breakaway - Türkçe İngilizce Sözlük

breakaway

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"breakaway" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
breakaway i. ayrılma
The disagreement caused their breakaway from the union.
Bu anlaşmazlık onların sendikadan ayrılmasına neden oldu.

More Sentences
breakaway s. ayrılıkçı
Russia has already agreed to the withdrawal and destruction of ammunition in the breakaway region of Transnistria.
Rusya, Transdinyester'in ayrılıkçı bölgesindeki mühimmatın geri çekilmesini ve imha edilmesini kabul etmiştir.

More Sentences
breakaway s. ayrılıkçı
Russia has already agreed to the withdrawal and destruction of ammunition in the breakaway region of Transnistria.
Rusya, Transdinyester'in ayrılıkçı bölgesindeki mühimmatın geri çekilmesini ve imha edilmesini kabul etmiştir.

More Sentences
breakaway i. kopma
breakaway i. çekilme
breakaway i. kırılabilir eşya
breakaway i. yarışa erken başlama
breakaway i. yarış veya hız denemesinin başlangıcı
breakaway i. av köpeklerinin serbest bırakıldığı an
breakaway i. firari
breakaway i. kaçak
breakaway i. değişiklik
breakaway i. farklılaşma
breakaway s. kolay kırılır
breakaway s. kolay bükülür
breakaway s. kolay parçalanır
breakaway s. bölücü
breakaway s. gruptan, ülkeden kopmuş olan
breakaway s. portatif
breakaway s. kolayca demonte edilebilen
breakaway s. kolayca değiştirilebilen
breakaway s. kaçışa ait
breakaway s. kaçışla ilgili
breakaway s. kaçıştan kaynaklanan
breakaway s. kaçabilen
breakaway s. kaçmaya imkan tanıyan
Çevre
breakaway i. serbest kalan
Askeri
breakaway i. şok cephesinin nükleer silah patlaması sonucu oluşan ateş topundan uzaklaşmasının başlaması
breakaway i. saldırı sonrası emredilen istikamete dönme
Spor
breakaway i. ani atak
breakaway i. gruptan kopma
breakaway i. kaçış grubu (bisiklette)
breakaway i. bisiklet yarışında kalabalıktan sıyrılan yarışçıların aniden hızlanması
breakaway i. top çıkar çıkmaz kalabalığı yarmak için hücuma hazır bekleyen bir hücum oyuncusu
breakaway s. hücum oyuncusunun defanstan sıyrıldığı (hareket)
Basketbol
breakaway i. hızlı hücum
Futbol
breakaway i. hücum oyuncusunun defans kırma koşusu
Tiyatro
breakaway i. ufak bir baskıyla kırılan sahne aksesuarı
breakaway s. (tiyatro kostümü) kolayca değiştirilebilen

"breakaway" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
breakaway point i. kopma noktası
Ticaret/Ekonomi
breakaway gap i. grafik üzerinde boşluk bırakan kur sıçramaları
Siyasal
breakaway state i. bağımsızlığını ilan eden ülke
Teknik
breakaway point i. kopma noktası
breakaway precipitatiton i. kopmalı çökelme
breakaway corrosion i. kopmalı yenim
breakaway oxidation i. kopmalı oksitlenme
breakaway torque i. başlangıç torku
Bilişim
breakaway point i. kopma noktası
Telekom
key breakaway i. kilit açma
breakaway point i. kopma noktası
key breakaway i. şifre kırma
Otomotiv
breakaway clutch i. çok diskli kavrama
spark breakaway i. kıvılcım kopması
breakaway barricade yol barikatı
Havacılık
breakaway thrust i. hızlanma esnasındaki itme kuvveti
Tarım
breakaway [australia] i. özellikle sığır veya koyunların panik halinde kaçışması
breakaway [australia] i. sürüden ayrılan hayvan
Coğrafya
breakaway [australia] i. plato kenarına bakan kayalık
breakaway [australia] i. ovaya bakan kayalık