now - Türkçe İngilizce Sözlük

now

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

now — Definition

Anlamı ve Tanımı:
şimdi
Okunuş (IPA):
(AmE /naʊ/ – BrE /naʊ/)
Terim Türü:
Zarf
İçinde bulunulan anı ifade eden temel zaman zarfıdır. Eski İngilizce nū kökünden günümüze ulaşmıştır. Zaman anlatılarında mevcut anı belirtir

"now" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
now zf. şimdi
Now take your toolbox and follow me!
Şimdi alet çantanızı alın ve beni takip edin!

More Sentences
now zf. şu anda
We really are at a turning point now.
Şu anda gerçekten bir dönüm noktasındayız.

More Sentences
Genel
now i. şimdi
Now, what were you doing when you heard the noise?
Şimdi, siz sesi duyduğunuzda ne yapıyordunuz?

More Sentences
now i. bugün
Until now, MEDSTAT has been the main framework of statistical co-operation between the EC and Turkey.
MEDSTAT, bugüne kadar, AT ve Türkiye arasında istatistik alanında işbirliğinin ana çerçevesi olmuştur.

More Sentences
now zf. hemen
The police shouted, 'Drop your gun now!'
Polis, “Silahını hemen bırak!” diye bağırdı.

More Sentences
now zf. şu an
In short, it does not appear that there will be any substantial progress between now and the summit.
Kısacası, şu an ile zirve arasında kayda değer bir ilerleme olacak gibi görünmüyor.

More Sentences
now zf. derhal
The G8 should cancel now all IMF and World Bank debts for countries committed to those 2015 development targets.
G8, 2015 kalkınma hedeflerini taahhüt eden ülkelerin tüm IMF ve Dünya Bankası borçlarını derhal iptal etmelidir.

More Sentences
now zf. şimdi
Now take your toolbox and follow me!
Şimdi alet çantanızı alın ve beni takip edin!

More Sentences
now zf. artık
Now it has come to be seen as a defining moment in the fight for sustainable development.
Artık sürdürülebilir kalkınma mücadelesinde belirleyici bir an olarak görülmeye başlandı.

More Sentences
now zf. günümüzde
The town is now one of the most popular locations for tourists.
Kasaba günümüzde turistler için en popüler yerlerden biridir.

More Sentences
now zf. bak
Come on now; there is no need to be angry.
Hadi ama bak, sinirlenmeye gerek yok.

More Sentences
now bağ. artık
Now that I learned how to change tires, I can do it on my own.
Artık lastik değiştirmeyi öğrendiğime göre, bunu kendi başıma yapabilirim.

More Sentences
now kısalt. ulusal kadın örgütü
NOW is the largest feminist group in the USA.
Ulusal Kadın Örgütü, ABD'deki en büyük cinsiyet eşitliği topluluğudur.

More Sentences
now i. şimdiki zaman
now s. şimdiye ait
now s. şimdiye ilişkin
now s. bugüne dair
now s. mevcut olan
now s. şimdiki
now s. halihazırdaki
now zf. acilen
now zf. halen
now zf. şimdiki zaman
now zf. bu aralar
now zf. şu aralar
now zf. henüz
now zf. demin
now zf. biraz önce
now zf. bugünlerde
now zf. bu şartlarda
now zf. son zamanlarda
now zf. gecikmeden
now zf. bazen
now zf. kimi zaman
now zf. bugüne dek
now zf. şimdiye dek
now bağ. -dığı için
now bağ. mademki
Konuşma Dili
now s. modayı takip eden
now s. yeniliklere ayak uyduran
Argo
now s. son moda olan
now s. modaya uygun

