second - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

second

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"second" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
second i. saniye
second s. ikinci
General
second f. destek vermek
second f. ilerletmek
second f. desteklemek
second f. yardım etmek
second f. göreve göndermek
second f. görevlendirmek
second f. desteklediğini açıklamak (resmi bir toplantıda bir fikri)
second f. desteklemek
second i. bir dakikalık sürenin altmışta biri
second i. düelloda şahit
second i. defolu mal
second i. nota aralığı
second i. an
second i. ikinci olan kimse
second i. destek
second i. düello şahidi
second i. ikinci (kimse/şey)
second i. bir derecelik eğrinin altmışta biri
second i. tapon mal
second i. saniye
second s. yardımcı
second s. öbür
second s. aşağı
second s. ikinci dereceli
second s. ikinci
second zf. bir daha
Technical
second ikinci
second saniye
Computer
second ikisi
Automotive
second ikinci vites

"second" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
second hand s. ikinci el
General
change into second gear f. ikilemek
play second fiddle f. ikinci derecede rol oynamak
get one's second wind f. soluklanıp tekrar eski formunu kazanmak (koşucu vb ilk kez yorulup soluğu kesildikten sonra)
shift into second gear f. ikilemek
get a second one f. ikilemek
have second thoughts about f. önceden verilen bir kararla ilgili tereddüt etmeye başlamak
rank (first/second etc) in f. derece yapmak
rank (first/second etc) in f. dereceye girmek
come second f. sonra gelmek
come in second f. ikinci olmak (yarışta)
have second thoughts (about) f. tereddüt etmeye başlamak
get married for the second time f. ikinci kez evlenmek
take the second place f. ikinci sırayı almak
make an application for a second time f. tekrar başvurmak
shave (one's beard) a second time f. perdah vurmak
shave (one's beard) a second time f. perdah etmek
come in second f. ikinci olmak
come in second f. ikinci gelmek
last a second f. bir saniye sürmek
give birth to her second child f. ikinci çocuğunu doğurmak
give birth to her second child f. ikinci çocuğunu dünyaya getirmek
buy at second hand f. ikinci elden satın almak
give a second chance f. ikinci bir şans tanımak
give a second chance f. ikinci bir şans vermek
be the second most common cause of death f. ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer almak
second-guess f. (yapılmış olanları iş olup bittikten sonra) sorgulamak
come in second in the race f. yarışta ikinci olmak
come in second in the race f. yarışta ikinci gelmek
be treated like a second-class citizen f. ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmek
qualify for the second round f. ikinci tura yükselmek
qualify for the second round f. ikinci tura çıkmak
get a second opinion f. ikinci bir görüş almak
have second thoughts f. şüpheye düşmek
have second thoughts f. tereddütte olmak
give acting a second thought f. oyunculuk işini bir kez daha gözden geçirmek
finish in second place f. ikinci olarak bitirmek
lead into the second scene f. ikinci sahneye geçmek
be pregnant with her first/second child/baby f. birinci/ikinci çocuğuna/bebeğine hamile olmak
give a second chance f. bir şans daha vermek
give a second chance f. ikinci bir şans daha vermek
get relegated to the second tier f. ikinci lige düşürülmek
be relegated to the second tier f. küme düşürülmek
be relegated to the second tier f. ikinci lige düşürülmek
get relegated to the second tier f. küme düşürülmek
put it into second f. vitesi ikiye takmak
put it into second f. ikinci vitese takmak
be charged with criminal possession of a controlled substance in the second degree f. ikinci dereceden yasaklı bir maddeyi üzerinde bulundurmaktan ötürü suçlanmak
be the second out of 60 f. 60 kişi arasından ikinci olmak
get married for the second time f. ikinci kez evlenmek
get married for the second time f. ikinci defa evlenmek
second-guess f. eleştirmek
second-guess f. daha sonra fikir yürütmek
second-guess f. iş işten geçtikten sonra fikrini söylemek
second-guess f. tahmin etmek
second half i. ikinci yarı
the second before the last i. sondan iki önceki
the second world war i. ikinci dünya savaşı
thirty second note i. otuz saniye işareti
split second i. lahza
second rate i. ikinci sınıf
second class i. ikinci derece
the second of these i. bunlardan ikincisi
second sight i. kehanet
second law of motion i. ikinci hareket kanunu
second half of my life i. hayatımın ikinci yarısı
second hand i. saat kadranında saniye ibresi
second thoughts i. sonradan akla gelen düşünceler
second quality i. ikinci kalite
second nature i. alışkanlık
watt second i. wat/saniye
million instruction per second i. saniyede milyon komut
second rate i. ikinci derecede
one second i. bir saniye
second class i. başaltı
second person i. ikinci kişi
