imminent - Türkçe İngilizce Sözlük

imminent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

imminent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eli kulağında
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɪmɪnənt/ – BrE /ˈɪmɪnənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Çok yakında gerçekleşmesi beklenen olayları anlatır; aciliyet ve gerilim taşır. Latince imminere, “üstüne gelmek” mecazından zaman yakınlığına evrilmiştir.
Eş Anlamlılar:
impending
Zıt Anlamlılar:
distant

"imminent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
imminent s. eli kulağında
War seems imminent.
Savaş eli kulağında görünüyor.

More Sentences
imminent s. yakın
Enlargement, however, is imminent and we cannot just twiddle our thumbs until a new Treaty is ratified.
Bununla birlikte, genişleme çok yakın ve yeni bir Antlaşma onaylanana kadar parmaklarımızı oynatamayız.

More Sentences
imminent s. yakında olacak
We cannot postpone the debate much longer by claiming that no decisions are imminent.
Hiçbir kararın yakın olmadığını iddia ederek tartışmayı daha fazla erteleyemeyiz.

More Sentences
imminent s. an meselesi
The old house is in imminent danger of collapse.
Eski evin yıkılması an meselesi.

More Sentences
Hukuk
imminent s. eli kulağında
War seems imminent.
Savaş eli kulağında görünüyor.

More Sentences
imminent s. yakın
Enlargement, however, is imminent and we cannot just twiddle our thumbs until a new Treaty is ratified.
Bununla birlikte, genişleme çok yakın ve yeni bir Antlaşma onaylanana kadar parmaklarımızı oynatamayız.

More Sentences
Genel
imminent s. olması yakın ve muhakkak
imminent s. yakında olmasından korkulan
imminent s. olması yakın
imminent s. pek yakın
imminent s. olması muhtemel
Hukuk
imminent i. olması yakın ve muhakkak
Teknik
imminent s. olması yakın

"imminent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
imminent danger i. mutlak tehlike
imminent [obsolete] s. çıkıntı yapan
imminent [obsolete] s. sarkık
Konuşma
it appears to be imminent expr. yakın bir zamanda olacak gibi
Ticaret/Ekonomi
imminent peril i. yakın tehlike
Hukuk
imminent danger i. yakın tehlike
imminent danger i. muhtemel olan tehlike
imminent danger i. muhakkak tehlike
clear and imminent danger i. açık ve yakın tehlike
Patoloji
imminent abortion i. düşük tehdidi
Çevre
imminent prediction i. erken tahmin
Askeri
contact imminent i. temas kaçınılmaz
imminent enemy approach i. muhtemel düşman yaklaşma istikameti