğinde when the balloon goes up expr.
kritik an geldiğinde/gelmeden before the balloon goes up expr.
an meselesi close to hand expr.
Proverb
iti an çomağı hazırla talk of the devil and he is sure to appear
iti an çomağı hazırla talk of the devil and he is bound to appear
her an her şey olabilir every silver lining has a cloud
şu an gelecekten daha değerlidir one today is worth two tomorrows