second language acquision i. ikinci dil kazanımı
second childhood i. bunama
second homes i. ikinci evler
second power i. ikinci güç
second class i. kalitesiz ürün veya hizmet
second language i. ikinci dil
bits per second i. saniye
second wife i. kuma
second nature i. alışkı
second generation i. ikinci kuşak
twenty second i. yirmi saniye
second floor i. abd birinci kat
second order system i. ikinci derece düzgeç
kirchhoff's second law i. ikinci kirşof kanunu
second class i. ikinci sınıf
second joint i. ikinci birleşme
second step i. ikinci adım
second moment i. ikinci an
the second childhood phase i. ikinci çocukluk devri
watt second i. wat / saniye
second hand i. saniye ibresi
second period i. ikinci dönem
second sight i. önsezi
second sound i. ikinci ses
split second i. an
second childhood i. bunaklık
bits per second i. ikil
second mortgage i. ikinci rehin
second thought i. sonradan akla gelen
second base i. ikinci taban
second guess i. ikinci tahmin
second sitting i. gemide iki öğünün ikincisi
second nature i. kökleşmiş huy
equation of the second degree i. ikinci dereceden denklem
second floor i. ikinci kat
second nature i. adet
second estate i. ikinci mülk
second hand store i. ikinci el mağazası
second language acquisition i. ikinci dil kazanımı
second string i. ikinci sınıf
second rank i. ikinci sıra
second thoughts i. acele etmeden alınan kararlar
second thoughts i. düşüne taşına verilen kararlar
second thoughts i. pişmanlık
second foreign language i. ikinci yabancı dil
second life i. ikinci yaşam
second example i. ikinci örnek
frame per second i. saniyede geçen kare sayısı
frame per second i. saniye başına fotoğraf (sayısı)
second chance i. ikinci şans
second plan i. ikinci plan
second color i. ikinci renk
second error i. ikinci hata
second line i. ikinci dize
second question i. ikinci soru
second mistake i. ikinci hata
second failure i. ikinci hata
second number i. ikinci numara
second form i. ikinci form
the second greatest i. ikinci büyük
the second largest i. ikinci büyük
the second biggest i. ikinci büyük
second name i. soyadı
second-hand smoke i. pasif içicilik
second-hand smoke i. pasif olarak maruz kalınan sigara dumanı
second-hand bookseller i. sahaf
the second childhood phase i. tufuliyet-i saniye
second-hand clothes dealer i. eskici
second-hand book trade i. sahaflık
the second week of the month i. ayın ikinci haftası
second hand article i. ikinci el malı
second person i. ikinci şahıs
second half of the year i. yılın ikinci yarısı
second edition i. ikinci baskı
second period i. ikinci periyot
fifty second i. elli ikinci
second from right i. sağdan ikinci
second day i. ikinci gün
second reading i. ikinci okuma
second bosphorus bridge i. ikinci boğaz köprüsü
second bosphorus bridge i. ikinci köprü
second page i. ikinci sayfa
his and his team's second goal i. kendisinin ve takımının ikinci golü
a second gunman i. ikinci bir tetikçi
the second floor of the building i. binanın ikinci katı
second-degree relatives i. ikinci dereceden akrabalar
second class mail i. ikinci sınıf posta
split second i. çok kısa bir süre
second bridge i. ikinci köprü
second floor of the parking garage i. otoparkın ikinci katı
second bosphorus bridge i. 2.boğaz köprüsü
second bosphorus bridge i. fatih sultan mehmet köprüsü
second bosphorus bridge i. 2.köprü
second bosphorus bridge i. 2.boğaziçi köprüsü
second bosphorus bridge i. f.s.m. köprüsü
split second i. salise
arc-second i. yay saniye
second section i. ikinci bölüm
second part i. ikinci bölüm
second album syndrome i. ikinci albüm sendromu
second class i. 2.sınıf
second grade i. 2.sınıf
the length of the second side i. ikinci kenarın uzunluğu
second stage i. ikinci aşama
second phase i. ikinci aşama
second last i. sondan ikinci
second place i. okul/bölüm ikinciliği
second constitutional era i. ikinci meşrutiyet
second to last s. sondan bir önceki
in second childhood s. bunak
second to none s. hepsinden iyi
second hand s. elden düşme
married for the second time s. ikinci kez evlenmiş
thirty second s. otuz ikinci
second-hand s. müstamel
second-sighted s. geleceği gören
second-rate s. ikinci sınıf
thirty-second s. otuzikinci
split-second s. bir anlık
second-rate s. tapon
second-degree s. ikinci derecede
second-best s. performansta en iyiye bir yakın başarı
twenty-second s. yirmi-ikinci
second-hand s. ikinci elden
second-rate s. ikinci derecede olan
second-rate s. ikinci kalite
second-class s. ikinci mevki
second-hand s. kullanılmış
twenty-second s. yirmi ikinci
second hand s. müstamel
second hand s. kullanılmış
second-by-second s. saniye saniye
twenty second s. yirmi ikinci
forty second s. kırk ikinci
sixty second s. altmış ikinci
ninety second s. doksan ikinci
eighty second s. seksen ikinci
seventy second s. yetmiş ikinci
second-hand s. dolaylı
second-hand s. eski
second-hand s. ikinci el
