nod - Türkçe İngilizce Sözlük

nod

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

nod — Definition

Anlamı ve Tanımı:
baş sallamak
Okunuş (IPA):
(AmE /nɑːd/ – BrE /nɒd/)
Terim Türü:
Fiil: nod (nods – nodded – nodding); İsim: nod (nods)
Onay veya selam amacıyla başı aşağı yukarı hareket ettirmeyi tanımlar. Eski İngilizce hnoddian kökünden gelmiştir; kısa ve basit hareket anlamı taşır. Günlük iletişim anlatılarında sözsüz onayı belirtir.
Eş Anlamlılar:
assent
Zıt Anlamlılar:
shake one’s head

"nod" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
nod f. başı ile onaylamak
Tom nodded without saying anything.
Tom bir şey söylemeden başı ile onayladı.

More Sentences
nod f. kafa sallamak (olumlu anlamda)
I nodded at Tom again.
Tom'a bir daha kafamı salladım.

More Sentences
nod i. başın öne eğilmesi
Genel
nod i. kafa sallama
The policeman let me pass with a single nod.
Polis bir kafa sallama hareketiyle geçmeme izin verdi.

More Sentences
nod f. baş sallamak
Without saying a word, I nodded my head.
Tek kelime etmeden başımı salladım.

More Sentences
nod f. başını sallamak
Jim nodded to agree with his proposal.
Jim onun teklifini kabul ederek başını salladı.

More Sentences
nod f. başıyla selam vermek
The stranger nodded at us after she entered the cafe.
Yabancı kadın kafeye girdikten sonra bize başıyla selam verdi.

More Sentences
nod i. baş işareti
nod i. baş sallama
nod i. (onaylama/selam verme amacıyla) başı öne eğme
nod i. (onaylama/selam verme amacıyla) baş sallama
nod i. başı ile tasdik etme
nod i. başı ile selam verme
nod i. başı öne düşme
nod i. uyuklama
nod i. uyuşturucu etkisi
nod i. uyuşturucu kullanmışçasına baygın olma
nod f. hata yapmak
nod f. başını eğmek
nod f. başı öne düşmek
nod f. sallamak (baş)
nod f. seçilmek
nod f. uyuklamak
nod f. başla onaylamak
nod f. evet anlamında başını sallamak
nod f. başını aşağı yukarı sallamak
nod f. (bir an) dikkatsiz davranmak
nod f. dikkatsizlik edip hata yapmak
nod f. başıyla davet etmek
nod f. başıyla yol göstermek
nod f. (onaylama/selam verme amacıyla) başı öne eğmek
nod f. (onaylama/selam verme amacıyla) baş sallamak
nod f. başı öne düşmek
nod f. başı ile işaret etmek
nod f. uyuklamak
nod f. yere eğilmek
nod f. sallanmak
nod f. boyun bükmek (bitki)
Konuşma Dili
nod i. ödül için aday gösterilme

"nod" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Medikal
nod node i.

