defining - Türkçe İngilizce Sözlük

defining

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

defining — Definition

Anlamı ve Tanımı:
belirleyici, tanımlayıcı
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈfaɪnɪŋ/ – BrE /dɪˈfaɪnɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Bir dönemi, kişiyi ya da olguyu karakterize eden en ayırt edici özelliği vurgulayan sözcüktür; “defining moment” kalıbı çok yaygındır. Define fiilinin -ing biçimi sıfatlaşarak yerleşmiştir; modern anlatıda “sınır çizen/kimlik veren” çekirdek anlamını koruyarak öne çıkar.
Eş Anlamlılar:
characteristic, formative
Zıt Anlamlılar:
incidental, negligible

"defining" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
defining i. tanımlama
This involves defining targeted local information which is as credible as possible.
Bu da mümkün olduğunca inandırıcı ve hedefe yönelik yerel bilgilerin tanımlanmasını gerektirir.

More Sentences
defining s. tanımlayan
Apatite is the defining mineral for 5 on the Mohs scale.
Apatit, Mohs ölçeğinde 5 için tanımlayıcı mineraldir.

More Sentences
defining s. tamlayan
defining s. belirleyici (an, olay)
defining s. belirleyici
defining s. tanımlayıcı

"defining" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
defining moment i. dönüm noktası
defining vocabulary i. tanımlama kelimeleri
defining vocabulary i. (kelime tanımları için kullanılan) kelimeler listesi
era-defining s. devir tanımlayan
Ticaret/Ekonomi
problem defining i. sorunu tanımlama
Bilgisayar
account defining i. hesap tanımlama
İstatistik
defining contrast i. tanımlayıcı bağıntı
Kimya
defining characteristics i. tanımlayıcı özellik
Dilbilim
defining relative clauses i. tanımlayan ilgi cümlecikleri
defining vocabulary i. tanımlayıcı sözvarlığı
non-defining relative clauses i. tanımlamayan ilgi cümlecikleri
non-defining clause i. tanımlayıcı olmayan tümcecik