"now" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
for now zf. şimdilik
Genel
where we stand now i. gelinen nokta
films now showing i. vizyondaki filmler
movies now showing (in theaters) i. vizyondaki filmler
experiences up to now i. şu ana kadarki tecrübeler
experiences up to now i. şu ana kadarki deneyimler
experiences up to now i. şimdiye kadarki deneyimler
that's all for now (tafn) i. şimdilik bu kadar (kısaltma)
here and now i. kişinin hayatının mevcut durumu
here and now i. mevcut durum
here and now i. kişinin hayatının mevcut hali
here and now i. mevcut hal
make the most of now f. anın keyfini çıkarmak
make the most of now f. anın tadını çıkarmak
feel better now f. artık daha iyi hissetmek
feel better now f. şimdi daha iyi hissetmek
be too far gone to go back now f. geri dönemeyecek kadar yol almış olmak
now-obsolete s. artık modası geçmiş
now-defunct s. artık kullanılmayan
now-defunct s. artık var olmayan
now defunct s. artık kullanılmayan
now-defunct s. artık olmayan
now defunct s. artık olmayan
now-defunct s. artık kullanılmayan
since right now zf. şu andan itibaren
just now zf. biraz önce
before now zf. bundan önce
now and again zf. bazen
every now and again zf. ara sıra
just now zf. şu anda
from now onward zf. bundan sonra
right now zf. hemen
but just now zf. demincek
just now zf. az önce
from now on zf. bundan böyle
from then till now zf. aradan
uptill now zf. şu zamana kadar
just now zf. daha şimdi
till now zf. şimdiye kadar
just now zf. demin
right now zf. an itibarıyla
from now on zf. bundan sonra
now and again zf. arada sırada
now and then zf. bazı bazı
just now zf. demincek
every now and then zf. ara sıra
now and again zf. ara sıra
ere now zf. bundan önce
now and again zf. zaman zaman
now and then zf. bazen
for a long time now zf. kaç zamandır
even now zf. şu anda bile
now and then zf. arada bir
just now zf. henüz
every now and then zf. arada bir
until now zf. şimdiye kadar
every now and again zf. arada bir
ere now zf. önceden
now then zf. öyle ise
now and then zf. zaman zaman
before now zf. önceden
up to now zf. bu zamana kadar
now and then zf. ara sıra
right now zf. bugünden tezi yok
now or never zf. ya şimdi ya hiç
right now zf. derhal
already now zf. şimdiden
as of now zf. şu an itibarıyla
even now zf. öyle olduğu halde
right now zf. hemen şimdi
but just now zf. hemen şimdi
from now on zf. şimdiden sonra
now then zf. şu halde
between now and tomorrow zf. yarına kadar
now and then zf. ikide bir
by now zf. şimdiye kadar
from now onward zf. bundan böyle
up to now zf. şimdiye kadar
just now zf. şimdi
ere now zf. bundan evvel
from now on zf. artık
but just now zf. demin
as of now zf. şu andan itibaren
just now zf. hemen şimdi
until now zf. bu yana
until now zf. şimdiye dek
just now zf. daha demin
thousands of years now zf. günümüzden binlerce yıl önce
thousands of years now zf. bundan binlerce yıl sonra
thousands of years now zf. günümüzden binlerce yıl sonra
for a long time (now) zf. çoktandır
for a long time (now) zf. çoktan beri
for several years now zf. bir kaç yıldır
up till now zf. şimdiye kadar
by now zf. şu ana kadar
up to now zf. şu ana kadar
up till now zf. şu ana kadar
until now zf. şu ana kadar
by now zf. şimdiye dek
for awhile now zf. bir süreliğine
for some time now zf. bir süredir
for awhile now zf. bir süredir
for a while now zf. bir süredir
for a while now zf. bir süreliğine
for some time now zf. bir süreliğine
now or later zf. şimdi veya sonra
up to now zf. bu zamana dek
until now zf. bu zamana dek
for now zf. şu an için
just now zf. derhal
from now until tomorrow zf. bugünden yarına kadar
since before now zf. öteden beri
for from now on zf. bundan sonrası için
from now on zf. bundan sonrası için
from now zf. şu andan itibaren
up until now zf. şu ana kadar
up until now zf. bu güne kadar
from now on zf. bu tarihten itibaren
now and then zf. durup durup
right now zf. şu anda
now and now zf. tekrar ve tekrar
now and now zf. defalarca
now at erst [obsolete] zf. tam da şu anda
now . . . now zf. bir... (öyle) bir... (böyle)
til now zf. şimdiye dek
til now zf. şimdiye değin
til now zf. şimdiye kadar
as for now zf. şimdilik
ere now zf. evvelce
ere now zf. şimdiye kadar
ere now zf. evvelden
now that bağ. şimdi
now that bağ. mademki
now that bağ. için
now that bağ. madem
now that bağ. hazır
now therefore bağ. dolayısı ile
come on now ünl. ha
now then! ünl. hop
good now [obsolete] expr. daha neler
good now [obsolete] expr. hadi ya
İfadeler
let things stand for now expr. şimdilik her şey olduğu gibi kalsın
if i knew then what i know now expr. şimdiki aklım olsaydı
now that you mention it expr. mademki buna değindin
now that you mention it expr. mademki söyledin
as is now expr. şimdi olduğu gibi
as it is now expr. şimdi olduğu gibi
I'm not saying now expr. ben şimdi demiyorum ki
between now and then expr. o zamana/tarihe kadar
what you plant now you will harvest later expr. ne ekersen onu biçersin