"nod" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 106 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
nod off f. uyuklamak
Genel
nid-nod i. kabul veya doğrulama ifade etmek için başını eğme
land of nod i. uyku/uyuyanlar ülkesi/diyarı
nod [dialect] i. boynun ense kısmı
nod off f. kestirmek
go to the land of nod f. uyuklamak
nod off f. uykuya dalmak
nid-nod f. kabul veya doğrulama ifade etmek için başını eğmek
nod one's head yes f. evet anlamında başını sallamak
nod one's head yes f. başını evet anlamında sallamak
Öbek Fiiller
nod to someone f. birisine kafa sallamak (olumlu)
nod at someone f. birisine kafa sallamak (olumlu)
nod off f. içi geçmek
nod off f. uyuyakalmak
nod at f. -e kafa sallamak (olumlu)
nod through f. mecliste fiziksel olarak bulunmaksızın meclis arazisi içerisinde oy kullanmak
nod through f. başından sonuna kadar onaylamak
nod through f. (izlediği/okuduğu/dinlediği bir şey) boyunca kafa sallamak
nod through f. ne pahasına olursa olsun bir yasadan/karardan yana oy kullanmak
nod through f. üzerinde tartışmadan/düşünmeden/müzakerede bulunmadan önerilen bir yasadan/karardan yana oy kullanmak
Atasözü
a nod is as good as a wink to a blind horse anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
a nod is as good as a wink to a blind horse arif olan anlar
a nod is as good as a wink to a blind horse arife tarif gerekmez
a nod is as good as a wink to a blind man tereciye tere satma
a nod is as good as a wink to a blind man sen giderken ben dönüyordum
a nod is as good as a wink to a blind man senin bilmişliğin kadar benim unutmuşluğum var
a nod is as good as a wink to a blind man kör kör parmağım gözüne
a nod is as good as a wink to a blind man arife tarif gerekmez
a nod is as good as a wink to a blind man anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
a nod is as good as a wink to a blind man arife tarif ne gerek
a nod is as good as a wink daha fazla açıklamaya gerek yok
a nod is as good as a wink arife tarif gerekmez
a nod's as good as a wink [uk] daha fazla açıklamaya gerek yok
a nod is as good as a wink to a blind bat anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az
a nod is as good as a wink to a blind bat arife tarif ne gerek
a nod's as good as a wink [uk] arife tarif ne gerek
a nod is as good as a wink to a blind bat arife tarif gerekmez
a nod is as good as a wink daha fazla ayrıntıya gerek yok
a nod is as good as a wink to a blind bat arif olan anlar
a nod's as good as a wink [uk] arife tarif gerekmez
a nod's as good as a wink [uk] senin bilmişliğin kadar benim unutmuşluğum var
a nod's as good as a wink [uk] daha fazla ayrıntıya gerek yok
Konuşma Dili
the nod i. boksöre aldığı puanlara bağlı olarak ödül verilmesi
nod one's head f. başını sallayarak onaylamak
nod one's head f. başını sallamak
Deyim
on the nod i. tartışılmaya gerek duyulmadan alınan karar
land of nod i. uyku hali
land of nod i. uyku
a nod and a wink [brit] i. selam çakma
a nod and a wink [brit] i. kaş göz etme
a nod and a wink [brit] i. göz etme
a nod and a wink [brit] i. göz ardı etme
a nod and a wink [brit] i. çıtlatma
a nod and a wink [brit] i. görmemiş gibi davranma
homeric nod i. devamlılık hatası
homeric nod i. bir kurgudaki/hikayedeki devamlılık hatası
homeric nod i. homerosvari hata
a nod and a wink i. kaş göz yaparak uyarma
a nod and a wink i. işaret çakma
the land of nod i. uyku
the land of nod i. uyku hali
be in the land of nod f. uyumak
be in the land of nod f. uyuyor olmak
get the nod f. onay almak
get the nod f. kabul görmek
give somebody the nod f. onay vermek
give somebody the nod f. olur vermek
get the nod f. seçilmek
nod the nut [obsolete] f. mahkemede suçunu kabul etmek
nod the nut [obsolete] f. suçunu kabul etmek
nod the nut [obsolete] f. suçunu itiraf etmek
get the nod f. onay almak
get the nod f. seçilmek
give (someone or something) the nod f. (birini veya bir şeyi) seçmek
give (someone or something) the nod f. (birine veya bir şeye) onay vermek
give (someone or something) the nod f. (birine/bir şeye) onay/olur vermek
give (someone or something) the nod f. (birini/bir şeyi) seçmek
give someone the nod f. birine başıyla işaret ederek onay vermek
give someone the nod f. birini seçmek
give someone the nod f. birine başıyla onay vermek
give someone the nod f. birine başını sallayarak onay/olur vermek
on the nod expr. oylamaya gerek duymadan alınan karar
on the nod expr. alelacele razı olarak
in the land of nod expr. uyuyakalmış
in the land of nod expr. uyumuş
in the land of nod expr. uykuda
Gündelik
nid-nod f. baş sallayarak onaylamak
Konuşma
I got the nod expr. izni kopardım
nod your head expr. başını/kafanı salla (onayla)
Dini
land of nod i. (eski ahit'te) kabil'in habil'i öldürmesinden sonra gittiği bölge
Mitoloji
land of nod i. düşler ülkesi
Eski Kullanım
on the nod zf. taksitle
on the nod zf. krediyle
on the nod zf. veresiye
Argo
give the nod to f. he demek
nod off f. yorgunluktan bitkin düşmek
nod off f. uyuyup kalmak
nod off f. çöküp kalmak
nod off f. bitip tükenmek
get the nod f. onay almak
get the nod f. kabul edilmek
get the nod f. izni koparmak
nod out f. uyuya kalmak
nod out f. kendinden geçip uykuya dalmak
nod out f. sızmak (madde etkisiyle)
İngiliz Argosu
nod off f. uykuya dalmak