second-hand s. elden düşme
second-hand s. kulaktan dolma
second-hand s. başkasından öğrenilmiş
second-hand s. kelepir
second hand s. 2. el
in the second place zf. ondan sonra
every second days zf. iki günde bir
in the second place zf. ikinci olarak
to the very second zf. saniyesi saniyesine
in a split second zf. biranda
in the fraction of a second zf. bir anda
on second thoughts zf. yeniden düşününce
every second zf. her saniye
in a split second zf. kaşla göz arasında
on second thoughts zf. daha iyi düşününce
on second thoughts zf. sonradan düşününce
on second thoughts zf. tekrar düşününce
for the second time zf. ikidir
on second thoughts zf. iyice düşündükten sonra
every passing second zf. her geçen saniye
not even a second zf. bir saniye dahi
not even a second zf. bir saniye bile
once in a second zf. saniyede bir
every second zf. her iki ...dan biri
second-hand zf. dolaylı olarak
second-hand zf. kullanılmış olarak
second of all zf. ikinci olarak
second of all zf. ikincisi
without a second thought zf. koşa koşa
second to ed. ardından ikinci
second one zm. ikincisi
second from left zm. soldan ikinci
just a second! ünl. bir saniye
c. g. s. (centimeter, gram, second) cgs birim sistemi (santimetre, gram, saniye) ölçü birimi sistemi
Phrases
without a second thought duraksamadan
without a second thought tereddüt etmeden
on second thoughts sonradan düşününce
after the second quarter of -nın ikinci çeyreğinden sonra
without a second thought bir an bile düşünmeden
for a single second tek bir saniye
one-tenth of a second saniyenin onda biri
Proverb
habit is second nature alışkanlık ikinci doğadır
Colloquial
be beaten into second place by tarafından yenilgiye uğramak
be beaten into second place by tarafından hezimete uğramak
second to none rakipsiz
second to none hiçbirinden geri değil
second to none en iyi
second to none en iyisi
second to none hepsinden iyi
second spring ikinci bahar
a second chance ikinci bir şans
wait a second bir saniye bekleyin
take second ikinci olmak
in the second place ikincisi
second birthday ikinci yaş günü
everybody gets a second chance herkesin ikinci bir şansı vardır
everybody gets a second chance herkesin ikinci bir şansı olur
for a split second kısacık bir an için
hang on a second bir saniye bekle
hang on a second bir saniye bekleyin
close your eyes for one second bir saniyeliğine gözlerini kapat
in (just) a second hemen
in (just) a second çabucak
wait a second bir saniye bekle
Idioms
second thoughts i. şüpheler
in a split second bir anda
on second thought iyice düşündükten sonra
on second thought düşündüm de
on second thought daha iyi düşününce
on second thought az önce verilmiş bir karardan vazgeçince söylenir
be second to none kimseden aşağı kalmamak
second sight altıncı his
second-hand elden düşme
at second hand ikinci ağızdan
at second hand ikinci elden
at second hand dolaylı olarak
second wind sürekli idmanla açılan nefes
second wind deneyimle kazanılan pratiklik
play second fiddle ikinci derecede olmak
play second fiddle birinin altında olmak
play second fiddle geri planda kalmak
a second childhood bunama
a second childhood bunaklık
a second childhood ikinci çocukluk
play second fiddle önemsiz işlerle uğraşmak
play second fiddle ikinci planda olmak
play second fiddle daha aşağı düzeyde olmak
play second fiddle önemsiz bir mevkide olmak
come off second-best ikinci en iyi olmak
come off second-best ikinci olmak
come off second-best ikinci olarak bitirmek
get one's second wind dinlenip enerjisini tekrar toplamak
get a second wind soluklanmak
get a second wind dinlenip enerjisini tekrar toplamak
get one's second wind soluklanmak
get one's second wind kan tazelemek
get a second wind kan tazelemek
second guess someone birinin ne yapacağını kestirmek
second guess someone tahmin etmeye çalışmak
get a second bite/ two bites at the cherry ikinci bir şans yakalamak
a second bite of the cherry ikinci bir şans
a second bite of the cherry bir başka şans
a second bite of the cherry ikinci bir fırsat
a second bite of the cherry bir başka fırsat
get a second breath soluklanmak
get a second breath kan tazelemek
get a second breath dinlenip enerjisini tekrar toplamak
a second-class citizen ikinci sınıf vatandaş
be in one's second childhood ikinci çocukluğunu yaşıyor olmak
be second nature to someone birinin ikinci ilgi alanı/evi vb olmak
play second fiddle to someone birisinin gölgesinde kalmak
second helping bir parça/porsiyon (yemek) daha
have second thoughts about şüphesi olmak
second nature (to) bir şeyi yapmanın kişiye çok kolay gelmesi
be second nature to bir şeyi yapmaya çok alışkın olmak
Speaking
i'll come in a second şimdi gelirim
could you wait a second bir dakika bekler misin
hold on a second please biraz bekleyin lütfen
hold on a second please lütfen biraz bekleyin
don't give it a second thought ne önemi var!
