an - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

an



"an" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
General
an s. bir
an s. (herhangi) bir
an s. bir (ünlülerden önce)
an başına
Meteorology
an anabatik rüzgar

"an" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 21 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
an moment i.
General
an flash i.
an point i.
an trice i.
an instant i.
an minute i.
an wink i.
an second i.
an jiff i.
an breathing i.
an moment i.
an jiffy i.
an breath i.
an span i.
an time i.
an split second i.
an tick i.
Medical
an intelligence
an perception
an mind
Abbreviation
an inst

"an" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 207 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
bir an for a moment zf.
General
bir an evvel (yapmak) istemek be in a hurry to f.
bir an gözüne çarpmak catch f.
bir an için görmek get a glimpse of f.
bir an için görmek glimpse f.
bir an için görmek catch a glimpse f.
bir an için görmek (bir şeyi) glimpse f.
bir an için göstermek flash f.
come to an end sona erdirmek f.
have an essay translated makale çevirtmek f.
her an birinin emrinde olmak be at someone's beck and call f.
(bir şeyin) dibe vuruğu an low point i.
(kısa/belirsiz) an/dönem spell i.
bir an pulse i.
böyle bir an such a moment i.
büyük an moment of truth i.
en kızışık an white heat i.
güçlü bir duygunun ortaya çıktığı an a fainting fit i.
her an savaşa hazır gönüllü asker minuteman i.
ikinci an second moment i.
ilk an first instance i.
ilk an first moment i.
ilk an initial moment i.
kritik an moment of truth i.
kritik an crux i.
önemli an juncture i.
önemli olayların gelişmesindeki kritik bir an juncture i.
şu an present i.
tarihi an historic moment i.
tarihi bir an a historic moment i.
tek bir an eyewink i.
tuhaf an awkward moment i.
an meselesi close at hand s.
an meselesi imminent s.
bir an süren momentary s.
her an bozulabilecek (barış/koalisyon) uneasy s.
her an bozulabilecek (koalisyon) uneasy s.
sadece bir an devam eden momentary s.
son an last-minute s.
an itibarıyla right now zf.
bir an bile not even a moment zf.
bir an dahi not even a moment zf.
bir an evvel erewhile zf.
bir an için for an instant zf.
bir an için momentarily zf.
bir an için momently zf.
bir an önce forthwith zf.
bir an önce as soon as possible zf.
bir an önce anon zf.
bir an önce in no time zf.
bir an önce as immediate as possible zf.
bir an önce right away zf.
dığı an the minute (that) zf.
her an any minute zf.
her an at every turn zf.
her an any given time zf.
her an at any moment zf.
her an any moment zf.
her an any day of the week zf.
her an at any time zf.
o an the moment zf.
şu an at the moment zf.
şu an now zf.
şu an at present zf.
şu an for the time being zf.
şu an için for the present zf.
şu an için for now zf.
şu an için for this moment zf.
şu an itibarıyla as of now zf.
şu an itibariyle as of yet zf.
-an whose zm.
-an which zm.
-an who bağ.
-an that bağ.
Phrases
an itibarıyla as of this moment
an itibarıyla as of the moment
an itibari ile as of the moment
an itibari ile as of this moment
an itibariyle by the moment
bir an bile düşünmeden without a second thought
bir an olsun for a moment
bir an önce from the off
en azından şu an için for the moment at least
şu an this instant
şu an itibari ile as of the moment
şu an itibari ile as of this moment
şu an kullanımdaki in current use
Proverb
iti an çomağı hazırla talk of the devil and he is bound to appear
iti an çomağı hazırla talk of the devil and he is sure to appear
Colloquial
an meselesi a matter of time
bir an için tanıdık gelme sparkle of familiarity
bir an önce on the nail
bir an önce kaçmak be off
bir an tanıdık gelme sparkle of familiarity
büyüleyici bir an a magic moment
hatırlanacak bir an a moment to remember
her yere her an anında teslim instant delivery anywhere anytime
iti an çomağı hazırla speak of the devil (and in he walks)
iti an çomağı hazırla speak of the devil and in he walks
iti an çomağı hazırla speak/talk of the devil
iti an çomağı hazırla talk of the devil (and he is sure to appear)
iti an çomağı hazırla! talk of the devil!
iti an çomağı hazırla! speak of the devil!
kısacık bir an için for a split second
sihirli bir an a magic moment
şu an at the moment
tam şu an just now
unutulmaz an unforgettable moment
ve kızılca kıyametin koptuğu an all hell breaks loose
Idioms
(bir an için) basireti bağlanmak have a senior/blond etc. moment
(olması) an meselesi a heartbeat away from being (something)
(uçak veya araç için) düştü düşecek/her an parçalarına ayrılacakmış gibi gelmek come in on a wing and a prayer
(uçak veya araç için) düştü düşecek/her an parçalarına ayrılacakmış gibi gelmek arrive on a wing and a prayer
an meselesi olmak be only a matter of time
bir an durup düşünmek step back
bir an durup düşünmek take a step back
bir an görmek catch sight of somebody/something
bir an için hızla bakmak dart a glance at