don't give it a second thought dert etme!
don't give it a second thought hiç lafını bile etme!
don't give it a second thought söylemene bile değmez!
don't give it a second thought rica ederim ne demek!
give us a second bize bir saniye ver
hold on a second bekle bir saniye
sit down and catch your breath for a second otur ve biraz soluklan
can i talk to you for a second? sizinle biraz görüşebilir miyiz?
can you hold on for one second? bir saniye bekleyebilir misin?
can i talk to you for a second? sizinle bir saniyeliğine konuşabilir miyim?
it's the second time bu ikinci oluyor
i am the second child of my parents ben ailemin ikinci çocuğuyum
can i talk to you for a second? sizinle bir saniye konuşabilir miyim?
second baby is on the way ikinci çocuk/bebek yolda
hold on a second dur bir saniye
hold on for a second! dur bakalım orada!
do you have a second? bir saniyeniz var mı?
do you have a second? bir saniyen var mı?
hold on one second bekle bir saniye
we need to leave here right this second burayı şu saniye terketmeliyiz
you had me worried for a second bir an için beni endişelendirdiniz
take the second left ikinci soldan dön
can you please excuse me a second? bana biraz izin verir misiniz?
everybody deserves a second chance herkes ikinci bir şansı hak eder
hold on a second bir saniye bekle
just wait here a second bir saniyeliğine burada bekle
i've had second thoughts tereddüt etmeye başladım
Slang
serving a second ikinci derece cinayetten yatan mahkum
Trade/Economic
second class ikinci mevki
second mortgage bonds ikincil ipotekli tahviller
second term ikinci dönem
second hand kullanılmış
second best birinci en iyiden sonra gelen
second industrial revolution ikinci sanayi devrimi
theory of the second best ikinci en iyi teorisi
second class ikinci sınıf (kalite)
second best ikinci en iyi
second hand source ikinci el kaynak
second world ikinci dünya
second law of demand ikinci talep kanunu
second hand source ikincil veriler
second mortgage ikinci derecede ipotek
second derivative ikinci türev
second hand elden düşme
second of exchange draft poliçenin ikinci kopyası
second best ideal koşulların gerçekleşmesi
second hand ikinci elden
cumulative convertible second preferred stock kümülatif değişebilir ikinci derecede tercihli hisse senedi
first and second tier officers birinci ve ikinci kademe görevlileri
second run through menkul kıymetlerin ikinci okunuşu
second divesting business offer ikinci elden çıkarma işi teklifi
second level calibration ikinci seviye kalibrasyon
second level calibration laboratory ikinci seviye kalibrasyon laboratuvarı
second mortgage ikinci derece ipotek
second rate ikinci sınıf
second class ikinci sınıf
second rate stock ikinci sınıf hisse senedi
second partner ikinci ortak
second hand article ikinci el malı
second via konşimentonun ikinci nüshası
second hand müstamel
second of exchange poliçenin ikinci nüshası
second bail kefile kefil
second chance lending kredi geçmişi olumsuz olan kişilere sağlanan yüksek vadeli krediler
second chance lending düşük gelirlilere yüksek faizli kredi
second job ek iş
second-party conformity assessment activity ikinci taraf uygunluk değerlendirme faaliyeti
second-degree price discrimination ikinci derece fiyat farklılaştırması
second call account ikinci apel hesabı
second bill poliçe ikinci nüshası
second of exchange ikinci poliçe nüshası
second bill ikinci poliçe nüshası
second hand okazyon
second hand ikinci el
second hand kelepir
second class mail ikinci sınıf posta
second and third class papers ikinci ve üçüncü sınıf evrak
second mortgage bond ikinci dereceden ipotekli tahvil
seller's second ipoteği mülkü satan mal sahibince finanse edilen kredi
second tier supplier ikinci sıra tedarikçi
second-hand store hayır kurumu mağazası
second-hand store yardım amacıyla genellikle bir hayır kurumunun yönetiminde satış yapan mağaza
the second quarter of the year yılın ikinci çeyreği
second portion of the loan kredinin ikinci dilimi
second job ikinci iş
second quarter ikinci çeyrek
second prize ikincilik ödülü
second economy ikinci ekonomi
second-lien mortgage loan ikinci dereceden ipotek teminatlı kredi
second chance option (yatırımcıya) ikinci kez seçim şansı veren opsiyon
second-hand 2. el
ise second national market imkb ikinci ulusal pazar
second batch ikinci parti (mal)
second phase of the interview mülakatın ikinci aşaması
second stage of the interview mülakatın ikinci aşaması
Law
second instance decision ikinci inceleme kararı
court of appeals for the (first/second etc) circuit yargıtay ...'inci dairesi
second mortgage ikinci derece ipotek
grand larceny in the second degree ikinci derecede büyük hırsızlık
second cousin kardeş torunu
second hand evidence ikinci derece delil
second hand evidence ikinci derece kanıt
second hand evidence dolaylı delil
second hand evidence dolaylı kanıt
second mortgage ikinci derecede ipotek
manslaughter in the second degree ikinci dereceden cinayet
manslaughter in the second degree kasıtsız adam öldürme
manslaughter in the second degree ikinci dereceden adam öldürme
murder in the second degree kasıtsız adam öldürme
murder in the second degree ikinci dereceden cinayet
sexual assault in the second degree ikinci derecede cinsel tecavüz
second marriage ikinci evlilik
second extent (made upon lands or tenements) ikinci haciz
a second summons ikinci celp
heirs of second degree ikinci dereceden mirasçılar
second writ tekrar edilen mahkeme emri
second writ tekit müzekkeresi
second mortgagee ikinci dereceden bir ipotek ile sağlanmış olan alacaklı
second mortgagee ikinci derece ipotek alacaklısı
second call ikinci oturum
second mortgagee ikinci derece ipotek lehdarı
Politics
second constitutionalist period ikinci meşrutiyet
second priority ikinci öncelik
second region ikinci bölge
second ballot ikinci tur seçimi
second chambers ikinci meclis
second strike capability ikinci vuruş yeteneği
second chamber daha az yetkiye sahip ikinci meclis
second chamber ikinci meclis
second world war ikinci dünya savaşı
second world war 2. dünya savaşı
second-class citizen ikinci sınıf vatandaş
committee of the second programme of community action in the field of health sağlık alanında ikinci topluluk eylem programı komitesi
the second generation schengen information system and visa information system committee ikinci kuşak schengen bilgi sistemi ve vize bilgi sistemi komitesi
second additional protocol to the european convention on extradition suçluların iadesine dair avrupa sözleşmesine ek ikinci protokol
second protocol to the general agreement on privileges and immunities of the council of europe avrupa konseyinin imtiyaz ve muafiyetlerine müteallik genel anlaşmaya ek ikinci protokol
second secretary ikinci katip (büyükelçiliklerde)
presidency of the second chamber 2 nci daire başkanlığı
second presidency ikinci başkanlık
Insurance
second surplus treaty ikinci eksedan tretesi
second loss policy hasar fazlası poliçesi
Technical
second channel ikinci kanal
second generation computer ikinci kuşak bilgisayar
cycles/second devir/saniye
cycles per second saniyedeki dönüş sayısı
second mate ikinci zabit
byte per second saniyedeki bayt sayısı
millions instructions per second saniyede milyon komut
ampere second amper saniye
kirchhoffs second law ikinci Kirşof kanunu
second detector ikinci detektör
second law of thermodynamics termodinamiğin ikinci kanunu
centimeter gramme second system santimetre gram saniye sistemi
error of the second kind ıskalama hatası
second stage concrete lifts ikinci kademe beton dökümleri
second lane ikinci şerit
bits per second saniyedeki bit miktarı
centimeter gram second santimetre gram saniye
second deck ikinci güverte
cycles per second saniyedeki devir sayısı
second crop ikinci mahsul
million instructions per second saniyede milyon komut
millions of instruction per second saniyede milyon komut