bir an/dakika bile sıkıcı geçmez there is never a dull moment
bir an/dakika bile sıkıcı geçmez never a dull moment
birini bir an için görmek catch a glimpse of someone
birini bir an için görmek catch sight of someone
bu an için for the nonce
dananın kuyruğunun kopacağı an the moment of truth
her şeyin birden bire netleştiği an a moment of clarity
herkesin beklediği an big moment
heyecanın doruğa ulaştığı an when the cream rises to the top
iti an çomağı hazırla speak of the devil
iti an çomağı hazırla talk of the devil and you'll see his hoofs
kritik an the moment of truth
o an canı nasıl istiyorsa/plansız hareket etmek/karar vermek play by ear
patlamaya hazır/patlaması an meselesi bomba (sorun) a powder keg
soruna çözümün bulunduğu an aha moment
şu an için for the nonce
şu an ihtiyacımız olan şey the need of the hour
Speaking
(herkesin beklediği) işte o an geldi the big moment has come
baban her an gelebilir your dad's going to be here any minute
bir an için for a moment
bir an için beni endişelendirdiniz you had me worried for a second
hayatımdaki en kötü an the worst moment of my life
hayatımdaki en kötü an the worst moment in my life
herkes gergin şu an everybody's on edge right now
herkesin beklediği an the moment everyone has been waiting for
herkesin beklediği an moment everyone has been waiting for
ilk gördüğüm an the first time I saw
iti an çomağı hazırla speak/talk of the devil
mutlu olmak için ihtiyacımız olan her şey şu an burada we have everything we need right now to be completely happy
odadaki tüm gözler onun üstünde şu an every eye in the room is on him right now
önemli an geldi çattı this is it
seni burada bulmaları an meselesi it's just a matter of time before they find you
seninle bir an önce konuşmam gerek i need to talk to you immediately
şehre geldiğin an beni ara call me the minute you get to town
şu an bir şeyle uğraşıyorum i'm in the middle of something
şu an bir tanesine bakıyorsun you're looking at one
şu an bir toplantıda he is in a meeting right now
şu an bir toplantıda she is in a meeting right now
şu an biraz meşgulüm i'm a bit tied up for the time being
şu an birine güvenip güvenmeyeceğimi bilmiyorum i don't know if i trust anybody right now
şu an buna ayıracak vaktimiz yok we don't have time for this right now
şu an değeri ne kadar bilmiyorum i don't know how much it's worth now
şu an düşündüğüm şey what's on my mind right now
şu an gerçekten konuşamam i really can't talk right now
şu an giyiniyorum I'm getting dressed
şu an hamileyim i'm pregnant right now
şu an hangi mevsimdeyiz? which season is it now?
şu an hangi yıldayız? what year is it now?
şu an işteyim I am at work now
şu an iyi bir zaman değil this is not a good time
şu an kapalıyız we're closed right now
şu an konuşamam i can't speak right now
şu an konuşmak için uygun bir zaman değil now's not a good time to talk
şu an ne kadar eder bilmiyorum i don't know how much it's worth now
şu an nerdesin where are you right now
şu an nerdesiniz şu an nerdesin where are you right now
şu an neredesin where are you right now
şu an neredesiniz where are you right now
şu an onun ne düşündüğünü bilmiyorum i don't know what he's thinking right now
şu an senin ne düşündüğünü bilmiyorum i don't know what you're thinking right now
şu an telefonu meşgul he is on the phone
şu an uygun bir zaman değil this isn't a good time
şu an yerinde değil he/she is away from his/her desk (now)
şu an yerinde yok he/she is away from his/her desk (now)
şu an yerinde yoklar he/she is not available right now
tam şu an at this very moment
türkiye'de kış şu an this is winter in turkey
türkiye'de yaz şu an this is summer in turkey
Chat Usage
şu an saat kaç orada? what time is it there now?
şu an saat kaç orda? what time is it there now?
Slang
(bir an) basireti bağlanmak have a blonde moment
(bir an) basireti bağlanmak have a dumb moment
bir an önce toot sweet
Trade/Economic
açan banka tarafından her an iptal edilebilen akreditif revocable letter of credit
her an paraya çevrilebilir aktif cash assets
her an paraya dönüştürülebilecek şeyler available means
tarihi an epoch-making
yapılış özelliği dolayısıyla zaman içinde her an geçerli olan bir özdeşlik accounting identity
Politics
her an işkenceye alınacakmış duygusu yaratma creating a sense of being exposed to torture at any time
Technical
an diyagramı moment diagram
an vektörü momentvector
an/arc 190v an/arc 190v
Computer
şu an doğrulanan now verifying
Marine
gemiye yükün yüklendiği an ile gemiden yükün boşaltıldığı an arasında geçen dönem tackle to tackle
Medical
psikolojik an psychological moment
Football
topun son oynandığı an the last moment of the ball having played
Music
jim morrison'ın ölümünden 7 yıl sonra 1978'de piyasaya çıkan an american prayer albümünde yer alan the doors şarkısı the ghost song
British Slang
bir an mala/aptala bağlama blonde moment
son derece heyecanlı/korku verici bir an brown trouser moment